Tankların Tarihi Günceli

For 2 - Sadece Ben Hiç Güç Almadım

Eylül 30, 2016


Çeviri için YuusHa, düzenleme için Rising Grey, kontrol, edit için Rising Grey arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar..

İmparatorluk sarayına geldiğimden beri bir hafta oldu.
İlk gün Samajime imparatorluk sarayından alacağımız destek için görüştü.
Aşağıdakiler gibi bilgiler edindim:
Bu saray Rostalsiada ki en gelişmiş uluslardan birisi olan Ristonea olarak anılan ulusa ait.
(Ç.N. Arkadaşlar çeviren serinin pdf formatı ve full text formatında bazı terimler farklı yazılmış örneğin full textte Rostalgia iken pdf formatında Rostalsia yazıyor yani arada isimler arasında geçiş olursa mazur görün.)
Kral Ginger bir şey söylemeksizin Samejima ve diğerlerine bütün desteğini vermek için ayarlamaları yapmış gibi görünüyor.
Sarayda ülkenin en önde gelen kılıç, büyü ve dövüş sanatları ustaları vardı.
Her bir özel odada her şeyiyle ilgilenen bir hizmetçi var gibi görünüyordu.
Ve bu en önemli kısmıydı.
Ben buna dahil değildim.
Sebebi ne olursa olsun, 5 gün önce yetenek belirleme günüydü.
Açık bir şekilde detaylarıyla ne olduğunu hatırlıyabiliyorum.
Hepsinden önce sarayın en geniş bölümünde toplandık. Savaştaki önemli statlarımızı doğruladılar.
Herkes aklı karışmış gibi görünüyordu ve “Statlar? O nedir?” diye burada bulunan Ristonea ordu komutanına sordular, nazikçe bize söyledi, Eğer Rostalsia’da “Open” derseniz, statülerinizi gösteren bir pencere açılıyor.
“Stamina” kendini açıklıyordu. Eğer sıfıra düşerse, ölmüyordun ama yerine hareket etmekten aciz bir şekilde bayılıyordun. Bir zindanda bayılmak hemen hemen ölmekle aynıydı bu yüzden asla sıfıra düşmemesi için uyarıldık.
“Magic” büyü kullandığında ne kadar kaynak harcadığını ifadeediyordu.Azaldıkça orantılı olarak daha da zayıflamış oluyordun, bu yüzden çok fazla kullanmamak için dikkatli olmak zorundaydın.
“Physical”  gücün demekti. Düellolarda daha çok fiziği olan kazanırdı.
“Resistance”  ne kadar hasarın indirgeneceğini ifade ediyordu. Daha fazlaysa daha şiddetli acılara dayanabilirdin.
“Wit” ne kadar hızlı tepki verdiğini gösteriyordu. Daha yükseği saldırıları daha kolay atlatmanı sağlıyordu.
Bir oyun gibi olduğunu düşünürken kendi statü ekranımı kontrol ettim.
“Open!”
Statü Penceresi
İsim
Katsuragi Daichi
Sınıfı
Kahraman
Seviye
1
Stamina
75
Physical
50
Magic
20
Endurance
300
Wit
10


Özel  Yetenekler================
Yok
(Ç.N bilgilendirme orjinal çeviride bu tablo yok ben yaptım :D)
…Huh? Gerçekten çok güçlü gözükmüyor mu…?
Claria’dan bir tür güç almadım mı?
…Hayır, belki de, gerçekten güçlü sınıflarda bu olabilir.
Demek istediğim, dayanıklılığım anormal derecede yüksek… Belki de acıya alışkın olduğumdandır.
Ve beklediğim gibi, bu belirsiz umut kayboldu.
“Bu muhteşem, Shinji!”
Nitelikleri çözerken, Phage mutlulukla bağırdı.
Tüm yüksek statüleri görmüştü.
Statü Penceresi
İsim
Samejima Shinji
Sınıfı
Kahraman
Seviye
1
Stamina
500
Physical
480
Magic
430
Endurance
300
Wit
680


Özel  Yetenekler================
‘Kutsal Rehberlik’: Işık nitelikli büyülerin hasarını arttırır.
‘Kriz Algısı’: Bir düşman saldırırken Wit %10 artar.
Statülerinin her biri benimkilerin 5 katıydı.
Dahası gerçekten özel yetenekler almıştı.
Demek istediğim, şaşırtıcı dayanıklılığım onunla eşitti. Hiç bir güçlü noktam yoktu.
Diğerleride bir anda kontrol etti ve hepside bir özel yeteneğe sahipti.
Statüleride Samejima’nınkilerle karşılaştırılabilirdi. en düşüğü bile benimkilerin bir kaç katıydı.
Hepsi kesinlikle Claria tarafından kutsanmıştı. Samejima’nın varlığı bunun en büyük kanıtıydı.
Bunu sonradan duydum ama normal bir askerin tüm statüleri 100ün üstündeydi.
En yetenekli asker Phage’in statülerinin her biri 400 civarıydı.
Her halükarda benim savaşma kabiliyetim nomal bir askerden bile düşüktü.
Dayanıklılığımı kullanabilir ve savunma amaçlı bir karakter olabilirim. Fakat Stamina’m düşük bu yüzden hızlıca düşerdim.
İşe yaramazım.
Neden sadece ben?
Zayıf olduğum için mi?
İğrenç olmamdan dolayı mı?
O anlama gelmiyor.
Bundan sonra statülerim halka duyuruldu, ve sarayda yeteneksiz kahraman olarak bilinir oldum.
Hızlı bir şekilde Kral Ginger tarafından terk edildim. Diğer 29’u yüksek özellikli kahramanlardı bu yüzden onlar kaldılar.
Benim hakkımda hiç bir güçlü tarafımı anlayamazlardı.
Yatağım bir at ahırıydı. Kendi kendime çalışmam için silahşörlük ve büyü derslerinin dışında bırakıldım.
Çılgınlıktı. Ama şikayet edersem büyük ihtimalle kovulacaktım. Affedileceğimi umuyordum.
Bir cılızdım.
Hiçbir şey yapamıyordum. Hiçbir şeyi yenemiyordum. Hiçbir şeyi kazanamıyordum.
Bunu istemiyordum.
En azından acıyarak her hangi bir faydam olmayacağına karar vermek için bu sefer zindan araştırmasına beni de götürseler o zaman muhtemelen bu dünyadaki hayatımın sonu olur.
Sanırım herkes tahmin ederdi.
Bu nedenle bu hafta boyunca umutsuzça sıkı çalıştım. Öncekinden daha çok. Uyku zamanımdan limitlerine kadar kıstım.
“98…..99…..100!”
Günde 3 defa en az yüz kez kılıcımı salladım ve koştum.
“Yan, Ateş Çekirdeği!”
Bir çakmak boyutundaki bir ateşi üretebilecek noktaya kadar büyü pratiğide yaptım.
Diğerleri daha etkili ve güçlü büyüler öğreniyordu ama umudu kaybedersem benim için her şey biterdi.
Geçmişe baktığımda kendimi bu kadar ileri ulaştığım için övmek istedim. İyi iş, ben.
Bu şekilde kendimi kandırabilirdim.
Birazda zayıflıyordum. Belki de daha az yemek yemek ve egzersiz yapmanın sonuçlarıydı.
Fakat, Statülerim fazla değişmedi.
Physical ve Stamina’m biraz arttı. Görünüşe göre büyü yapmak Magic stadını geliştirmiyordu.
Ne yazık ki, bu dünyanın mantığını bilmediğimden büyüm gelişemiyordu.
Ruhumla ilgili birşey mi, öyleyse eğlenirsem yeterli olur mu?
Denemek için tüm gün boyunca gülümsedim. Kötü düşünceler olmaksızın, olumlu düşüncelere tutundum.
Etraftaki kişiler garip olduğunu düşünüyordu ama ben devam ettim.
Büyüm sadece 1 arttı.
Kendime bir daha asla yapmayacağıma söz verdim.
Düşünebildiğim kadar rakamları arttırmak için her çeşit yöntemi denedim.
–Ve sonunda o gün geldi.
Phage ve 6 farklı askerle Ristonea’nın en zorlu zindanı ‘Rigal’ın Mağarası’na gittik.
Herkes kendine güvenerek savaşın içine girdi.
Saha gezisine giden liseli öğrenciler gibiydiler.
Neden güldüklerine dair fikrim yoktu.
Mümkün olduğu kadar erken dönmem istememe rağmen
..En azından ilk kaçabileceğim bir yerde olmama izin verin, dayanıklılığımı 3 arttırdığımdan beri.
Zindanın sonuna girerken sınıf arkadaşlarımı takip ettim.
Muhtemelen şu anda olacakları iyi biliyordum; düşmek üzere olduğum acımasız gerçek hakkında.
[Ç.N arkadaşlar temel statları ingilizce bırakacağım ancak yerine göre açıklamalar ekleyeceğim Ayrıca statü penceresini açmak için “Açıl” diyorlar ama bunuda ingilizce olarak bırakacağım ki statü penceresini açtığını anlayın die herhalde bol bol kullanır bilmiorum :D okurken çeviriorum seriyi sizin kadar bende seriye yabancıyım :P
Stamina= Dayanma gücü (yukarda yorgunluk gibi anlatmış :D o yüzden canlılık/dinçlik olarak düşünebilirsiniz.Kısaca bu bittiğinde yorgunluktan kımıldayamıyorsun)
Magic= Büyü (yukarda anlattığına göre bu stat bizim bildiğimiz tabir ile manayı anlatıyor galiba ne kadar çok mana o kadar çok büyü ne kadar az mana o kadar az büyü :P)
Physical= Fiziksel anlamına gelmekle beraber kişinin gücünü gösteren statmış :D (Şaka maka nie bilindik stat isimleri kullanmamış bunlar T.T)
Resistance= Direnç (anlatmaya gerek yok sanırım :P)
Wit= Kaçınma sanırım burda :D
Ayrıca Yorumları görelim ne kdr çok yorum o kadar çok ekstra :P serinin orjinal güncel takvimi 14 günde 1 bölüm arkadaşlar ona göre haberiniz olsun :D]


Yorum Yap "For 2 - Sadece Ben Hiç Güç Almadım"