Dünyanın Oluşumu Günceli

CD3.24 – İsmi Alice`ti (Kısım 2)

Eylül 19, 2016


“Hrm?“ Linley somurtarak arkasını  döndü. Kalan hemen Linley`nin yanına yürüdü. “Benim ismim Kalan. Yardımların için gerçekten minnettarım. Eğer sen olmasaydın, Alice belki de şuan  ölmüştü.“

Alice isimli kız hemen yanlarına koştu. Acık bir şekilde hala panik halindeydi ve hızla nefes alıp veriyordu. Fakat puslu gözleri Linley`e odaklanmıştı. “Hayatimi kurtardığın için cok teşekkürler. Ben Alice. Alice Straf. Ben de toprak stili bir magusum.“

Linley`nin bakışları bir an Alice`e  kaydı.

Alice`in gerçekten hoş görünümlü bir kız olduğunu oda kabul etmişti. Erkeklerin etrafını saracağı, onu koruyacağı türden bir kiz. Çeşitli makyajlara, ses değişikliklerine ihtiyacı olan biri   değildi.

“Linley, Büyülü Yaratık Sıradağlarında, insanların tehlikede olduğunu gördüğünde genelde hic bakmazdın, değil mi? Bu günkü yardımseverlik nerden geldi böyle?“ Doehring Cowart`in şakacı sesi Linley`nin zihnine ulaştı, “Ah, simdi anladım. Alice denen kızdan hoşlanmış  olmalısın.“

Linley somurttu.


“Büyükbaba Doehring geçmişte, yardım etmek istemiyor değildim. Büyülü Yaratık Sıradağlarının ic  bölgesindeydik ve insanların uğraştığı yaratıklar en az altıncı seviye ve hatta bazen yedinci seviyedeydi. Yardım etmeye gücüm yetmiyordu. Fakat besinci seviye bir yaratığı öldürmek cok zor olmadı, o yüzden yardim ettim.

Doehring Cowart biraz daha güldü ama bir sey  demedi.


“Ben Tony. Saygıdeğer magus, isminiz nedir?“ diğer genç de yanlarina   gelmişti.


Linley sakince önündeki gruba bakti. “Ne kadar zamandır Büyülü Yaratık   Sıradağlarındasınız?“


“Bu ilk günümüz.“ Kalan çaresizce cevap verdi. “Ilk günümüzde besinci seviye bir yaratıkla karşılaşacağımızı hiç ummamıştım. Gerçekten çok şanssızız. Kitaplar, dış kesimlerde üçüncü ve dördüncü seviye yaratıklar olduğunu yazıyordu. Dördümüz beraberken herhangi bir sorun   olmamalıydı.“

“Aptallar.“ Linley kafasini sallayarak konuşmaya  başladı.


Niya isimli kadın okçu hemen sinirlendi. “Neden hemen bu kadar kibirlendin? Alice`i kurtarmış olabilirsin ama bu sana insanlara hakaret etme hakkini  vermez!“

“Niya!“ Kalan hemen  bağırdı.

“Cesaretinize hayranım, bu halde Büyülü Yaratık Sıradağlarına dalmışsınız. Ama ayni zamanda, aşırı şanslı olduğunuzu da söylemeliyim. Yolunuz üzerinde hiçbir haydutla karşılaşmadınız   mı?“

“Haydut?“ Kalan ve diğerleri birbirlerine baktılar. Gerçekten de hic haydut    görmemişlerdi.

Büyülü Yaratık Sıradağları on bin metreden daha uzundu. Doğal olarak, girilebilecek bir suru yol vardı. Hiç haydut görmeden gelmekte epey  normaldi.

“Size su kadarını söyleyeyim. Eğer ölmek istemiyorsanız, hemen dağlardan ayrılın.“ Linley sözü hic dolandırmadı.

“Neden? Dis kesimlerde o kadar fazla besinci seviye yaratık mi var?“ Tony merakla   sordu.


Linley sakince açıkladı. “Bu dağlarda, özelliklede dış kesimlerde asil tehlike büyülü yaratıklar değil, tam aksine insanlar. Siz dördünüz çok zayıfsınız ve hic tecrübeniz yok. Emininki ac gözlü insanlar sizi elinden kaçırmak istemeyecektir. Şuana kadar ortaya çıkmamanızın tek nedeni de, muhtemelen ilk gününüz olduğundandır.
Yoksa şuana dördünüz de öteki dünyaya  geçmişti.“


“Asil tehlike diğer insanlar mı?“ Kalan`in yuz ifadesi  degisti.

Kalan saygili bir sekilde “Asil Magus, bu dağlara daha yeni geldik ve bu bölgeyi cok az taniyoruz. Buraya gelmek için kendi aramızda karar almıştık. Umuyorum ki bu dağları terk ederken bize yardım edersiniz.“

Linley çaresizce somurttu.

Beladan nefret ediyordu. Ama bunların haydutlarla karşılaştığında da hic şansları olmadığını biliyordu. “Asil magus, yardımınıza muhtacız.“ Alice de  yalvarıyordu.
Linley Alice`e baktı. Gözlerindeki çekiciliği görünce, olurken nasıl bir ifadesi olacağını duşundu. Kalbi bir anda yumuşadı. Kafa salladı, “Peki. Ben de zaten geri dönüyorum. Benle beraber gelirsiniz. Eğer olurda haydutlarla karşılaşırsak, sadece elimden geleni yapacağıma soz verebilirim. Ölürseniz yapabileceğim hiçbir sey    yok.“

Kalan hemen neşeyle, “Bize yardım etmeyi kabul ettiğiniz için, suan da bile gerçekten cok minnettarız.“

Linley hemen ilerlemeye başladı. Diğer dördüne arkasını dondu ve “Takip edin.“ dedi. Kalan ve diğerleri takip etmeye basladi. Linley`nin koruması altında Büyülü Yaratık Sıradağlarından ayrıldılar ve şehre doğru   yöneldiler.

…..

Dönüş yolunda, Linley`nin ismini öğrendiler. Alice isimli toprak büyücüsü Linley`e karsi hayranlıkla dolmuştu. O da on beş yaşındaydı ve Wellen Enstitüsünün bir numarası olarak   anılıyordu.

Fakat buna rağmen, Alice sadece dördüncü seviye bir buyucuydu. Ernst Enstitüsünde böyle bir basari ancak ortalama  olarak değerlendirilebilirdi.

Mola vermişlerdi ve şuanda Linley, Kalan, Alice, hepsi yemek yiyordu. Linley ve Alice beraber    oturmuşlardı.


“Büyük kardeş Linley, gerçekten inanılmazsın. On dört yasinda besinci seviye büyücü olmuşsun. Ben besinci seviyeye ulaştığımda muhtemelen yirmi yaşında olacağım.“ Alice hayranlıkla Linley`e    bakıyordu.

“Ben önemli biri değilim. Asil dahi enstitümüzün bir numarası Dixie, dokuz yaşındayken dördüncü seviye olmuştu ve on iki yaşında besinci seviye oldu.“ Linley gayet olağan bir şekilde konuşuyordu. On üç yaşındayken kendisinin de dördüncü seviye bir büyücü olduğunu söylemedi, Fakat on dört yaşında besinci seviyeye ulaşmıştı.

Kısa bir yılda Dixie`nin üç yıllık ilerlemesiyle ayni yolu kat  etmişti.


“Dokuz yaşında dördüncü seviye mi? Ben on beş yaşında, dördüncü seviye oldum. Ve okulumdaki bir numaralı dahi olarak anılıyorum,. Wellen Enstitüsü gerçek Ernst ile yarışamaz.“ Alice bir iç   çekti.

“Büyük kardeş Linley, senin Toprak Mızrakların benim okulumdaki besinci seviye büyücülerden bile daha güçlü gibi geldi bana. Neden öyle?“ Alice de toprak stili buyucuydu ve Linley`nin büyülerindeki farklılığı anlamıştı.

Linley hafifçe güldü. Sadece güç farki değil, ayni anda yerden cikis hızları da çok   fazlaydı.


“Toprak stili büyünün özü dünyanın esansında yatıyor…“ Linley Alice`e açıklamaya başlamıştı. Dürüst olmak gerekirse, toprak büyüsü anlayışı olarak, Linley Ernst Enstitüsündeki hocalardan bile daha ilerdeydi. Sonuçta öğretmeni Aziz­seviye bir Grand  Magus`tu.

Alice pür dikkat Linley`e bakıyordu.

Yorum Yap "CD3.24 – İsmi Alice`ti (Kısım 2) "