Tank Tarihi Günceli

CSG 18 - Canavar Çekirdeği Gelişim Desteği

Eylül 21, 2016

“Her ay bir tane Sınıf 1 Canavar Çekirdeği ve ayrıca kütüphanenin ilk beş katına girme hakkı mı verilecek?” Bai En’in sözlerini duyunca Jian Chen’in kalbi heyecanla çarpmaya başladı. Öğrenciler her ay bir canavar çekirdeği bile alamayabilirdi  ve kütüphane girişinin kısıtlanmamasını kim düşünebilirdi ki?


Madalyayı alan Jian Chen, abisi Changyang Hu’ya bu konuda soru sormayı çoktan planlamıştı bile. Üç veya dört gündür bu akademideydi ama zaten burada olduğu sürenin üç gününde de dövüş sanatları yarışması vardı. İlk gün bile gününün yarısını kendine ayırabildi; akademi hakkında bilgi edinmek için çok zamanı olmadı.


Jian Chen dövüş alanından ayrıldıktan sonra Tie Ta ve Tian Mu Xiong ödüllerini almak için ileriye yürüdüler. Tören bittikten sonra kalabalık çoktan dağılmaya başlamıştı.


“Gerçekten inanılmazsın! Yarışta birinciliği kazandın; babam bunu duyunca çok mutlu olacak.” Yatakhaneye doğru yürürken Changyang Hu, Jian Chen’le çene çalmaya devam etti.


Jian Chen konuşurken annesini anımsayarak gülümsemeye başladı.
Jian Chen içinden, “Eğer annem bunu öğrenseydi, eminim çok mutlu olurdu.” diye düşündü.


Changyang Hu ve Jian Chen bir çırpıda yatakhaneye gittiler ve Jian Chen’in odasına girdiler. Changyang Hu, Jian Chen’e sabırsızlıkla, “Hadi bana Sınıf 3 Canavar Çekirdeği’ni göster.” dedi.


Changyang Hu’nun heyecanlı tepkisine bakan Jian Chen gülümsedi ve canavar çekirdeğini özel kılıfından çıkarıp Changyang Hu’ya uzattı.


Changyang  Hu, çekirdeği aldı ve sanki bir hazineymiş gibi döndürerek etrafını inceledi. Hayranlıkla dilini şaklattı. “Gerçekten inanılmazsın, akademiye gelir gelmez Sınıf 3 Canavar Çekirdeği’ni aldın. Senin abin iki yıldan daha uzun süredir bu akademide ama Sınıf 2 Canavar Çekirdeği’ni alabildim. Dahası, para ödeyerek almak zorunda kaldım.”


Bunu duyan Jian Chen sadece kıkırdayarak, “Abi, senin onuncu seviyenin zirvesine ulaştığını ve yakında Aziz Seviyesi’ne geçeceğini duydum. Bu Sınıf  3 Canavar Çekirdeği’ni sen almalısın.” dedi. Jian Chen canavar çekirdeğini önemli bir şey olarak görmüyordu. Sınıf 3 Canavar Çekirdeği gelişim verimini arttırsa da Jian Chen’in buna hiç ihtiyacı yoktu.


Changyang Hu, Jian Chen’in sözlerine şaşırsa da hemen kendini toparladı ve geri verdi. “Hayır, olmaz. Bu Sınıf  3 Canavar Çekirdeği senin zorluklarla kazandığın bir şeydi. Abin böyle bir şeyi nasıl alabilir.”


Jian Chen elindeki çekirdeğe bakarak gülümsedi; abisinin bu hareketine hayran kaldı. En azından onun üçüncü kardeşi  Changyang Ke gibi olup yoluna engel olması konusunda endişelenmesine gerek kalmamıştı.  


Jian Chen bir kez daha çekirdeği abisinin eline tutuşturdu. “Abi, bu senin olsun.” Bu kez gerçekten kabul etmesini istedi.


“Kesinlikle hayır!” Changyang Hu tereddüt etmeden açık ve sert bir biçimde reddetti. Kardeşine geri verdi ve, “Bu canavar çekirdeğini sen kullanmalısın. Birinci sınıfların başkanı olduğun için bu senin ödülün. Kesinlikle abinin senden isteyebileceği bir şey değil.” dedi.


Abisinin bu kadar ısrarlı olduğunu gördüğü için Jian Chen çekirdeği geri aldı.
Daha sonra Jian Chen abisine akademiyle ilgili birkaç soru sormaya başladı.


Changyang Hu üç saat boyunca kardeşinin anlamadığı her kuralı açıkladı. Önce Kargath Akademisi Müdürü’nden başladı. Müdür soylu olmayan öğrencileri severdi. Soylu bir öğrenciyi alt sınıftan bir öğrenciye zorbalık ederken yakalarsa cezalandırırdı. Soylular arasında da büyük kavgalar olmadığı sürece görmezden gelirdi. Onun dışında da soyluları zaten hiç umursamazdı.


Ayrıca Kargath Akademisi’nde mezun olmak için Büyük Aziz Seviyesi’ne ulaşmak gerekiyordu. Mezun olanlar akademide kalmayı da seçebiliyordu veya Kargath Akademisi’nin önerisiyle bir krallığa sadakat yemini edip ordusuna katılabiliyordu. Yüksek potansiyele sahip olanlar da yine akademinin önerisiyle daha yüksek maaş alabiliyordu.


Akademide Aziz Seviyesi’nin altındakiler her ay gelişim yapmalarına yardımcı olan bir tane Sınıf 1 Canavar Çekirdeği alabilme şansına sahiplerdi.


Aziz Seviyesi’ndeki öğrenciler her ay bir tane Sınıf 2 Canavar Çekirdeği kazanabiliyordu. Ayrıca bu öğrenciler akademiden yirmi kilometre uzaklıktaki ormana gidip çekirdekleri için sihirli hayvanlar avlayabiliyordu. Orman büyük olmasa da yaklaşık on kilometrelik bir alan kaplıyordu. Ormandaki bütün sihirli hayvanları akademi serbest bırakmıştı. Saldırma güçleri çok düşüktü ve ciddi bir yaralanmaya sebep olmazlardı.


Kargath Akademisi, öğrencilerin dövüş sanatları hususunda, gerçek bir savaş durumunda alıştırma yapmaları için bu düşük seviyedeki sihirli hayvanları besliyordu.  Ayrıca sihirli hayvanlar vahşi doğaya  uyum sağlıyorlardı. Ormandaki birçok sihirli hayvan Sınıf 1’e bile yükselemiyorken en güçlüleri Sınıf 2’deydi. Ayrıca Sınıf 2’den bir sihirli hayvan ortaya çıktığında akademi, öğrencilerin yaralanmaması için ormana birkaç uzman gönderiyordu.


Orman üç bölüme ayrılmıştı: Birinci bölüm, Sınıf 1’e bile ulaşamayan vahşi hayvanlarla doluydu. İkinci bölüm, Sınıf 1’e ulaşan hayvanların yaşamını sürdürdüğü bir yerdi. Üçüncü bölümse, Sınıf 2’ye ulaşan sihirli hayvanlarla doluydu. Bütün bölümler kilitliydi ve diğer bölgelere kapalıydı. Bu yüzden de hayvanların ormandan kaçması söz konusu değildi.


Ayrıca akademinin yedi bölüme ayrılmış bir kütüphanesi vardı. Bilgilerle dolu sayısız kitap vardı içinde. Tarih kitaplarının yanı sıra birçok gizemli eğitim kitabı da bulunuyordu. Aziz Seviyesi’ne henüz ulaşmamış öğrenciler kütüphanenin sadece ilk iki katına girebiliyordu. Bir öğrenci Aziz Seviyesi’ne ulaştığında ve Aziz Gücü’nü, Aziz Silahı’na yoğunlaştırdığında üçüncü ve dördüncü seviyelere de giriş yapabiliyordu. Dördüncünün üstündeki seviyelere de sadece öğretmen ya da Büyük Aziz Seviyesi öğrenciler girebiliyordu.
……..
Changyang Hu, kardeşine okulla ilgili bilgileri anlatmayı bitirdiğinde çoktan gece yarısı olmuştu. Bu yüzden aceleyle kardeşinin odasından çıkıp kendi odasına gitti.


Bu sırada Kargath Akademisi’nin merkezinde bulunan kulenin en üst katında, müdür yardımcısı Bai En bir masanın önünde saygıyla bekliyordu. Bai En’in karşısında daha önce Jian Chen’in tanışmadığı müdür vardı.


Kargath Akademisi Müdürü uzun sakalını sıvazladı. Müdür yardımcısına her zamanki bakışını atarak, “Yarışmayı kazanan  birinci sınıftaki öğrencinin Changyang Xiang Tian adında bir çocuk olduğunu mu söylemiştin?” dedi. Ses tonunda şaşkınlık vardı.


Bai En kafasını salladı. “Evet, müdürüm. Changyang Xiang Tian’ın çok iyi olduğunu öğrendim. Aziz Gücü’nün sadece 8. Seviye’sinde ama şimdiden 9. Seviye’deki öğrencileri yenebiliyor. Hamleleri hem saldırgan hem de kıvrak ve çevik. Sahip olduğu seviyeyle eşleşmeyecek bir şekilde çok savaş deneyimi varmış gibi görünüyor. Cennet gücündeki bir vücuda sahip olan Tie Ta bile basit bir harekette Jian Chen’e karşı kaybetti, karşı atak yapamadı.”


Bu sözleri duyan müdür kaşlarını çattı ve, “Bai En söylediklerin gerçekten doğru mu? Changyang Xiang Tian o kadar iyi mi?” diye sordu.
Bai En kendinden emin bir ses tonuyla, “Müdürüm, söylediğim her şey doğru.” dedi.


Müdür yavaşça sandalyesinden kalktı ve fısıldadı. “Changyang Xiang Tian adlı çocuk Chang Bai’in dediğinden de daha büyük bir deha gibi görünüyor. Herhangi bir canavar çekirdeği veya cennet mücevheri kullanmamış ve yine de on beş yaşında 8. Seviye Aziz Gücü’ne ulaşabilmiş, çok şaşırtıcı bir başarı. Bir de çok sayıda savaş deneyiminin olduğunu düşünmek akıl almaz bir şey.” Müdürün ses tonunda bile şaşkınlık vardı.


Müdürün kendi kendine mırıldandığını gören Bai En şaşkınlıkla baktı. On beş yaşında 8. Seviye’ye ulaşmak için canavar çekirdeği veya cennet mücevheri kullanmamış olması Gesun Krallığı’nda yetenekli dehaların sahip olabileceği bir özellik olarak görülüyordu.


“Müdürüm, Changyang Xiang Tian’ın geleceği uçsuz bucaksız gibi görünüyor.” Bai En derin bir nefes aldı.


Müdür başını salladı. “Bu şekilde ilerleme göstermeye devam ederse bugün gösterdiği yeteneği kesinlikle daha çok gelişecektir. Sanırım sonunda Kargath Akademisi güçlü biriyle övünebilecek. Bu mükemmellik yolunda ölmediği sürece…”


“Tian Yuan topraklarının güçlü bir bireyine dönüştüğünde sadece Kargath Akademisi’ni meşhur etmekle kalmayacak, aynı zamanda Gesun Krallığımızın da ismini yüceltecektir. Çevremizdeki krallıklar gün geçtikçe daha güçlü hâle geliyor. Önümüzdeki on yıl içinde Gesun Krallığımızın hiç güçlü bireyi olmazsa er ya da geç çevre krallıklardan biri bize saldıracaktır.”


Bu sözleri duyan Bai En’in ifadesi ciddileşti. Gesun Krallığı ne çok büyüktü ne de çok küçük, ancak birçok çevre krallığı kıskandıran bereketleri topraklara sahipti.Gesun Krallığı’nın altı uzmanı olmasaydı çoktan çevre krallıklar saldırmıştı.


Bai En bir süre iyice düşündü ve, “Müdürüm, o zaman Sınıf 1 ve Sınıf 2 Canavar Çekirdekleri’ni Changyang Xiang Tian’a ücretsiz olarak verme konusunu düşünmeli miyiz? Böylece onunla ilişkilerimizi geliştirebiliriz.” dedi.
Müdür, bu öneriyi bir süre düşündü ve kafasını iki yana salladı. “Hayır, bu mümkün değil. Canavar çekirdeği gelişim verimini artırmak için kullanılsa da yanlış kullanıldığında yan etkileri de var. Changyang Xiang Tian şu anda çok genç. Onun canavar çekirdeklerine bağımlı hale gelmesine izin veremeyiz. Yoksa sonraki seviyelere ulaştığında temeli sağlam olmayacak ve gelişimini engelleyecektir. Bu yaşında kendini disiplin etmeye odaklanmalı, bu sayede temelden sağlam olacak ve savaşta başarısı artacaktır.”


“Evet müdürüm. Ne yapmamız gerektiğini anladım.” Bai En müdüre karşı gelmeye cesaret edemedi. Ayrıca müdürün söyledikleri de çok mantıklı geldi.
“Müdürüm, Tie Ta’yı nasıl idare etmeyi düşünüyorsunuz?”
Müdür bir süre düşünüp cevapladı. “Yarın sabah Tie Ta’yı getir. Eğer isterse özel öğrencim olarak alacağım.”
“Tamam efendim!”


Changyang Hu odadan çıktıktan sonra Jian Chen yatağında oturdu ve yeni öğrendiklerini bir süre düşündü. Daha sonra bağdaş kurdu ve eline Sınıf  3 Canavar Çekirdeği’ni alıp vücuduna çekirdeğin enerjisini çekmeye başladı.


Canavar çekirdeğinin içinde sihirli hayvan ruhu vardı. İçindeki enerji hem saftı hem de oldukça güçlüydü. Changyang Hu’nun söylediğine göre Jian Chen canavar çekirdeğini kavramaya başladığı an çekirdekten dışarı akan ve yavaşça vücuduna girecek olan uzun bir enerji hissedecekti.


Jian Chen enerjiyi vücuduna yönlendirmek için çekirdekten gelen akışı kontrol etti. Enerjiyi vücuduna aldıktan sonra Aziz Gücü’ne dönüştürdü ve sonra onu kendi iksir alanına doğru çekmeye başladı.


Canavar çekirdeği gerçekten gelişim verimini katlayarak artırıyordu. Normal gelişim verimiyle Yeryüzü Özü’nü yavaşça çekebiliyordu ve sonra kendi enerjisine dönüştürebiliyordu ama bu hız canavar çekirdeğinin hızıyla kıyaslanamazdı bile. Canavar çekirdeğinin ruhu hayvanın en saf  bölümüydü. Canavar çekirdeğinin enerjisi kullanıldığında gelişim hızı on katına çıkabilirdi. Bu sebeple, Sınıf 1 bile olsa canavar çekirdekleri oldukça pahalıydı.
Yerle gök arasında birçok ışık hüzmesi belirdi. Parlak kırmızı güneş, sıcak güneş ışınlarına güç göndererek gökyüzüne yükselmek için uğraşıyordu. Altın rengindeki güneş ışığı, on binlerce ışınıyla yeryüzünü aydınlattı. Sanki bütün yeryüzü altın bir halıyla kaplanmış gibiydi.


Aynı zamanda bağdaş kurmuş bir şekilde yatağında oturan Jian Chen yavaşça gözlerini açtı. Gözlerinde mutluluk ve dudaklarında hafif  bir gülümseme vardı. Dün gece birkaç günlük eğitim değerinde bir ilerleme kaydetmişti. Sihirli taşın içindeki gücü çekerek Jian Chen’in gelişim hızı on katına çıktı. Vücudundaki Aziz Gücü’nün bir ton arttığını hissedebiliyordu. Hesaplamasına göre yakında 9. Aziz Gücü Seviyesi’ne ulaşacaktı. Şimdiki hızına göre 9. Seviye’ye ulaşması sadece bir haftasını alacaktı.


Tabii ki bu sadece Jian Chen’in tahminiydi. Gerçekleri görmek için deneme yapması gerekiyordu.
Eğer Jian Chen’in gelişimden elde ettiği miktarın, on katına çıktığını diğerleri öğrenirse şaşkınlıktan perişan hale gelirlerdi. Sihirli taşın gelişim hızını artırdığı bilinse de normal şartlar altında on katına çıkarması beklenmezdi. Ortalama bir kişi sihirli taşı kullanınca gelişim hızı sadece iki veya üç katına çıkardı. Eğer kullanan kişi biraz daha güçlü biriyse gelişim hızı sadece altı veya yedi katına kadar artardı. Jian Chen’in gücünün Aziz Seviyesi’nde olmadığını da hesaba katınca, gelişim hızını on katına çıkarması kesinlikle korku verici bir adımdı.


Jian Chen, taşın rengi hiç değişmemesine rağmen uzun süredir avucunda tuttuğu sihirli taşa baktıktan sonra taşın etrafından bir halka eksildiğini açıkça görebiliyordu.

Odasından çıktıktan sonra hemen yemekhaneye gitti. Bu sabah yemekhanenin kahvaltısı biraz daha çeşitliydi. Bir bardak sihirli hayvan sütünün yanı sıra biraz da sihirli hayvan eti yedi ve tadı çok güzeldi. Daha önce Jian Chen hiç bu kadar lezzetli bir et yememişti.

Yorum Yap "CSG 18 - Canavar Çekirdeği Gelişim Desteği"