Kilimanjaro Günceli

CD5.6 – Mezuniyet Başvurusu

Eylül 20, 2016


Huadeli Otelinde…

Linley, George, Yale ve Reynolds olağan bir şekilde uzun bir masanın etrafında yerini almıştı. Masanın üstünde on ayrı nefis yemek vardı. Yemeklerin yanında meyve şarapları, likör ve dahası…

Şuanda dört birader yiyip içiyor ve her zamanki gibi birbiriyle sohbet ediyordu.

“Linley, gecen yıl Büyülü Yaratık Sıradağlarına gitmeden önce yıl sonu sınavlarına katılmalıydın. Sınavlarda Dixie altıncı seviyeye ulaştığını gösterdi. Sense katılmadan gittin. Dixie`nin seni geçtiği hakkında dedikodular bile var. Lanet olsun. Ne yazık ki sadece dördümüz senin altıncı seviyeye çok uzun zaman önce geçtiğini biliyoruz.“ Reynolds söylenmeye başladı.

Linley kıkırdayarak şarabını yudumladı.

Altıncı seviye büyücü?

O nadir, doğayla bütünleşmeyi yaşayıp, heykeli bitirdikten sonra, on gün on gecede ruhsal enerjisi on kat artmıştı. Linley`i altıncı seviyeden neredeyse yediye atmıştı.

Hatta sadece ruhsal enerjiye bakarak, Linley ortalamanın üstünde bir yedinci seviye sayılırdı.

“Dördüncü kardeş şuana kadar üçüncü kardeşin böyle şeylerle ilgilenmediğini anlamış olmalısın. Umurunda olsaydı zaten her yıl olan yıllık yarışmaları görmezden gelmezdi.“ Yale güldü. “Doğru, üçüncü kardeş, donemin başında Hillman Amca seni aramaya geldi.“

Linley şaşırıp Yale`e baktı. Hemen sordu, “Hillman Amca ne istiyormuş?“

Geçmişte Yeni Yıl için Linley hep eve gitmişti. İlk kez geçtiğimiz yıl Linley kışı ve baharın başını Büyülü Yaratık Sıradağlarında geçirmişti.

“Pek bir şey değil. Büyük ihtimalle, Yeni Yılda eve gelmediğinden endişelenmişlerdir ve başına bir sey mi geldi diye merak etmişlerdir.“ Yale sözüne devam etti, “Doğru, bir de şey var. Hillman amcanın geldiği ayni gün Proulx Galerisinin yönetim kurulu başkanı geldi. Senin ‘Rüyadan Uyanış’ heykelini görmek istiyordu.“

Linley şaşırıp öksürmeye başladı. “Yönetim Kurulu Başkanı? Rüyadan Uyanış`ı nereden biliyor?“

Reynolds biraz utanarak, “Benim hatam. Yale senin heykelini taşımaları için emir verince, kimsenin zaten değerini bilmediğini fark ettim ve yurda koymalarını söyledim. Bu yolla biz heykele bakabilecektik. Fakat Austoni`nin seni aramak için direk yurda geleceğini hiç tahmin edemedim. Az da olsa `Rüyadan Uyanış”ı görmeyi basardı ve direktörü heykelin varlığından haberdar etti.

“Linley, direktör heykelini Proulx Galerisinde satılığa çıkarıp çıkarmayacağın bilmek istiyor? Eğer satmak istemiyorsan bile en azından sergiye koymak istiyor. Ne dersin?“ Yale Linley`e baktı. Hiç tereddütsüz Linley kafasını salladı.

“Şimdilik, Rüyadan Uyanış heykelini halka açmak istemiyorum. Paraya da ihtiyacım yok zaten.“

Rüyadan Uyanış Linley için aşkı ve kaybı temsil ediyordu. Tabi bu heykeli bitirdikten sonra Linley zihinsel olarak da değişmişti.

Özellikle de bu Büyülü Yaratık Sıradağlarında geçirdiği dönemde. Yüzden fazla ejderin saldırısına maruz kaldı, iki tane inanılmaz güçlü büyülü yaratığın ölümüne savaşmasını izledi ve kendisi de başarılı bir şekilde ejder kanını içip Ejderkan Savaşçısına dönüşmeden önce neredeyse ölüyordu.

Bu kadar şey yaşadıktan sonra Alice ile yasadığı ilişki geçmişte bir anıdan başka bir şey değildi.

Şuaınki zamanın değerini de bilmeyi öğrenmişti.

“Eğer babam Ejder­formuna dönüştüğümü bilseydi, acaba ne kadar heyecanlanırdı?“

Hogg`un hayattaki en büyük isteği oğullarından birini Ejderkan Savaşçısı olarak görmekti. Küçük Wharton`un damarlarındaki kan yeterince yoğun Ejderkan`ina sahipti ama Linley şuan Ejder­formuna dönüşebiliyordu ve hatta sekizinci seviyeye ulaşıyordu.

Eğer bu haber Hogg`a ulaşsaydı, hiç şüphesiz oğlunun Ejderkan Savaşçısı olmasının verdiği gururla dolar taşardı.

…….

Linley bu `Rüyadan Uyanış` heykelinin ne kadar edebileceğini tahmin ediyordu. Ayni zamanda da bu derece büyük bir heykeli Wushan da saklamanın güvenli olmayacağını da biliyordu. Bu yüzden Yale`den onu saklamasını istemişti.

Devasa Dawson Şirketleri için bu küçük bir olaydı.

Otelden ayrıldıktan sonra, Linley ve üç biraderi Gizli Koru Sokağında yürüyordu.

“Patron Yale, ikinci kardeş, dördüncü kardeş. Size söylemem gereken bir şey var.“ Linley biraz sessiz kaldıktan sonra konuşmuştu.

Linley`nin ne kadar ciddi göründüğünü görünce dikkatlerini ona verdileri.

“Önümüzdeki bir kaç gün içinde, mezuniyet için başvurmayı planlıyorum.“ Kelimeler zorlukla Linley`nin ağzından çıkmıştı

Mezuniyet Ernst Enstitüsünden ve üç biraderinden ayrılmak anlamına geliyordu. Enstitüye dokuz yaşındayken girmişti. Şuansa on yedi yaşındaydı. Sekiz yılı burada geçmişti. Bu masum yıllarda edinilmiş arkadaşlıklar herhangi bir çıkar güdülmeksizin her zaman gerçek arkadaşlık olurdu.

Linley arkadaşlarından ayrılmayı kaldıramıyordu.

Fakat hayatta insanların başarması gereken şeyler vardı. Mezun olduktan sonra unvanlar, asillikler, derebeylik hatta belki de ordu bile kazanabilirdi. O zaman hiç bir engeli olmadan ilerleyebilirdi.

“Mezuniyet?“

Yale, George ve Reynolds dona kaldı. İlk uyanan Yale oldu. “Üçüncü kardeş, neden bu kadar acele ediyorsun? Ernst Enstitüsünden ayrılacaksın da ne olacak? Dört birader olarak beraber yasamamız harika değil mi? Ayrıca Ernst Enstitüsü dış dünyadan çok daha barış dolu.“

George ve Reynolds da hemen Linley`nin fikrini değiştirmeye çalışıyordu.

Ama Linley kafasını salladı. “Her zaman dış dünyadan kaçarak, Ernst Enstitüsünün duvarları arkasında saklanamayız.“

“Üçüncü kardeş şuan altıncı seviye bir buyucusun. Altıncı seviye büyücü dış dünyada bir uzman sayılsa da, senden güçlü bir sürü insan var. Şuna ne dersin… yedinci seviyeye ulasana kadar bekle ve sonra mezun ol.“ George öneride bulundu.

Geroge`un bilgilerine göre büyücülerin eğitiminde karşılaştıkları iki büyük engel vardı. En büyüğü dokuzuncu seviyeden aziz­seviyesine geçmekti. Fakat ikincisi altıncı seviyeden yediye geçmekti.

Dokuzuncu seviyeden aziz seviyesine geçerken, eğer biri yeterince ruhsal enerjiye sahipse ve gayet güçlü büyü gücü toplamış olsa bile sayısız yılını o son engeli asamadan geçirirdi. Gerçekten şans ve fırsat gerektiren bir şeydi. O son engeli geçmesini sağlayacak bir şans.

Altıncı seviyeden yediye geçerken dâhiler bile normalde on yıla veya biraz dahasına ihtiyaç duyardı.

Linley direk söyledi “Ben zaten yedinci seviye büyücüyüm.“

“Yedinci seviye mi?“

Üç biraderi sanki simsek çarpmış gibi ona bakıyordu. Dixie gibi bir dahi bile ancak on altı yaşına varınca altıncı seviye olabilmişti. Eğer gerçekten çok sıkı çalışırsa otuz yaşında belki yedinci seviye olabilirdi.

Fakat Linley…

Linley sadece on yedi yaşındaydı!

“Üçüncü kardeş, az önce yedinci seviyeye ulaştım mı dedin?“ Yale inanamıyordu.

“Üçüncü kardes, bizi kandırıyor olmasan iyi olur.“ George da ayni durumdaydı.

Reynolds ise çıt çıkarmadan Linley`e bakıyordu.

“Cyak, cyak!“ Bebe Linley`nin omuzunda pencerelerini çıkarmış heyecanla üçüne bağırıyordu. Linley kafasında Bebe`nin sesini duyabiliyordu. “Patron, bu üç velet senin yalan söylediğini düşünüyor. Şunlara yedinci seviye bir büyü göster de görsünler.“

Linley Bebe`ye bir bakış attı. “Yeter bu kadar.“

Bebe yüzünde bir pişmanlık havaları ile sustu.

“Bebe`nin rol yetenekleri baya iyi.“ Linley gizlice gülüyordu. “Patron Yale. Demek üçünüz bana inanmıyorsunuz. Yarın mezuniyet için başvurduğumda görürsünüz.“

Üçü de biliyordu ki Linley yalan söyleyecek biri değildi.

“Üçüncü kardeş, gerçekten başardın mı?“

“Size uçma tekniğini göstermeme ne dersiniz.“ Linley sözleri mırıldanmaya başladı, Yale ve diğerleri sessizce izledi. Bir süre sonra rüzgâr­tipi elemental esans Linley`nin etrafında dolanmaya başladı ve Linley`I havaya kaldırdı.

Linley yavaşça havalandı, yirmi santim yukarda süzülüyordu. Uzaktan bakan bir bunu fark bile etmeyebilirdi.

Reynolds hemen “Bu Süzülme Tekniği.“ dedi.

Süzülme tekniği birinin ancak yukarı aşağı çıkıp inmesine izin verirdi.

“Dikkatli bak.“ Linley bir eğimle havaya sıçradı. Onlarca metreye ulaşınca, aniden hızla aşağı indi. Fakat tekrar yirmi santime ulaşınca, yeniden havada durma yüksekliğini korumaya başladı.

Bu durumu biraz koruduktan sonra yere indi.

“Uçma Tekniği“ Yale ve diğerleri gerçekten şaşırmıştı.

Linley`nin bu gösterisi çok basit görünse de, bir şeyi çok acık göstermişti. Bir eğimle havaya sıçramak sadece Uçma Tekniğinin yapabileceği bir şeydi.

Güçlü bir savaşçı için onlarca metre zıplamak çok zor olmazdı.

Ve Ernst Enstitüsündeki öğrencilerin çoğu Linley`nin sadece büyücü olmadığını biliyordu, aynı zamanda bir savaşçıydı. Binlerce poundluk kayaları yurda taşırken onu görmüşlerdi.

Linley ve biraderleri yandaki komşulara arada selam verdiler.

Komsu ayrıldıktan sonra heyecanla ilk atılan George oldu. “Üçüncü kardeş, gerçekten yedinci seviye olmuşsun. Bu… bu olamaz? Fakat suan sen…“

“On yedi yaşında yedinci seviyeye ulaşmış bir büyücü. Tanrım. Yulan tarihinde böyle bir dahi var mı?“ Reynolds da artık yerinde duramıyordu.

Linley`e bakarken Yale`in gözleri parlıyordu. “Simdi ben bile üçüncü kardeşin mezuniyetini beklemeye

başladım. Test edenlerin yüzündeki ifadeyi görmek istiyorum..“

….

Ertesi sabah. Ernst Enstitüsünde büyü testinin yapıldığı boş alanda, otuz eğitmen bir sıra halinde dizilmişti. Gerçekte, dört büyü eğitmeni mezuniyet için yeterliydi fakat Ernst Enstitüsündeki pek çok eğitmenin bolca bos zamanı vardı. Linley`nin de mezuniyet için başvuracağını da duyunca hemen bu eğlence için gelmişlerdi.

Sonuçta öğrencilerin çoğu altıncı seviye oldukları onaylandıktan sonra mezuniyete başvuruyordu. Öncesinde altıncı seviyede biraz zaman geçiriyorlardı. Böyle bir durumda aslında mezuniyet testine ihtiyaç bile yoktu. Bu yüzden mezuniyet testleri epey nadirdi.

Otuzdan çok eğitmen artı üç öğrenci­ Yale, George ve Reynolds.

Otuzdan fazla öğretmenin arasında Yardımcı Müdür Delan da vardı. Onunda ilgisini çekmişti. “Eğer enstitümüzün iki dâhisinden biri mezuniyet için başvurmuşsa ben de buna şahit olmalıyım.“

“Linley, toprak stili büyü yapacaksin. “Toprak Mızrağı Dizilimi“ Büyüklük ve hız olarak senin seviyeni belirleyebiliriz.“ Test sorumlularından biri konuştu.

Eğer büyü gücü altıncı seviyeye ulaşmışsa doğal olarak mezun olabilecekti.

Linley hafif kafasını salladı.

Bütün izleyenler elinde olmadan şüphelenmeye başladı. Yardımcı Müdür hemen söze girdi. “Linley mezuniyet sınavına girmeyecek misin? Neler oluyor?“

Linley gülerek “Rüzgar stili büyü kullanmak istiyorum.“ dedi.

Yardımcı Müduü Deland ve izleyiciler kahkaha atmaya başladı. Hepsi biliyordu ki Linley dual­element, toprak ve rüzgâr magusuydu. Fakat büyü gücü testi genel olarak ruhsal enerjiyi değerlendirirdi. Ruhsal enerji değişmeyeceği için bu yüzden hangi elementin test edildiğinin bir önemi yoktu.

“Tamam, yap bakalım.“ Herkes gülerek Linley`e bakıyordu.

Linley hemen yedinci seviye rüzgâr büyüsünün sözlerini mırıldanmaya başladı. “Uçma Tekniği“ Biraz sonra rüzgârlar Linley`nin vücudunu çevirmeye başladı. Linley havalandı ve havada dolanmaya başladı. Bazen dönüşler yapıyor, bazen dalıyor, bazen yüksek hızlarda düz uçuyordu.

“Uc… Uçma tekniği?“

Eğitmenlerin hepsi şoktaydı. Hepsi Uçma Tekniğinin neyi ifade ettiğinin farkındaydı.

“On yedi yaşında, dual­element yedinci seviye büyücü. Bu… “ Yardımcı Müdür Deland, huzur dolu Ernst Enstitüsünün bundan sonra çok uzun bir sure bu sessizliğe hasret kalacağını anlamıştı.


………………..

Yorum Yap "CD5.6 – Mezuniyet Başvurusu"