Otto Von Bismark Günceli

CD3.3 – Yeşim Su Cennetinde Bir Gece

Eylül 18, 2016


Zaman akıp geçti. Göz açıp kapayıncaya kadar çoktan mayisin sonu gelmişti bile.

Geçtiğimiz iki ayda, her gün, Linley bos zamanlarını meditasyon yaparak, heykeltıraşlık pratiğinde yada Ernst Enstitüsünün devasa kütüphanesinde kitap okuyarak geçirdi. Linley`nin bilgi dağarcığı git gide büyüyordu.

Mayıs 29. Sabah saatleri.

Linley, Yale, George ve Reynolds Proulx Galerisinin önündeki meydanda duruyorlardı. Yakınlarındaki yük vagonunda uc tane tahta sandık vardı. Bu iki ay boyunca, Linley aslında dokuz tane yeni heykel yapmayı başarmıştı, fakat bu Linley`nin galeriye ilk heykel getirisi olduğu için üç tane getirmişti. Sadece olayların nasıl islediğini görmek istiyordu.

“Bu üç sandığı taşıyın.“ Yale emretti.

Yale`in klanından bazı hizmetçiler hemen taşıma işlemini giriştiler.

“Üçüncü kardeş, gel benle.“ Yale acik bir sekidle bu sokaklara aşinaydı. Direkt olarak Proulx galerisine yöneldi. Galeri cok büyük bir alan üzerine kuruluydu ve ana girişin bir kaç yüz metre ilerisinde, çok da göze batmayan bir kapı vardı. Savasci görünümlü orta yasli bir adam önünde duruyordu.

Orta yasli adam Yale`in ona doğru geldiğini görünce, hemen aceleyle ileri cikti. Gulerek, saygılarını sundu, “Genç efendi Yale, hoş geldiniz!“

Yale adama bakarak “Sanırım neden burada olduğumu biliyorsundur. Bu benim arkadaşım, Linley. Bu üç heykel onun. Hademeleriniz nerde? Gelip heykelleri içeri taşısınlar hemen.“

“Lütfen bekleyin.“

Kisa sure sonra, pek cok görevli koridorda göründü ve orta yasli adam Linley`e gülerek, “Genc efendi Linley, Proulx Galerimizin kurallarına gore, kimlik bilgilerinizi bırakmak zorundasınız. Bütün yapmaniz gerek Ernst Enstitusu öğrenci kartınızı bana vermek.“

Ersnt Enstitüsünün öğrenci kimliği herhangi bir şeyin ispati için yeterde artardı.

Linley hemen karti cikardi.

Linley`den karti alırken, adam karta bir bakış attı ve bir anda gözleri sonuna kadar acildi. Sok olmuştu. Bakışları tekrar Linley`e kaydi. “Besinci seviye?“ Linley`nin derecesi kart üstünde görünüyordu. Onun kadar genç birinin besinci seviyeye ulaşması gerçekten de aşırı şaşırtıcıydı.

Yale kendini tutamadı ve gururla, “Benim bu kardeşim enstitünün iki dâhisinden biri. Gecen yil on dört yaşındayken, yil sonu değerlendirmelerinde, besinci seviye büyücülüğe ulaştı.“

Ernst Enstitüsünün iki dâhisinden biri?

Orta yasli adam, kendi de bu genç adamın ilerde ne kadar basarili olabileceğini biliyordu. Linley`nin gelecekteki olasılıkları sinirsizdi. Tavırları bir anda cok daha saygili biraz da yağcı bir hal aldi, Linley`nin kaydını aldıktan

sonra, üç sandığı da işaretledi.

“Genç efendi Linley, her şey tamamdır. Bütün yapmanız gereken, bir ay içinde tekrar geri gelerek heykelleriniz kontrol etmek.“

“Bir ay mi? Önümüzdeki ay hic zamanim yok. Sunu üç yapabilir miyiz?“ Linley bir ya da iki hafta içinde Büyülü Yaratık Sıradağlarına gitmeyi planlıyordu. Gittiğinde de orada iki ay, belki de daha fazla kalacaktı.

“Acelesi yok. Heykelleriniz alıcı bulduğu surece, istediğiniz zaman gelip ücretinizi alabilirsiniz.“

Yale somurttu. “Neler oluyor böyle. Geçmişte heykelleri kabul etmeden önce, her zaman kontrol ederdiniz. Neden sandıkları incelemiyorsunuz?“

“İncelemenin nedeni bazı ahlaksız kişilerin bize zarar görmüş heykelleri göndermesini engellemek. Eğer hasar miktarını bilmezsek, buna galerinin neden olduğunu ileri sürebilirler ve karşılığını isterler. Fakat mademki bu üç heykel genç efendi Linley ve Yale tarafından teslim ediliyor. Sizin böyle küçük islere kalkışacağınızı sanmıyorum.“

Orta yasli adam ne yaptigini tam olarak biliyordu.

Yale nasil biriydi ki?

Proulx Galerisinden para koparmaya çalışmak? Aldığı para onun için harçlık bile olmazdı. Ayrica heykellerin yaratıcısı, Linley, Ernst Enstitüsü gibi bir yerde dâhiydi. Böyle insanların kendilerini bu derece küçültmelerine imkân yoktu.

…..

Gündüz geceye döndü. Doğu Fenlai şehrinin ana yolu, Kokulu Köşk Yolunda. Yeşim Su Cenneti`nin üçüncü katında. Linley ve diğerlerini kendilerine bir oda tutmuşlardı.

Fenlai şehrinin geceleri epey hareketli geçiyordu.

Fakat Yeşim Su Cennetinin geceleri daha da hizliydi.

Kadinlarin cilveli gülüşmeleri hic durmaz, erkekler sürekli kahkaha atardı. Bos bir oda da dört birader içerken, sohbet ediyordu. Her birinin yanında işveli, narin birer kiz vardi.

“İkinci kardeş, üçüncü kardeş, ben yatağa gidiyorum, dördüncü kardeşte simdi gidecek. İkiniz….“ Yale`nin koluna uzun yeşil sacli bir kiz sarilmis ve nefesi agir bir şekilde likör kokuyordu.

“Yeter bu kadar, patron Yale. Bırak konuşmayı artik.“ Linley Yale`in sözlerini kesti.

Yale ve Reynolds önce birbirlerine baktilar. Sonra dönerek Linley ile George`a küçümseyici bir bakis attilar. Sonra ikiside ellerini yanlarındaki kızların bellerine dolayarak odalarına doğru gittiler. Iki yıldır Linley ve grubu sıklıkla buraya geliyordu.

Genelde Yale ve Reynolds eğlenirdi, bu arada Linley ve George kızlarla sohbet edip, kafayi çekerdi.

Linley`nin yanındaki yeşil saclı kız mutsuz bir sesle “Genç efendi Linley, neredeyse iki yildir birbirimizi tanıyoruz, fakat siz…“

Linley elinde olmadan gelen bas ağrısını hissetti.

“Ira, yorulduysan gidip biraz dinlenebilirsin. Vakti geldiğinde paranın tamamını alacağına soz veriyorum.“ Linley`nin soğuk bir sesle söylediği sözlerden sonra, kiz daha konusmadi. Birinin Yeşim Su Cennetine gelip sadece içtiği, nadir görülen bir olaydı.

Beyaz bir ışık Kivrilan Ejder Yuzugunden süzüldü ve Doehring Cowart ortaya cikti.

Doehring Cowart yüzünde gülücüklerle, Linley`e bakti.“ Linley, yanında fistik gibi bir kiz var, suratındaki o ifade ne? Ben, saygıdeğer aziz­seviye Grand Magus şuan sadece vücutsuz bir ruhum. İstesem bile kadınlara dokunamam. Seni serseri, yaptığın su harakete bak?“

“Büyük Baba Doehring…“ Linley mutsuz bir şekilde somurttu.

“Hiç, bir kadının tadını almadın. Almış olsaydın böyle yan gelip yatmazdın orada.“

Linley kafasını kaldırıp camdan dışarı bakmaya başladı ve şehvet düşkünü yaşlı Doehring Cowart`i umursamayı bıraktı. Disardaki soğuk hava Linley`nin yüzüne çarpıp onu sakinleştirdi.

“Büyülü Yaratık Sıradağları. Acaba içerisi neye benziyor?“

Bir ya da iki hafta içinde Linley yolculuğuna başlayacaktı. Ernst Enstitüsünde Büyülü Yaratık Sıradağlarına dair pek çok efsane duymuştu. Doehring Cowart`ta pek çok hikâye anlatmıştı. Fakat Linley hic gitmemişti, bu yüzden sadece hayalinde canlandırdıklarıyla yetiniyordu.

“Sadece bir hafta içinde… Bekle beni.“

Gece pencereden uçsuz bucaksız gökyüzüne bakarken Linley düşüncelere daldı.

 …..

Yorum Yap "CD3.3 – Yeşim Su Cennetinde Bir Gece"