Otto Von Bismark Günceli

CD7.15 – Eflatun Alev Savaşçıları Klanı

Eylül 20, 2016


Gök mavisi bir büyücü cübbesi ve bir büyücünün elinde.



Şimdi sokaklarda yürürken onu nasıl giyebilirdi ki ?



O bu yürüyüşteyken,Bebe hala Keyan Yolu’nun arkasında olan küçük avludaydı.Linley’in talimatlarına göre Bebe,Clayde’nin görünüşünü bir defa görünce hemen Linley’e söyleyecekti.Linley ve Bebe’ye ruh bağlantısı verilmişti,ne kadar uzak ve ayrı olmalarının bir önemi yoktu.Her anlamda bir diğerinin düşünceleri anlaması mümkün olacaktı.



Bugün,Linley bu geziyi ‘ağır kılıç’ uğruna yapmıştı.



‘’Hmm ?’’ Linley yakınlarındaki silah dükkanını farketti ve hemen içeri girdi.



Bu silah dükkanının işleri oldukça ortalamaydı.Burda sadece çeşitli silahları inceleyen iki tane müşteri vardı.Linley tezgaha doğru gitti ve sakince sordu.’’Hess Şehri’nin içinde,en iyi demirci kim ?’’



Dükkanın tezgahtarı Linley’e baktı.Onun büyücü olduğunu fark etti,tezgahçı hemen nazikçe söyledi.’’Asilzade Büyücü,dükkanımızın demirci ustası,çok yüksek becerilere sahiptir.Yapamayacağı silah yoktur.’’



‘’Benim sorum,Hess Şehi içindeki en iyi demirci kim ?.Linley’in yüzü soğuğa döndü.’’Eğer sözde demirci ustanızın ihtiyacım olan silahı üretmeye gücü yetmezse,dükkanınızı enkaza çevirdiğim için beni suçlama.’’



Tezgahtar Linley’in sözleriyle korktu.Biraz önce,bir müşteri kazanmayı denemişti,ama şimdi ortaya herhangi bir aceleci iddia koyacak cesareti kalmamıştı.’’Asilzade Büyücü,Hess Şehri’nin en iyi demircisi,Hess Şehri’nin batısında bulunur.İsmi Usta Corby,ve onun silah dükkanı Radyant Kilisesi’ne oldukça yakındır.’’



‘’Corby ?’’ Linley bu ismi ezberledi ve hemen dükkandan ayrıldı.



‘’Ama Asilzade Büyücü.’’Tezgahtar kısık bir sesle söyledi.



‘’Hmm ? ‘’ Linley’in başı tezgahtara bakacak şekilde döndü,ne diyeceğini merak ediyordu.



Tezgahtar saygılı bir sesle söyledi.’’Asilzade Büyücü,eğer güzel bir büyülü eşyaya sahip olmak istiyorsanız,büyülü eşya dükkanına gitmelisiniz.’’Tezgahtarın gözlerinin içinde,karşısındaki çok garip bir büyücüydü,istediği sadece bir silah değil,üstüne usta demircinin yaptığı bir silahtı.



Büyülü eşya/asa bir büyücünün silahıdır.



Ve başka bir büyülü eşya üretmek için,yüksek bir simya gerekir.



Linley’in dudakları,yukarı doğru gülümseyerek kavislendi ve dükkandan ayrıldı.



Yarım saat sonra,Linley şehrin batı kısmındaki Radyant Kilesesi’nin yakınına vardı.Linley’in araştırmalarının merkezi,Radyant Kilisesi’nin Kutsal İmparatoru ve diğer aziz seviye bir savaşçının Hess Şehri’ne henüz varıp varamadığıydı.Güya yalnızca bir kardinal buraya varmıştı,ama Hess Krallığı’nın öncekine göre daha iyi bir yardımcı hükümdardı,o sınırda askerlerle beraber ikamet ediyordu.



Radyant Kilisesi’nin aziz seviye savaşçılarından oluşan grubu nereye gitti,kimse bilmiyordu.



‘’Ben gerçekten şu Mountain Range’nin (gençler burayı çevirince direk dağ oluyo ondan böyle yazmak daha mantıklı :D) ve büyülü yaratıkların şu ‘kral’ının o birkaç aziz seviye savaşçıyı öldürdüğünü umuyorum’’Linley gizlice kendi kendine söyledi.Kutsal İmparator Heidens,Linley’in üzerinde İlahi Vaftiz’i kullanmıştı.Linley onun kesin olarak ne olduğunu bilmemesine rağmen,ilahi gücün ruhuyla birleşecek bir şey olduğunu biliyordu.



Onun ruhuyla.



Bu bir insanın en önemli şeyiydi.Linley’e göre bunun Heidens için iyi bir şey olduğu belliydi.



‘’Hess Şehri’nin içinde şu sözde bir numaralı demircinin dükkanı nerede ?’’ Linley silah dükkanına baktı.Dükkan on metre uzunluğundaydı ve her kapının arkasında dövmeleri olan,nöbet tutan iki tane yapılı güçlü savaşçı vardı,silahları da ellerindeydi.



Silah dükkanı gerçekten etkileyici görünüyordu.Açıkça,bu dükkan Linley’in gittiği bir önceki dükkandan daha iyiydi.



Silah dükkanına girince,Linley görevli olan güzel,genç bir kadını gördü.Kadının gözleri Linley’in nasıl giyindiğini görünce alev aldı ve kibarca söyledi.’’Asil Büyücü,arzu ettiğiniz silahın çeşidi nedir ? Gelin benimle,sahip olduğumuz tüm ince kılıç çeşitlerini size göstereyim.’’



Linley boyun eğerek/vazgeçerek güldü.



Bu kadın bir büyücünün ince kılıçtan başka bir şey istemeyeceğini düşünüyor gibi görünüyordu.



‘’Usta Corby’nin burada olduğunu duydum ?’’ Linley kadına direk söyledi.



Görevli kafa salladı.’’Evet Corby Usta burada baş demircidir,ve kesinlikle tüm Hess Şehi’ndeki demircilerin bir numarasıdır.Hiçbir zaman Corby Usta’nın yapmaktan aciz olduğu bir silahı duymadım’’.



‘’Oh? Corby Usta ortaya çıktığında dilerim benim için de bir silah yapar’’Linley hemen söyledi.



‘’Ortaya…Corby Usta’nın ortaya çıkması mı ?’’Görevli çok garip bir şekilde güldü.’’Asil Büyücü,Corby Usta hiçbir zaman bir müşteriyle görüşmek için ortaya çıkmaz.Eğer onunla görüşmeyi dilersen,gidip onu kendin bulmalısın.Ve…Eğer Corby Usta ile görüşmek istiyorsan biraz para harcaman gerek,aksi halde Corby Usta seninle görüşmez.’’



Linley şimdi adamın gerçekten havaya girdiğini itiraf etmek zoruna kaldı.



‘’İyi,onunla görüşmek için kaç altın vermeliyim ?’’Linley direk sordu.



‘’Fazla değil.Elli altın sikke.’’Görevli söyledi.



Elli altın sikke zengin klanların üyeleri için hiçbir şey değildi,ama halktan birinin bir yada iki yıl boyunca yaşaması için yeterliydi.



‘’Elli mi ?’’.Linley elbisesinden bir altın sikke torbası çıkardı.Bu torba,yüz parça altın içeriyordu.Linley ellisini boşalttı ve talimatı verdi ‘’Yolu göster.’’Linley üzerinde genellikle sadece yüz altın sikke taşırdı.Ne de olsa onun büyülü kartları vardı.Eğer daha fazlasına ihtiyacı olursa,onlardan çekebilirdi.



‘’Evet,asil büyücü.’’ Görevli son derece mutluydu.



———————————



Beş dakika sonra,görevlinin rehberliğinde,Linley düz görünümlü bir konuta ulaştı.Buradaki koruma,açıkça görevlinin tanıdığıydı,girmelerine hemen izin verdi.



Linley Usta Corby’i gördüğünde,adam koltuğuna uzanmış çayını yudumluyordu.Corby’nin saçının tamamı beyazlamıştı,ama vücudu,güçlü ve şişkin kaslarını gösterip hala güçlü bir savaşçı olduğunu gösteriyordu.



Çoğu demirci çok güçlü savaşçılardan oluşuyordu.



‘’Usta Corby,bu büyücü sizinle görüşmeyi arzuluyor.’’Görevli saygıyla söyledi.



Adam Linley’e baktı ve güldü.’’Delikanlı,fiyatım oldukça yüksektir.Eğer senin için silah yapmamı istiyorsan bu sana en azından on bin altın sikkeye patlar.’’



Linley Usta Corby’nin güç levelini yaklaşık olarak duyumladı.



O yedinci seviye bir savaşçı değilse,ozaman sekizinci seviye biriydi.



‘’Tamam.’’ Linley kafa salladı.’’Ama bu silahta özel materyaller kullanılacak.Diğer insanlar burayı boşaltabilir mi ?’’



‘’Tabii ki.’’ Usta Corby hizmetçilere kafa salladı.Hepsi odadan çıktı.



Usta Corby Linley’e baktı.’’Delikanlı,getirdiğin özel materyaller neler ?’’



‘’Adamantine.’’Linley direk söyledi.



Önceleri koltuğunda tembelce oturan,Usta Corby,yıldırım çarpmış gibi ayağa fırladı.Linley’e şaşkınlıkla baktı.’’Ne dedin sen ? Adamantine ? Doğru mu duydum ?’’ Adamantine sadece efsanelerde görülen bir materyaldi.Corby,demircilik hayatında onlardan bir tane bile görmemişti.



‘’Doğru.Adamantine ile bir silah oluşturmak niyetindeyim.Bunu yapabilecek kadar yetenekli misin ?’’ Linley Usta Corby’e doğru umutla baktı.



Usta Corby bir anlığına duraksadı.Sonunda,içini çekti ve söyledi.’’Delikanlı,doğrusu adamantineyi işleyecek kadar demircilik yeteneğine sahip değilim.’’Bu kelimeleri duyunca,Linley hayal kırıklığına uğramaktan kendini alamadı.



‘’Delikanlı,sen…sen adamantineyi bana gösterebilir misin ?’’ Corby biraz garipçe söyledi.



Linley gözlerinin içinden usta bir demirci olan Corby’nin adamantineyi görmeyi arzuladığını anladı.Hemen adamantineyi çantasından çıkardı ve Usta Corby’nin ellerine bıraktı.Bu bin poundluk adamantine parçası Linley’e göre ağırlığını yansıtmıyordu.



Bunu hazırlıksızca kabul eden Corby,elinin aşağı çökmesine engel olamadı.



‘’Bu gerçekten ağır.’’ Corby Usta elini düzeltti ve onu kolayca kaldırdı.



Ama Usta Corby Linley’e hala şaşkın bir şekilde bakıyordu.Bu ağır adamantine parçasını kolayca kaldırması,onun en azından bir altıncı seviye savaşçı olması demekti.



‘’Adamantine.Bunu gördüğüm için çok memnunum.’’Corby adamantineye sevgiyle baktı.Ama sonunda Linley’e döndü.Gerçekte,Corby bunun için bir nebze hırs ve açgözlülük hissetmişti,ama Linley’in bunu ona sıradan bir şekilde eline bırakması demek,onu geri alacağına dair bir endişesi olmaması ve onu almaktan aciz olmaması demekti.(ÇN : Keşke bir çalmayı deneseydin :)) )



Dahası,aynı zamanda Corby’nin, bu adamantine parçasını işlemek için yeterince demircilik yeteneği yoktu.



‘’Usta Corby,bu adamantineyi işleyecek kadar yetenekli olan birini biliyor musunuz ?’’ Linley sordu.



Corby bir anlık duraksadı.’’Bildiğime göre,Radyant Kilise’si uzman demircilere sahip.Radyant Kilise’si uzun bir tarihe sahiptir ve bu adamantineyi işlemek için yeterli tekniklere sahip olmalılar.Umuyorum ki bu uzman demirciler Dört Büyük Krallık’ta olmalı ve Gölgeler Tarikatı böyle tekniklerin hepsine sahip olmalılar.’’



Linley kafa salladı.



‘’Öyleyse görüşürüz.’’Linley ordan ayrıldı.Biraz hayal kırıklığı vardı.



Linley başta adamantinenin kolayca eritilmediğini ve işlenmediğini biliyordu.Bu yüzden biraz zihinsel olarak hazırlık yapmıştı.Bu yerden çıkınca,ikamet ettiği yere doğru gidiyordu.Ama yolun yarısında,aniden tanıdık bir ses duydu.



‘’Üçüncü Kardeş.’’



Linley hemen bakmak için kafasını çevirdi.



Yale,George,ve Reynolds arkasından şaşkınlıkla ona bakıyorlardı.(ÇN : Oh be tayfa toplandı 😀 )



‘’Patron Yale,İkinci Kardeş,Dördüncü Kardeş.’’Linley hemen heyecanla koştu.Sevgili kardeşleriyle burada karşılaşmayı beklemiyordu.Yale’nin daveti altında,kardeşleriyle Dawson Holdingleri Genel Müdürlüğünde yemek yemeye gitmeye karar verdi.



Burası tamamen gözlerden uzak bir mekandı.



Linley,Yale,George ve Reynolds mutlu bir şekilde son olaylarla ilgili birbirlerine hikaye anlatıyorlardı.



Reynolds sorar gibi söyledi.’’Üçüncü Kardeş,adamantine mi dedin ? Adamantine de nedir ?’’



Ne Yale,ne George,ne de Reynolds hiçbiri daha önce adamantine diye bir şeyi duymamışlardı.



Adamantine basitçe çok nadir ve çok değerliydi.



‘’Linley,son zamanlarda buluşma fırsatını çok zor buluyoruz.Sadece bugünlüğüne senin gibi bir dahiyle sohbet imkanı varmı ? Monroe Dawson ana salondan buraya doğru yürüdü.Büyük karnını tutarak güldü.’’Hey,biraz önce adamantine mi dedin ?’’



Linley kafa salladı.’’ Lord Chairman,biraz adamantine kazanmayı becerdim.Bunu bir silah yapmakta kullanmayı planlıyorum.Ama bunu silah yapmak için gücü yetecek bir demirci bulamadım.’’



‘’Oh.’’



Bu Monroe Dawson ne çeşit bir insandı ? Adamantineyi nerden biliyordu ? ‘’Beni gerçekten başkan diye mi çağırdın ? Sen ve Yale gerçekten kardeş gibisiniz.Beni sadece amca olarak çağır.Sen adamantineyi işlemek için bir demirciye ihtiyacın olduğunu söylüyorsun değil mi ? Ben bir tane biliyorum.’’



Linley aslında bunları duyması üzerine çok heyecanlı hissetmemişti.



Çünkü bu kişiyi Monroe Dawson biliyorsa,büyük ihtimalle bu kişi Hess Şehri’nde değildi.



‘’Amca Monroe,bu demirci kim ?’’ Linley sordu.



Monroe Dawson sırıttı.’’Bu demirci Usta Vincente,Hyde Klanının lideri.’’



‘’Vincente ?” Linley biraz meraklıydı.



Aniden,Linley başladı.’’Monroe Amca,hangi klan aitti dedin ?’’



‘’Hyde Klanı’’ Monroe Dawson bir kıkırdamayla birlikte tekrar etti.



Linley kitapta okuduklarının tamamını geri hatırladı.Dört Yüce Savaşçı’da tanıtılmıştı.



Tek parça içinde yer alan klan isimleri Dört Yüce Savaşçı’nın isimleriydi.Eflatun Alevi Savaşçılar Klanı…Hyde Klanı’ydı! Ancak…’Hyde ismine sahip birden çok klan vardı ve bu klanın Eflatun Alevi Savaşçılar Klanı olmak zorunda değildi.



‘’Onları düşündün mü ? Haha,doğru.Hyde Klanı senin Baruch Klanın gibi.O klan da Yüce Savaşçılar’dan.Kutsal Birlik’in Hanmu Krallığı’nda,küçük bir şehirde yaşıyorlar.Afetten sonra,Hess Şehri’ne kaçtılar”.(ÇN : Linley’in de ekmeğine yağ sürdüler :D) Monroe Dawson gülerek söyledi.



‘’Hess Şehri’ne mi ?’’ Linley şaşırdı.



‘’Ve benim mekanımın hemen ilerisinde yaşıyorlar.Şahsen onları buraya koymak için düzenlemeler yaptım.’’Monroe Dawson devam etti. (ÇN : 2x yağ sürdüler :D)



Linley Monroe Dawson’a şaşırmış bir şekilde baktı.



Gerçekte,Monroe Dawson adamantineyi işleyecek yeteneğe sahip olan sadece birkaç insan olduğunu biliyordu.Dawson Holdingleri’nin demircileri sarsılamaz bir işleme yeteneğine sahipti.Ama Monroe Dawson biliyordu ki şuan bunlardan hiçbiri Hess Şehri’nde değildi.Bundan dolayı,Monroe Dawson sadece bir kişiden bahsetmişti.



(ÇN : Monroe Dawson yazmaktan için dışıma çıktı lan 😀 )

Yorum Yap "CD7.15 – Eflatun Alev Savaşçıları Klanı"