Tankların Tarihi Günceli

CD6 - Kıvrılan Ejderha Yüzüğü

Eylül 17, 2016


Batan güneşin altinda, bütün dünyaya kırmızı bir ton yayan gul rengi bulutlar gökyüzünün yarisini kaplıyor gibiydi. 

“Atalarimizin salonunu temizlemek çocuk oyuncagi.“ 

Salondan ayrılırken Linley cok fazla hazirlandigini farketmisti. Butun bir saatini buraya ayirmisti, fakat sadece on bes dakika içinde temizlik bitmişti bile. 

Yulan kitasinda her yil on iki aya ayrilirdi. Her ay otuz gun, her gun 24 saat ve her saat altmis dakika. Çoğu asil ailenin sandıklı bir saati vardi ve saati tam olarak söyleyebiliyorlardı. Bazi aşırı zengin ve ya yüksek statüye sahip kişiler titizlikle ayarlanmis kol saatlerine de sahipti.

 “Ataların salonu her ay temizleniyor. Açıkçası sadece bir ayda salon cok da kirlenmeyecek. Tum yapmam gereken sadece etrafın bir tozunu almak. Egitim başlamadan once neredeyse butun bir saatim var. Ne yapsam?“ sıkılmış Linley etrafa bakiniyordu.

 Antik Baruch malikânesinin mazisi beş bin yıllık ti.

 On bahce her gun temizleniyordu fakat arkadaki odalar cok daha genisti. Atalarin salonu haric hepsi toz icindeydi, duvarlar bile catlamisti. Yabani otlar ve koyu yesil yosunlar yerleri kaplamis artik duvarlarda yukarlara dogru gidiyordu.

 “Heeeeey…“ eskimiş mimariyi gören Linley`nin yavaşça gözleri parladi. “Arka bahçedeki pek cok yer yuz yildan uzun suredir ziyaret edilmedi. Acaba orada hic değerli antik eşya var mıdır?“ 

Bu düşünceler eşliğinde Linley`nin kalp atislari hizlanmaya baslamisti.

 “Egerli değerli bir eşya bulursam babama veririm, hic şüphem yokki cok sevinecektir.“ Linley derin bir heves aldi ve hemen atalarin salonunun yanindaki odaya daldi. Adim adim, dikkatlice yurudu. Tahta bir çubukla bir yandan örümcek aglarini parçalarken bir yandan da dikkatlice etrafi inceliyordu.

 Odaya girer girmez curuk kokusu Linley`nin burnuna geldi. Odanin her kösesinde örümcek aglari görülebiliyordu, hatta ustunde dolanan orumcekler bile vardi. 

Dekoratif perde ve mobilyalar örümcek aglariyla kapliydi. Yakindan iceleyince perdelerin hepsi aslinda antikaydı. Maalesef tamir edilebilir seviyenin cok otesinde parcalanmislardi ve zar zor ayakta duruyolardi. 

“Eger bu perdeler bu durumda olmasaydı, para edeceklerine hic suphe yok.“ Linley çaresizce kafasini salladı. Cubukla aglari parçalayarak odayi dikkatlice incelemeye devam etti.

 Zemini, dolaplari aradi ve hatta belki gizli geçit olur diye duvarlari bile dikkatlice aradi.

 “Okuduğum kitaplara gore duvarlarda gizli tabakalar ya da geçitler olmasi gayet sık gorunen bir sey.“ Linley dikkatli bir sekilde duvarlari hafifce tiklatti ve gelen sesleri dinledi. 

Linley aslinda bu hazine arama isinden epey hoslanmisti. Ama bir seyi unutuyordu. Eger onun aklina boyle bir fikir geldiyse, onun babasi, dedesi ve klanin diger buyukleri bunu neden dusunmus olmasin ki?

 Bu antik odalar coktan bu dunyadan ayrilmis atalari tarafindan iyice temizlenmisti.

 Linley sonucta sadece sekiz yasindaydi. Klanin kati egitimi hizli olgunlasmasina yardimci olmus olsada, kendisiyle bir yetiskin arasinda buyuk bir fark vardi. Dogal olarak olaylara daha buyuk bir pencereden bakamiyordu.

 “Bu odada bir sey yok. Siradaki…“ Linley ilk odadan cikip ikinciye girdi.

 Arka kisimda pek cok oda vardi. Sonucda Linley`nin yasadigi on taraf tum malikanenin sadece ucte biriydi. Arka taraf cok daha buyuktu. Buradaki tum yerleri aramak istiyorsa tum gununu harcamak zorundaydi.

 “Butun bu dekorasyonlar mahvolmuş durumda. Para edecek tek bir sey yok.“ Linley bir odadan daha cikti.

 Gokyuzune doğru bakti. 

“Ah, neredeyse eğitim zamanı gelmiş. En cok bir on beş dakikam daha var.“ Linley kafasini cevirdi ve devasa odaya bakti. “Sadece son bir odaya daha bakacağım, su büyük olana. On dakika ararim bir sey bulamazsam eğitime giderim.“

 Kararini veren Linley buyuk odaya doğru koşmaya basladi.

 Bu antik oda on bahçedeki ana salondan bile daha buyuktu.

 Iceriye adimini atan Linley odayi dikkatlice bir inceledi. “Bahse varim yüzlerce yil once burasi Baruch klaninin yemek salonuydu.“ süslemelerden ve eşyalardan Linley odayi az cok tahmin edebiliyordu.

 Devasa, görkemli bir oda.

 "Ilk yerleri arayalim."

 Oncekilerde olduğu gibi kafasini eğdi, gözlerini iyice acti ve dikkatlice odanin bir kismini aramaya basladi. İlginç bir sey görürse hemen sopayla iki kez vuruyordu. Eger tastan yapilmissa görmezden geliyordu. Egitimden once zamani kalmadigi için arama hizini da artirmisti.

 “Duvarlari ve perdeleri arama zamanı. Oi. Son ve en buyuk umudum.“ Linley dikkatlice odayi tararken yüzünü buruşturdu. “Klanimin atalari, umarim bulmam için bir iki sey birakmissinizdir. Kucuk bir sey olsa bile.“

 Linley dikkatlice duvarlari aradi, hatta perdelerin arkasina bile bakti.

 Antik duvarlarda pek cok eskimiş ahşap dolap vardi, hepsinde de pek cok çekmece. Linley her birini bir bir acti, ama çekmeceler bomboştu, neredeyse tertemiz. İçlerinde toztan başka bir sey yoktu.

 “Tüh!“

 Son çekmeceyi de çektikten sonra Linley hayal kırıklığına ugramisti.

 “Bu kadar aradıktan sonra, tek bir tane bile değerli eşya bulamadım. Tek yaptigim sey kendimi toz ve tere bulamak oldu.“ Linley elbiselerine bir bakti. Gercekten de cok kirlenmişti. Linley elinde olmadan tedirgin hissediyordu.

 Linley`nin gozu son bir kez oda boyunca dolasti.

 “Hmph. Cikiyorum.“ Linley bütün bu boşa gitmis bir saatte birikmiş sinirini ondan çıkarmak ister gibi kızgın bir şekilde elindeki çubuğu yakında ki dolaba vurdu.

 “Pat!“ cubuk sağlam bir sekilde dolaba carpti.

 Dolap asiri eskiydi. Yuzlerce yil kurtlar tarafından çiğnendikten sonra her hangi bir agirligi kaldıramaz durumdaydı. Bu sert darbeden sonra gicirdayip çatlamaya basladi.

 Sesleri duyan Linley telaşla arkasina bakti. “Oh hayir, yikilacak!“ Diger odalari ararken de bir kac mobilyayi yikmisti, bu yüzden suanda epey tecrübeli sayilirdi.

 Aceleyle kenara sıçradı.

 Sonunda Linley`nin iki kati boyundaki dolap yere yigildi. Kirilma sesiyle beraber dolap yerde yedi, sekiz parçaya ayrildi, oda daha da toz doldu. Fakat tozlarin arasinda Linley`nin göremediği bir sey vardi.

 Dolabin parcalanmasi üzerine içindeki gizli gözenekte saklanan yüzük disari yuvarlanip, yere dusmustu.

 “Ew, ew!“ Linley`nin agzindan iki kelime cikti ve tozlardan kacmaya calisti.

 “Ne kadar şanssızım! Tum vücudum tozla doldu ve bahse girerim eğitim de başlamak üzeredir. En iyisi hızlı bir duş alip yeni elbiseler giyeyim.“ kolunu sallayıp kapiyi açtıktan sonra antik odadan cikmaya hazirlandi…

Yorum Yap "CD6 - Kıvrılan Ejderha Yüzüğü"