Tankların Tarihi Günceli

For 5 - Reddedilmenin İntikamı

Eylül 30, 2016


Çeviri için YuusHa, düzenleme için Rising Grey, kontrol, edit için Rising Grey arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar..

Evet arkadaalar son bolumde yaptiginiz 30 yorumdan dolayi simdilik bir kucuk toplu vermeye karar verdim sonraki topluyu ne zaman atarim bilemem ama beklemede kamayin yorum atin :P

Katsuragi Daichi, yaş 16.

Öldüğümü düşünürken yaşıyordum.

Hayır hayır hayır.

“… Bunun anlamı nedir?”

Kafam karıştı.Böyle bir bilgi karmaşası içinde uyandım.

Bunu düzeltelim. Sakinleş. Derin bir nefes almanın faydası olur gibi.

Hnggg- Hayır bekle, hamile değilim!

(Ç.N sayfa geçişi yaparken gözüme ilişti bir an hamileyim dior die okudum beynimden vurulmuşa döndüm :D)

Nefes al… Nefes ver.


…Pekala, bu düzgün olsun.

Bu ister Rostalgia olsun ister başka benzeyen başka bir dünya olsun.

Hızlıca kontrol etmenin basit bir yolu olması iyi bir şeydi.

“Open.”

Ve gözlerimin önünde sessizce belirdi.

Statü Penceresi
İsim
Katsuragi Daichi
Sınıfı
Kahraman
Seviye
1
Stamina
1300
Physical
3400
Magic
2520
Endurance
2600
Agility
1400


Özel  Yetenekler================
“Çelik kalp” Savaş sırasında, Endurance artar. Zehir, Felç, Uyku, Çıldırma çalışmama şanı ⅓ .
“Kararlı Ruh” Magic 100 den aşağı olamaz.
“Yaratık Kralı” Ölmeye yakın yaşayan varlıklarla onları canlandırmak ve istediğin gibi kontrol etmek için anlaşma yapmak mümkün.Kullanıcının her iki seferde bir ölümünde anlaşma sayısı artar. Şuanda kullanılabilir iki anlaşma var.
Eşsiz  Yetenekler
================
“Reddedilmişin İntikamı” Kaç kere öldüğünün önemi olmadan canlanmak için ölüm uçurumunda toplanan güç alınır.
Şimdiki ölüm sayısı= 5 defa

(Ç.N oha yeteneklere bak ben sadece “Reddedilmişin İntikamı”’nı alacak  kini :D He yetenekleri görünce bi an unuttum sonra geri döndüm Wit yazısını Agility oalrak değiştirmişler ama anlamı hala aynı merak etmeyin değişen bişi yok :D )

“…Ne!?”

Gözlerimi ovuşturdum.Bu bir yalan.İmkanı yok.

Bir kez daha Statülerimi kapattım ve geri açtım.

Sayıların gösterdiği rakamlar değişmedi.

“Bu çıldırmış sayılar nedir!?”

Dört haneli.Her bir stat.

Samejima’nın 500’ünden bile yüksek.Statlarım 1000’in üstünde.

Onunkilerin bir kaç katı.

Hayır bunu söylemek için doğru zaman değil.

“Bu nedir, bir eşsiz yetenek?”

Açıklamayı yutarsam, ölemem. “Depolanan güç….alınır” kısmı gülünç sayıları açıklıyordu. Özel bir yetenekten farklı gibi görünüyordu.

Bunu bir kenara koyarsak, çoktan beş defa ölmüşüm…

P-Peki,şuanda iyiyim.Geçmişi değiştiremem.Yaşıyorum.Tamam.

Bunu da bir kenara koyarsak, bir kaç özel yetenek kazanmışım.Hepsi de oldukça güçlü.

Özellikle “Kararlı Ruh” ve “Yaratık Kralı”.

Büyüm 100’ün altına düşemez. İstersem tüm büyüyü kullanabilirim.

Hiç canavar kontrol edebilir miyim merak ediyorum.

Detaylar iyi yazılmıyor ama kullanınca tamamen anlarım.

“Peki, Bu Statülerin anlamı Rostalgia’dayım…”

Beş defa öldüm ve yeniden canlandım. Belki de canlandım ve yenildim, canlandım ve yenildim…

Muhtemelen baştan sona bu olay döngüsüydü.
Bu “Reddedilmişin İntikamı” sahip olduğum sürece ölemem.

Emin olduğum tek şey eşsiz yeteneğime güvenebileceğim.

Hm? Eğer Statü durumum gerçek şeylerse.

Bunu uygulamaya koymam gerekecek. Bunun değerli bir tecrübe olduğunu biliyorum.

Gerek olmayabilirdi ama  şuan ki durumda. Bir kez bildiğim dünya değildi. Bu Rostalgia’ydı.

“Sırada gerçekten test etmek var.”

Çevreye bakındım.

Yer kahverengi değildi ama kırmızı serpilmişti. Organik malzemeydi.

Dokunurken bir sıçrama duydum.

Su olmasını tercih ederdim ama kandı.

“….Bu benim kanım…Değil mi…”

Oldukça fazla vardı.Beş defa öldüm yani elden bir şey gelmez.

…Ben…gerçekten yaşıyor muyum?

Kendimi sıvazladım, her şey kanlıydı.Yara izlerini kontrol etmek için gömleğimi çıkarttım. Tek bir yara izi bile bulunmuyordu.

Kıyafetlerim kana batmış ve kırmızıya dönmüştü… Garip bir duyguydu.

“..Öyleyse şimdi.”

Kalktım ve gerindim.

“Bundan sonra ne yapmalıyım?”

İlk amaç bu zindandan çıkmak olmalı.

Çıkmak için merdivenleri kullanmak zorundayım ama Toprak özellikli büyü tarafından engellenmiş.

Sadece bakır bir kılıcım var.Dahası yarısı çatlamış. Belki de canavarlar yaptı.

Eşyalarımın ölmeden önceki durumuna dönmesi kutsamalar içindeki şanssız şeylerden biriydi.

“-Silahsız olacağım anlamına geliyor huh.”

Güvenli değildi.Ama Hareket edemememle aynıydı. Yiyeceğim yoktu bu yüzden açlıktan öleceğim, muhtemelen.

Bunu istemiyorum.Burada kalmak istemiyorum.

Bu yaşamları sonuna kadar kullanmak zorundayım.

Bu sefer savaşacağım. Doğru olduğunu düşündüklerimi yapacağım.

Bunun nedeni; O çocuklardan intikamımı alacağım. Hepsini öldüreceğim. Şuana kadar biriken tüm kinimle onlara vuracağım.

Bu kendimi çözmemi sağlayacak.

Karar verdiysem yapacağım.

“Şimdilik. Seviyemi ve Statlarımı arttırmalıyım…”

Statlarımın diğer 29 kahramandan ne kadar yüksek olduğunun önemi yoktu.

Çok hedefe karşı savaşmayı bilmiyorum ve büyü bile bilmiyorum.

Bu durumda daha güçlü olmak kötü bir fikir olmaz.

Bu zindanın son bossunu yenebilirsem, belki çıkabilirim. Bu bir zindan tarayıcısı gibiydi ve bu oyunlarda, bossu yenersen dışarı nakledilirsin.

Bunu denemek kötü bir başlangıç olmaz.

“Pekala, merdivenleri bulalım.”

Yerdeki çantamı kavradım ve yürümeye başladım.

Bir süre sonra geniş bir açık kapısı olan büyük bir odaya ulaştım.

“Bu…”

Kapılar kapanmıyordu.

Oda kırmızı ve yeşil kanla ıslanmıştı. Yeşil canavarlarınki ve kırmızı Samejima ve diğerlerininki olmalı huh.

“Hiç bir şey yok gibi görünüyor…Hm?”

Sol köşeden sağ köşeye kadar baktım ve bir ceset buldum.

Ve ayrıca gümüş kurt onu yiyordu.

“Gah-”

Garip sahne bilinçsizce düşünmeden bir ses çıkartmama neden oldu.

Dikkatini çekmeme yeterliydi.

“Grrrrr!!”

Kurt bana doğru geldi. Eşşiz bir hızla bana yaklaştı ve atladı.

“Whoa!?”
Kurt bir mermi gibi dümdüz zıpladı. Refleks olarak bir yumruk attım.

Bir anda yumruğumun sesi kemiklerinde sağlam bir ses yaptı ve kurtun kafası patladı.

“Eh,yaptım… öldürdüm mü?”

Kolum başını ve boynunu deldi geçti. Diğer tarafta yumruğumu görebiliyordum.

Kurt kıvrandı ve uzuvları bir anda düştü.

Öldü.Bir yumruğumla.

“…Haha… Hahaha! İnanılmaz! Harika!”

Başarımın büyüklüğünü fark ettim ve kontrol edilemez bir şekilde güldüm.

Samejima ve diğerlerinin korktuğu canavarı öldürdüm. Sadece kendim, bir yumrukla.

Elimde olmadan mest olmuştum.

İlk kez bu şekilde hissediyordum.

“Hmph!”

Cesetten elimi çıkarttım ve geriye attım. O an cesedin yanına sokuldum çok şımarmıştım.

“Bu…”

Siyah saçlar belinden aşağı düşüyordu.Yarısı yenmiş cesede uymayan büyük bir göğüs vardı ve en önemli ise küçük bir vücut yapısıydı.

Hata yok. Bu özelliklerde bildiğim tek bir kişi var.

Önümdeki ölmüş kişi Hamakaze Shuri idi. Sınıfımızın bir tür maskotuydu.

“…Bu iyi değil mi?”

Bu durumu kastetmiyorum. Ben bir sapık değilim

Özel yeteneğimi denemek için en uygun denek olacak.

“Açıklamaya göre, ölmüş varlıklarda kullanabilirim değil mi…?”

Gördüğüm açıklamayı hatırlamaya çalıştım. Hafızam doğru hatırlıyorsa böyleydi.

“O zaman, hadi deneyelim. Bunu bağlamaya çalışalım.”

Özel yeteneğim “Yaratık Kralı”nı Hamakaze üstünde kullandım. Ve sonra nasıl kullanacağımın yöntemi zihnime aktı.

“Sen. Şimdi sana yeni bir yaşam vereceğim. Sana ikinci bir hayat vereceğim. Burada benimle bir anlaşma imzala ve hizmetkarım olarak vazifeni yerine getir.”Yaratık Geri Getirmek!””

Elerimden Hamakaze’ye mavi bir parıltı düştü. Altında Davut Yıldızı parıltısından bir büyü çemberi oluştu.

“Yaralarda iyileşiyor, huh!”

İlginç bir tür oldu.

Yaraları hızlı bir şekilde iyileşti.

Bağırsaklarının kıyılmış et olmamasını kesinlikle tercih ederim.

Yaklaşık on dakika boyunca ışık onu kavradı.

Sonunda kayboldu.

Belki de yeniden canlandığının işaretiydi.

“Oi, Ooooi, Hamakaze. Uyan.”

Ürkekçe hayata geri döndüğünü kontrol etmek için yanaklarını dürttüm.

Ve sonra kapalı siyah gözleri açıldı.

Bulanık değildi.Gözlerinde ruh vardı.

Nefes bile alıyordu. Göğüsleri limitlerine kadar açığa çıkıyordu, hafifçe yukarı aşağı hareket ediyordu.

“Deney…Başarılı!”

Bugün dünyanın kurallarını hiçe sayan bir güç aldım.


Yorum Yap "For 5 - Reddedilmenin İntikamı"