Otto Von Bismark Günceli

CD5.15 – Ateş Pahası

Eylül 20, 2016


Platformun ortasında duran, orta yaşlı altın saçlı adam övmeye devam ediyordu. “10 Başyapıta bakarsak, bu gün bu cağda, en düşük ederi olan heykel 5.28 Milyon altın para, en değerli olanı ise son zamanlarda Yulan İmparatorluğunda 13 milyon altın paraya satılmış olan `Kan­Gözlü Yeleli Aslan`!“

Bütün asiller ve servetiyle övünen aileler bir anda sessizliğe gömüldü.

Fiyatlar korkunçtu.

“Bu `Kan­Gözlü Yeleli Aslan’ın malzemeleri bizzat gerçek ` Kan­Gözlü Yeleli Aslan`dan toplandı ve heykeltıraş Büyük­usta Hoover yüz bin yıl önce yaşadı. Son on bil yılda Yulan kıtası sadece iki tane Büyük­Usta heykeltıraş üretebildi; Usta Proulx ve Usta Hope Jensen.“

Altın saçlı adam aniden gülmeye başladı.

“Ama, benim bildiğime göre, tarihteki her bir Büyük­usta heykeltıraş… hayır, hayır… şimdilik Büyük ­ustaları bir kenara bırakalım… usta heykeltıraşların çoğunluğu bile usta unvanlarını hayatlarının ilk yüzyılından sonra almış durumda. Yüze ulaşmış olmasalar bile en azından yetmiş­seksen yaşlarında oluyorlar. Otuzundan önce usta olan biri hiç oldu mu?“

Altın saçlı adam seyircilere bakmaya devam etti. “Geçmişte? Hayır. Ya şu an? Evet var.“

“Usta Linley tam bir dahi. O şu an on yedi yaşında! Yedinci seviye dual­element bir büyücü. Büyü alanında Yulan kıtasının bütün tarihinde gördüğü iki numaralı dahi. Fakat heykeltıraşlık alanında ki başarıları yaşı on yedi olmasına rağmen herkes tarafından biliniyor.“

Konuşurken, altın saçlı adam yüzünü heykele döndü.

İki bayan görevli ileri çıkıp üstündeki örtüyü kaldırdı ve Rüyadan Uyanış heykelini ortaya çıkardı.

“Bu heykel Usta Linley tarafından yapıldı. Galerimizin yaptığı araştırma sonucu bu heykelin gecen Aralıkta devasa kar fırtınasının olduğu günlerde, bitirildiğini öğrendik. Diğer bir deyişle bu heykel Linley on altı yaşındayken bitirildi.“ Altın saçlı adam bir kahkaha daha attı. “O zaman kar fırtınasının neden o kadar hırçın olduğunu merak etmiştim. Fakat şu an tekrar düşünüyorum da, bu Usta Linley`nin heykelinin doğumuyla ilgili olmalı.“

Anında aşağıdaki kalabalık gülmeye başladı.

“Pekâlâ, bu kadar konuşma yeter.“ Heykeli işarete ederek. “Bu heykel kesinlikle Büyük­usta seviyesine ulaşmış durumda. Daha da önemlisi boyutu inanılmaz büyük. Dürüst olmak gerekirse beş parçaya ayırıp, sonra da her parçayı ayrı ayrı açık artırmaya çıkarabilirdik.“

Zengin asiller aralarında konuşup, kahkaha atmaya başlamıştı.

“Şaka yapıyorum tabii ki. Bu heykeldeki her bir figür kendi aurasına ve büyüsüne sahip. Bir araya getirdiğimizde ortaya harikulade bir aşk hikâyesi çıkıyor. İnanıyorum ki aramızdaki her bir heykel eksperi bu eserin arkasındaki hüzünlü aşk hikâyesini hissedebiliyordur.“

Altın saçlı adam bir iç çekti. “Bu figürlerin her biri Büyük­usta seviyesinde oyulmuş. Bir araya geldiklerinde seyircisine emsalsiz, özel bir his veriyor. Bu heykelin fiyatının ne olacağını kesinlikle tahmin edemiyorum.“

“Hepsinden önemlisi bu heykeli bitirdiğinde Usta Linley on altı yaşındaydı! Sadece on altı!“ Altın saçlı adamın sesi salonda yankılanmaya başlamıştı. “Hayatımda kelimelerin hiç bu kadar yetersiz kaldığı bir an olmamıştı. Usta Linley`e olan hayranlığımı açıklayacak kelime bulamıyorum. O… gerçek bir dahi!“

Bu sözlerden sonra kalabalıkta yeniden bir dalgalanma oldu.

On altı yaşında birinin böyle bir heykeli yapabilmiş olması tam bir mucizeydi.

Fakat Debs klanının kabininde çıt çıkmıyordu.

“Orospu çocuğu!“ Kalan, altın saçlı adama karşı öfkeyle dolmuştu. Bu küçük konuşmasından sonra heykelin fiyatı daha da ekstrem bir fiyata çıkacaktı.

“Usta Linley`nin gelecekte ki başarılarını hayal bile edemiyorum. Ve tam da bu yüzden Usta Linley`nin dünyayı şoka uğrattığı bu heykel bu kadar değerli! Ne yazık ki… maalesef, benim bizzat kendimin fazla parası yok. Yoksa aile eşyalarımı satacak bile olsam yine de bu heykeli alırdım.“ Altın saçlı adam gülerek, “Pekâlâ, hadi açık artırmayı başlatalım. Teklifler 1 milyon altın paradan başlayacaktır. Kimsenin itiraz etmeyeceğine inanıyorum?“

Bir milyon altın para!

Ve bu daha açık artırmanın başlangıç noktasıydı!

Düşük seviyedeki, az da olsa umudu olan pek çok asil aniden kendine geldi. Eğer inanılmaz güçlü, parası olan klanlardan değilseler bu heykel için savaşmayı hayal bile edemezlerdi.“

“Her teklif öncekinden en az 100.000 fazla olmak zorunda.“ Altın saçlı adam ekleme yaptı. “Pekâlâ, Usta Linley`nin Rüyadan Uyanış heykelinin açık artırması resmi olarak su an başlamıştır.“

Anında, salon sessizliğe boğuldu.

“1.5 milyon!“ Alt sıralarda oturan bir asil hemen teklifini verdi.

Linley alt seviyelerdeki olan teklifleri izliyordu. Küçük Gölgefare`de Linley`nin kıyafetlerinden kafasını çıkarmış olan bidene bakıyordu.

“Patron, gelecekte gelsin kızarmış tavuklar, ördekler. İstediğim şarapları da içebilirim.“

“Sorun değil.“ Linley Bebe`nin küçük kafasını biraz okşadı.

Bebe Linley için bir kardeş gibiydi.

“İşte bu! Gelecekte ki hayatimiz çok iyi olacak.“ Bebe`nin gözleri heyecandan parlıyordu. Kafasını uzatarak aşağı baktı. “Whoah. İki milyon olmuş bile. Yukarı, daha da yukarı lütfen.“ Bebe sürekli fiyatın daha yukarı çıkmasını bekliyordu. Bebe`yi izlerken Linley kendisini tutamayıp güldü.

Kral Clayde hafifçe Linley`nin sırtına vurarak “Linley, izin ver sana biraz yardım edeyim.“

“Austoni, beş milyon altın para!“

Austoni konuşma platformuna doğru yürüdü ve açık bir sesle “Majesteleri, Clayde, beş milyon altın para teklif ediyor.“

“Teşekkürler, Majesteleri.“ Linley hemen karşılık verdi.

“Haha, önemli değil.“ Clayde arkadaşça bir tavırla koluna Linley`nin omuzuna koydu. “Linley bana katılmayı kabul etsen de etmesen de, bu aşırı adaba uygun davarlarını korumaya devam etmene gerek yok.“ Clayde gayet alelade bir şekilde konuşuyordu.

Linley`nin Clayde ile ilgili düşünceleri iyi yönde değişmeye başlamıştı.

Gerçekten çekici ve karizmatik bir liderdi.

“Majesteleri, lütfen beni bağışlayın, fakat önce geri dönüp, ilk olarak babama danışmak zorundayım. Eğer sıra dışı bir sey olmazsa, Fenlai Krallığında kalmayı planlıyorum.“ Linley bir gülücükle cevap verdi.

“Evet, bunu kesinlikle babanla konuşmalısın.“ Clayde hafif somurttu. “Ama Linley duyduğuma göre baban Wushan Şehrini terk etmiş. Biraz araştırdım ama babanın nereye gittiğini bulamadım. Sanki… buhar olup uçtu.“

Linley`nin ünü patladığı gibi, Clayde Linley`i yanına çekme planının bir parçası olarak hemen ailesiyle görüşmeleri için adam yollamıştı.

Fakat Hogg artık Wushan şehrinde değildi.

“Babam şu an Wushan şehrinde değil mi?“ Linley şüphelendi fakat sonra bir kahkaha attı “Belki bir süreliğini başka bir yere gitmiştir. Sonuçta her zaman Wushan da duramaz ya.“

“Belki de!“ Clayde bu konuyu daha fazla sürdürmedi.

Hogg gerçekten de kendini iyi saklamıştı. Yoksa bir kral birini bulmak ister de nasıl başaramazdı?

…..

İkinci seviyede, özel kabinlerin birinde…

“Beş milyon altın para? Yok ebenin a.ı!“ Kalan hiç olmadığı kadar küfrediyordu.

Klan lideri Bernard’ın yüzünde kasvetli bir hava vardı. Alçak sesle, “Kalan, klanının şu an içinde olduğu durumu düşünmelisin. Su anda klanın geleceği muallak. Bu olaya çok fazla para harcayamayız. Klan müzakerelerimize göre, bu olaya en çok sekiz milyon ayırabiliriz. Bu gidebileceğiz son nokta.“

Kalan kafasını salladı.

Kalan iyi biliyordu ki klanının bütün değeri yüz milyon civarıydı ve bu varlığın çoğu likit olmayan varlıklara dayanıyordu. Likit varlıklar en çok yirmi milyon civarıydı. Klanın bütün likit varlığını tek bir heykele yatırmasına imkan yoktu.

Kalan ve Alice`i ayrılmaya zorlamamaları zaten yeterince nazik bir davranıştı.

“5.3 milyon altın!“ İkinci seviyedeki kabinlerin başka bir tanesinden ses yükselti.

Altın saçlı adam heyecanlanmaya başladı. “5.3 milyon altın para! On Başyapıttan en düşüğü 5.28 milyon. Fakat su an On Başyapıtın listesi değişti. Resmi olarak açıklayabilirim ki Rüyadan Uyanış heykeli On Başyapıt arasına girmiş bulunuyor!“

“Dawson Şirketlerinin genç efendisi Yale, altı milyon teklif ediyor!“ Austoni bir kez daha üçüncü seviyeden anons etti.

Fiyatı duyunca Kalan`ın yüzü siyaha döndü.

Fiyat çok hızlı bir şekilde altı milyona çıkmıştı. Bu gerçekten Kalan’ın beklentilerini aşmıştı. Kalan’ın tahminlerine göre, On Başyapıttan en ucuzu 5.28 milyon olduğuna göre sekiz milyon fazlasıyla yetecekti.

Fakat…

Kalan gerçek bir koleksiyoncu değildi ve heykeltıraşlık alanında da derin bir bilgisi yoktu.

Gerçek hayranları heykelden yayılan, insanların ruhlarını canlandıran bu auranın tamamen farkındaydılar. Özelliklede Rüyadan Uyanış heykelinin beş figürünü aynı anda görünce. Böyle bir olay inanılmaz nadirdi. Yulan tarihinde beş figürün bir heykele islendiği bir olay hiç olmamıştı. Özelliklede böyle bakanlarda üzgün, güzel bir his uyandıran bir heykel.

Dahası heykeli yapan bitirdiğinde on altı yaşındaydı ve dahi bir büyücüydü.

“Fiyatın böyle yükselmesine izin veremem.“ Kalan somurttu.

Kendisi de biliyordu ki fiyat böyle yükselmeye devam ederse, kazanma ihtimalide git gide kayboluyordu.

“Sekiz milyon altın para!“ Kalan yüksek sesle teklifini verdi.

Altı milyon altından sekiz milyona. İki milyonluk ani bir artış. Bu orada olan herkesi dondurmaya yetmişti. Sonuçta On Başyapıt bile ancak o civarda ediyordu. Proulx`un yaptığı uç başyapıtın her biri bile yedi milyon civarı ediyordu.

Gerçek koleksiyonerler sadece toplamak için toplamazdı. Gerçek değeri gören gözleri vardı.

Yoksa har vurur harman savurur, klanlarını batırırlardı.

Altın saçlı adam hemen bağırdı, “Debs klanı sekiz milyon teklif ediyor! Ne kadar hoş, muntazam bir artış. Sekiz milyon. Görünüşe göre bu heykeli kazanmak istiyorlar. Şimdiden görebiliyorum, Usta Linley gelecekte Aziz­ seviye dövüşçü oldu mu bu heykelin değeri nasıl sekiz milyon olarak kalabilir ki. Büyük ihtimalle o zaman ki değeri on altı milyon olacaktır!“

Altın saçlı adamın artırma kabiliyeti gerçekten korkutucuydu.

Fakat huzurda bulunanlarda aptal değildi. Hepsi derin derin düşünüyordu… sonuçta paraları olsa bile anlamlı bir şekilde harcanmalıydı.

….

Üçüncü seviyede Linley, Yale, Kral Clayde, Kardinaller sohbete tutuşmuştu ve gülerek aşağıyı izliyorlardı.

Yale alçak sesle Linley`e “Üçüncü kardeş, Kalan teklifini verdi.“ dedi.

Linley elinde olmadan Kalan’ın kabinine baktı. Açık bir sekil Kalan ile Alice`in ele ele tutuştuğunu görebiliyordu. Kalan’ın ifadesinden çok tedirgin olduğu görülüyordu.

“Üçüncü kardeş, izin ver biraz şunu terleteyim. Ne olursa olsun bu heykeli onların eline bırakamayız.“

“Gerek yok.“

Linley dümdüz Alice`e bakıyordu. Orada, kabinde otururken Alice haksızlığa uğramış, acınası küçük bir kız gibiydi. Debs klanının bütün üyeleri Alice`e yüzlerinde bir hoşnutsuzlukla bakıyordu. Sonuçta klanları onun için devasa bir para harcıyordu.

“Eğer gerçekten istiyorlarsa bırak alsınlar.“ Linley duygulu bir şekilde cevap verdi.

Yanda oturan Guillermo ve Lampson birbirlerine baktılar ve kıkırdadılar.

…..

Özel kabinlerinde…

Debs klanının bütün üyeleri tedirgin bir durumdaydı. Fakat tabii ki en gerginleri Alice ve Kalan’dı.

“Rahatla Alice. Sekiz milyon para zaten inanılmaz yüksek bir meblağ. Daha yukarı çıkmaz.“ Kalan Alice`i rahatlatmaya çalışıyordu ama… onu kim rahatlatacaktı. Klanı ona en çok sekiz milyon teklif etme yetkisi vermişti.

Altın saçlı adam elindeki küçük çekici salladı; “Debs klanı sekiz milyon teklif etti. Daha yüksek veren var mı? Eğer yoksa… geri sayıma başlıyorum.“

“On milyon altın!“

Birinci seviyenin ortalarından biraz tembel bir ses duyuldu. Şuana kadar Rüyadan Uyanış heykeli için gelen tekliflerin neredeyse tamamı ikinci seviyedeki inanılmaz güçlü klanlardan gelmişti. Bahis savaşına tutuşan sadece onlardı. Aşağıda oturan asiller sadece heyecanla izliyorlardı. Kimse onlardan bir teklif geleceğini ummuyordu.

“Hiç biriniz yeterince kavrayamıyorsunuz. Benim bakış açımdan bu Rüyadan Uyanış heykeli yepyeni bir heykeltıraşlık yönteminin başlangıcı olabilir. Oyma tarzı diğer heykellerden tamamen farklı ve dahası tamamen emsalsiz yine de birbirine bağlanan beş auraya sahip. Kesinlikle on milyon eder.“ Teklifi veren adam sıradan bir şekilde konuştu.

Geniş, gevsek, uzun elbiselerinin içinde otuz­kırk yaşlarında bir adamdı. Herkes ondan gelen tembel uyuşuk havayı sezebiliyordu.

“On milyon altın?“

Özel kabinlerinde Alice ve Kalan donup kalmıştı.

………………………

Yorum Yap "CD5.15 – Ateş Pahası"