Dünyanın Oluşumu Günceli

CSG 23 - Yetenekle popüler olmak

Eylül 21, 2016

Ka Di Yun acıyı hissettiği an diğer eliyle Jian Chen’in kollarını yumruklarken aynı zamanda sol ayağıyla da rakibinin kasıklarını hedef almıştı.
Bir kolunu kullanamasa da karşılık verebiliyordu. Bu zor durumda bile sahip olduğu dövüş deneyimini kullanarak kurtulmaya çalışıyordu.
Gözlerinin önünde aceleyle kollarını ve bacaklarını tutmaya çalışan rakibini görünce saldırılarla baş edemeyeceğini anladı. Çevik bir hareketle kolundan sıyrıldı ve geri çekildi. Ka Di Yun’un saldırısından kurtulup etrafını kuşatmayı başardıktan sonra rakibinin sırtına yapacağı hamleyi güçlendirmek için Aziz Gücü’nü kullandı.
Sırtında güçlü bir rüzgar hisseden Ka Di Yun bir saniye bile tereddüt etmeden yana hareket ederek Jian Chen’i düşürdü. Ancak kurtulmayı başarsa da çok şaşırmıştı. Nereye giderse gitsin sırtındaki esintiyi hep hissediyordu. Jian Chen’in hamleleriyle baş edemiyordu.
“Ah!”
Şiddetli bir hamle alıp ve bunun etkisiyle kırılma sesini duyan Ka Di Yun artık rakibine karşı koyamıyordu. Sendeleyerek iki adım atabildi ama güçlü bir Aziz olduğu için hemen kendini toparladı. Jian Chen aynı yeri iki kez yumrukladığı için yüzü çok solgun görünüyordu. Jian Chen’in gücü çoktan 9. Seviye’nin zirvesine gelmişti. Ayrıca rakibi Ka Di Yun daha güçlü olmasına rağmen daha çok yara alan da oydu. Şu an hissettiği tek şey vücudundan akan kan ve organlarındaki şiddetli acıydı.
Ka Di Yun kendini toparlamaya çalışırken Jian Chen tekrar arkasına geçmiş ve sağ eliyle bir hamle daha yapmıştı bile. Yumruk uzaktan çok hafif gibi görünüyordu ancak etkisi hiç hafif olmadı. Jian Chen’le daha önce dövüşen herkes göründüğünden çok daha olağanüstü bir güce sahip olduğu konusunda hemfikirdi.
Ka Di Yun aniden arkasına döndü, öfkeden deliye dönmüştü. Çok daha güçsüz biri tarafından yenilerek bu kadar acı çeken Ka Di Yun’un rakibini rezil etme planı düşündüğü kadar kolay olmamıştı.
Kızgınlıkla homurdanan Ka Di Yun, Aziz Gücü’yle elinden altın renginde ışık çıkarmaya başladı. Jian Chen’le karşılaşınca yoğun Aziz Gücü’nü elinde topladı ve rakibinin göğsüne yönlendirdi. Jian Chen’in hafif gibi görünen yumruğunun gücünü anladıktan sonra Ka Di Yun rakibine kendi taktiğiyle yaklaşarak eşitlik sağlamaya hazırlanıyordu.
Bu durum karşılaşmanın önemli bir bölümüydü, çünkü iki dövüşçünün hamleleri birbirine çarptı. Jian Chen’in hafif görünen yumruğu Ka Di Yun’un göğsüne geldi.  Hemen ardından Ka Di Yun’un yumruğu boğuk bir sesle rakibine çarparak üniformasında bir delik açtı ve birçok kızın hoşuna gidebilecek beyaz teni göründü. Ancak bir anda Ka Di Yun’un yumruğundan sonra cildi yara bere içinde kaldı.
“Dan!” “Dan!” “Dan!”
Ka Di Yun’dan aldığı yumruk darbesiyle Jian Chen’in yüzü titredi ve benzi solmaya başladı. Ayrıca güçlendirilmiş yumruğun etkisiyle bacakları arenanın köşesinde neredeyse yıkılacaktı. Hamlesinin gücünü artırmak için Aziz Gücü’nü kullanan Ka Di Yun’a rağmen solgun yüzü dışında çok bir sağlık sorunu yoktu.


Jian Chen’in seviyesi sadece sekiz olsa da küçük yaştan beri sürekli vücudunu eğittiği için her bir organını ve vücudunun her bölümünü en üst seviyeye çıkarmıştı. Bu yüzden vücudu dışarıdan güçsüz gibi görünüyordu ancak yaralanmalara karşı direnci herkesi şaşkına çevirebilirdi. Ka Di Yun, bir Aziz olmasına rağmen Aziz Silahı’nı kullanmadan yaptığı hamleler Jian Chen’e ciddi zarar vermedi.
Öte yandan Ka Di Yun aynı yerde duruyorken yüzü acı içindeydi ve vücudu acıdan titremeye başladı.
Daha önce Jian Chen’in tüy gibi hafif görünen yumruğu karnına gelmiş ve tuhaf bir şekilde hissetmesine sebep olmuştu. Vücuduna giren ve içinde patlamış gibi etki eden bu güç onu acıdan çılgına çevirdi. Vücudundaki bütün Aziz Gücü’nü kullandığı için Ka Di Yun’un yüzü oldukça kasvetli bir havaya bürünmüştü. Aziz Gücü, Jian Chen’in gücünden daha üstün olduğundan dolayı vücudundaki yabancı güç çabucak dağıldı ama hasarı kalmıştı. İç organları da yara almıştı, çok ciddi değildi ancak böyle devam ederse dövüşteki performansını olumsuz etkilerdi.
Ka Di Yun, karşısındaki Jian Chen’in soğukkanlı hâline şaşkınlık içinde baktı. Aziz olarak kendinden düşük seviyede biri tarafından bu hâle getirileceğini asla hayal edemezdi. Aziz Silahı’nı kullanmasa bile Jian Chen şöyle dursun, 10. Seviye’nin zirvesindekilerden bile daha güçlüydü.
O anda Ka Di Yun, Jian Chen’le baş etmenin ne kadar zor olduğunu fark etti, ancak şu anda dövüşü bırakamazdı. Son birkaç çarpışmalarının üzerine, Aziz Silahı olmadan Jian Chen’i yenmek için çok uğraşması gerektiğini hatta kaybedebileceğini anladı. Aziz Silahı’yla onu kesinlikle mağlup edebilirdi ancak bu durum çok iyi olmazdı. Ayrıca Jian Chen’e karşı Aziz Silahı’nı kullanmayacağını açıkça söylemişti. Şimdi sözünden dönerse yense bile itibarı yerin dibine girecekti. Hepsinden önemlisi dövüşü son sınıflar da dahil birçok insan izliyordu. Sadece bu da değil aynı zamanda Gesun Krallığı’nda Ka Di kabilesinin en büyük erkek evladı olarak itibarını kaybedemezdi.
Ka Di Yun, hareketlerini şimdi yansıtmaya başlıyordu ama sonrasında Jian Chen iki kolunu uzatarak saldırmaya çalıştı. Hızla yaklaşan Jian Chen, rakibi bir sonraki hamlesini anlamasın diye tuhaf teknikler kullanıyordu.
Ka Di Yun, rakibinin hamlesini engelledi. Sağ kolu yerinden oynadığı için sol kolunu kullanarak saldırılara karşılık vermeye çalışıyordu.Ka Di Yun’un yenilmez pozisyonu devrildi ve şimdi daha ciddi dövüşmeye başladı. Artık Jian Chen’i küçümsemiyor aynı seviyeden bir rakipmiş gibi görüyordu.
Hız kesmeden dövüşmeye devam ettiler, dövüş iyice kızışmıştı. Jian Chen geri çekilmeye cesaret edemedi çünkü rakibinin gücü kendininkinden çok daha fazlaydı. İkisine de bir süreliğine sakinlik çöktü sadece savunmaya geçtiler.
Jian Chen’in hamleleri çok daha güçleniyorken, Ka Di Yun da direnirken çok zorlanıyordu. Ka Di Yun’un gözlerinin önünde görebildiği tek şey rakibinin avuçlarıydı; gözleri yorgunluktan ayırt etme kabiliyetini yitirmeye başladı ve bundan dolayı Jian Chen’in nereden veya ne zaman saldıracağını dinleyerek tahmin etmeye çalışıyordu.
Sonunda Ka Di Yun’un dikkati tamamen dağıldı ve rakibi güçlü bir hamleyle sol omzuna saldırdı. Ka Di Yun’un geri durmaktan başka şansı kalmadı, çünkü rakibi hamle bombardımanına başlamıştı. Dört bir yanından gelen yumrukların arasında kalan Ka Di Yun sanki şiddetli bir fırtınanın içinde gibiydi.
“Dan!” “Dan!” “Dan!”
Jian Chen vahşi hamlelerle rakibinin omzuna defalarca vurdu, Ka Di Yun’un üstün Aziz Gücü bile bu hamleleri karşılayamıyordu. Sürekli geri çekildi ve ağzından da birkaç damla kan aktı.
Ka Di Yun’un çoktan arenanın kenarına gittiğini gören Jian Chen’in gözleri zevkten parladı. Hırladı ve Aziz Gücü’nü elinde toplayıp bir kez daha rakibinin göğsüne saldırdı. Bu yumruk bir öncekinden çok daha güçlüydü ve yumruk çarptığı an Ka Di Yun arenanın dışındaki zemine çakıldı.
Jian Chen arenada ayağa kalktığında güçlükle nefes alabiliyordu. Bütün gücünü kullandığı için oldukça yorulmuştu ve vücudunda hiç enerji kalmadığını hissediyordu. Eğer Ka Di Yun yenilgiyi şimdi kabul etmeseydi Jian Chen bu üstünlüğü uzun süre devam ettiremeyebilirdi.
Arenada sessizlik hakim oldu. Herkes arenanın tepesindeki kişiye bakıyordu. Kimsenin ifadesi anlaşılır değildi. Kimse Jian Chen’in Aziz’i yeneceğini düşünmemişti. Dahası Jian Chen, neredeyse hiç yara almamıştı. Rakibi Aziz Gücü’nü kullanmamış olsa da böylesi bir farkı da kimse tahmin edemezdi.
Arenadan çıt çıkmıyordu, ortam o kadar sessizdi ki yere iğne düşse sesi duyulabilirdi. İki yüzün üzerinde insan vardı ama kimse ses çıkarmaya cesaret edemiyordu.
“Abi…”
Sessizliği Ka Di kardeşler bozdu. Yerde yatan abilerinin yanına koşarak geldiler.
Sonra birden herkes uğultuyla konuşmaya başladı. Arenanın etrafındaki herkes yüksek sesle şaşkınlık içinde muhabbet ediyordu.
“Rüya görmüyorum, 8. Seviye’deki bir öğrenci bir Aziz’i alt etmeyi başardı. Akademi tarihinde eşi görülmemiş bir olay…”
“Changyang Xiang Tian gerçekten 8. Seviye’de mi? 10. Seviye’nin zirvesindeki biri bile Aziz Seviyesi’ne ulaşmış birini yenemezdi…”
“Changyang Xiang Tian’in gücü kesinlikle 8. Seviye olamaz. Kim bilir, belki de çoktan Aziz Silahı’na gücünü yoğunlaştırmıştır. Yoksa nasıl son sınıf öğrencisi Aziz Seviyesi’ndeki Ka Di Yun’u yenebilirdi ki…”
“Belki de Changyang Xiang Tian kazanmak için adice bir yöntem kullanmıştır…”
Jian Chen hiçbir yoruma cevap verme gereği duymadı ve abisi Changyang Hu’nun yanına gitti. Şaşkınlık içinde olan abisine baktıktan sonra gülümsedi ve, “Abi, seni hayal kırıklığına uğratmadım. Kazandım.” dedi.
Changyang Hu bu sözleri duyunca biraz duygulandı ve kardeşini iki koluyla sardı. “Kardeşim, gerçekten inanılmazdın! Aziz seviyesindeki Ka Di Yun’u yenmeyi başardın. Abin olarak sana gerçekten hayran kaldım!”
Jian Chen mutlu bir şekilde gülümsedi sonra abisinin kollarından sıyrıldı. “Abi, burada konuşan çok insan var. Haydi, önce buradan çıkalım.”

Yorum Yap "CSG 23 - Yetenekle popüler olmak"