Dünyanın Oluşumu Günceli

CSG 6 - Changyang Xiang Tian

Eylül 20, 2016
Çeviriyi yapan RoyalBlood, Düzenlemesini yapan Zoldrickkillua ve Son kontrol için Aoi Shuu arkadaşlarımıza teşekkürler


Jian Chen adamın zayıf görüntüsünü görebildiği ve onun gerçek gücünü tespit edebildiği halde, hareketsiz kaldı ve yüzünde herhangi bir şey belli etmedi. Teşekkür mahiyetinde başını sessizce bir kez eğdikten sonra, yaşlı adamın yanından geçip sol taraftaki koridora doğru yöneldi.

Koridorun sonuna ulaştığında, geniş bir odaya girerken Jian Chen’in gözleri büyük bir parıltıyla parıldadı. Bu oda olağan üstü derecede aydınlıktı, hatta neredeyse güneş ışığının aydınlattığı dışarısı kadar aydınlıktı. Kütüphanenin duvarlarında içlerinde binlerce kitap bulunan kitap rafları düzgün ve düzenli bir şekilde sıralanmışlardı.

Jian Chen tavana bakmak için başını yavaşça kaldırdı. İçerisinin bu kadar aydınlık olmasının nedeninin tavandan kaynaklandığını biliyordu. Tavanın nasıl bir malzemeden yapıldığı hakkında en ufak bir fikri bile yoktu ancak garip bir şekilde tavan güçlü bir ışık yayıyordu. Her ne kadar ışık yoğun sayılsa da, gözleri rahatsız edecek derecede değildi.

Tavan ilgisini çekmişti ancak bu tavanın nasıl ışık yaydığını çözmek için zaman harcamak istemiyordu. Bir kitap rafına yönelerek, sonunda bir kitap seçti ve sayfalarını çevirmeye başladı.

Kitap diğerleri kadar kalın olmamasına rağmen, içerisinde oldukça açık tanımlamalar yazılıydı. Kitabı okuyup bitirmek Jian Chen’in 3 saatini almıştı. Bu sayede, sonunda bu yabancı dünya ile ilgili bazı bilgiler edinebilmişti.  

Bu kıtanın adı Tian Yuan idi ve bu kıta oldukça büyüktü. Kıtada birçok farklı büyüklükte ülke ve birçok farklı büyüklükte şehir vardı. En büyük şehirler Başkent olarak biliniyordu ve büyüklüğü binlerce mil genişliğindeydi. Bu Başkent’lerin her biri bir şehir hükümdarı tarafından yönetiliyordu. Her bir hükümdar milyonlarca muhafız askere sahipti. Hatta bazı hükümdarların muhafız askerleri 10 milyonu bile bulabiliyordu.

Ancak bütün Tian Yuan kıtasında sadece 7 tane Başkent vardı ve bu 7 taneden 3 tanesi tek bir güçlü imparatorluk tarafından yönetiliyordu. En güçlü imparatorluklar arasında Karl İmpatorluğu ve Saadet İmparatorluğu yer alıyordu. Bu iki imparatorluktan herbirinin yönetimi altında ikişer Başkent bulunuyordu. İlk 3 Başkenti yöneten imparatorluk ise Kutsal İmpatatorluk idi.

Başkentlerden sonra Kral Şehirler geliyordu ancak Kral Şehirler Başkentlerden oldukça büyük oranda daha küçüktüler. Genelde her krallığın en azından bir Kral Şehri bulunurdu ve her bir Kral Şehir de bir milyon muhafız askere sahipti. Kral Şehirlerden sonra Birinci Sınıf Şehirler geliyordu. Bu şehirlerde 800 bin muhafız asker bulunurdu. Sonrasında gelen İkinci Sınıf Şehirlerde 400 bin muhafız asker olurdu. İkinci Sınıf Şehirlerin altında kendi muhafız askerleri olan çeşitli köyler bulunurdu. Ancak bu muhafız askerlerin sayısı 50 bini bulmazdı. Hatta her bir askerin gücü ve şehirdeki sayısı arasında bile büyük farklar vardı.

Tian Yuan kıtasında “Aziz Kudreti” adı verilen bir şeyi çalışan insanlar bulunuyordu. Aziz Kudreti 10. seviyeye ulaştığında, kişinin ideolojisine bağlı olarak Aziz Kudreti bir Aziz Silahı’na dönüşüyordu. Binden fazla silah şekli vardı ve herbirinin şekli tamamen kişinin ideolojisine bağlıydı.

Aziz Kudreti’nden oluşturulan Aziz Silahı, oluşturulduktan sonra kişiyle özel bir bağ kurmaktaydı. Bazı olağan üstü yetenekli kişiler Aziz Silahlarını oluşturduktan sonra özel bir elementsel özellik kazanırlardı. Bu elementsel özellikler, Toprak, Rüzgar, Su, Ateş, Işık ve Karanlık şeklinde sınıflara ayrılmışlardı. Bu elementler arasında Işık ve Karanlık çok nadir görülmekteydi ancak bu elementler aşırı derecede güçlüydü.

Işık elementi iyileştirme alanında aşırı derecede güçlüydü ve Işık özellikli Aziz Silahı’na sahip olanlar Tian Yuan Kıtası Ölümsüzleri ünvanını alırlardı. Bu ünvanı almalarının nedeni savaş alanlarında kolaylıkla alınan hasarı onarabiliyor olmalarındandı. Savaş alanlarında, tek saldırıda öldürülmedikleri sürece, mağlup edilmeleri neredeyse imkansızdı.  

Karanlık elemente sahip olanlar yıkıcı bir doğaya sahiptiler. Bu başkaları için oldukça sıkıntı yaratan bir elementti ancak Karanlık özellikliler de oldukça aranan kişilerdi. Geceleri, başkaları tarafından tespit edilmeden istedikleri gibi hareket edebiliyorlardı bu yüzden Gecelerin Hakimi ünvanını almışlardı. Geceler onların emrindeydi.

Geriye kalan 4 elementin de kendine has güçleri vardı. Sahip oldukları güçler kişinin gücüne ve karar verme yeteneğine bağlıydı. Elbette ki, Tian Yuan kıtasında elementsel özellikli Aziz Silahları, özelliksizlerin 10’da 1’i kadardı. Savaş alanlarında, elementsel özelliği olanlarla savaşmak olmayanlarla savaşmaya nazaran daha zordu.

Aziz Silahları, silahlar arasında en güçlüleriydi. Bir savaşta, Aziz Silahları istenildiği zaman çağrılabilir ve sahiplerine sınırlarını aşmakta yardımcı olabilirlerdi. Aynı zamanda, bir Aziz Silahı ve sahibinin yaşamları birbirine bağlıydı. Aziz Silahı’nın aldığı bütün hasarlar aynı şekilde sahibine de yansıyordu. Ayrıca, bir Aziz Silahı kırıldığında, sahibi de ölümcül bir yara alırdı. Ciddi bir durumda, bu yara o kişiyi öldürebilirdi de.

Ancak, bir Aziz Silahı oldukça sertti ve dolayısıyla kırılması çok zordu. Aziz Silahı kendisinden aşırı derecede güçlü bir kuvvetle karşılaşmadığı sürece, hiçbir şekilde zarar görmezdi.

Bir Aziz Silahı şekil aldıktan sonra, bu yeni güçlendirme ve geliştirme yöntemi dünyadan Enerji’yi absorbe ederek silahı güçlendirirdi. Bu yöntem ayrıca kişinin kendi gücünü de arttırmaktaydı.

Aziz Silahı oluşturduktan sonra, kişi “Aziz” ünvanını alırdı. Tian Yuan kıtasında Azizler; Aziz, Büyük Aziz, Usta Aziz, Büyük Usta Aziz, Yer Usta Azizi, Gök Usta Azizi, Aziz Hükümdar, Aziz Kral, Aziz İmparator olmak üzere 9 farklı seviyeye ayrılmışlardı.. Her bir seviye de kendi içerisinde  Alt, Orta ve Üst olmak üzere 3 seviyeye ayrılmaktaydı.

Tian Yuan kıtasında, bütün kıta boyunca uzanan Sihirli Hayvanlar Dağ Arazisi olarak bilinen dağlık bir arazi vardı. Bu arazi sayısız sihirli hayvanla doluydu. Derinlere gittikçe hayvanların güçleri de artmaktaydı.

Bu sihirli hayvanlar da 9 seviyeye ayrılmaktaydı. Sınıf 1 hayvanlar güç olarak Azizlere denk iken sınıf 2 hayvanlar ise güç olarak Büyük Azizlere denkti. Bu şekilde devam ederek, sınıf 8 hayvanlar güç olarak Aziz Krallara, ve son olarak da sınıf 9 hayvanlar ise Aziz İmparatorlara denkti.

Aynı zamanda, Tian Yuan kıtasında oldukça göze çarpan Paralı Askerlik adında bir meslek bulunuyordu. Bu kitaba göre, Tian Yuan kıtasında birçok paralı asker vardı. Bu paralı askerler para için çeşitli görevler yapıyorlardı. Gerçi birçok paralı asker Sihirli Hayvanlar Dağlık Arazisi’ne giderek canavarları avlayıp canavar çekirdeklerini parayla satıyorlardı.

Her ne kadar tehlike seviyesi yüksek olsa da, canavar çekirdekleri kıtada oldukça değer gördüğü için karşılığında alınan ödül de yüksekti. Canavar çekirdeğinin seviyesi yükseldikçe fiyatı da artmaktaydı. Hatta almaya sadece paranın yetmediği bazı yüksek seviye canavar çekirdekleri de mevcuttu.

Canavar çekirdekleri kıtadaki en çok aranılan nesnelerdi. Canavar çekirdeğinin içerisinde yüksek miktarda saf enerji mevcuttu ve bu enerji insanlar tarafından absorbe edilerek onların güçlenme hızlarını arttırmaktaydı. Canavar çekirdeğindeki enerjiyi absorbe etmek Dünya Enerjisi’ni absorbe etmekten çok daha hızlıydı. Ancak güçlenme hızını canavar çekirdekleriyle arttırmak, yeterli parası olmayan genel halkın uygulayabileceği bir yöntem değildi.

Birkaç tuhaf şeyin dışında, Jian Chen bu dünya hakkındaki birçok şeyi sonunda anlamaya başlamıştı. Bu dünya aşırı derecede zalimdi ve her yerde savaşlar olmaktaydı. Bu dünyadaki insanlar önceki dünyasındaki insanlardan daha tehlikelilerdi. Eğer bir kişi yeterince güçlü değilse, o halde o kişinin bu dünyada hayatta kalması çok zordu. Kıtadaki birçok insan uygulayıcıydı ancak sıradan uygulayıcıların gücü de sıradan olurdu. Sıradan bir insan Aziz Kudreti’ni 10. seviyeye yükseltip Aziz Silahı oluşturamazdı. Bu insanlar düzgün bir eğitim ve destek almamaları durumunda, dağlardaki köylüler gibi hayatlarının sonuna kadar düşük seviyelerde kalırlardı.

Kitapları okumayı bitirdikten sonra, Jian Chen sonunda bu yeni dünyayı daha iyi anlamıştı. Aziz Silahları, elementler ve özellikleri, sihirli hayvanlar, canavar çekirdekleri ve paralı askerler. Hepsi Jian Chen için onu heyecanlandıran yeni tecrübelerdi. Yeni dünyayı tecrübe etmeyi dört gözle bekliyor ve Changyan köşkünden bir an önce ayrılmayı diliyordu. Dış dünyayı tecrübe etmek onun için yenileyici farklı bir duygu olacaktı.

Ancak Jian Chen bu dileğini yakın bir zamanda gerçekleştiremeyeceğinin farkındaydı. Ailesi 3 yaşında bir çocuğun evden ayrılıp dışarıdaki dünyaya açılmasına izin vermezdi. Evden ayrılabilseydi bile dışarıda kendini koruyacak gücü de yoktu zaten.

Uzun bir zamandan sonra, Jian Chen kendini güçlendirme çalışmalarına daha fazla emek harcamaya karar vermişti. Günlük yemek saatleri haricinde her günü odasında tek başına çalışmakla geçirmeye başladı. Hala Azulet Kılıç Yasası’nın en temel güçlendirme aşamasını dahi tamamlayamamıştı. Bu nedenle absorbe ettiği Dünya Enerjisi tüm vücudunda eşit şekilde dağılarak vücudundaki her bir hücreye ulaşıp vücudunu güçlendiriyordu.

Vücudunu artık Dünya Enerjisi ile güçlendiremez olduğunda ancak Jian Chen, Geçek Enerji çalışmasına resmi olarak başlayabileceği ikinci aşamaya geçebilirdi. Şu anda Jian Chen zaten normal bir insanın çok ötesinde fiziksel bir bedene sahipti ancak önceki hayatında Enerji toplayabildiği bedeninin bazı bölgeleri hala boştu.

Önceki dünyasında, Jian Chen bu güçlendirme ve geliştirme aşamasını bir yılda tamamlayabilmişti. Bu dünyadaki Dünya Enerjisi en azından 2 kat daha güçlüydü, bu yüzden ilerlemesi 2 yıl sürse de, bedeni giderek daha da güçleniyordu. Bu da mevcut beden potansiyelinin önceki bedeninden çok daha güçlü olmasını sağlıyordu.

Her ne kadar Jian Chen bütün gününü odasına kapanıp kendini güçlendirme ve geliştirme ile harcıyor olsa da ne annesi ne de babası bu konuda herhangi bir şaşırma veya endişe belirtisi göstermemişti. Bunun nedeni Changyang köşkünde, ailelerin çocuklarına genelde bir nefes alıp verme yöntemi öğretmeleri ve çocuklarının bu yönteme bir yıl çalışmalarına izin vermeleriydi. Üç yaşlarına geldiklerinde, bu çocuklar Aziz Kudretlerinin gücünü ölçmek için testten geçirilir ve bu şekilde onların potansiyelleri ve yenetekleri değerlendirilirdi. Jian Chen 2 yaşındayken, Bi Yun Tian diğer çocukların da öğrendiği nefes alıp verme yöntemini ona öğretmişti. Ancak Jian Chen bu nefes alıp verme yöntemini çalışmamış ve aklının en ücra köşesine atmıştı. Jian Chen için bu tür bir çalışma yöntemi bir yetişkine oynaması için bir çocuk oyuncağı vermek gibiydi.

Sonuç olarak, Jian Chen kendini odasına kapatmıştı. Gelip geçen insanlar Jian Chen’in nefes alıp verme yöntemine çalıştığını düşünüp onun bu durumuyla ilgilenmemişlerdi.

Sabah olduğunda, Jian Chen sonunda gece güçlendirme ve geliştirme çalışmasını tamamlamıştı. Bugün onun için özel bir gündü. Çünkü bugün onun 3. yaş günüydü. Aynı zamanda bugün Tian Yuan kıtasındaki her 3 yaşındaki çocuğun geçtiği test olan Azizlik Testi’nden geçme günüydü.

Annesi Bi Yun Tian ile yemek salonuna gittikten sonra Jian Chen, Changyang klanının resmi ana salonuna götürülmüştü.

Changyang köşkü çok geniş bir arazi kaplıyordu ve Jian Chen’in şu ana kadar bulunduğu yerler tüm arazinin çok ufak bir kısmıydı. Yolda yürürken, Jian Chen durmaksızın köşkü inceledi. Hayatının ilk 3 yılında, Jian Chen zamanının büyük bir çoğunluğunu odasında kendini güçlendirmek ve geliştirmekle harcamış, köşk içinde dolaşmaya çok nadir çıkmıştı.

Changyang köşkünün içerisinde, devriye gezen üniformalı büyük bir grup insan vardı. Gizli alanlardan birçok keskin göz etrafı gözetliyordu ve gündüz vakti olmasına rağmen hiçbiri en ufak bir rahatlık belirtisi göstermiyordu.

Jian Chen birçok eğitim alanını geçerken, içeriden gelen genç ama yumuşak bir nara dikkatini çekmişti. Basit bir bakışla, 10 yaşlarındaki küçük bir gruba, orta yaşlı bir adamın dövüş sanatları dersi verdiği görülebiliyordu.

Jian Chen bu çocukların aileye mensup öğrenciler olduğunu anlamıştı. Changyang klanında 1000 kişi vardı. Her ne kadar yarısı muhafız ve hizmetkarlardan oluşuyor olsa da, diğer yarısı ailede doğmuş klan mensuplarıydı.

Eğitim alanlarını geçtikten sonra, Bi Yun Tian oğlunu resmi görünüşlü bir salona götürdü. Burası, Jian Chen’in Azizlik Testi’ne gireceği yerdi.


Yorum Yap "CSG 6 - Changyang Xiang Tian"