Otto Von Bismark Günceli

For 2-2 - Kader

Eylül 30, 2016


“…..Hamakaze, sen….”

… Acaba ona inanabilir miyim….? Hayır, bu farklı. Teker teker, bu tür şeyleri düşünmek iyi olmaz.

Biri size bunu iyi niyetiyle veriyorsa şüphelenmek hangi yönden iyi olurdu.

“… Beni kabul edecek misin?”

Tekrar sordu.

Kaba olarak duymamam iyiydi.

(Ç.N rustic dio kırsal kaba filan anlamları varmış kaba dedim o yüzden T.T)

Bunu o istiyordu. İlk defa biri bana bunu sordu.

— Nahoş değildi, farklıydı. bir neden istemiyordum. Bir bahane uydurmaya çalışma. Anladım.

Benim için, bu kız… Önemli bir kişi.

“Shuri.”

Başını okşadım, elim saçlarında hareket etti omuzlarında durdu.

Parmak uçlarımın altında titremesini hissedebiliyordum. Gergindi. Gerçi titreyen ben olabilirdim.

“……….”

Hamakaze gözlerini kapattı. Neyi beklediğini anladım.

Bekliyor.

Benim yaklaşmamı bekliyor.

“…….Shuri.”

“……..Nn.”

Bu sefer, ben onu öpeceğim. Yüzü yaklaştırdım –.

◇◆◇◆◇◆◇◆◇◆◇

Kraliyet sarayından ayrıldık, krallığın büyük bir ticari bölgesini ziyaret ediyoruz.

Kesinlikle herkes yaşam ve dinçlikle dolup taşıyordu. Mağazalarda çok fazla müşteri vardı ve önemli ölçüde iyi gidiyor gibi görünüyordu.

Bilhassa bir zırh dükkanının yükseldiği görülüyordu.

Ülkenin çağırdığı kahramanların ‘Rigal Mağarası’nın 51. katından yaralarla kaplı bir şekilde geri döndüğü haberleri yayılıyordu.

Canavar evi tuzağı odasının varlığı da çok fazla yayılmış gibi görünüyordu, yetenekli maceracılar Rigal Mağarasına girmek için bir kurup kurma hazırlığındaydı.

Niyetleri açıktı. Ülkeye hizmet etmek amacıyla zindanlar için kahramanları stratejik bir örnek olarak kullanmaktı.

Tamam, oradaki zindan muhafızı çoktan benim kölem oldu.

Kahkahalarımı sürdürürken Shuri’ye gittim.

“Beklendiği gibi gerçekten çok fazla mal var.”

Shuri’nin gözleri yıldız gibi parlarken oradan buraya baktı.

Sonuçta, kızlar gerçekten alışveriş yapmayı seviyorlar değil mi?

“Daichi-sama! Haydi bundan sonra yavaşça dolaşalım!”

“Ah, anladım,anladım. Paramız da var. Sana bir şeyler alacağım.”

“Hai!”

Çok fazla erkek vardı. Diğer bir deyişle bir hizmetçiyle yürüyen ben diğerlerinin lanetleyen bakışlarını topluyordum.

“Oi, Sen oradaki. İyi bir kadın getirmişsin, huh? Hayat kıs-?!”

Her şeyi aldım. Böyle açık bir kışkırtmayla, değerli görünen her şeyi aldım. Bittirdiklerinde Hamakaze çok memnun bir yüz çıkardı.

İyi! Bağırmak istedim ama yapmadım. Önceden olmuştu.

Sonunda muhteşem kadınıma elimin ulaştığını düşünmek.

“Daichi-sama, geldik.”

“Oh, maceracı loncası…!”

Hamakaze ve ben maceracı loncasına geldik. Bu asıl amacımızdı. Buraya gelmek iki gün sürdü.

Sonraki zindana karar verilecekti.

“…. Oh.”

Bir hayranlık sesi çıktı. Kapıları geçince bir manzara görüldü.

Geniş bir odanın içi bir meyhaneye benziyordu.

Birbirinden pencerelerle ileriye doğru ayrılmış 7 bölümden oluşan ağaçtan yapılmış bir gişe vardı.

(Ç.N ne biçim bir betimleme lan bu)

Acemiler sağ tarafta masayı araştırıp her biri bir iki görev alıp sırayla kaydoluyordu.

Fakat, hepsi bu kadar. Yedinci gişe Bilgi satışı’na doğru gittim.

“Merhaba. Yardım edebilir miyim? Bugün bilgi satın almak için bakınıyor olabilir misiniz?”

Resepsiyonist hızlı bir şekilde bakışlarını gözlerime kilitledi. İyi bir mesleki beceri.

Kulakları bir insanın olamayacak şekilde mavi bir ışıkla bir insanınkinden daha uzundu.

Belki bir elf olabilir. Böyle bir tür gerçekten var gibi görünüyor.

“…..Müşteri-sama?”

Hiç bir şey söylemeyen bana bakan resepsiyonist bana belirsiz bir bakış attı.

Hemen şu sözlerle yanıt verdim.

“Benim hatam, Kabaydım.Çünkü çok güzelsiniz.”

“Haa……………….”

“…………………………”

Ruhum soğuk ve delici bir bakış tarafından kazılıyormuş gibi hissettim.

Avantajımı azaltmak için sebep olmadığından.Ne almak istediğimi söylemeye karar verdim.

◇◆◇◆◇◆◇◆◇◆◇◆

Şuan da 27. kata kadar tamamladı. Bu hız elverişsiz.

Bunun nedeni zindanın labirentinin karmaşık ve merdivenli odayı bulmanın zor olmasıydı.

Ayrıca duvarlar ayna gibi görünen kristallerle yön duygunu karıştırıyordu.

Bu nedenlerle ismi [Rüyasız uyku labirenti]’ydi.

Bu amacımız için hedeflediğimiz sonraki zindandı.

Labirentin haritasını elde ettikten sonra, önceden söz verdiğim gibi ticaret bölgesinde biraz zaman harcadık.

Kuru mal mağazası, kitapçı, manav, restoran, perakende mağazası ve son olarak bir köle mağazası.

(Ç.N acaba nelik köle arıo :D)

“Daichi-sama! Bu nasıl?”

Shuri soyunma odasında turuncu bir elbise giyiyordu.

Bendeki ilk izlenimi masumdu. Benim için ona parlak renklerin uyduğunu düşünmek kolaydı.

Genel olarak olmasa da, eteğin boyu gereğinden kısa oluyor. Saflığıyla ilgi çeken tek parça bir elbiseyi seçerek.


(Ç.N amk ben bu ing çevirmenin cidden türkçeye dökemiorum nasıl çeviriorsa bütün paragrafı devirip yazıo resmen cümle bile değil paragrafı devirio T.T)

Tek renkti ama alta doğru biraz eğimi var deseni fena değil.

Olduğu yerde döndü ve etek dansı yaptı. Görünen ince beyaz bacaklarına baktım.

Tehlikeli. Çok tehlikeli.

Hızlı bir şekilde köprücük kemiğinden omuz hattına bakmak için bakışlarımı kaldırdım. Yüzünden dolayı uygun olmayan bir kabarma başladı.

Dürüst olmak gerekirse, sevimliydi.

“…….. Daichi-sama?”

“….. Bir şey yok.”

“Ama aniden oturdun……. Bir yerin mi acıyor?”

“Y-yok. Sadece ayakta durabilecek gibi hissetmiyorum.”

Lütfen sebebini sorma.

“G-gerçekten mi?”

Neyse ki Shuri sebebini anlamamış gibi görünüyor.

“O zaman, gönül rahatlığıyla bunu alalım. Sana inanılmaz bir şekilde uyuyor. Fiyatına değer.”

“E-Evet! Bunu istiyorum!”

Shuri tezgahtarın olduğu tezgaha tüm hızıyla koştu.

Bir erkek olarak onurumu korumayı başardım.

◇◆◇◆◇◆◇◆◇◆◇◆

“Ah! İyi bir gündü.”

Mağaza vitrinlerine giden biz beraber pilav yedik ve evden otele doğru tam bir randevunun keyfini çıkardık.

(Ç.N otel randevu noluoz lan?)

İyiydi.”

Şehrin etrafında sürüklenmeme ve gerçekten tükenmeme rağmen Şehrin Shuri’deki etkisini gördüğüm sürece önemli değil gibi görünüyordu.

“Çoğunlukla benimle konuşmana rağmen, memnun kaldın mı?”

Sonuçta sadece bir elbise satın almak için gittim.

Yürürken konuşmaktan başka çok fazla bir şey yapmadık.

“Evet.Şikayetim yok.”

“Ama istediğim bir şey varsa çekingen hissetme. Onu hakkettin.”

“…. Hey. Daichi-sama. Bana bir şeyler almak zorunda değilsin.”

Shuri hafifçe somurtkan bir yüz ifadesi aldı ve bana biraz darılmış gibi baktı.

“Bu şekilde hissetmeme rağmen seni üzdüysem özür dilerim.”

“Bu özür yeterli bu yüzden lütfen hatırla.”

Shuri elimi tuttu.

“Sevdiğin kız yanında kalıyor…. Sıcaklığını hissedebilirsin, beraber sıradan günler geçirebilirsin. Bu böyle bir lütuf.”

“…………..”

Elindeki kuvvet ile daha sıkı sıktı. Yanakları kızardı ve bu akşam güneşinden değildi.

Bu utandırmış olabilirdi.

Ben çok utandım.

Vücut sıcaklığım yükseldi.

Kalp atışım sesliydi.

Ona sonsuza kadar bakabilirdim.

“H-Hadi gidelim! Leadred bizi bekliyor!”

“D-doğru! Uyumak için eve gidelim! Yarın erken kalkmamız gerekiyor!”

Ve böylece bir fırtına gibi aceleyle otele gittik.

(Ç.N ev otel bunlar nerde ne yapıor lan ben bu ingizliceye çevirenin ağzına :D)

◇◆◇◆◇◆◇◆◇◆◇◆

Gece oldu.Rostalsia’nın Ayı’ında konaklıyoruz. Sabah ve akşam yemeğiyle 2 günlük 10,000 Col tutuyordu. Bu yeri kısa bir süre önce maceracı loncasındaki görev panosundan bulduk. Oldukça iyi bir oteldi.

5,000 Col için 50 Rigal yenmek. Bunun oldukça zor bir iş olması gerekiyordu.

Leadred’in yardımı sayesinde hala burada kalabiliyoruz.

Hizmetçi kıyafetiyle fark ediliyordu.

“Hoş geldin, Kahraman-sama, Shuri de.”

Böyle yapması için sorduğumdan ses tonu normale dönmüştü.

Hep aynı, bu benim muhteşem olduğum anlamına gelmiyor. Bu kişiye bağlı.

Buna rağmen, bir arkadaşa sahip olmasından memnun olması için herhangi özel bir nedeni yoktu. Aksine bu kesin bir bahisti.

Kahraman-sama’nın ötesine geçmeyecekti, ama benim tarafımı anlamaya başladı.

“Hoş bulduk. Gecikmeden hemen başlamak kötü olmasına rağmen yarın ki zindan hakkında konuşalım.”

“Kahraman-sama”

Leadred konuşmayı yarıda kesti.

“Hmm? Noldu?”

“Evet. Asında ihtiyacınız olan bazı bilgiler var.”

Cebindeki bir kağıt sayfasını çıkardı ve bana verdi.

Bugün görünüşünü gizleyerek bilgi toplayacağını söyledi. Zindanı ele geçirmeyi bir şeyler etkileyebilirdi.

Bu olasılık aklımın bir köşesine yerleşti ve cümlelere göz gezdirdim.

“…………..Na.”

Neredeyse yarıya kadar sessizdim. Ellerim hareket etmeyi bıraktı.

Bu bir yalan… hey, bu….gerçekten….

“Ku….Hahahahaha!!”

Kahkahamı tutmam mümkün değildi.

Bu komikti.

Dayanılmaz şekilde enteresandı.

Bu tanrıdan bir tür emir filan mı?

“….Daichi-sama? O nedir?”

Shuri arkadan elime baktı. Belgeyi Leadred’ten ona verdim.

“Buna bak.”

Aldı ve belgeye baktı.

Daha sonra birden aynı tepkiyi gösterdi.

Hamakaze ve ben bu tür bir tepki gösterdik.

Bir koruma için başvuru klavuzuydu.

Ama, zengin bir tüccarı ya da kralı korumak için değildi.

Amaç oraya yazılmıştı.

Kahraman Koruma Talebi
[Rüyasız Uyku Labirenti] yolunda ,koruma olarak hizmet edecekler aranıyor.
Kimlik tespiti gerekli değil. Etkili insanlar aranıyor.
–Uğursuz Kahraman {{Sınıf arkadaşı}}.

Useless Notu: Aslında çevirmen kardeşimiz olan TRİPKOLİK YuusHa toplu atacaktı hatta 63 bölüm olması lazım yanlış hatırlamıyorsam. güncele getirecekti sonra WGO (World Gate Online) çevirmeyi düşünüyordu. Ama öyle olmadı çünkü seri oylamasında 2 oy çıktı forsakene 1 tanesı kendısının dıgeri başkasının :D böyle oluncada 2 oy çıktı yok toplu moplu dedı :D bu 2 bolumu de atmayacaktı ama oylamada oy atan arkadaş için attı :D


Yorum Yap "For 2-2 - Kader"