Otto Von Bismark Günceli

For 6 - Köleler, Büyü ve Gerçek Yetenek

Eylül 30, 2016


Çeviri için YuusHa, düzenleme için Rising Grey, kontrol, edit için Rising Grey arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar..

Evet arkadaalar son bolumde yaptiginiz 30 yorumdan dolayi simdilik bir kucuk toplu vermeye karar verdim sonraki topluyu ne zaman atarim bilemem ama beklemede kamayin yorum atin :P

“H-Huh? Ben… yaşıyor muyum? Ölmedim mi?”

Sözleri titriyordu. Göz kırpmadan bir gözü doğrudan önündeki bana bakıyordu Kendi vücudunu kontrol etti.

…Deja vu.

“Oi, İyi misin?”

Onunla burada duramazdım.

Daha fazla canavar gelirse bir dert olurdu.Boşa harcayacak zamanım yok.

Ve böylece ona seslendim ve elimi uzattım.

Her durumda muhtemelen bana hakaret edecekti.

Ve sonra onu cezalandıracaktım.

… Ya da ben böyle düşünüyordum.


“Ah… E-evet…”

Hamakaze yanakları kırmızıya dönerken cevapladı.Elimi tutup ayağa kalkarken bana boş boş baktı.

Aşık bir kız gibiydi.

…Hayır hayır hayır.Bunu söylemiş olamam.

“U-Um!”

“Evet?”

“B-ben Hamakaze Shuri. Um… Adını öğrenebilir miyim?”

“…Huh?”

Neyi soruyor. Benim Katsuragi Daichi olduğumu bilmiyor mu?

“U-umm, istemiyor musun? Üzgünüm.”

Hamakaze alçak gönüllü bir şekilde gözlerini başka tarafa çevirdi.

H-Huh? Ne oldu?

Durumu anlamam gerek.

“Oi, Hamakaze.”

“Shu-Shuri iyi”

“Üzgünüm ama seni bu şekilde çağıracak biri değilim. Ben Katsuragi Daichi’yim.”

“…Eh? Katsuagi Dai… Eh?”

Hamakaze mırıldanıyor ve beni gösteriyordu. Bu eğlendiriciydi.

“Yup, seni çağıran kişiyim.”

“Hayır-İmkanı yok…!”

Hamakaze, oturdu.

Kısa süren umudunu bozmuşum gibi görünüyor.

Birazcık ferahlatıcı hissettirdi.

‘’ Hey, Hamakaze. Sana sormak istediğim bir şey var.”

“…”
“Oi, Hamakaze.”
“… Benimle konuşma, Katsuragi.”

“…Hm.”
Kim olduğumu öğrendiğinde elini geri çekmesiyle cevabı aldım. Bazı şeyler asla değişmeyecek gibi görünüyor.
Ama durumumuz öncekinden farklı.
Ben güçlü biriyim ve sen zayıfsın.
“Hamakaze. Bu bir rica değil. Bir emir. Sana vermek üzere olduğum soruyu cevapla.”
“Ne söylüyorsun? Yerini biliyor musun?”
Ve sonra bir büyü yaptı.
“Ateşin ruhları, Her şeyi küle çevirin! Ateş topu!”
Uçan ateş küresi gelmedi. Hamakaze gözünü kırptı.
“Wha-Neden? Çok fazla büyüm kalmış olmalıydı!”
“Statünü tam olarak bilmiyor musun?”
Bir kötü adamın yaptığı gibi sırıttım.
Sanırım neden büyü kullanamadığını biliyorum.
“O-open!”

Statü Penceresi
İsim
Hamakaze Shuri
Sınıfı
Yüksek Köle
Seviye
12
Stamina
620
Physical
190
Magic
520
Endurance
200
Wit
320


Özel  Yetenekler================
“Oto-İyileştirme” Her 10 dakikada 5 yaşam gücü iyileştirir.
Özel  Statü
================
“Yüksek Köle” Sahibi: Katsuragi Daichi
Serbest bırakılana kadar ona karşı tüm yetenekler mühürlendi.

“N-Bu da ne…”
Şaşkınlıktan dili tutuldu.
Bu arada , Kölelerimin Statülerini görebiliyorum.
Hamakaze aynı benim gördüğüm gibi Statüleri görüyor.
“Anladın mı, Hamakaze? Ben sahibim, sen hizmetçi. Bana karşı gelemezsin.”
“Ben- Bunu kabul edemem!”
“Bu gerçek. Bütün bunlardan sonra, bu bana yaptıklarınız için cennetten gelen bir ceza değil mi?”
“Ben-Ben hiç bir şey yapmadım!”
“Mhm. Gerçekten bana zorbalık yapmadın, ama yardım etmeye de çalışmadın. Aynı şey.”
“İmkanı yok…”
“Nasıl hissettiğimi anlıyor musun? Belki de hayır. Her gelen gün; yumruk yedim, hakaret yedim; hissettiklerimi anlayamazsın.”
“…”
Hamakaze cevap vermekten acizdi. Açıkça. Gerçekten anlayamıyordu.
Sadece kızdığımı biliyordu.
“…Tch, sadece soruma cevap ver…  Oh,burada.”
Giysimi mi ona verdim.
“N-Ne?”
“Bir giysi. Kendini örtebilirsin değil mi? Beni ayartmaya mı çalışıyorsun?”
“Saklamak…? Ah- Kya!!”
Sonunda fark etmiş gibi görünüyor. Elimdeki giysiyi kaptı ve kucaklayarak göğsünü örtü.
Sert bir bakışla bana baktı ve alçak sesle bir şeyler mırıldandı.
“Huh? bir şey mi söyledin?”
“Yok bir şey! Buraya bakma!”
“…Peki, bana göre iyi.”
Odadan çıktım ve Hamakaze arkadan takip etti.
“… Teşekkür ederim.”
Kulağıma gelen bu kelimeleri bir süre duymamış gibi bir sır olarak saklayacağım.
…Bazen, kötü olmuyor.
◇◆◇◆◇◆◇◆◇◆◇◆◇◆
Bundan sonra merdivenler için katın etrafına bakarken ileri geri konuştuk.
“Eh… O zaman o çocuklarla savaşmak zorunda mıyız?”
“Sanırım.”
“İmkanı yok… İmkansız…”
“Neden böyle düşünüyorsun?”
“Demek istediğim, Samejima bile bocaladı! Biz nasıl onu yenebiliriz?”
Önce ona Samejima’nınkilerden daha yüksek olan özelliklerimi gösterdim, ama…
İnanmamış gibi gözüküyor.
Muhtemelen şuanda doğrulamama gerek yok.
“Endişelenme, Hamakaze. Seni koruyacağım.”
“Wha-! A-Aptal! Katsuragi olsan bile zayıfsın!”
Hamakaze aniden kızardı ve parmaklarıyla oyalanmaya başladı.
Bu da ne? Bu kadar kolay mı?
Ya da belki de ben her zamanki halimde değilimdir.
Bunu yanlış anladı. Astlarını ve daha fazlasını koruyabilen biri daha iyidir. Çoktan beş defa öldüm.
Ve bu yüzden bilincin geri vücuduna dönene kadar bir çeşit gecikme var gibi gözüküyor. Bu anda beni ölene kadar korumalarını istiyorum.
Öldüğümde yanımda onları da getiriyorum.
Bu iyilik dışında bir şey değil.
Ve sonra soruyu sordum.
Bildiklerim.
Hepsinden önce görünüşüm değişti.
Yüzüm daha iyi oldu ama boyum değişmedi. Kilo almadım. Vücut yapım daha iyi oldu. Yağlarım lezzetli miydi?
Dalıp düşünmedim ama belki de bu “Reddedilmişin İntikamı”’nın etkisidir.
“ Seni ilk gördüğümde kalbim hızla attı, ama içindeki Katsuragiydi…”
“Sessiz ol. Bu kişilik siz çocuklar yüzünüzden.”
“Uuu…”
Hamakaze sessiz oldu.
Demişken, sınıf arkadaşları tarafından atılmak nasıl hissettirdi merak ediyorum.
İhanet: Atılmak; Hamakaze bu tarafa geldi.
Samejima’ya gücendiyse daha sonra beraber intikam almaya istekli olacaktır.
O zamandan beri Böyle acı ve ızdıraba çok daha fazla aşinayım.
Sırada Hamakaze’nin kendisinin kullanamadığı büyüleri öğrendim.Sayesinde saldırılarımdaki çeşitliliği arttırdım.
Böyle sohbet ederken iki saat geçti.
Başladığımız geniş odaya geri döndük.
Fakat bu sefer kapı kapalıydı.
“Hm? Neden kapalı?”
“Merak ediyorum… Ah!”
Kafasını salladıktan sonra bir şeyler hatırlamış gibi görünüyordu.
Hoş olmayan bir hatıra gibi görünüyor.
Yüzü berbat görünüyordu.
(Ç.N Görünüyor yazmaktan gına geldi kusacam artık T.T)
Demişken, bu odada öldü. Bir travma, sanırım.
“Hamakaze… burada ne olduğunu anlat. Yapmazsan bunla baş etmem mümkün olmayabilir.”
Hamakaze zayıf bir şekilde kendini düzeltti.
“Bu kapıyı açtıktan sonra, canavarlar aniden dalgalar halinde saldırdı. Belki bu sefer tekrardan olur…”
“Türü ney?”
“Rigaller, Ariantlar ve bir Büyük Kurt.”
Bunlar beni yiyenler değil miydi? Belirlemem gereken şeyler var.
İntikam karşılaşması için zaman.
“Anlıyorum. Teşekkürler.”
“Sanırım geri çekilmeliyiz ve daha fazla şeyi kontrol etmeliyiz…”
“Pekala, girelim.”
“Çoktan karar vermişsin!?”
Canavar dalgalarıyla savaşmak faydalıydı. Asıl gücümü görmek kolay olacaktı.
Sayılarla gösterilemeyecek şeyler vardı.
En kötü sonuç ölmem ve yeniden canlanmam olur ve belki de Hamakaze’yide canlandırabilirim. Acıdan hoşlanmasam bile.
Geçidi itip açtım.
Boş alan. Hamakaze ile beraber merkeze yürüdüm.
Aniden, yukaırdan bir ışık parladı. “Eeek!”
Hamakaze çığlık attı ama ben bunun hakkında endişelenemem
‘’Hamakaze, beklemede kal. Canavarlar sana gelirse hazırlıklı ol.”
“Ya sen!?”
“Gelen her şeyi yeneceğim.”
“Huh!?”
“Geliyorlar! Onları büyüyle parçala! Beni yakala!”
“Eh- Bekle!Ah…”
Ağır hareket eden Hamakaze’yi kucakladım.
Dürüst olmak gerekirse, onu ne kadar fazla okşuyabileceğimi denemek istedim.
“İlk olarak, tam güçle gideceğim!”
Büyümü sıkıştırıyormuş gibi sağ elimde odakladım.
“Wha- Bu da ne?”
Rüzgar etrafımda hızla döndü. Rüzgar tarafından vurulmamak için eğildim, ağırlık merkezimi alçalttım. Rüzgar toplanıp avucumun üstünde süzülen bir küre oldu.
“Growl!!”
“Kisha!!”
“Jaaaa!!”
Üç yaratık dalgası belirdi. Her yerden saldırdılar.
Aynı zamanda hazırdım.
“Rüzgarın imparatoru! Kurallarıma karşı gelenleri kes! Krallığın kuralları fırtınaları kussun! Üstüne oluştur! Her şeyi toza çevir ve onları toprağa dönüştür!
Çılgın Fırtına!!”
Büyümü tamamlayınca rüzgar topu ileri fırladı.
Tiz bir metal sesi gibi yankılandı.
Canavarların yüksek sesli ulumları kayboldu.
Bir anda alan sessizliğe gömüldü.
Sessizlik bağırsakların iç organların çıkma sesiyle bozuldu.
“…Eh, imkanı yok…?”
Hamakaze gördüğü sahnenin şoku üzerine sözlerini kaybedip gözlerini kapattı.
Bunu kullanan kişi ben Hamakaze’yle aynı düşüncedeydim.
Oda yeşile boyandı, ışık taneleriyle doldu.
Tüm bu canavarları tek bir saldırıyla öldürebildim.
Böyle üst düzey bir güçle hareket edemiyorduk.

Yorum Yap "For 6 - Köleler, Büyü ve Gerçek Yetenek"