Tankların Tarihi Günceli

CD7.2 – İlahi Nimet İnişi

Eylül 20, 2016


Işık Tapınağının dokucuncu katı.

Linley buraya atıldıktan sonra unutulmuş gibiydi. Buraya gelen tek insan hergün yemeklerini getiren Kilise Mahkemesi’nin soğuk, acımasız mor cübbeli uygulayıcı(Executors)*lardı. Linley’in hem kolu hemde ayakları kırıktı, bu yüzden ellerini ve ayaklarını kullanmadan sadece başına hareket ettitererek yemekleri yiyebiliyordu.

Karanlık, kasvetli hücre içinde günler geçip gidiyordu.

Yaşam? Ya da Ölüm?

Linley hangisinin başına geleceğini bilmiyordu,ama Linley hayatta kalmak için  herhangi bir umut olduğu sürece kolayca vazgeçmeyekti.

Bu geçen günlerde, intikamını alırken neden işlerin istediği gibi gitmediği, başarısız olduğu hakkında kafa yoruyordu. Neredeyse herşey hesaplamalarına göre gitmişti ve hatta planına Clayde ‘nin büyülü yaratık refakatçisinin varlığını bile dahil etmişti. Ama Linley, Clayde’nin bir Saint-seviye sihirli bariyer büyüsü olmasını beklemiyordu.

Saint seviye bariyer büyüsü üretmek, gerçekten çok zor birşeydi ve çok nadirdi. Linley Clayde’nin üzerinde Saint-seviye bariyer büyüsü olmasına inanamamıştı.

Doehring Cowart bile söyledi. “Clayde’yi unut. Büyük bir ihtimal Işık Kilisesi Kardinallerinde bile Saint-seviye bariyer büyüsü yoktur. ”

Dragonform içinde Linley’in gücü  dokuzuncu seviye bir savaşçıya eş değer,ve Bebe’nin gücüyle birleşince Clayde şüphesiz ölmeliydi. Linley belki biraz intikamını alırken aceleci davranmış olabilirdi ama buna rağmen neredeyse %100 başarıyla sonuçlanması gerekiyordu. Kahretsin, o bariyer büyüsü Linley’in planını mahvetmişti.

“Kim düşünebildi ki  bunun gibi birinde Saint seviye bariyer büyüsünün olacağını!” Linley hala kabul edemiyordu.

O gerçekten sadece yapamıyordu.

Bu kış gecelerinin sıcaklığı şimdilerde çok ama çok soğuktu. Bu vakitlerde Fenlai şehrinin sokaklarında birkaç insan bulunmaktaydı. Bir siyah GölgeFaresi bir köşede dikiliyordu, ve uzaktan Işık Tapınağına bakıyordu. Küçük GölgeFare sadece  hareket etmeden ayakta oraya doğru bakıyordu.

Tüm gece boyunca küçük GölgeFare hala gözleri oradaydı. Hatta güneş doğduktan sonra bile devam etti.

O Işık Tapınağına girmeye cüret edemiyordu, çünkü Bebe çok iyi biliyordu ki Saint seviye savaşçılar bile oraya girmeye korkarlardı. Bu yüzden O, fare türü büyülü yaratık olarak, kaçması mümkün olmazdı. Eğer sonunda o da yakalansaydı, Linley’in sadece daha da fazla kalbi kırılmış olurdu.

“Patron, ben kesinlikle senin intikamını alacağım.”Bebe son bir kez Işık Tapınağına baktı ve sonra kayboldu.

Yirmi gün boyunca GölgeFaresi, Bebe patronun intikamını nasıl alacağını düşündü. Ama Bebe, Clayde’nin şimdi daha fazla tedbirli davrandığını keşfetti. Sadece büyücülere, birden fazla büyülü formasyonlar oluşturarak onu korumasını emretmedi, Clayde ayrıca Kaiser’in sürekli onun yanında kalmasını emretti. Bu yüzden küçük GölgeFarenin onu pusuya düşürmesi için herhangi bir şansı olacak gibi görünmüyordu.

Fakat Bebe çok sabırlıydı.

O bekleyecekti, sabırlı bir şekilde beklemeye devam edecekti. Clayde’nin gardını indireceği güne kadar bekleyecekti ve sonra Clayde’yi öldürerek Linley’in intikamını alacaktı.

Geceyarısı, 28 Aralık.

“Clank”

Linley’in bulunduğu hücrenin kapısı açıldı ve iki papaz yardımcısı hücreye girdi. Bunlar Kilise Mahkemesinin Uygulayıcıları gibi soğuk ve kötü görünmüyorlardı.

Onlar Linley’i sedyeye cok dikkatlice yerleştirdikten sonra sedyeyi taşımaya başladılar.

“Ne yapıyorsunuz?” Linley soğukça iki papaz yardımcısına baktı.

Linley’in geçmişte nasıl insanları katlettiklerini bildiklerinden bu ikisinin kalplerinde ona karşı bir korku vardı.

“Lord Linley, Kutsal İmparator sizin yaralarınızı tedavi etmek için hazırlanıyor.” Kadın papaz yardımcısı yumuşak bir sesle söyledi.

“Yaralarımı mı tedavi edecekmiş?”

Linley’in kalbi karıştı.”Gerçekten de Kutsal İmparator benim yaşamama izin verecek mi? ” Linley hiç birşey söylemedi, sessizliği korudu. İki papaz yardımcısının onu Işık Tapınağının üst katına kadar taşımasına izin verdi.

Sonunda Işık Tapınağının üst katına vardı. Şu anda bu kat neredeyse tamamiyle boştu. Odanın ortasında çok karmaşık görünen sekizgen bir büyü formasyonu vardı. Sekizgenin herbir köşesinde Sofular*  bulunmaktaydı.Sekizgenin ortasında ise süslü beyaz bir elbise giymiş Kutsal İmparator Heidens vardı.

ÇN: [* Sofu: Dinin buyruk ve yasaklarına bütünüyle uyan (kimse).]

Bu üst katın kenarlarında, üç Kardinal ve iki Vekil Yargıç ile birlikte altı Kilise Mahkemesinin Uygulayıcıları vardı.Bu insanların hepsi dokuzuncu seviye savaşçılardı. Bu kadar fazla dokuzuncu seviye savaşçıların burada olması Işık Kilisesinin ne kadar güçlü olduğunun bir göstergesiydi.

“İndirin onu. Siz gidebilirsiniz.” Guillermo konuştu.

“Evet.” iki papaz yardımcısı sesi bir şekilde nefes almaya bile cüret edemiyorlardı. Şu anda bu odanın içerisinde şaşırtıcı şekilde güçlü Sofular, gizemli Kilise Mahkemesinin Uygulayıcıları ve üç Kardinal ile iki Vekil Yargıç bulunmaktaydı.

Bunların hepsi çok önemli büyük figürlerdi.

Linley’in sedyesini indirdikten sonra, iki papaz yardımcısı hemen saygılı bir şekilde ayrıldı.

Sedyede yatarken, Linley odada bulunan insanları bakışlarıyla taradı.Linley kolayca  buradaki herbir kişinin mükemmel,şaşırtıcı bir güce sahip olduğunu söyleyebilirdi. ”Kutsal Efendimiz, ne yapmayı düşünüyorsunuz? ” Linley boğuk bir sesle sordu.

Heidens, Linley’e göz attı. Sakince gülerek, “Linley, her ne kadar büyük bir suç işlemiş olsan da Kilisenin iç görüşmelerinden sonra sana bir şans daha vermeye karar verdik. Şu anda biz ortak bir büyü üretmeye hazırlanıyoruz. Bu büyüyü senin yaralarının iyileşmesi için kullanacağız.”

Eğer Linley, Işık stili büyüye aşina olsaydı Heidens’in söyledikleriyle yaptıkları arasındaki farkı kolayca görebilirdi.

“Büyükbaba Doehring, Işık Tapınağı büyük bir şey planlıyor gibi görünüyor.” Linley zihinsel olarak konuştu.

“Dışarıda neler oluyor?” Doehring Cowart çok ihtiyatlı bir şekilde görünmedi hatta ruhsal gücünün ufak bir parçasını bile açığa çıkartmaya kalkışmadı.

Heidens, Saint seviyenin en yüksek aşamasında bulunan bir savaşçı. Eğer Doehring Cowart, Coiling Dragon yüzüğünü terk ederse, Heidens kesinlikle onu farkedecektir.

“Dışarıda yaklaşık yirmi kişi var, ve en güçsüzleri bile dokuzuncu seviye savaşçı. Sekiz Sofu ve Heidens sekizgen büyülü formasyonun içinde bulunmaktalar. ” Linley bildirdi.

Doehring Cowart, Linley’e oranla çok daha tecrübeye sahip. ”Linley, eğer bunlar senin iyileşmeni isteseydi, Saint seviye savaşçı sadece  Lifelight* büyüsünü kullanarak seni tamamen iyileştirebilirdi. Bunların hiçbirine gerek yoktu. Bence bunlar Işık Hükümdarının ilahi enerjisini çağırmayı planlıyorlar.”

Birden fazla Işık’ın Hükümdarı vardı.

Ama Radiant Hükümdarı bunlar içindeki en güçlüsüydü.

“Hükümdarın gücünü mü çağırıyorlar?” Linley çok büyük bir şok geçirdi. ” Hükümdarın gücünü bana karşı kullanmaya mı çalışıyorlar? Ne yapmaya çalışıyorlar?”

“Ben de emin değilim.”

Doehring Cowart’ın çağınında hem Işık Kilisesi hem de Gölgeler Tarikatı oldukça küçük ve zayıftılar. Pouant İmparatorluğunda bulunan iki dinden başka birşey değildiler. O zamanlarda Işık Kilisesi’nin  çok az uzmanları vardı, bugün yaptıkları şeyleri yapamazlardı.

“Kutsal Efendimiz. Zamanı geldi.” Guillermo saygılı bir şekilde söyledi.

Heidens başını yukarıya kaldırdı, gökyüzüne bakarak başını salladı.

“Hadi başlayalım.” Heidens sakince söyledi.

Sekizgenin kenarlarında bulunan sekiz Sofunun vücudundan beyaz bir ışık sızmaya başladı ve  son derece yoğun dalgaya neden oldu.Bu dalga sekizgenin kenarlarından büyülü formasyonun ortasına doğru ilerledi. Tüm büyülü formasyon aniden daha bir parlak oldu. Heidens’in önünde altın bir kutsal yazıt göründü  ve o sırada Heidens yavaşça altın ışığı yaymaya başladı.

Heidens yazıtın ilk sayfasını açtı.

“Lord, bize herşeyi veren sensin.” Heidens usulca söyledi, ama onun sesi burada bulunan herkesin bir gök gürültemesi gibi kalbini çınlattı. Aynı zamanda kutsal yazıttan gelen parlaklık daha da arttı ve büyülü formasyon içindeki kutsal beyaz ışığın miktarıda çok büyük bir oranda arttı.

Işığın iki hattı birleşti.

“Crackle, crackle.”

Birleşen ışık düzgün bir hat şeklinde Işık Kilisesinden gökyüzüne doğru giderek karanlık geceyi aydınlattı. Fenlai şehrindeki herkes altın ışık ile kaplanmış olan kutsal beyaz ışığı net bir şekilde görebiliyordu.

Işık Tapınağının en üst katı içerisinde.

Heidens birden döndü ve Linley’e baktı. Linley anında olaganüstü bir gücün kendisini kaldırdığını hissetti.Bu güç onu yavaşça havaya kaldırmaya devam etti  ve Linley’i büyülü formasyonun ortasına, Heidens’in tam üzerine kadar getirdi.

“Lord, bu dünyadaki insanları sev ve bizden merhametini esirgeme, karşılığında biz sana iman edeceğiz.”

Heidens başını kaldırdı, yüzünden daha öncekilerle kıyaslanamayacak bir ışıltı yayıldı.

“Rumble”

Işık Tapınağının üzerindeki hava  titremeye başladı. Beyaz ışıkla kaplanmış bir bulut Işık Tapınağının üzerine geldi. Bu bulut, Tapınağı kaplayacak kadar oldukça büyüktü. Fenlai şehrinde yaşayan çoğu insan bunu farketti.

“Eğer birisi sana ihanet ederse, Lord, onların herşeyini alacaktır. Ama iman edenlerse, Lordumuzun cömertliğini ve sevgisini alacaktır. ” Heidens kutsal yazıtın sonraki sayfasını çevirdi. ”Boom!”

Dünya sallandı. Işık Tapınağının üzerindeki hava ve gecenin karanlığı, ışık bulutunun aşırı dereceki parlaklığı nedeniyle paramparça oldu. Işık bulutunun merkezinde bir çatlak oluştu ve bu çatlaktan yüksek hızla beyaz bir ışık düz bir hat üzerinde aşağıya dogru ilerledi.

“ Swish!”

Bu düz hat şeklindeki beyaz ışık, görkemli bir aurasının olması, herkesin kalbine korku saldı. Bu ışık sonunda büyülü formasyonun üstündeki havada asılı olan Linley’in üzerine indi.

Işık Tapınağının en üst katı içerisinde.

Heidens, sekiz Sofu, üç Kardinal, iki Papaz ve altı özel Uygulayıcıların hepsi kafalarını kaldırdı ve Linley’e baktı. Bu ışıktan sızan görkemli güç Heiden’in bile kalbini korkuyla doldurmuştu.

Her ne kadar ilahi gücün ufak bir kısmı olsa da, bu güç direk Işık Hükümdarının kendisinden geliyordu.

Beyaz ışık Linley’in vücuduna girdi ve  Linley’in bütün vücudunda ışık yayılmaya başladı. Aynı zamanda Linley’in vücudundaki yaralar inanılmaz bir şekilde iyileşmeye başladı. Göz açıp kapanıncaya kadar Linley’in vücudundaki kırılmış kemikler ve yaraların hepsi iyileşti ve fiziksel durumu daha önce olmadığı kadar mükemmel hale geldi.

“Ah!”

Linley’in ruhu inledi. Işık hüzmesinin Linley’in vücuduna girdiğinde meydana gelen iyileşmeler sadece yan etkisiydi, Işık hüzmesinin ana hedefi Linley!in ruhuydu. Açıkca ışık hüzmesi sadece Linley’in ruhunun derinliklerine gitmek ve onunla birleşmek istiyordu.

İlahi güç bir kere Linley’in ruhuyla birleştiği zaman Linley bir daha asla Işık Hükümdarı’nın kontrolünden kurtulamayacaktı ve sonsuza kadar ona sadık olarak kalacaktı.

Ama tam bu olaylar olduğu sırada…

Linley’in parmağında bulunan Coiling Dragon yüzüğünden eşsiz bir güçlü kuvvet aniden yükseldi. Linley’in vücudunun içinden geçti ve onun beynine doğru yüksek hızda ilerledi. Bu korkuç güçlü kuvvet, Linley’in vücudunda bulunan ilahi gücü sardı ve onu hızlıca yutmaya ve yok etmeye başladı.

Sonra bu eşsiz güçlü kuvvet bir kere daha Linley’in vücudunda gezdi ve tekrardan Coiling Dragon yüzüğüne geri girdi.

“Büyükbaba Doehring, Neler oluyor? ” Linley telaşlı bir şekilde sordu.

“Hiçbir fikrim yok. O kuvvet Coiling Dragon yüzüğünün kendisine ait.  O kuvvet korkunç derecede güçlüydü. Bu korkunç…korkunç…korkunç derece güçlüydü.” Doehring Cowart şok olmuştu ve korkunç kelimesi üç defa söyleyecek kadar gergindi.

Doehring Cowart, Coiling Dragon yüzüğünü beş bin yıl önce ele geçirmişti ama yüzüğün içerisinde bu kadar eşsiz bir kuvvet olacağını asla tahmin etmemişti.

Doehring Cowart çok emindi ki bu güç eğer birisine saldırmak için kullanılırsa karşısında on tane Heidens gibi  en yüksek aşamada olan Saint seviye savaşçı olsa da, göz açıp kapayıcaya kadar onları yok edebilirdi.

“Bu güç patlaması nereden geldi ve bu neydi? Ben bile Coiling Dragon yüzüğünün ustası ve sahibi olarak onu algılayamadım ve kontrol edemedim.” Linley çok iyi biliyorduki bu gücü çok kolayca kullanamayacaktı. Geçmişte Doehring Cowart bin yılı geçkin bu yüzüğün sahibiydi ama o bile bu güç patlamasını hiç keşfedememişti.

Bu olaylar olurken…

Işık Tapınağının üst katında bulunan herkes afallamıştı. Kutsal İmparator Heidens, sekiz Sofu, üç kardinal, iki Vekil Yargıç ve altı Uygulayıcıların hepsi gözlerine inanamıyordu.Hepsi söyleyebilirdi ki Linley’in vücudunda İlahi Vaftiz olduğunu gösteren en ufak bir ipucu bile yoktu. Işık Mührü bile Linley’in alnında oluşmamıştı.

“Bu nasıl mümkün olabilir? Başarısız mı oldu?” Heidens, Linley’e baktı ve buz kesildi.

Yorum Yap "CD7.2 – İlahi Nimet İnişi"