Dünyanın Oluşumu Günceli

CD5.7 – Tarihte İkinci

Eylül 20, 2016


Dual element yedinci seviye bir magus, Yulan kıtasının geneline bakıldığında, güçlü kişilerin arasına daha yeni adım atmış biri ancak sayılırdı.

Fakat bunun başına `on yedi yaşında` kelimesine eklerseniz olay tamamen değişir.

Işığın Kilisesi yedinci seviye bir dual element magusu pek umursamaz. Sonuçta Yulan`da epey güçlü dövüşçü var.

Ama…

Ya on yedi yaşında yedinci seviye dual element magus? Işığın Kilisesini bir kenara bırakın Yulan kıtasında bunu kıskanmayacak bir güç yoktu.

“Dahi, tam bir dahi.“ Sekizinci seviye bir büyücü olan Yardımcı Müdür Deland inanılmaz heyecanlanmıştı.

İzleyen bütün eğitmenler zaten şoktaydı. Hepsi on yedi yaşında yedinci seviye bir dual element magusun neyi ifade ettiğini biliyordu. Bir mucize! En azından Ernst Enstitüsünün mucizesi!

“Heh heh“ Yale, George ve George kıs kıs gülmeye başladı. Hepsi bu anı bekliyordu. Gerçekten de umdukları gibi bu sahne paha biçilmezdi.

Ernst Enstitüsünde güç seviyesi olarak Müdür Yardımcısı Deland ilk üçte bile yer alamazdı, fakat gerçekten fazla tecrübesi vardı. Hemen heyecanını yendi ve Linley`nin yanına ilk yürüyen o oldu. “Linley, on yedi yaşında dual element yedinci seviye magus neyi ifade ediyor, bir fikrin var mı?“

“Haha, sanki sormak zorundasın?“ Doehring Cowart yüzükten dışarı fırladı. Memnuniyetle beyaz sakalını okşadı. “Nasıl olurda ben, Doehring Cowart`ın öğrencisi üstün biri olmaz?“

Orada bulunan eğitmenlerin hepsi Aziz­seviyesinden uzak kişilerdi, doğal olarak Doehring Cowart`ı görebilen kimse yoktu.

“On yedi yaşında…“ Deland iç çekerek, övmeye başladı, “Ernst Enstitüsünün bütün tarihinde yedinci seviyeye en genç yaşta çıkan kişi sensin, Linley. Senden önceki dahi, yedinci seviyeye 19 yaşında varmıştı, sonra da Aziz­seviyeye doğru devam etmişti.“

Yandaki gümüş saclı bir ihtiyar söze girdi. “Şimdilik Ernst Enstitüsünü bir kenara bırakalım. Bütün Yulan”a bakarsak, bütün kayıtlı tarihi içinde sen yedinci seviyeye ulasan ikinci en genç dâhisin.“

Yulan kıtası sayısız yıldır varlığını sürdürüyordu ve devasa bir alan kaplamaktaydı. Ernst Enstitüsünün rekorlarının onla yarışmasına imkân yoktu.

“Tarihte ikinci?“ Linley biraz şaşırdı.

Bunca yıl boyunca Yulan kıtası ne kadar dahi üretmişti? Onun için tarihte ikinci olmak inanılmaz bir başarıydı.

“Bütün Yulan tarihinde yedinci seviyeye en erken ulasan kişi 8000 yıl önce yasamış olan bir Aziz seviye Grand Magustu. 16 yaşındayken yedinci seviye olmuştu. Önceki ikinci sırada yer alan ve şuan üçüncülüğe düşmüş kişi ise 18 yaşında yedinci seviye olmuştu. Sonunda da dokuzuncu seviyeye çıkmıştı. Çünkü sonrasında devasa bir başarısızlık yasamıştı ve kişiliği değişmişti. Kısacası… senden başka, yedinci seviyeye en erken çıkan bu ilk on dâhinin altısı Aziz­seviye Grand Magus oldu diğer dördü ise dokuzuncu seviyede kaldılar.“

Genel olarak konuşursak yedinci seviye maguslara “Kıdemli Magus “ denirdi.

Sekizinci seviye maguslarin unvanı “Usta Magus`

Dokuzuncu seviye maguslarin unvanı `Arch Magus`

Ve Aziz seviye büyücülerin unvanı `Grand Magus“

“Değişik bir deyişle… senin yeteğine bakılırsa, dokuzuncu seviyeye varmak hic sorun olmayacak. Bütün ihtiyacın olan zaman. Fakat sıkı çalışmaya devam edersen Aziz seviye Grand Magus olmak icin devasa bir potansiyelin var. Sonuçta tarihteki ikinci en genç magussun.“ Gümüş saclı yaslı adam ciddiyetle Linley`e bakıyordu.

Linley`nin Aziz seviye magus olmak için arzusu vardı ama aşırı bir isteği yoktu.

Çünkü o da biliyordu ki, magus da kendi gücünü ilerletmek savaşçıdan bile zordu.

Doğru, savaşçı da, büyücü de ruhsal enerjiye ihtiyaç duyardı. Fakat ikisinin ihtiyaç duyduğu miktarlar bambaşkaydı.

Büyücüler vücutlarını geliştirmezdi ve tamamen ruhsal enerjiye odaklanırdı. Büyücülerin zamanının çoğu ruhsal enerji oluşturmakla geçerdi çünkü ruhsal enerji büyü­gücü toplama yeteneklerini etkiliyordu, ayrıca elemental esansı kontrol etme üstünde de etkisi vardı. Güçlü bir magus inanılmaz miktarda ruhsal enerjiye ihtiyaç duyardı.

Fakat savaşçılarda bu böyle değildi.

Savaşçı için en önemli şey vücudunu güçlendirmesiydi. Ruhsal enerjiyle, savas­qi`si ikinci sırada geliyordu. Ancak güçlü bir vücutları olduğunda yeterince savas­qi`si toplayabilirlerdi. Ruhsal enerji ise sadece savaş qi`sini daha iyi kontrol etmek için kullanılırdı.

Eğer yedinci seviye bir büyücüyle savaşçıyı karşılaştırırsanız, ruhsal enerji büyücüde on kat daha fazla olurdu.

“Gelecekte Aziz seviye Grand Magus olabilsem bile, bunun için inanılmaz zamana ihtiyacım var. Fakat bunun tam tersi bir Ejderkan Savaşçısı olarak bana miras kalan yetenek ile Aziz seviyesine çok daha hızlı ulaşabilirim.“ Linley çok iyi biliyordu ki klanının tarihinde Ejderkan Savaşçıları genelde Aziz­seviyesine ulaşmak için bir kaç tane on yıla ihtiyaç duyardı.

Dahası…

Aziz­seviyesine ulaşmış bir Ejderkan Savaşçısı gerçekten güçlü olurdu. Aziz seviye dövüşçüler arasında bile Ejderkan Savaşçısı zirvede bir dövüşçü olarak görülürdü.

Müdür yardımcısı Deland hemen söze girdi; “Linley, sen enstitü tarihimizdeki en başarılı öğrencisin. Önümüzdeki bu birkaç günde, burada, enstitüde kalmanı rica ediyoruz. Mesleğinin zirvesinde bazı ressamlar ve heykeltıraşlar çağıracağız ki senin resmin ve heykelin yapılabilsin. Enstitüde hatıra olarak kalması için.“

Bütün Yulan tarihindeki yedinci seviyeye ulasan en genç ikinci dahi olarak Linley, doğal olarak Ernst Enstitüsünün gururuydu.

“Tablo mu?“ Linley donup kaldı.

Çok uzun süre boyunca bu heykeltıraşlar ve ressamlar önünde kıpırdamadan durmak zorundaydı. Yulan tarihinde en genç ikinci dahi olmanın belki de kulağa geldiği kadar iyi bir şey olmadığını düşünmeye başladı.

…….

Ernst Enstitüsünde ki bir numaralı ve Yulan tarihindeki iki numaralı dahi. On yedi yaşındaki bir gencin dual element yedinci seviye magus olduğu haberleri hızla bütün Ernst Enstitüsüne yayıldı.

“On yedi yaşında dual­element yedinci seviye? Nasıl mümkün olabilir?“

“Haberlerin yalan olmasına imkân yok. O an orada bir suru eğitmen vardı ve Müdür Yardımcısı Deland Linley`nin varlığını sonsuza dek enstitüde muhafaza etmek için ressamlar ve heykeltıraşlar bile çağırdı.“

“Tanrım, on yedi yaşında dual­element yedinci seviye. Bu hızla on yıl içinde sekizinci seviye olur ve yirmi yıl için dokuz. Kırklarında Arch Magus olacak. Büyük ihtimalle bir yüzyıl içinde Grand Magus olur.“

“Kütüphanede biraz araştırma yaptım. Linley dışında, ilk on dâhinin altısı Aziz seviye Grand Magus olmuş, diğer dördü ise dokuzuncu seviye Arch Magus. Linley gerçekten inanılmaz.“

…..

Haberler bütün Ernst Enstitüsünü alt üst etmişti. Eğer bir öğrenci yaşıtlarından biraz daha iyi olsaydı ona imrenerek bakılırdı. Fakat birinin başarısı bu seviyeye ulaşınca, Yulan tarihinde en genç ikinci dahi olunca, ona saygı ve hayranlıkla bakılmaya başlanırdı.

Onların gözünde Linley`nin gelecekteki başarılarının sınırı yoktu. Onla kesinlikle karşılaştırılamazlardı.

Geçmişte Dixie`nin bir numara olduğunu söyleyenler olsa da şuan kimsenin ağzını bıçak açmıyordu.

Sorgusuz sualsiz Linley bir numaradaydı. Ve bu sadece şuan için değil Ernst Enstitüsünün beş bin yıllık tarihi içinde bu geçerliydi. Dixie şuan sadece altıncı seviye büyücüydü. Kim bilir yedinci seviyeye ulaşması ne kadar zaman alacaktı.

“Linley, yedinci seviye mi?“ Meditasyondan daha yeni çıkan Dixie, kız kardeşi Delia`dan haberleri alınca sessizliğe büründü.

Altıncı seviye olup Linley`i geçince biraz da olsa memnuniyet duymuştu. Fakat şuan ki haberler onu sanki derin bir uçuruma fırlatmıştı. Linley`nin gelişim hızı cok korkunçtu. Bütün gücüyle Linley`i kovalasa bile git gide daha da geriye kalacaktı.

“Abi.“ Delia yumuşak bir sesle seslendi. Biraz endişeliydi.

Delia cok iyi biliyordu ki abisi küçüklüğünden beri hep çok gururlu olmuştur. Diğerlerine karşı cok soğuk ve kendine karşı cok katıydı. Şimdiye kadar kimseye boyun eğmemişti. Ama Linley roket gibi dördüncü seviyeden beşe fırlayınca biraz tehdit hissetmişti.

Gerçekten sıkı çalışıyordu ve önceki yıl altıncı seviye sınırını geçmeyi başarmıştı.

Fakat oysa Linley…

“Endişelenme, ben iyiyim.“ Dixie yavaşça kafasını salladı. “Delia, şuan fark ettim ki artık Enstitüde kalmaman çokta anlamı yok. Bende mezuniyet için başvurmayı planlıyorum. Önümüzdeki günlerde, İmparatorluğa, bizim klanımıza döneceğim.“

Delia şaşırdı.

……..

Huadeli otelinin özel bir kısmında, dört yatak odası ve iki oturma odası vardı. Epey geniş bir yerdi. Linley ve biraderleri şuan burada yaşıyordu.

Haberler enstitüye yayıldığından beri yurt 1987`de bir gün huzur yüzü görememişlerdi. Sürüler halinde insanlar saygılarını sunmaya geliyordu. Linley`i burada, Huadeli otelinde saklanmaya zorladılar. Huadeli otelinin geniş bağlantıları ve güçlü geçmişi sayesinde bu kısma geçmek epey zordu.

“Ucunu kardeş, sessiz kaldığında gerçekten sönük kalıyorsun ama harekete geçtin mi de etrafı karıştırmayı gerçekten biliyorsun!“ Yale bir ic çekti.

Linley biraz kıkırdadı,

Aslında bu Doehring Cowart`la epey bir tartıştıktan sonra vardıkları bir karardı. Sonuçta şuanki Baruch Klanı epey zayıftı. Eğer onu hızla güçlendirmek istiyorlarsa, en iyi yolu Linley`nin yedinci seviyeye ulaştığını hızla yaymaktı.“`

On yedi yaşında bir yedinci seviye dual­element magus! Bu kıtadaki bütün organizasyonların onlara katılması için onu davet etmesine neden olacaktı. Tabi doğal olarak, çok iyi Sartlar önereceklerdi.

Bu yüzden Linley gelecekte git gide daha iyi bir konuma gelecekti.

“Üçüncü kardeş, artık bu gerçeği senden saklamayacağım. Yulan kıtasındaki en büyük üç ticari birlikten biri olan Dawson Şirketleri, benim klanıma ait. Dawson Şirketlerine katılmak ister misin?“ Yale Linley`e baktı.

Gerçekten de Yale Linley`nin Dawson Şirketlerine katılmasını çok istiyordu.

Yulan tarihindeki iki numaralı dahi. Eğer böyle bir dahi Dawson Şirketlerine girerse, gelecekteki statüsü hiç şüphesiz çok yüksek olacaktı. Doğal olarak bu Yale`in klandaki statüsüne de inanılmaz yarar sağlayacaktı.

“Dawson Şirketleri?“ Reynolds şaşırırcasına bir ses çıkardı. “Wow. Patron Yale, senin Dawson Şirketlerinin bir üyesi olduğunu hep biliyordum, fakat Dawson isminde pek cok klan vardı. Demek ki senin ait olduğun Dawson klanı aslında Dawson Şirketlerinin arkasındaki klan? Tanrım, gerçekten çok zenginsin!“

George da Yale`e bakıyordu.

“Patron Yale, bu… “ Linley tereddüt içindeydi.

“Endişelenme. Her şeyden önce sen benim biraderimsin. Seni zorlamayacağım.“ Yale bir kahkaha attı. “Diğer şeyler konusunda bir şey diyemem ama sana şunu garanti edebilirim. Eğer Dawson Şirketlerine girmeye karar verirsen para kesinlikle sorun olmayacaktır. En azından sana yüz milyon altın sunabiliriz.“

“Yüz milyon altın para mı?“ Linley, George ve Reynolds afallayıp kaldı.

Yüz milyon altın para! Ne kadar dehşet verici bir miktar!

Belki de Fenlai Şehrinin en zengin klanlarının hepsi toplansa böyle bir meblağı bulamazdı.

“Linley, senin bu kardeşinin klanı gerçekten cok zengin. Yüz milyon altın mı, yuh…“ Doehring Cowart bile hayretler içindeydi.

En ünlü usta heykeltıraşın tarihler boyunca aktarılan heykeli bile en çok bir milyon altın ederdi. Bu zaten çok korkunç bir miktardı. Dahası kac tane usta heykeltıraş vardı ki?

“Üçüncü kardeş, diğer iki ticari birlik dışında, Yulan kıtasında, Dört Büyük İmparatorluk veya iki önemli birlik bile böyle bir miktarı bir seferde temin edemez. Kiralıklara gelirsek… hmph“ Yale sözlerinden gayet emindi.

Dört Büyük İmparatorluk ve iki önemli birlik kendi Aziz seviye Dövüşçülerine sahipti. Fakat bütün ordularını muhafaza etmek için ödeme yapmak zorundaydılar ve bütün ülkeye para sağlamalıydılar. Zengin olsalar da, bir kerede yüz milyon altın para hazırlamaları çok zordu. En azından uzun zaman alacak, karmaşık ic müzakerelere neden olurdu.

Henüz Aziz seviye bile olmayan biri için? Buna kesinlikle razı olmazlardı.

Sadece uç ticari birlik, korkunç miktardaki varlıklarıyla buna cesaret edebilirdi.

Tamam, şaşırtıcı miktarda paraya sahiptiler, askeri güç bakımından da güçlü sayılırdılar ama Dört Büyük İmparatorluk ve iki önemli birliğin askeri gücüyle karşılaştırılamazdılar. Bu yüzden acilen saflarına uzmanlar katmalıydılar.

`Tak` `Tak` `Tak` `Tak`

Aniden kapı tıklama sesleri gelmeye başladı.

Yale somurtarak kapıya yürüdü. Acarken söyleniyordu. “Size, bizi kimsenin rahatsız etmemesini söylemedin mi?“

Huadeli otelinin yöneticisi tuhaf bir sesle, “Genç efendi Yale, Işığın Kilisesinden bir Kardinal, üç rahibiyle ve Işığın Kilisesinin bir şövalye birliğiyle otelin dışına varmış durumda.“

Yale irkildi.

Işığın Kilisesinde otoritesi Kutsal İmparatordan hemen sonra, ikinci sırada gelen bir Kardinal? Her bir Kardinal `in yeri krallıkların krallarından bile daha yukarıdaydı. Eğer bir kardinal, birliğiyle beraber buraya kadar gelmişse onu Yale`in durdurmasına imkân yoktu.

“Görünüşe göre üçüncü kardeş epey büyük bir etki yarattı!"


………………….

Yorum Yap "CD5.7 – Tarihte İkinci"