Dünyanın Oluşumu Günceli

CD3.12 – Kurt Sürüsü (Part 2)

Eylül 19, 2016


Linley şuanda yirmi civarında kurt tarafından çevrilmiş durumdaydı ve sayıları yüze varan koyu yeşil rüzgâr kılıçları ise Linley`i resmen kapana kıstırmıştı.

Kaçmanın hic bir yolu yoktu.

Linley aniden harekete geçti. Gözüne sağlam bir ağaç dalı kestirdi ve mermi gibi havaya fırladı. Fakat o kadar cok rüzgâr kilici vardi ki, en az on tanesi Linley`e vurmayı başardı.

Rüzgâr kılıçları, Linley`nin sert deri zırhını yırttılar ve onun havada savrulmasına neden oldular. Linley hemen bir refleksle en yakındaki ağacın dalına tutunarak, dalin etrafında bir takla atti. Yukarı doğru tırmanmaya başladı. Ancak yirmi, otuz metre tırmandıktan sonra, dönüp aşağı baktı.

“Neredeyse g.tü kaptırmıştık.“

Linley derin bir nefes bıraktı. Etrafında vücudunu kaplayan toprak renkli, tasa benzeyen, azda olsa parlayan bir tabaka zırh vardı.

Toprak­stili büyü: Toprak­koruma!

Toprak­koruma yapabilmek için en az besinci seviye olmanız gerekirdi. Besinci ve altıncı seviye büyücüler bu büyüyü yaptığında, epey yüklü miktarda toprak element esansi kullanir ve gayet sağlam, taştan bir zırh oluştururdu. Ayni seviyede ki bir düşmanın pek çok saldırısını engelleyebilirdi.

Havadaki rüzgâr kılıçları üçüncü veya dördüncü seviye büyü derecesindeydiler.

Bir anda vahşi bir uluma yankılandı.

Linley hemen aşağı bakti ve kurtların ayaklarının altında rüzgâr toplanmaya basladigini gördü. Hepsi aniden havaya zıpladı ve lider iki kurt on metre havaya sıçrayıp, geniş bir dala kondular. Güçlü pencelerini ağaca sertçe geçirerek dengelerini sagladilar.

Rüzgâr­kurtlari zaten doğal olarak aşırı dengeli yaratıklardı, bu yüzden ağaca tırmanmak onlar için cok zor olmazdı.

“Ağaca tırmanmanızdan korkmuyorum. Tam tersi orda durup mal mal bakmanizdan korkuyordum.“ Linley kanının kaynadığını hissediyordu. Durum ne kadar tehlikeli olursa, hayati tehlike o denli çok olur. Bu da o derece heyecan demektir.

Tırmanma yeteneği olarak Rüzgâr­kurtlari azda olsa insanlardan gerideydiler. Linley çevik bir şekilde bir ağaçtan diğerine zıpladı ve kurtlarda öfkeyle uluyarak takip ettiler.

Büyülü Yaratık Sıradağlarının dış kesimlerinde Rüzgar­kurdu sürüsünden daha güçlüsü yoktu. Çoğu altinci seviye savasci bile sürüyle karşılaştığı zaman geri çekilmeyi tercih ederdi. Vücudu ne kadar güçlü olursa olsun altinci seviye bir savaşçının vücudu bile Rüzgâr­kurdunun pençesiyle atacağı darbeyi direkt karşılayamazdı.

Linley ve kurt sürüsü ağaçların arasında saklambaç oynamaya başladı. Lider iki kurt Linley`den hizliydi, bu yüzden sürekli atlatmak için yon değiştirmek zorunda kaliyordu.

Rüzgâr kılıçlarının vurduğu ağaç parçalara ayrılip ve yere dağılıyordu.

Lider kurtlardan biri Linley`e varmayi basardi ve sırtına bir pençe atti. Toprak­koruma bir sarsıldı ve elemental esans parlayarak biraz titredi.

Kurt liderleri gerçekten cok hizliydi, üstüne çokta çeviktiler. Keskin pençeleri pek cok kez Linley`e ulaşmayı başardı. Bazense ısırmaya çalıştılar. Fakat neyse ki elemental esanstan oluşmuş toprak­koruma esneyebiliyor ve sekil değiştiriyordu. Linley suan onu bir kask olarak da kullanıyordu. Fakat sürekli tekrarlayan Ruzgar­ kurtlarinin saldirilari altinda zırhın üstündeki elemental esans iyice sarsılmaya başlamıştı.

“Önderleri gerçekten cok hizli. Toprak­koruma cok dayanmaz böyle!“

Linley dişlerini sıkarak, yükseklere doğru tırmanmaya başladı. Ağırlık olarak kurtlardan cok daha hafifti ve tırmanma yetenekleri onlardan daha iyiydi. Linley seksen metreye ulaştığında, kurtlar artik takip edememeye başladı. Bütün yapabildikleri oldukları yerden, bir biri ardina rüzgâr bıçakları fırlatmaktı. Linley elinden geldiğince kaçmaya çalıştı, kaçamayacağını anlayınca da toprak­korumanın darbe almasına izin verdi.

“Eğer bu kadar yüksekten düşerseniz, ölmez misiniz?“ Linley büyülü sözleri mırıldanmaya başlamıştı. Böyle bir durumda bile sakinliğini hic kaybetmeyişinin nedeni sürekli yaptığı eğitimler sayesinde, zihinsel olarak kendini geliştirmiş olmasıydı.

`Pat!`

Bir rüzgâr bıçağı daha toprak­korumaya vurdu. Az önce kırılmanın esiğine gelmiş olan toprak koruma, sonunda dayanamayarak sayısız parçaya ayrıldı. Elemental esans parçaları havada parlıyordu. Zırhı parçalayan bıçağı hemen ardından diğer bicaklar da izledi. Tabi Linley gelen bıçakları hemen fark etti.

“Çoğu rüzgâr bıçağı üçüncü seviye büyücü büyülerine denk. Dördüncü seviye savaşçı olduğuma göre beni öldüremezler.“ Linley bıçakların kendisine vurmasına izin vererek, büyülü sözleri söylemeye devam etti. Kesiklerden kan akmaya başladı ve Linley`nin göğsünde büyük bir yara ortaya cikti.

Linley sadece biraz somurttu ve sözlerine devam etti.

Bir anda toprak element esansıyla parlayan yüzün üzerinde tas ortaya çıkıp, birleşti. Sıkıca birleşmiş olan taslar yirmi Rüzgâr­kurdunun üstüne doğru fırladı. Merkezdeki otuz tane tas direk lider Ruzgar­kurtlarina yöneldi. Liderlerinden ikisi de taşların çarpmasıyla düşmeye başladı ve düşerken yollarındaki bütün ağaç dallarını da kırarak, birbiri ardina yere çakıldılar.

Bu teknikten sonra, artik kurtların cogu yere yapışmıştı. Fakat Ruzgar­kurtlari cok çevikti ve kürkleri aşırı sağlamdı. Kayalardan kaçanlar olduğu gibi, kaçamayıp kayalarla çarpışanlar bile pençeleriyle ağaçlara tutunmuştu. Bunu başaramayıp yere çakılanlar ise bazı önemsiz yaralar almıştı. Ölen doğal olarak hiç yoktu.

“Yara kötü görünüyor, ama sadece yüzeyde kalmis, derin değil. Yine de böyle kanamasına izin veremem.“ Aniden Linley`nin sol eli alev aldı ve yaranın üstüne bastırdı. Cizirdama sesleri duyuluyordu. Linley acıyla yüzünü buruşturdu. Linley`nin göğsünden yanmış etin kokusu yükseliyordu. Böylece Linley kanamayı durdurmuştu ama geride de baya kotu bir yara izi kalmıştı.

Ortalığın karışmasından yararlanan Linley hemen başka bir ağaca kaçtı. Goz acip kapayıncaya kadar epey mesafeyi ilerledi ve kendini yere atti. Aninda seksen metreden fazla mesafeden düşüşe gecti. Fakat etrafi bir hava tabakasiyla kaplıydı ve düşüşü o kadar hizli degildi. Yere indiğinde ise başka bir büyünün sözlerini bitirmişti bile.

Kurt sürüsü ise takibe çoktan başlamıştı ve yakınlaşmaktaydı.

Ilk yakına gelen, iki kurt lider oldu. Uluyarak, gözlerinde şüpheli bir bakışla Linley`e baktilar. Neden bu kaçmayı bıraktı? Bu yüksek zekâlı yaratıklar artık Linley`nin bir tuzak hazırladığından şüpheleniyordu.

“Hırrrr…“ İki liderden biri hafifçe hırladı. Anında sanki bu bir emirmiş gibi, dördüncü seviye kurtlardan biri Linley`e doğru atildi.

Linley hemen havaya sıçradı ve eliyle kurt sürüsünü işaret etti. Alçak bir sesle, “Süper Yerçekimi Alanı“ dedi.

Toprak stili büyü – Süper Yerçekimi Alanı

Bu büyü gerçekten korkunç bir toprak buyusuydu. Büyük miktarda toprak elemental esansını kontrol ederek, kullanıcısına belli bir alanin yer çekimi kuvvetini manipüle etme yeteneği veriyordu. Düşmanlarının önemli ölçüde artmis yer çekiminden etkilenmesine neden oluyordu. Ve sadece besinci seviye büyücüler bu yapabiliyordu.

Ayrıca büyücü ne kadar güçlenirse Süper Yerçekimi Alani da o derece güçlü oluyordu.

Aniden havada titreşimler oluştu. Linley`i merkeze alan, yüz metre çaplı bir bölge toprak element esansıyla parlamaya başladı. Yüz metre çapındaki bütün kurtlar aniden artan yer çekimin güçlü çekimine maruz kaldılar. Linley`e doğru koşan kurtta bundan nasibini almıştı ve yolun yarısında çöküp kalmıştı. Bütün kurtlar sasırmış bakiyordu. İki lider kurt kızgın bir sekilde hırladı ve diğer her şeyi yok sayarak, dümdüz Linley`e doğru koşmaya basladi. Fakat acik bir sekilde bu iki kurt, şuan sahip olduklari gücün ancak yarisina sahiptiler.

“Sizin hızınız azaldi ama benimki aynen duruyor.“ Toprak element esansı Linley`nin etrafından dönerek parlıyordu. Bütün arazide parlayan elemental esansıyla tam bir uyum içindeydi.

Süper Yerçekimi Alanını oluşturmak için kullanilan toprak elemet esansi belli titreşimler içeriyordu. Her toprak­ elementi büyücusü kendine has bir şekilde, farklı titreşim frekanslarında bu büyüyü yapıyordu. Eger biri toprak element esansının salınımını tamamen kontrol edebilirse, Süper Yerçekimi Alanını da etkisizleştirebilirdi.

Hızı düşmüş düşmanlarından Linley artik cok daha hizliydi. Çevik bir sekilde saldırılardan kaçarken başka bir büyünün hazirliklarina girişti.

Bir anda topraktan çatırdama sesleri geldi.

Düzinelerce toprak mizragi kurtların ayaklarının altından fırladı. Bu keskin kenarli mizraklar anında yedi kurdun göğsünü delip geçti ve ağır sekilde kanamasına yol acti. Pek cok başka kurtta şuan agir yaralar almis durumdaydı.

“Auuuuuu!“

Iki lider kurt iyice çılgına dönmüştü.

Süper Yerçekimi Alanının içinde yari hizlarinda hareket ediyorlardı. Bu kadar atik olan Linley`i durdurmalarına imkân yoktu. Eger birebir mücadeleye girebilseler, Linley`i öldürebilirlerdi ama yanına bile yaklaşamıyorlardı. Linley`nin besinci seviye büyücü olduğunu düşünürsek onu yakalarsalar, parçalara ayırmaları zor olmazdı.

Alçak bir uluma daha duyuldu.

Iki lider tereddütsüz bir şekilde, kuyruklarını kıstırıp kaçtılar. On civarinda hayatta kalmis kurtta onları takip etti. Saniyeler içinden gecenin karanlığında kayboldular. Bunu gören Linley hemen yaralı kurtların yanına koştu.

Çatırtı sesleri havaya yükselmeye basladi.

Linley agir yaralı kurtların kafalarına üç isabetli tekme atti. Kırılan kafataslarının sesleri net duyuluyordu. Üç Rüzgâr­kurdu anında öldü. Göğsünden mızrakla vurulan yedi kurdu da sayarsak, on kurt şuanda ölmüştü. Fakat Linley de kendini çok zorladığı için göğsündeki yara yeniden acilmiş ve kanıyordu.

……..

Yorum Yap "CD3.12 – Kurt Sürüsü (Part 2)"