Otto Von Bismark Günceli

CD7.13 – Toplu Hazine

Eylül 20, 2016


“Prens Shaq, önceki destekleriniz için tekrar teşekkür ederim.” Prens Louis bir gülümsemeyle söyledi.

Shaq’ın yüzü hemen serte döndü. Mutsuzca dedi ki, “Prens Louis, ne bu acele ? Şuan bu yerin etrafı büyülü yaratıklarla kaplı ve sadece 7 adama sahipsin. Eğer yolda daha fazla büyülü yaratıklarla karşılaşırsan bu çok tehlikeli olur. Bizimle gel. Güçlerimizi birleştirirsek güvende olacağız.“

Prens Louis aceleyle söyledi,”Prens Shaq, hayır…“

“Reddetme. Aksi halde sinirleneceğim.” Shaq sert ve sinirli bir ifadeyle söyledi.

Prens Louis çok garip bir şekilde baktı. Ama kalbinin içinde, öfkeliydi. O, Prens Louis, aptal değildi. Astlarının, ölmüşleri erkenden torbalara doldurmasının şüphe uyandırdığını biliyordu.

Bu doğruydu.

Astlarının torbaları, Hanmu Krallığı’nın toplu hazinelerini içeriyordu.Kraliyet klanı Hanmu binlerce yıldır var olmaktaydı. Kraliyet Klanı Fenlai kadar uzun bir tarihe sahip olmasalar da,hala aşırı derecede şaşırtıcı,çılgınca bir servete ve toplu hazineye sahiplerdi.Ancak, onlar hiçbir mekanlar arası yüzüğe sahip değillerdi, bu yüzden hazineleri beraberlerinde taşımak zorundalardı.

Aslında, bu kaoslu dönemde, Fenlai ve Hanmu’daki çeşitli asil klanlar, değerli eşyalarını ve büyülü kristallerini atıp kaçmıştı.Tüm kıtada, mekanlar arası yüzüne sahip olan insan sayısı çok azdı.Böylesine güçlü olan Proulx Galerisi bile sadece bir taneye sahipti,oda Yönetici Direktör Maia’da idi.

“Bu Shaq’ın niyetleri tamamen çok kötü.” Louis son derece endişeliydi.

Reddetmek istiyordu,ama Shaq’ın onu gerçekten düşüreceğinden (öldüreceğinden) korkuyordu.

Savaşçı, yanından Prens Louis’i dürttü ve ileri doğru adım attı.Bu kişi Louis’in eğitmeniydi.”Prens Shaq bu kadar samimi,bizde onun takımının yanında seyahat etmeliyiz.Sadece size sorun olduğumuz için özür dilerim Prens Shaq.“

“Sorun yok.Haha,hadi beraber gidelim.”Shaq sesli bir şekilde güldü.

Sadece görünüşüne göre bakılırsa,bu iki metrelik,iri yarı adam aptal bir hödüğe benziyordu.Ama Kraliyet Klanı’nda büyümüş bu adam, Prens Shaq, nasıl gerçekten bir aptal olabilirdi ? O da, diğer partilerin ne düşündüğünü tahmin edebilirdi.Yine de, herkesin kuzeye kaçmasına sebep oldu.

“Patron,bu atmosfer gerçekten tuhaf görünüyor.” Bebe zihin yoluyla Linley’e söyledi.

Linley içinden güldü.Bu Prens Louis’in Prens Shaq’ı çok fazla gücendirmeye cesareti yoktu,ama Prens Shaq’ın ona karşı olacak bir hareketini önlemek için dikkatliydi.Doğal olarak,bu sefer oldukça…özel hale geldi.İkisini izleyen Linley, neler olduğunu gayet iyi biliyordu.

Prens Louis ile konuşma bittikten sonra,Prens Shaq yanından Linley’e doğru ayrıldı.Prens Shaq kısık bir sesle söyledi,“Lord Linley,gördünüz mü?”

Gördüm mü ? Neyi gördüm mü? Linley Shaq’a baktı.(ÇN : çakal bu Linley varya tam çakal :D)

Etrafta Prens Louis’e yakın biri olmadığından emin olduktan sonra,Prens Shaq sessiz bir sesle,”Kraliyet Klanı Hanmu kaçtı.Onlar kesinlikle binyıllardır  birikmiş olan toplu hazinelerini de aldılar.Benim görüşüme göre,bu savaşçıların çantaları onların hazineleri ile dolu.”Linley, Dört İmparatorluğun içinde,Altın Banka’nın varlığının,büyülü kristal kartlarını oldukça popüler yaptığını biliyordu.

Tüm büyük klanlar ve krallık klanları büyülü kristal kartlarını kullanıyordu.Bu klanların şaşırtıcı derecede yüzlerce milyon altınlık hazineleri, büyük hazineleri anlaşmalı değildi.Örneğin, onlar kaçarken, Mavikalp Otu gibi şeyleri getirmemekten rahatsız değillerdi.Bu durumda 100.000 altın sikkenin herhangi bir değeri yoktu.


Tek düşünebildikleri,alabildikleri en önemli hazineleri,değeri milyon altın sikkeyi aşan,büyülü 9.seviye yada aziz seviye büyülü yaratıkların büyülü özleriydi.Yada belki bu hazineler madenlerdi,yada ilahi eserler…

“Lord Linley, bize yardım etmekte gönüllü olursanız,hazineleri ele geçirdiğimizde,doğal olarak sizinle de paylaşırız.Ne dersin? Benim görüşüme göre,bu hazinelerde en azından birkaç milyon altın sikke olmak zorunda.”Shaq sessiz bir sesle söyledi

Shaq gayet iyi biliyordu ki kraliyet klanının çok şaşırtıcı bir miktarda serveti vardı.Çünkü onun ellerinde 500 milyon altın sikke içeren büyülü kristal kartları vardı.

Hanmu da Fenlai’den aşağı kalmıyordu.Büyük ihtimalle aynı derecede şaşırtıcı birikmiş servetleri vardı.Nasıl olur da toplu hazineleri böyle düşük kalitede taşırlardı ?

“İyi.”Linley kafa salladı.“Planını harekete geçirirken bana da haber ver.”

Bunu duyunca,Shaq son derece heyecanlandı.
Büyücü onları kaçarken engellerdi.Savaşa girdiklerinde güçleri şaşırtıcı oluyordu.Linley 7. seviye bir dual-element büyücüsüydü.Rakipleri hazır değilken yakalarsa,büyük ihtimal yarısını tek başına öldürebilirdi.

Linley dikkatlice Prens Louis’in yanındaki yedi adamı kontrol etti.Şimdi 5 çanta taşıyorlardı.Bu belirli…

“Hmm?“



Linley arkasından orta yaşlı bir adamın atından gelen sesi fark etti,bu ses özellikle yüksekti.İlave olarak,bu at diğer atlardan daha yorgun görünüyordu.Daha da önemlisi,bu orta yaşlı adamın yanında koşan bir başka ata daha sahipti.Kendisi için iki atı vardı!



Açıkça,adamın sık sık atını değiştirmesi gerekiyordu.



Bu iki at iyi atlar.Hatta eğer üç yada dört kişiyi taşıyor olsalar bile,hala rüzgar gibi dörtnala koşabilecekler.Bu orta yaşlı adamın,atları çok yormasının sebebi nedir ki, atları neden sık sık değiştiriyor ? Linley anında nedenini anladı.



Orta yaşlı adam çok ağırdı.



Yada diğer görüşten bakarsak,onun taşıdığı şeyler çok ağırdı.’’Ama bu orta yaşlı adam sadece kısa bir kılıç taşıyor.Çantalarının içinde birşeyler olabilir.’’Linley’in buna tek açıklaması,dört çantanın içinde adamın taşıdığı çantanın son derece ağır bir şeyi içeriyor olmasıydı.



Rüzgar uğuldadı.



Bu gece Prens Shaq’ın ve Prens Louis’in adamları inzivaya çekilmişti.Ne kadar güçlü oldukları önemli değildi,dinlenmeleri gerekiyordu.Prens Louis, ve beraberinde tüm adamları dinlenmişti.Prens Shaq’ın adamları dört yada beş birime ayrılınca,bu iki kuvvet ayrı alanlarda yer buldu.



‘’Usta,ne zaman ayrılmalıyız ?’’ Prens Louis yumuşak bir sesle söyledi.Diğer beş adam da uyuyor numarası yapıyordu.



‘’Çok fazla kalmadı.Onlar uykuya yenik düştüklerinde,atlara atlayacağız ve gideceğiz.’’Orta yaşlı adam sessizce söyledi.



Gecenin karanlığında kaçmak çok yaygın bir stratejiydi.Onu çok insan kullanmıştı…o kadar insan kullanmıştı çünkü etkiliydi!



Otuz kişi de Prens Shaq’ın yanında uyuma taklidi yapıyordu.Onlardan bazıları gerçekten uyuyordu.Her biri de çok iyi biliyordu ki bu gece bir savaşacaklardı.



‘’Lord Linley.’’Prens Shaq,Linley’in hemen yanındaydı.Ona yumuşak bir sesle seslendi.



‘’He’’ Linley arkasını döndü.

(DN: “He” nedir ya insan bi efendim der 🙂 )



Prens Shaq devam etti,’’Lord Linley,gizlice bir büyü hazırlayın.Bu onları hazırlıksız yakalayacak ve ağır kayıplar verdirecek.Ve benim takımım işi bitirecek.Şimdi senin sıran.’’



‘’İyi’’ Linley kafa salladı.



Geceleri büyü yoluyla ani bir yılan saldırısı,rakipler için öngörülmesi kesinlikle imkaansız olacaktı.



Linley’in dudakları hafifçe ve sessizce,büyü için gerekli olan ilahi büyü sözcüklerini söylemeye başladı.Onun yanında,Shaq sabırlı bir şekilde bekliyordu.Zavallı Prens Louis ve adamları aslında bir süre daha bekleyip,Prens Shaq ve adamları uykuya yenik düştüğünde kaçmak istiyorlardı.



‘’Swish! Swish! Swish!’’



On metre yarıçaplı dairesel bir alan içinde,onlarca keskin torpak mızrağı topraktan fırladı.’’Ah!’’ Acılı bir dizi çığlık duyuldu.Kesinlikle bu savaşçıların bedenleri,keskin mızraklar tarafından delinmişti.Bunlardan biri, bütün bütün mızraklara oturmuştu.Zavallı Prens Louis bu kazıklar tarafından öldürülmüştü.(garibim tek yedi :D).Louis,herşeyden sonra,zaten aralarındaki en zayıf kişiydi.



Sık sık kümelenmiş bu bir dizi topraktan mızrak,onun kalbini dondurmaya yeterdi.



Toprak stili yedinci seviye büyü – Toprak Mızrakları Dizisi



Prens Louis’in yedi kişilik takımın içinden dördü,ızdıraplar içinde orada öldü.Geri kalan üç sekizinci seviye savaşçı da gardlarını indirmeleri nedeni ile ciddi yaralar almışlardı.



“Öldürün!”



30 kişilik WildThunder takımı hala uyuyor taklidi yapıyordu,ama bu perişan çığlıkları duyunca hepsi emir almış gibi karşı tarafa doğru heyecanlandılar.Hemen yaralı üç sekizinci seviye savaşçıya saldırdılar.Kazanan 3 kişiye 30 kişiyle saldıran karşı taraf oldu.(ÇN:kalleşler sizi :D)



Bu adaletli bir yarışma değildi.Bunun üstüne WildThunder takımı on tane sekizinci seviye savaşçıya sahipti.

(DN: Adamlar resmen grup yaptılar ya la 😀 )



“Slice.” “Slice.”(kesme efekti)



Üç kişilik yaralı sekizinci seviye savaşçı çok kolay öldürüldü.Onların yeteneklileri bile ancak direnebildi.



“İkinci Prens,şuan onların tamamı öldü.” WildThunder ekibinin kaptanı,altın saçlı orta yaşlı bir adam,enerjik bir şekilde rapor verdi.

Shaq aşırı sevinçliydi.“Haha,mükemmel!Hemen,çantaları önüme bırak.Yalnızca bu olay için,seni yüzbinlerce altın sikkeyle ödüllendireceğim.Babamla kavuştuğumda ise altına boğacağım.”Shaq son derece heyecanlıydı.

(ÇN:aslında burda altınla ödüllendireceğim diyordu da zaten bir önceki cümlede aynısını söyledi bidaha söylerse cümle düşer diye düşünüyorum böyle daha mantıklı :D)

WildThunder ekibinin içinde otuz adam vardı.Bunlara verilecek sadece toplam para bile üç milyon altın sikke ederdi.Ama bu on çantanın içindeki servetlerde kesinlikle yüz milyon altın sikkeden daha düşük bir değer olmamalıydı.

“Gel,Lord Linley.İlk olarak iki çantayı sen seç.”Shaq çok yüce bir sesle Linley’e seslendi.

Meydanda olan grup savaşlarında bir büyücü,yararlılığını tamamen ekrana koyardı.Linley’in büyülü olan yılan saldırısı (ÇN:ismi demir kobra 😀 :D) dört kişiyi öldürdü ve kalan üçüne deağır hasarlar verdi.Eğer Shaq adamlarına direk saldırması için emir verseydi,oldukça fazla kişi büyük ihtimal ölecekti.

Linley direk Prens Louis’in ustasının cesedinin, orta yaşlı adamın yanına yürüdü.Her dört bir çantayı kaldırdı.Bunu yaptıktan sonra,Linley gerçekten tuhaf bir şey farketti.Üç çanta çok hafif ve çok sıradandı.

Ama son çanta…Çok küçük görünüyordu,ve bu nesne sadece bir insanın acuç içi büyüklüğü kadardı,ama ağırlığı…bin pounda varmıştı.

“Avcumun içine sığan,ama bin pound ağırlıkta olan birşey?”

Linley sersemledi.

Bu kadar yoğun ve ağır olan hiçbir şeyi daha önce duymamıştı.Hatta altın ve elmaslar bile bu materyale göre daha hafifti.Büyüklüğü el kadar,ama bin poundu aşkın…

“Lord Linley?” Shaq yürüdü.“Seçimin nedir?”

“Seçmeye gerek yok.Sadece bu ikisiyle gidiyorum.”Linley kalan üçünün içinden rasgele bir tane yakaladı ve diğer ikisini arkasında bıraktı.

Bunu görünce,Shaq çok mutlu hissetti.Linley’in tüm çantaları tek tek açıp içlerine bakıp ona göre karar vereceğinden endişeleniyordu.Bu onun için oldukça adaletsiz olurdu.Ama Linley sadece bir kişinin çantalarını üstünkörü kaldırıp ikisini almıştı.

Shaq’ın astlarının tamamı şimdi çantaları taşıyordu.

“Hadi gidelim.”Shaq şuan mükemmel havasındaydı.

Linley atını sürüyordu,ama sürerken bir yandan da kendisinin Süzülme Tekniği’ni kullanıyordu.Yedinci seviye büyücünün gücüne ulaşınca,beşinci seviye büyüleri kullanmak son derece kolay oluyordu.Linley havaya yükselme tekniklerinin içinden Süzülme Tekniği’ni kullanıyor,böylece gizemli nesnenin  ağırlığını etkisizleştirmiş oluyordu.

Bu atının zorlanmadan dörtnala devam edebilmesini sağlıyordu.

“Büyükbaba Doehring” Linley hemen ona baskı yaptı.“Şu iki çantanın içinde bir göz at bak bakalım neye sahibim?”

“Oh,bazı hazinelerin var demek.”Doehring Cowart,Kıvrılan Ejder yüzüğünün içinde uyukluyordu.Aniden enerjisi doldu.Hemen Linley’in iki çantasının içinde ne olduğunu bulmak için direk ruhsal enerjisini kullandı.

“Birinci kutunun içinde birkaç katman sırmalı ipek kumaş bez ile sarılmış bir kutu var.Kutunun içinde eşleştirilmiş bir çift güzel yeşim taşları var.Bunların büyük bir tarihi olmalı,ama nereden geldiklerini bilmiyorum.”Doehring Cowart söyledi.

“İkinci çantada ise…ah?!”

Doehring Cowart sürprizmiş gibi bağırdı.“Bu da ne?” Linley’in kalbi heyecanla sarılıydı.İkinci çantanın içinde ağırlığı bin poundu geçen garip bir şeyi içerdiğini biliyordu.Çünkü ikinci çantadaki eşyanın mükemmel,dikdörtgen biçiminde bir kutu olmadığını biliyordu.

“Adamantine.Adamantine cevheri.Yumruk büyüklüğünde bir adamantine cevheri ve Yulan kıtasında.Bu…Bu çok şaşırtıcı.”Doehring Cowart şaşkınlık içinde söyledi.

‘Adamantine’ sözcüğünü duyunca Linley’in kalbi birdaha heyecanlanla sarıldı.Adamantine,normal materyallerin arasında mevcut değildi.Sadece başka bir yüzeyden gelmiş olabilirdi,ve bu çok dayanıklıydı hatta sözde tanrı seviyesindeki savaşçılar bunu kolayca kıramıyordu.Kilise’de hapis kaldığında,kilit biraz adamantine alaşımlıydı hatta aziz seviye savaşçılar için kırması zordu.Buna bakarak,bir tane bulmanın ne kadar zor olduğu söylenebilirdi.

“Yumruk büyüklüğünde adamantine cevheri.Bu…bu aziz seviye bir büyülü yaratığın büyülü özünden daha değerli.Böyle büyük bir tanesi dünyada nerde bulunur?” Doehring Cowart basitçe buna inanamıyordu.

“Bu kadar ‘büyüğü’ mü?” Linley oldukça şaşırmıştı

Yorum Yap "CD7.13 – Toplu Hazine"