Kilimanjaro Günceli

CD20 – Toprak ­Stili Büyü

Eylül 17, 2016


Linley`nin umutlari bir volkan gibi patlamak üzereydi, anında heyecanla doldu.

“Büyükbaba Doehring, gerçekten bana nasil magus olunacagini öğretebilir misin?“ Linley`nin heyecanli yuzu dümdüz yasli Doehring`e bakıyordu.

Doehring Coward, Linley`nin halini görünce, sakalini okşayarak, “Linley, senin Buyukbaba Doehring bir aziz­ seviye Grand Magus, zerre doğal yeteneğin dahi olmasa, sana yine de nasil büyü yapılabileceğini öğretebilirim. Tabi… doğal yeteneğin ne kadar azsa basarilarin da o kadar az olacaktır.“

Eger herhangi bir başka magus suan orda olup bu sözleri duysaydı afallayıp kalirlardi.

Magi toplumunda en önemli sey doğal yetenekti. Yetenegin yoksa magus da olamazsin. Pek cok insan buna inaniyordu.

Fakat Doehring Coward öğrencisinin yeteneği az dahi olsa onu yine magus yapabilecek yeteneği olduğunu iddia ediyordu. Eger herhangi biri böyle bir iddiada bulunsaydı, herkes palavra attığını düşünürdü… ama bu sözleri soyleyen bes bin yillik aziz­seviye bir Grand Magus`tu.

“Az yetenek, az basari?“ Linley kalbinin titrediğini hissetti.

Magus olmak istemesinin nedeni Baruch klanını eski zaferlerle dolu günlerine döndürmek istemesiydi. Bunu başaramasa bile, en azindan bir seyi basarip, nesillerdir klan büyüklerinin almaya uğraştığı, atalarının yadigârını geri almayi umuyordu. Eger sadece bunu başarsa bile yeterliydi.

Fakat bunu yapabilmek için guc gerekliydi.

“Linley, endişelenme. Büyüye olan yatkınlığın henüz ölçülmedi. Yüksek olup olmayacağını kim bilebilir? Belkide buyu icin muazzam yetenegin vardir.“Doehring Coward sakallarini okşarken gülüyordu.

Buyukbaba Doehring`in sükûneti Linley`nin de sakinleşmesini sağladı.

“Büyükbaba Doehring, büyüye yatkınlık nasil test ediliyor?“ Linley elinden olmadan meraklanmaya baslamisti.

“Aslinda buyu kabiliyeti cok kolay test ediliyor.“ tam Doehring Coward konuşurken aniden­

Disardan ayak sesleri duyulmaya başlandı. Linley sesleri duyunca endişelenmeye basladi. Hemen Doehring Coward`a “Buyukbaba Doehring, cabuk, saklan. Birileri geliyor.“ Eger çoktan tarihe karismis Pouant Imparatorluguna ait bu bes bin yasindaki aziz­seviye Grand Magus keşfedilirse tam bir felaket olurdu.

Doehring Cowart sadece guldu, hic kipirdamadi bile.

“Buyukbaba Doehring!“ Linley git gide daha cok sabirsizlaniyordu.

“Kraaak“ yatak odasinin kapisi acildi ve kahya Hiri kapi araligindankfasını uzatarak bakti. Linley`i uyanik görünce, yüzünde bir gülücük belirdi. “Genc efendi Linley, çoktan uyandiginizi tahmin edemedim. Nasil hissediyorsunuz, genç efendi?“

Linley zorlada olsa bir gulucuk cikardi. Kafa sallayarak “Sordugun için teşekkürler, Hiri Amca. Simdi cok daha iyiyim.“

Linley cok tedirgin hissediyordu. Dayanamadi ve donup Doehring Coward`in olduğu yöne bakti, fakat Doehring Cowart hala orda durmuş gülüyordu. “Neler oluyor Buyukbaba Doehring? Ugh. Neredeyse yakalanıyorduk. Açıklaması cok can sikici olacaktı.“

Hiri amca “Genc efendi Linley, aksam yemegi vakti. Uyandiginiza gore gelip bizimle yemek yiyin.“ dedi.

“Tamam“ Linley Doehring Coward`a bir bakis daha atti, kafasi soruyla doluydu.“Neler oluyor. Hiri amcanin yuz ifadelerine bakilirsa Buyukbaba Doehring`i hic görmemiş gibi duruyordu.“

Linley`nin sürekli yataginin köşesine baktigini görünce, Hiri Amca merakla sordu “Genc efendi Linley, neden sürekli yataginizin kosesine bakıyorsunuz? Bir sey mi dusurdunuz? Aramaniza yârdim edebilirim.“

“Yok­ yok bir sey.“Linley hemen yataktan cikti. “Hiri Amca, hadi yemek yemeye gidelim.“

Linley`nin davranışları tuhaf bulsa da Hiri Amca üstünde cok düşünmedi, sadece kafa sallayıp, güldü. Linley kendi giyindi ama hala Doehring Cowart`a kaçamak bakışlar atmaktan kendini alamadi. Fakat tam o bakarken Hala orda durup Gulen Doehring Coward bir anda Linley`nin gözünün önünden kayboldu.

“Kivrilmis Ejder Yuzugune girdi.“ Linley simdi rahatça ruhun yüzüğün içinde yasadigini hissedebiliyordu.

Geçmiştekinin aksine Linley simdi yüzüğe kendi kanını akıtarak ruh­bagiyla baglanmisti. bu da aralarındaki iletişimi önemli derecede artırmıştı.

“Linley, yüksek sesle konuşmana gerek yok, zihinsel olarak da konuşabiliriz. Ben yüzüğün icindeki bir ruh olduğum ve sende Kivrilan Ejder Yuzugunun sahibi olduğun için direkt olarak benimle ruhsal bağın var.“ Doehring Coward`in sesi Linley`nin zihninde yankilandi.

Bu Linley`i asiri şaşırttı.

“Büyükbaba Doehring?“ Linley zihinsel bagi test etti.

“Seni duyuyorum.“ Doehring Coward`in seside Linley`e ulasti.

Bu Linley`nin cok hoşuna gitmişti. Fakat Doehring Cowart`la sohbet etmeye basladiginda, hic bir yere bakmıyordu. Yürürken takılıp kapı girişinde dustu. Hemen önünde yürüyen Hiri amca dönüp güldü. “Genc efendi Linley, nereye yürüdüğünüze bakin.“

“Anladım, Hiri Amca.“ Linley`de cevaplarken kahkaha atiyordu.

Heyecanli bir sekilde Doehring Cowart`la sohbet ederken Linley yemek odasina girdi ve oturdu. Bu günün aksam yemeği nar gibi kızarmış koyunun kokusunu da sayarsak epey şaşaalıydı. Hogg Linley`e bir bakis atti. Gulerek “Linley, al biraz.“ konuşurken Hogg Liney için kendisi koyunun arka bacağını kopardı ve Linley`e verdi.

“Tesekkurler, baba.“

Linley epey sasirmisti. Ailesinin ekonomik durumu kotuydu, bu yüzden yemek genelde epey siradan olurdu. Fakat bu gün, koyun bile kızartmışlardı?

Linley`nin bilmediği sey… taslar gokyuzunden yağmur gibi yağdığında erkek ve kadinlarin yanında pek cok hayvanda telef olmuştu. Baruch klanı bir yana, cok nadir et yiyen bazı fakir aileler bile bu gün et ziyafeti çekiyordu.

“Buyukbaba Doehring, neden Hiri Amca orada seni görmedi?“ Linley zihinsel olarak Doehring`e sordu.

“Linley, sana şunu demeliyimki, senin haricinde kimse beni göremez. Cunku ben şuanda hic bir maddesi olmayan sadece ruhsal bir görüntüyüm, (Cevirmen: Adam bildiğin hayalet:D) Görünmezim. Sadece sen, Kivrilan Ejder Yuzugunun efendisi olarak beni görebilirsin.“ Doehring Cowart detayli olarak Linley`e anlatti.

Linley artik anlamisti.

Onceden de Buyukbaba Doehring zaten olduğunu söylemişti. Su an sadece ruhu kalmisti.

“Büyükbaba Doehring, bu demek oluyor ki gelecekte sürekli yanımda ortaya çıkabileceksin?“ Linley buna sevinmişti.

Tam Linley konuşurken, hic yoktan beyaz sacli bir adamin yaninda ortaya ciktigini gördü. Bu Doehring Coward`di. Fakat Hogg, kâhya Hiri ve küçük kardeşi Wharton yemek yiyip, sohbet etmeye devam ettiler. Kimse en ufak şekilde Doehring Coward`in varligini hissetmemişti.

“Wow…“

Gormek ve duymak iki farkli seydir. Masadaki herkesin Doehring Coward`in varligindan habersiz olduğuna bizzat kendisi sahit olduktan sonra, Linley derinden etkilenmişti.

“Hala benim varligimi hissedebilecek kişiler var. Ruhsal gücü benimle eşit olan kişiler hala benim varlığımı hissedebilir. Fakat doğal olarak… eger ben Kivrilan Ejder Yuzugunun içinde saklanırsam, kesinlikle hic kimse beni fark edemez.“ Doehring Coward`in sözleri Linley`nin kafasinda yankilandi.

“Büyükbaba Doehring`le eşit ruh seviyesinde?“ Linley bir yandan çiğnerken bir yandan da Doehring Cowart`in dediklerini düşünüyordu.

“Benle ayni ruh gücüne sahip kişiler büyük ihtimalle aziz­seviye dövüşçü olmaları lazım. Azda olsa, sadece onlar beni hissedebilir. Fakat tabi ki, önce yüzükten çıkmam lazim. Yüzüğe girdim mi beni bulmalarına imkan yok.“ Doehring Coward konuşurken gülüyordu.

Linley kendi içinden onaylarken diğer yandan koyunun budunu mideye indiriyordu.

“Linley, daha yavaş ye.“ Hogg Linley`nin ne kadar hızlı yediğini görünce dayanamayıp güldü.

Linley de babasina sırıtarak, hizla yemeğini yemeye devam etti. Goz acip kapayıncaya kadar koyunun budu kayboldu. Linley konforlu bir geğirme kaçırdı ağzından ve peçeteyle dudaklarini sildi. Ayaktayken Linley “Baba, Hiri amca ben yemeğimi bitirdim. Kafam biraz donuyor. Gidip biraz dinleneceğim. Wharton gorusuruz,“ dedi. Ilk yemeğini bitiren Linley`idi..

“Hala başın mı dönüyor? Tamam, git biraz dinlen.“ Hogg aceleyle cevap verdi.

Önceki olayların etkisi hala Hogg`un ustundeydi. Öyle bir an olduki Hogg Linley`nin ezilip öldüğünü düşündü. Böyle bir olay yaşadıktan sonra Hogg`un Linley”e karşı olan tavri doğal olarak önemli ölçüde iyileşti.


“Abi, görüşürüz.“ tombul Wharton yağ içindeki ellerini salladı.

Yorum Yap "CD20 – Toprak ­Stili Büyü"