Tankların Tarihi Günceli

CD2 - Ejderkan Savasci Soyu

Eylül 17, 2016


Goz acip kapayincaya kadar yarim yil gecmisti bile. Linley sicak bahari, yakici yazi, serin sonbahari cok calisip vucudunu guclendirerek gecirdi. Bos egitim bolgesinin yanindaki kavak agaci ruzgar nereye esse o tarafa dogru yapraklarini firlatirdi. Yapraklar yavas yavas butun egitim alanini kaplardi.

Gokyuzu yavasca karardi.

Bu gun egitim alanindaki kisi sayisi baya kalabalikti. Yaklasik uc yuz kisi.

“Bu gunun egitim programi burada bitiyor.“ Hillman gulumsedi. “ Fakat herkesin ayrilmadan once orduya katilmak icin Wushan`i terketecek olan siradaki grubu tebrik etmesi lazim.“ Ordu kayitlarinin baslamasi sonbaharin sonuna denk geliyordu. Butun kitanin top yekun savas cagina girmesiyle, kucuk cocuklar bile guclu bir savasci olmayi onur belgesi olarak gormeye baslamisti. Dogal olarak buyucu olmak isteyenlerde vardi, fakat buyucu olmak asiri zordu. Belkide on binde yanizca bir kisi bu yeteneklere sahipti. Boyle dusuk bir ihtimal oldugunu dusunursek, siradan bir insan bunu hayal bile edemezdi.

Bir savasci olmak cok daha kolaydi.16 yasina geldiginde, en az birinci seviye bir savasci oldugun surece orduya girebilirdin.

“Hillman amca, tesekkurler!“

120 tane genc, hepsi on yedi yasinda, saygiyla Hillman`e dogru egildiler. Bu gencler normalde egitime katilmiyordu. Hepsinin birer yetirskin olarak yapmak zorunda oldugu kendi isleri vardi. Fakat hepsi kucuklukten itibaren Hillman tarafindan egitildigi icin onu degerli hocalari olarak   goruyorlardi.

Orduya katilmadan once hepsi Hillman`e hoscakal demek icin   gelmisti.

Bu enerji dolu istekli genclere bakarken Hillman`in kalbi sayisiz duyguyla doldu. Hillman hepsinin orduya katilmak icin istekli oldugunu biliyordu. Ama on yillik askeri hizmetten sonra kac tanesi geri sag   gelebilecekti?

“Umarim bu 120 ogrencinin en az yarisi sag salim geri gelir.“ Hillman sessizce dua   etti.

Hillman cocuklara bakarak acik bir sesle “Dinleyin, veletler! Hepiniz Wushan sehrinin erkeklerisiniz. Wushan erkegi gogsunu gererek butun zorluklari karsilar, hic bir korkuyu kabul etmez.   Anlasildimi?“

Tum bu on yedilik gencler goguslerini sisirerek dum duz bir pozisyon aldi. Gozlerinde askeri hayati ne kadar arzuladiklari goruluyordu. Hepsi bir agizdan “Anlasildi!“ diye  bagirdi.

“Guzel!“ Hillman`de cubuk gibi dumduz bir pozisyonda duruyordu. Bakislarinda askerlikten kalma o soguk hava vardi.

“Yarin, hepiniz yollara duseceksiniz. Bu gece iyi hazirlanin. Biliyorum, hepiniz yeterince guclusunuz. Orduya kolaylikla gireceksinizdir! Ben, Hillman, Wushan`da hepinizin sanli donusuzu bekliyor olacagim!“ Hillman canli bir sesle soyledi.

Genclerin gozleri alev alev  parliyordu.


Eve sansli bir donus yapmak. Bu her gencin  hayaliydi.

“Simdi, hepinize emrediyorum, hemen eve gidin ve hazirliklara baslayin. Dagil!“ Hillman`in soguk sesi yankilandi.

“Emredersiniz!“


Peslerinde hala orda kalan yaklasik 200 cocugun hayranlik dolu bakislariyla beraber. 120 genc, hepsi saygiyla selam verip ayrildi. Yarin yesyeni bir seyahade  baslayacaklardi.

“Hala iki yilim var. Yasim doldugunda bende askere gitmek   istiyorum.“


“Gercekten heyecanli, kalbimin delice attigi bir hayat yasamak istiyorum, Eger butun hayatimi burada Wushan`da gecirmek zorunda kalsaydim, sonsuza kadar yasasamda bir anlami    olmayacaktir.“

…..

13 yaslarinda bir grup cocuk kendi aralarinda sohbet ediyordu. Hepsi zaferlerle dolu bir hayati ozlemliyordu. Hepsi guclenip une kavusmak , kizlar tarafindan arzulanmak ve yakin cevresinden    saygi duymak istiyordu.

Bu onlarin ruyasiydi!

“Linley, baban Lord Hogg`un seninle bazi cok onemli isleri varmis. Diger cocuklarla oynamaya gitme.Benimle eve gel.“ Hillman Linley`le beraber eve yurudu. Ona bakarken kendini gururlu    hissediyordu.

Linley inanilmaz zekiydi. Babasi Hogg`un vesayeti altinda cocukluktan beri pek cok kelime ogrendi ve pek cok kitap okudu.

Okumak gercekten cok luks bir olaydi. Genellikle sadece asil ailelerin cocuklari okuyabiliyordu. Baruch klani gercekten kadim bir klandi ve pek cok kitaba  sahipti.

“Hillman amca, biliyorum. Babam zaten uc kez hatirlatti bana. Lord babam hic bu kadar israrci olmamisti. Oynamaya disari gitmeyecegim“ bir tanesi eksik olsada Linley disleri gorunecek sekilde hafiften    guldu.

Linley`nin coktan kalici disleri cikmaya  baslamisti.

“Yeter bu kadar. Bir disin yok gulerken iceri ruzgar giriyor.“ Hillman gulerek dedi “ Hadi eve    git“

…..

Kadim Baruch malikanesinin on kisminda, aile aksam yemegini bitirdi. Linley küçük kardesiyle oynuyordu. “Abi, saril, saril !“
Kucuk Wharton saf ve temiz bir sekilde Linley`e bakiyordu. Dengesiz bir sekilde yururken, o tombul kisa kollarini uzatarak Linley`i kucaklamaya calisiyordu. Linley yakinda durarak, sessizce Wharton`un ona ulasmasini bekledi.

Linley onu cesaretlendirecek sekilde“Wharton, yapabilirsin!“  dedi.

Kucuk Wharton`in titrek adimlari her an dusecekmis korkusu yayiyordu. Ama sonunda buyuk abisinin kucagina varmaya basladi. Su gibi puruzsuz teni hafifce pembeydi. Buyuk yuvarlak gozleriyle abisine bakti, o bebek sesiyle “Abi, abi.“

Kucuk kardesine bakarken Linley`nin kalbi isinip sevgiyle  doldu.

Anne yok, Buyuk anne ile buyukbaba da yok. Babasi ve evin hademesi onunla ilgilensede, erken yasta olgunlasmis Linley, kucuk kardesine karsi asiri sevgi dolu ve korumaciydi. Linley`nin gozunde bir abi olarak kardesiyle ilgilenmek onun goreviydi.

“Wharton, ne ogrendin bu gun bakalim?“ Linley gulerek   sordu.

Wharton sevimli bir sekilde somurttu.Biraz dusundukten sonra heyecanla “Bu gun temizlik bezlerini kullanmayi ogrendim!“ dedi.

“Temizlik bezleri?“ Linley kontrolsuz bir sekilde gulerek “ Ne sildin   bakalim?“

Wharton parmaklariyla sayarak “Bezleri ilk yerleri silmek icin kullandim, sonra tuvalet odasindaki testileri, sonrada… sonrada … ah dogru, tabaklari sildim!“ Heyecanla Linley`e bakarak onu    ovmesini bekledi.

“Tuvalet odasindaki testileri sildin, sonrada tabaklari sildin? Linley`nin gozleri dev   gibiydi.

“Ne oldu, yanlis mi yaptim? Gercekten guzel sildim ama onlari.“ Wharton`in kucuk kafasi Linley`e bakarken gozlerinde kafasinin karistigi  gorulebiliyordu.


Yuvarlak burunlu yasli bir adam ustlerine yuruyerek “Genc efendi Linley, babaniz size cagiriyor. Gelin tasiyayim sizi genc efendi Wharton“ dedi. Bu yuvarlak burunlu yasli adam Baruch klaninin hademesi Hiri`ydi. Butun malikanede bu hademe disinda bir hizmetci kiz bile  yoktu.

 Linley`nin artik Wharton`la oynayacak vakti yoktu. Wharton`u Buyukbaba Hiri`ye vererek misafir salonuna dogru yurudu.

“Acaba babam beni niye cagirdi?“ kucuk olsada babasinin onu bu sefer onemli bir sey icin cagirdigini tahmin edebiliyordu.

Misafir salonuna girerken kosede Linley`den daha  uzun bir masa saati   vardi.

Bu saat yuksek kalite bir esya sayilabilirdi. Genelde sadece zengin ve asil aileler boyle saatlere sahipti. Suan Linley`nin babasi sominenin yaninda oturuyordu, Ateslerde yanan odunlarin sesi rahatca    duyuluyordu.

“Um? Elbiselerini niye degistirdin baba?“ babasini boyle gordugu icin Linley sasirmisti. Evdeyken normalde babasi siradan elbiseler giyerdi. Az once aksam yemeginde de normal kiyafetler vardi ustunde. Ama simdi gayet şık, asil bir set giyiyordu.

Hogg`un butun vucudu asil, kadim bir hava yayiyordu. Paranin alabilecegi bir aura degildi bu. Kadim bir klanin varislerine aktardigi bir seydi. Bes bin yil boyunca ayakta kalmis kadim bir klan, siradan asil bir klanla nasil karsilasitirilabilir?

Hogg etrafinda donerek, gozlerini acip Linley`e  bakti.

“Linley, gel benle. Atalarimizdan kalma salona gecelim. Hiri amca, klanimin durumunu zaten biliyorsun,   bu yuzden sende gelebilirsin.“ Hogg gulerek soyledi. “Atalarimizin salonu?“ Linley sasirmisti.

Baruch klaninin uyeleri malikanenin yalnizca on kisminda kaliyordu. Arkada kalan bolumlere nerdeyse kimse temizlemeye gitmiyordu. Sadece bu salona ayda bir temizlige   gidiliyordu.

“Fakat atlarimiza adak adama zamani degildi. Neden atalarimizin salonuna gidiyoruz.?“ Linley`nin kafasinda bir suru soru vardi.

Hogg, Linley ve hala Wharton`u tutan Hiri amca misafir salonundan cikarak mavi­kaya patikasini izleyerek malikanenin arkasina dogru  yuruduler.

Sonbaharin sonlari, hava buz gibi.

Soguk ruzgar bir yandan esiyor. Linley elinde olmadan titredi. Ama hic ses cikarmadi, cunku bu gunun digerlerinden farkli oldugunu hissediyordu. Linley babasini izleyerek salona   girdi.

“Sak“ Salonun kapisi kapandi.

Salondaki mumlarin yanmasiyla, butun salon isil isil oldu. Linley aninda salonun onune yerlestirilmis ruh tabletlerini gordu. Bu kalin, yogun ruh tablet kumesi Baruch klaninin hayatini   anlatiyordu.

Hogg hic ses cikarmadan ruh tabletlerinin onunde  durdu.

Linley cok gergindi, mumlarin fisiltamasi haricinde salonda cit cikmiyordu. Bu sessizlik kalbinde inanilmaz bir baski olusturuyordu.

Aniden, Hogg donup bakislarini Linley`e odakladi. Agir bir sesle “Linley, yapilacak pek cok sey var. Ama once sana biraz Baruch klaninin tarihinden  bahseteyim.“

Linley kalbinin tuhaf bir sekilde attigini  hissedebiliyordu.

“Klanimizin tarihi? Ne olabilirki?“ Kalbinde, Linley ogrenmek icin sabirsizlaniyordu ama suan ses cikarmaya cesaret edemiyordu.

Yuzunde ki gurur gorunur bir sekilde, Hogg net bir sesle, “Linley, bizim Baruch klanimiz bes bin yildir ayakta. Butun Fenlai kralligini tarasanda, bizimki kadar eski bir klan bulabilecegini sanmiyorum.“ Hogg tam gururla konusuyordu.

Kadim. Bazi asiller bu kelimeye cok onem  verirdi.

“Linley, Yulan kitasindaki efsanevi Dort Yuce Savasci`yi duydunmu hic?“ kafasini dondurerek Hogg Linley e bakti.

Gozlerini parlatarak, Linley kafa salladi. “Biliyorum. Hillman amcaya gore, efsanevi Dort Yuce Savasci, Ejderkani Savascisi, Moralev Savascisi, Kaplancizgili Savasci ve Olumsuz  Savasci!“

Memnun bir sekilde Hogg kafa salladi. Gulerek “Dogru! Simdi, sana birsey soyleyecegim. Dort Yuce Savasci aslinda dort kadim klani belirtiyor. Ve bizim Baruch klanimiz da bunlardan biri olan yuce Erderkani Savascisi soyundan geliyor!“

Yorum Yap "CD2 - Ejderkan Savasci Soyu"