Dünyanın Oluşumu Günceli

CSG 4 - Antremana Devam

Eylül 20, 2016
Çeviriyi yapan RoyalBlood, Düzenlemesini yapan Zoldrickkillua ve paylaşım için Aoi Shuu arkadaşlarımıza teşekkürler


Azulet Kılıç Yasası 12 farklı katmandan oluşuyordu. İlk katman bedeni geliştirmek ve güçlendirmekti. Genel bir kanıya göre, eğer bir kişi güçlü dövüş sanatlarına sahip olmak istiyorsa, önce güçlü bir bedene sahip olmalıydı. Sonuçta, dövüş sanatları bedeni etkili kullanmaya dayalıydı. Bu yüzden Azulet Kılıç Yasası’nın ilk katmanı beden ile ilgiliydi.

Birçok dövüş sanatçısı güçlerini arttırmak için bedenlerini güçlendirme yoluna gitmişlerdi. Bu yüzden bedenlerinin her yeri şişkin kaslarla kaplanırdı. Dışarıdan çıplak gözle sadece kalıplarına bakarak bile ne kadar güçlü oldukları açıkça anlaşılabilirdi. Hatta bazıları bedenlerini o kadar güçlendirmişlerdi ki kemikleri güçlendirilmiş çelik çubuklar kadar sağlam bir hale gelmişti.

Jian Chen’e göre, bu tür bir bedeni güçlendirme metodu sadece bedeni mahveder ve insan bedeninin potansiyelini daraltırdı. Bu yüzden her ne kadar bu metot bir insanın gücünü arttırıp normal bir insandan daha güçlü yapsa da, aynı zamanda bedene büyük miktarda zarar da verirdi. Bu şekilde kendilerini güçlendiren insanların genelde kısa bir ömrü olurdu. Yaşlılık dönemlerinde, bedenlerinde hastalıklar ve zayıflamalar görülmesi daha yüksek sıklıkta ve oranda gerçekleşirdi.

Çn not: https://en.wikipedia.org/wiki/Yijin_Jing

Dünyadaki gezgin dövüş sanatçıları; beden güçlendirilmesi ve geliştirilmesi için kullanılabilecek birçok farklı metota sahip olan birçok farklı mezhebe mensup olabilirler ancak Jian Chen’in gözünde bu metotların hepsi vasattı. Bunların hiçbiri doğru bir yol değildi; hatta Shaolin felsefesindeki Yijin Jing bile.

Her ne kadar Yijin Jing’in bedeninin içsel gücünü ve dış kaslarını güçlendirip geliştirme şekli, çok güzel olsa da; Yijin Jing’in bedeni güçlendirme şekli sonuçta hala aynıydı. Bir insanı özüne kadar güçlendirmiyor, sadece dışsal gücüne odaklanıyordu. Eğer bütün bedeni güçlendirmeyi hedeflemiyorsa, bu; bedeni güçlendirme ve geliştirmenin doruk noktası olarak düşünülemezdi.

Azulet Kılıç Yasası’nda yazılı metotlar gerçek anlamda derin ve adeta sihirliydi. Yerdeki ve gökteki enerjiyi absorbe edip dönüştürerek, bu enerjiyi bedenin kemiklerine kadar aktarabilirdi. Bu, vücuttaki her bir organın ve hatta her bir hücrenin sınırlarına kadar güçlendirilebilmesine imkan vermekteydi. Bu sayede vücudun özünde bulunan narinlik ve zayıflık yok edilip, daha uzun yaşam süresi gibi elde edilen birçok faydanın yanı sıra  vücudun en ideal duruma ulaşması sağlanabilirdi. Bir kişi sonraki metotları çalışdığında, o kişinin fiziksel bedeni güç açısında yeni zirvelere ulaşabilirdi ve Azulet Kılıç Yasası’nın üstünde durduğu gibi, eğer bir kişi bedeni güçlendirme ve geliştirme alanında en üst seviyelere ulaşabilirse, o kişi dünyanın sonuna kadar yaşabilirdi.

Ancak bu metot kişinin kendi gücüyle doğrudan bağlantılıydı. Eğer birinin Enerji seviyesi fiziksel bedeninden daha güçlüyse, Azulet Kılıç Yasası bu Enerji’yi vücudun yapısına katarak, bedeni güçlendirirdi. Bir kişinin fiziksel bedeni ile Enerji seviyesinin birbirine denk olması durumda, o kişi sonraki seviyeye ilerlemek zorundaydı. Ancak bu döngüyle bir kişi sürekli olarak bütün bedenini sınırsız şekilde güçlendirip geliştirebilirdi.  

Jian Chen dünya Enerjisi’ni yavaşça ama kesintisiz bir akıntı şeklinde absorbe ediyor ve onu bütün bedeninde dairesel şekilde dolaştırıyordu. Ardından Jian Chen’in kontrolü altında Enerji hücrelerine ve organlarının yapısına katılıyordu.

Bu yeni yabancı dünyaya geldiğinden beri, Jian Chen’i heyecanlandıran birkaç şeyden biri Dünya Enerjisi’ydi. Buradaki Dünya Enerjisi bir önceki dünyasındaki enerji’den belki de 100 kat daha yoğundu. Önceki dünyasında, Jian Chen’in öldüğü dağ alanından başka gidecek yeri yoktu. Bir dünya cennet, diğeri ise cehennem gibiydi. Aradaki fark gün gibi ortadaydı bu yüzden Jian Chen bu durumdan aşırı derecede hoşnuttu.

Ancak Jian Chen’in anlayamadığı şey, bu dünyadaki Dünya Enerjisi ile geçmiş dünyadaki Dünya Enerjisi arasındaki farktı. İkisi de benzer yapıdaydı ancak bu dünyadaki Dünya Enerjisi’nin yapısında ekstra farklı bir enerji de barındığını, Jian Chen; dikkat etmesi halinde keşfedebiliyordu. Bu farklı türdeki enerji Dünya Enerjisi’nin küçük bir kısmını oluşturuyordu ve Dünya Enerjisi ile birbirlerine sıkı sıkıya bağlanmış haldelerdi. O kadar ki birbirlerinden ayrılmaları imkansız gibi görünüyordu.

Bu yeni türdeki enerjiyi vücuduna absorbe ettiğinde, olumsuz herhangi bir etkiyle karşılaşmadı. Bu nedenle, Jian Chen bu farklı enerjiyi Dünya Enerjisi’nden ayrıştırmakla uğraşmadı. Ancak Jian Chen’de bu konuyla ilgili bir merak uyanmıştı. Aklının içinde birçok fikir ve düşünce dönüyordu ama bu yeni enerji kolaylıkla anlaşılabilecek kadar basit bir şey değildi.

Kesintisiz olarak Dünya Enerjisi’ni bedenine absorbe ettikten sonra, Jian Chen bedenindeki her bir damarın ve hücrenin güçlendiğini net bir şekilde hissedebiliyordu. Bedeninin emdiği Dünya Enerjisi, emdikçe bedenini daha da canlı bir hale getiren dev bir güçlendirici ilaç gibiydi. Bedeni hep daha fazlasını isteyen, susuzluktan kırılmış dev bir kaplan gibiydi. Aynı zamanda, Jian Chen bedeninin her yerinden ona haz veren bir duygu hissediyor ve bu duygu onu alıp götürürken kendisini tüm dert ve tasalarından arındırıyordu.

Göz açıp kapayıncaya kadar bir yıl daha geçmişti. Jian Chen bu yabancı dünyaya geleli artık 2 yıl olmuştu. Bu 2 yıl süresince, Jian Chen, Changyang Köşkü’nden dışarıya adımını bile atmamıştı. Her gün zaman buldukça, Jian Chen odasında tek başına Azule Kılıç Yasası’nın ilk prensini olan; beden güçlendirme ve geliştirme prensibine çalışıyordu.

Geçtiğimiz 1 yıl içerisinde Jian Chen bedeni güçlendirme ve geliştirme alanında büyük ilerlemeler katetmişti. Bunun nedeni belki de bu dünyadaki Dünya Enerjisi’nin önceki dünyasındaki Dünya Enerjisi’nden 100 kat daha yoğun olmasıydı. Eğer şu anda sıradan bir insan ona bir kılıçla saldırmaya kalksaydı, şüphesiz bedeninde bir çiziğin oluşmasına bile sebep olamazdı. Bedenini öyle güçlendirmişti ki kimse onun kılına bile zarar veremezdi.

Elbette, bu sadece Jian Chen’in düşüncesiydi. Bunu bizzat denemeye cesaret edemezdi.

Geçen bu bir yılda, Jian Chen çok hızlı bir şekilde gelişiyordu. Gelişme hızı o kadar akıl almaz seviyedeydi ki, sadece bu bir yılda, boyu 1.2 metreye ulaşmıştı. Bu, 2 yaşında bir çocuk için anormal bir boydu. Bu boy onun 5-6 yaşlarında bir çocuk gibi görünmesine neden oluyordu

Bu yüzden, Changyang Köşkü’ndeki herkes inanılmaz bir panik içerisindeydi. Gerçi birçoğu hala ondan yüksek beklentiler içerisindeydi. Bu beklentiler onun sınırsız potansiyeli olan bir dahi olacağı yönündeydi. Ancak bu beklentilerinin tastiki  için onun 3 yaşını doldurmasını beklemeleri gerekiyordu.

Herkesin bu beklentileri karşısında, Jian Che kendisini çaresiz hissediyordu. Bu hızlı büyümenin nedeninin, Azulet Kılıç Yasası’na çalışması olduğunu anlayamamıştı. Çünkü önceki dünyasında mevcut yaşındayken Azulet Kılıç Yasası’na sahip değildi.

Her ne kadar hala annesi Bai Yun Tian’a yemek salonunda eşlik ediyor olsa da, sonrasında yine her gece kendisini odasına kapatıyordu. Elleri dizlerinin üzerinde, yatağında bağdaş kurmuş halde oturmuş, gözlerini kapatıp yüzünü yine gökyüzüne çevirmişti.

Ancak bu defa, Jian Chen bedenini güçlendirmiyordu. Sadece düşünüyordu. Bu dünyaya geleli iki sene olmuştu ve bu iki sene içerisinde Changyang Köşkü dışındaki dünyayı hiç görmemişti. Günlerinin büyük bir çoğunluğunu kendisini odasına kapayıp bedenini güçlendirip geliştirmekle harcamıştı. Şu anda bile, bu dünya hakkında hala pek fazla şey bilmiyordu. Changyang Köşkü’nün dışındaki dünya hakkında hemen hemen hiçbir bilgisi yoktu. Hatta dışarıdaki dünyanın nasıl göründüğü hakkında bile.

Herkesin gözünde sadece 2 yaşında bir çocuk olduğunu biliyordu. Genelde 2 yaşında bir çocuk, ailesinin sevgisine maruz kalarak dertsiz ve tasasız bir şekilde büyürdü. Ancak Jian Chen için durum farklıydı.

Yatağında bu konuyla ilgili düşünürken, Jian Chen sonunda yarın sabah ailesine bu konuda soru sormaya karar verdi. Bu dünyada dışarıdaki dünyanın nasıl olduğunu öğrenmesi ve anlaması önemliydi.

Düşünüp karar verdikten sonra, Jian Chen yavaşça gözlerini açtı ve yataktan aşağı indi. Bu gece her zamanki gibi yatağının üzerinde bedenini güçlendirmiyordu. Bunun yerine odanın tam ortasında gözleri kapalı bir şekilde dikiliyordu.

Jian Chen’in aklında, bir çift gizemli adım belirmeye başlamıştı. Ardında Jian Chen’in aklında bir resim belirdi, tıpkı bir film şeridi gibi. Resim asla sabit durmuyordu. Ancak tüm görebildiği beyaz bir chang pao giymiş bir kişiydi. Gördüğü kişi, gizemli bir alanda elinde bir kılıçla hızlı adımlarla ilerleyen genç bir adamdı. O kadar hızlı yürüyordu ki; normal bir insan onu net bir şekilde görmekte bile zorluk çekerdi. Çünkü bu genç adam aşırı hızlı yürüyordu. Bulunduğu dar alanda yürürken arkasında hayalet görüntü kopyaları beliriyordu.

Bu kişi, Jian Chen’in önceki dünyadaki haliydi ve gördüğü adımlar ise aslında Azulet Kılıç Yasası’nı sembolize eden, gerçek anlamda gizemli bir görüntüydü. (TL Not: Bu cümleden ben de pek bir şey anlamadım ) [Aoi Shuu; Eski hali ile yeni halini karşılaştırıyor istemsizce görüntünün koybolması ise eski hayatında kılıç tanrısı olmasından sanırım herneyse devam edin okumaya…]

Sabahın ilk ışıkları pencerenin aralığından odasını aydınlattığı sırada, Jian Chen aniden gözlerini açtı. Hala odanın ortasında dikiliyordu. Bu esnada, sonunda hareket etmişti. Bacakları o kadar hızlı hareket ediyordu ki net bir şekilde görülemiyordu. Bacaklarının bu tür bir hızı uzun bir süre koruması çok zordu. Birçok dövüş sanatçısı bile bu şekilde uzun süre devam edemezdi.

Belirli bir yörüngüde hareket ederken, Jian Chen’in bacakları gizemli bir şekilde hareket ediyordu. Odanın etrafında hızlı bir şekilde hareket ederken, aşırı hızlı bacak hareketleri nedeniyle odanın içinde küçük çapta bir kasırga yaratmıştı.

Bununla birlikte bu durum uzun süre devam etmedi. Her geçen saniye yüzü daha daha soluklaşmaya başlamışken, Jian Chen hareket etmeyi kesti. Durduğu sırada, yavaş yavaş nefes almaya çalışırken, Jian Chen’in bacakları titremeye başlamıştı.

Jian Chen yavaşça penceresine doğru yürüdü ve pencerenin kenarına oturdu. Eğilerek kollarıyla bacaklarına masaj yapmaya başladı. Bir an için o gizemli adımları kavramaya çalıştığında bacakları bütün taakatini kaybetmişti. Bacaklarında en ufak bir güç kalmamıştı.

Jian Chen çaresizce başını salladı. Ne tür bir dövüş sanatı olursa olsun, bu sanata çalışabilmek için öncelikle daha güçlü bir bedene sahip olmalıydı. Ayrıca dövüş sanatı ne kadar esaslıysa, kişiden talep ettiği gereksinimler de o kadar yüksekti. Bu adımları çalışırken, eğer güçlü bir fiziğe ve Enerji’ye sahip değilsen, çok uzun süre buna devam etmen imkansızdı. Elbette, normal birisi onun kadar bile dayanamazdı. Eğer bunu deneselerdi, bedenlerini aşırı derece zorlayıp ona zarar verirlerdi.

Sonuçta, esaslı bir hüner kazanmak kolay değildi.

Bacaklarına masaj yaptıktan sonra yatağının yanında oturarak bacaklarının normal haline dönmesini bekledi ve ardından da yatağının üzerine bağdaş kurarak oturdu. Yeniden dünyadaki Enerji’yi bedenine absorbe etmeye başladı.

Gece hızlıca geçmişti ve göz açıp kapayıncaya kadar gökyüzü yine gündüzün renkleriyle dolmuştu. Bu sırada, Jian Chen’in odasının dışından gelen bir ses duyuldu.

“Dördüncü Genç Efendi, sabah oldu. Artık kalkma zamanı! “ Gelen ses kadınsı bir sesti.

Sesi duyduğunda, Jian Chen yavaşça gözlerini açtı ve çocukça bir sesle karşılık verdi. “Biliyorum, Hong Hua abla. Çoktan uyandım bile!” Bunu söyledikten sonra, yatağından aşağı indi.

Ancak bu sırada kapı açılmış ve 18 yaşlarında iki kız içeri girmişti. İkisinin de ellerinde küçük birer tepsi ve tepsilerin üstünde birer kase vardı. Kasenin bir tanesinin yanında yüzünü yıkaması için katlanmış temiz bir havlu vardı. Diğer tepsinin üzerinde de Jian Chen’in dişlerini yıkayıp güne hazırlanması için konulmuş başka bir kase daha vardı. (TL Not: Evet, dişlerini “fırçalayıp” değil “yıkayıp” diyor. Demek ki diş fırçası diye bir alet icat edilmemiş bu dünyada :D)


Yorum Yap "CSG 4 - Antremana Devam"