Otto Von Bismark Günceli

CD2.7 – Fenlai Şehri

Eylül 18, 2016


Büyülü Yaratik Sıradağlarının hemen ilerisinde Kutsal Birlik ve Kara Ittifak vardi. Ve Kutsal Birligin merkez kralligi, birleşmiş krallık Fenlai`ydi.
                          
Fenlai sehri ise Fenlai kralliginin başkentiydi.

Ek olarak Kutsal Birligin `Kutsal Baskent`i olarak da anılırdı, çünkü Işığın Kilisesinin merkezi Fenlai sehrinin batisindaydi.

Tum Fenlai sehri iki kısma ayrılmıştı; Doğu Fenlai ve Bati Fenlai şehri. Dogu Fenlai sehri, Fenlai krali tarafından yönetilirdi, bati Fenlai sehriyse Isigin Kilisesi tarafından yönetilirdi. Çünkü Fenlai sehri hem kralligin başkentiydi hem de `Kutsal Baskent`ti, zenginlik acisindan bütün Yulan kitasinda onla yarisabilecek bir kac sehir vardi.

Fenlai sehrinin yüz ölçümü asiri büyüktü ve bir milyondan cok insan yasiyordu. Yulan kitasinda bir kac megasehirden bir tanesi sayilabilirdi.

Gece çöktüğünde, Linley ve Hillman Fenlai sehrine vardi.

“Wow.“

Doğu Fenlai sehrinin ana yolu Kokulu Köşk Yolunda yürürken, Linleynin gözleri kamaşmıştı. Linley küçük Gölgefare`ye elbiselerinin içinde saklanmasını emretmişti, fakat o da etrafi gizlice gözetliyordu ve heyecandan ciyaklamaya başlamıştı.

Sanslarina bütün yol seslerle ve satafatli seylerle doluydu, bu yüzden kimse sesi fark etmedi bile.

“Sessiz!“ Linley nazikçe küçük Gölgefare`nin kafasini oksadi, o da uysalca ses cikarmayi birakti. Fakat paylastiklari ruh bagiyla hala ne kadar heyecanli olduğunu Linley`e anlatiyordu.

Tüm Kokulu Köşk Yolu simetrik kireçtaşı karolarıyla kaplanmisti, bir kac tane at arabasinin ayni anda geçmesine imkân saglaycak kadar genişti. Karolarin her iki tarafında da oteller, butikler, silah satıcıları, gece kulüpleri ve diğer pek cok bina dizilmişti. Ek olarak Kokulu Köşk Yolunun her iki tarafida çam ve selvi agaclariyla diziliydi.

Zengin madamlar ve genç hanımefendiler, hepsi moda kiyafetler giymiş, yol boyunca sohbet edip gülüşüyorlardı.

Linley`nin hareketlerini gören yakındaki asil hanimlar sessizce, bir yandan da Linley`i gostererek kendi aralarinda kikirdamaya basladilar. Acikca, Linley`nin davranışları, sehre yeni girmiş saf bir köylüyü andırıyordu. Başkentin asilleri bunlara karsi dogustan gelen bir ustunluk hissediyordu.

“Hmph, ne kadar kültürsüz.“ Linley kendisini gösterip, gülen kadinlardan rahatsız olup suratini asti.

Doğduğu günden beri klani tarafından yetiştirilip, eğitildiği için hemen heyecanini toparladı, daha sakin ve durgun bir duruş takindi.

“Linley, Fenlai şehrini nasil buldun? Bizim bütün Kutsal Birlik`teki en büyük sehir.“ Linley`nin yaninda yürüyen

Hillman, sıklıkla yanlarindan gecen savasci ve büyücüler görüyordu. Elinde olmadan bir ic cekti, “Linley, Fenlai sehrinde, güçlü savascilar ve büyücülerin görünmesi cok siradan bir olaydır.“

Linley kafasini sallayarak güldü. “Kitaplarda, Fenlai sehrinin bütün Kutsal birliğin politik, ekonomik ve kültürel başkent olduğu söyleniyor.“

“Burası zenginler ve statü sahibi insanlar için tam bir cennet.“ Hillman tekrar ic geçirdi.

Kokulu Köşk Yolu bir suru hareketli aktiviteyle doluydu, sıklıkla bir suru zengin yolcu vagonu buradan geçti. Kokulu Köşk Yolunda biraz dolandıktan sonra, Hillman ve Linley yerleşmek için sıradan bir misafir evine yöneldi.

Misafir evinin yaninda küçük bir restoran vardi, bu yuzden Linley ve Hillman aksam yemeğini orada yemeye karar verdi.

O gece, misafirhanede.

Linley ve Hillman ayni oda da kalıyordu. Iki yatakli bir odaydi. Odaya girdikleri gibi, küçük Gölgefare, Bebe, Linley`nin elbiselerinden disari sicradi ve aninda Linley`nin etrafında ziplayip, sesli bir sekilde ciyaklamaya basladi.

“Biliyorum, biliyorum, acsin. Ye bakalim.“ Linley restorandan getirdiği kizarmis ordegi yere firlatti ve Bebe heyecanla hemen yemeye basladi.

“Linley, bu aksam iyi dinlen. Yârin sabah büyücülük testi ve kaydı var.“ Hillman hemen uyardı.

“Anlaşıldı, Hillman Amca.“ Konuşurken bile, Linley yandaki pencereye gitti ve çekip acti.

Misafirhane üç katli bir binaydi ve Linley üçüncü katta kaliyordu. Wushan sehrinde hic üç katli bina yoktu, fakat başkent Fenlai`de bu siradan bir görüntüydü. Hatta başkentte yedi, sekiz katli binalar bile vardi.

Pencereden dışarıya bakarken, Linley, sokakların insanla dolu olduğunu gördü.

“Whew, büyük bir sehirde olmayali uzun zaman oldu.“ Dumanli beyaz bir isik Kivrilan Ejder Yuzugunden disari firladi ve beyaz sakalli yasli bir adama dönüştü. Doehring Cowart ve Linley yan yana durmuş sokaktaki insanlari izliyorlardı.

“Büyükbaba Doehring“ Linley hemen selamladı.

“Linley, büyük bir sehirde olmak nasil bir duygu?“ Doehring Cowart konuşurken gülüyordu.

“Abartılacak bisey değil.“ Linley hafif alaycı bir sekilde cevapladı.

Doehring Cowart duygulu bir sekilde ic cekti. “Sen buraya geleli cok olmadi. Henuz büyük sehirlerin nasil isledigi hakkında bir sey bilmiyorsun. Burada parasini harcamak isteyen savurgan insanlar için sayisiz yer vardir, tek bir parça sey almak için bazi kodamanlarin yuz binlerce veya milyonlarca altin harcadigi buyuk mezatlar gibi.“

“Bir milyon altin para?“ Linley boğazının kuruduğunu hissetti.

Ne kadar cok para oyle? Ailesinin her şeyini toplasan bir milyon dahi etmezdi.

“Burada pek cok zengin aile var. Para, guc, güzellikler… bunlar için cok acimasiz kavgalar oluyor. Her gün, burada birileri ölüyor. Fenlai sehrinin fakir hendek kazicilari her gün gömülmüş cesetler buluyor, belki de asil ailelere ait cesetler.“

Doehring Cowart sakince kikirdadi. “Fakat böyle bir dünyada ayakta durmak için, senin kendinin bir cesit güce sahip olman lazim.“

“Hic bir zaman başkalarindan gelecek yardimlari bekleme. Hersey sende bitiyor, her zaman kendine güven.“ Doehring Cowart Linley`e bakti.

Aslinda, Linley`nin damarlarinda akan Ejderkan da onun savaşa ve kana susamasina neden oluyordu.

Linley kendinden emin bir sekilde “Eger biri beni ve ailemi tehdit ederse, hepsini öldürürüm.“ Pek cok kitapta asil ailelerin yükseliş ve düşüşlerini okuduktan sonra, Linley, başkasına merhamet göstermenin kendi kendine merhametsizlik etmek olduğunu cok iyi biliyordu.

Eger düşmanının sıyrılıp kaçmasına izin verirsen, bir gün gelip senin aileni öldürebilir.

“Ama yinede, suan cok zayifim.“ Linley elinde olmadan Fenlai sehrine ilk girdiği ani hatirladi, o asil kadınların onu küçük görmesini. Bu asil ailelerin gözünde, yoksul, saf birinden başka bir şey değildi.

Sakin bir gülüşle, Linley yatağa oturdu ve Meditatif transa girip, enerji toplamaya basladi.

Meditatif trans ruhsal enerji toplamak için iyi bir yöntemdi. Çalışma sekli ise, önce çeşitli teknikler kullanarak kişinin ruhsal enerjisini en düşük noktasina kadar harcıyor ve sonra yeniden doldurmasına musade ediyordu.

Göğsündeki enerji merkezinde…

(Dantain: Enerji merkezi)

Bulanik toprak­renkli bir sis, dantain`de dalgalanıyordu. Bulanık sis, doğal toprak esansından alinmiş büyü gücüydü. Dohring Cowart`in öğretilerine göre, birinci seviyeden altıncı seviyeye kadar büyügücü bir sis seklinde olurdu. Magus eğitime devam ettiği surece, büyügücünün kalitesi artar, doğal olarak yoğunluğuda artar,

Yedinci seviyeye ulaşınca buyugucu bir sıvı halini alir.

Bu yüzden altıncı seviyeden yedinci seviyeye geçmek, cok önemli bir geçiştir.

“Bu velet, gerçekten cok çalışkan. Geceleri bile ruhsal enerji çalışıyor.“ Linley`i gözleri kapali, bağdaş kurmuş görünce, Hillman elinde olmadan sessizce onu övdü. Ruhsal enerji gerek savaşçılar gerek büyücüler için cok önemliydi.

…..

Sabahın erken saatlerinde, Fenlai sehrinin ana yollarindan biri,Fenlai Sehrinin Yesilyaprak Yolunda. Yolun her iki tarafı savurganca yapılıp, dekore edilmiş evlerle doluydu. Bu evlerin bazılarının sahibi aslında krallıktı. Ve içlerinden en uzun olan bina? Bu Isigin Kilisesinin katedraliydi.

Isigin Kilisesi bütün Kutsal Birligi yönetiyordu ki bu da alti krallık ve on bes düklük demekti.

Isigin Kilisesinin kutsal imparatoru inanilmaz yüksek statüye sahipti. Herhangi bir krallıktaki istediği krali görevden alabilirdi. Bu yüzden Fenlai şehrindeki en uzun bina Isigin Kilisesinin katedraliydi.

Bu sabah pek cok kişi Isigin Kilisesinin katedralinin girişi etrafında toplanmisti. Kalabalik zengin giyinmiş adamalardan oluşuyordu. Sayısız vagon Isigin Kilisesinin önündeki alani doldurmuştu ve bir cok asil birbiriyle muhabbet ediyordu.

Linley ve Hillman`de oraya geldi.

“Hillman amca, bu gün burada cok fazla insan var. Pek cok asil cocugunu getirmiş.“ Linley Hillman`e bakarak güldü. Küçük Goglefare Bebe, yine Linley`nin elbiselerinin içinde saklanmis etrafi gözetliyordu.

Hillman de sakince güldü, “Asiller? Ernst Enstitüsündeki bütün öğrenciler kolaylıkla herhangi bir krallıkta kont olabilir.“

“Herhangi bir krallıkta kont?“ Linley hemen anlamıştı.

Herhangi bir krallıkta asil unvani almak zor değildi, asil zor olan bir kraliyet asili olmakti. Sonucta dört büyük krallıktan herhangi biri bütün Kutsal Birliğe denkti. Fenlai krallığı onlarla rekabet edemezdi.

“Oh, Lord Doyle, sizde geldiniz?“

“Eber, ben de çocuğum için geldim tabiki. Hess, gel Eber Amca`na saygılarını sun.“

Çok uzak olmayan bir yerde asiller aralarinda sohbet ediyordu. Büyücülük testi kendi başına on altin gerektiriyordu. Ve eger büyücülük akademisine kabul edilirseniz, okul ücretleri daha da yüksek olacaktır. Çoğu magus akademisi yillik, yüzlerce altin ucret aliyordu. Sıradan ailelerin gücü buna yetmezdi. Fakat eğer cocuklari seçilirse, doğal olarak onlar adına ödeme yapması için asil bir patron bulabilirlerdi.

Yine de bütün akademiler yüksek ücret aliyor değildi.

Örneğin, bir numaralı magus akademisi, Ernst Enstitüsü. Çünkü o kadar az öğrenci kabul ediyordu ki, Kutsal Birlikten kabul edilen herhangi bir öğrenci hic ücret ödemiyordu. Sonucta Ernst Enstitusune kabul edilenler dahi

olmak zorundaydılar. Gelecekte ihtimaller onlar için sınırsızdı.

“Hmph, bu sıradan saf köylülerde gelmiş. Rüya mı görüyorlar?“ Uzaktaki bir asil güldü.

Alanı kaplayan yüzlerce insanın arasında sıradan insanlar ve Linley gibi bazi kırsal kesim asilleri de vardi. Genellikle bu kırsal kesim asilleri hor görülürdü. Başkentteki asiller kibirli olurdu ve cogunlukla insanlara üstten bakardı.

“Linley, onun gibi insanlara aldırma.“ Hillman alçak sesle söyledi.

Linley asil grubuna bir bakış atıp güldü. “Hillman Amca, bunlar benim umurumda bile değil.“ Babasi Hogg`un eğitimi altinda, Linley`nin bu, ben merkezli, kibirli asillere kulak asmasina imkân yoktu.

Bütün alan ikiye ayrılmış gibiydi. Normal bir sekilde muhabbet eden asiller ve sıradan insanlarla, kırsal kesim asilleri.

Su anda iki zirhli savaşçı, Isigin Katedrali önünde durmus girişi kapatıyorlardı.


Belli bir sure sonra, siyah cüppeli bir yetkili katedralin kapisina geldi. Kapilarin önünde durarak, gülüp, acik bir sesle, “Büyü yatkinlik testi başlamak üzere. Cesitli magus akademilerinden kayit için gelenlerde hazir durumda. Test için buraya gelmiş herkes ana salona doğru beni takip etsin.“

Yorum Yap "CD2.7 – Fenlai Şehri"