Otto Von Bismark Günceli

CD2.24 – Düz Keski Okulu

Eylül 18, 2016


Ernst Enstitüsünde günler sonra…

Sabah, Linley kahvaltısını yapmış ve eğitime başlamak için dağlara gitmekteydi.

Enstitünün dışında yolda yürürken, Linley`nin omuzunda küçük Gölgefare bütün yönleri gözüyle tarıyordu. Ernst Enstitüsünde epey kişide büyülü yaratik olduğu için, Linley`nin küçük bir Goglefare`ye sahip olmasına kimse aldırış etmiyordu. Fakat şuan…

“O çocuk Linley değil mi, birinci sınıflar içindeki bir numaralı magus.“ Cok da uzak olmayan bir yerden net bir ses duyuldu.

Linley elinde olmadan sesin geldiği yöne doğru baktı, iki şirin kızın birbiriyle sohbet ettiğini gördü. Linley onlara bakınca, iki kız alçak sesle kıkırdamaya basladi.

“Ünlü olmuşum.“ Linley kendi kendiyle dalga geçiyordu.

Son bir kac günde, sıklıkla kendisi hakkında konuşan kişilerle karşılaşıyordu. Yıllık turnuvanıyı kazanan Rand`ı yendiğinden beri, herkes, üstü kapalıda olsa onun birinci sınıflar arasinda zirvede olduğunu kabul etmişti.

“Oh, bu önümdeki?“ Linley aniden önünde zayıf, küçük bir figür gördü.

Kisa altin saclar, Reynolds`un ki gibi zayif bir vücut. O, yolda sakince yürürken etrafa soğuk bir aura yayiyordu.

“Dixie?“ Linley gözlerini kıstı.

Dixie`de dokuz yaşındaydı. Hatta Linley`den bir ay daha gençti. Fakat bu dokuz yaşındaki çocuk çoktan üçüncü seviye bir magus olmuştu. Yükseltikce ilerlemek zorlaşsa da, dokuz yaşında üçüncü seviyeye ulaşmak epey etkileyiciydi.

“Bu Dixie. Dün yıllık değerlendirme testinde, Dixie`nin dördünce seviye büyücü yeterliliklerine ulaştığını duydum.“ Yanda on yedi ve on sekiz yaşındaki kızlar konuşuyordu.

Üçüncü derece öğrencilerinin çoğu on alti yaşından büyüktü, sadece dahi Dixie hariç!

“Dördüncü seviye büyücü!“

Linley kalbinde şiddetli bir ürperme hissetti. İkisi de dokuz yaşındaydı ve hatta Dixie ondan bir ay küçüktü, fakat o çoktan dördüncü seviyeye ulasmisti, Linley ise sadece ikinci seviyedeydi.

Buz gibi soğuk bir sekilde hareket ederek, Dixie Linley`nin yanindan geçip gitti.

Tartışılmaz dahi, Dixie. Onun yaşındaki kimse yanına bile yaklaşamıyordu.

Kıvrılan Ejder Yüzüğünden beyaz bir isik firladi ve Doehring Cowart Linley`nin yanında ortaya cikti. Gülerek, “Linley, aslında senle onun arasinda cok fark yok. Dixie kayıt yaptırdığında, ruhsal esansi 68 kez yaşıtlarından daha büyüktü. Buda demektir ki eğitime başlamadan once zaten üçüncü seviyedeydi. Bu yüzden ilk yılında üçüncü seviye büyücü olabilecek kadar büyügücü toplayabildi. Simdiyse neredeyse iki yıldır Ernst

Enstitüsünde, dolayısıyla dördüncü seviye olmasi cok normal.“

Linley kalbinde bunu biliyordu.

Bu kişi basitçe aşırı doğal yeteneğe sahipti. İnanılmaz bir ruhsal esansla doğdu ve olağanüstü elemental yatkınlığa sahipti. Açıkça, büyü gücünü cok hizli biriktirmiş olmalıydı.

“Şuanda egitim hizi fazla olsada, dördüncü seviyeden beşe geçmesi için üç yada dört yila ihtiyacı olduğunu saniyorum. Besten altıya ise bes yada alti yil gerekecektir.“

“O dörtken sen şuanda ikinci seviye bir magussun. Fakat on yil içinde onu kavuşabileceğine eminim.“ Doehring Cowart kendinden emin bir sekilde konuşuyordu.

Yinede Linley buna inanmamıştı.

“Büyük Baba Doehring, ne kadar cok doğal yeteneğin varsa, o kadar hızlı ilerlersin. Benden cok daha fazla yeteneğe sahip ve iki seviye önde. On kisa yılda nasil olurda onu yakalarim?“ Linley aptal değildi. Ernst Enstitüsündeki çalışmaları ona büyücülükte seviye ilerlemenin ne kadar zor olduğunu öğretmişti.

Geçmişte, Doehring Cowart Linley`e on yil içinde altinci seviye olabileceğini söylemişti, fakat Linley`nin bu iddia hakkında hep şüpheleri olmuştu. Sonucta gecen sureye göre ilerleme hizi acikca yetersizdi.

Bu sözleri söylerken Linley çoktan Ernst Enstitusunun kapılardan cikmis ve arkadaki dağlara girmişti bile. Dağdaki ormanlardan geçerken, Doehring Cowart aniden “Linley, dağın yamacının ilerisindeki yere gitsene.“

“Yamacın ilerisine mi?“ Linley`nin kafasi karisti.

“Cok soru sorma. Vardığımızda açıklayacağım.“ Doehring Cowart güldü.

Dağın çoğu vahşi otlarla kaplanmıştı ve pek cok büyük agac vardi. Belli bir sure aradıktan sonra Linley Doehring Cowart`in aradığı gibi bir yer bulmayı başardı. Yer bulutların icine dogru yuz metre yukselen dagin zirvesiydi. Zirveye çıktığında Linley durdu.

“Büyük Baba Doehring, burada ne yapmamı istiyorsun?“ Linley merakla sordu.

Gülerek, Doehring Cowart, “Linley, seni on yilda onunla aynı seviyeye çıkaracağıma inanmıyor musun? Haha… Linley, güçlü bir Aziz­seviye Grand Magus olarak, ben aslında kişinin ruhsal esansini geliştirmek için cok etkili bir yönteme sahibim.“

“Ruhsal esansi geliştiren bir yöntem mi? Bunun için meditasyon yetmiyor mu?“ Linley kafasi karismis bir sekilde Doehring Cowart`a bakıyordu.

Doehring Cowart sakince gülerek. “Linley, meditatif trans gerçekten iyi sonuçlar veriyor, bunu kabul ediyorum. Fakat meditasyondan sonra aşırı yorulmuş oluyorsun.“

“Tabii ki yorulurum. Meditatif transta kendi ruhsal enerjimi durmadan kullaniyorum. Kendi ruhsal enerjimi bitirdikten sonra, yeniden doldurmami sağlıyor, yorulmasaydım tuhaf olurdu.“ Linley somurttu.

Doehring Cowart gururlu bir sekilde, “Fakat benim yöntemim farkli. Ruhsal esansını hic harcamiyor. Hatta, bir eğlence yöntemi bile sayilabilir.“

“Eglence mi?“ Linley afalladı.

“Doğru. Bu eğlence türü – heykeltıraşlık!“ Doehring Cowart`in bunla ne kadar gurur duyduğu yüzünden okunuyordu.

“Heykeltıraşlık?“ Linley sasırmış bir sekilde “Proulx Galerisindeki heykeller gibi mi?“

Doehring Cowart güldü ve “Doğru. Diğerleri heykeltıraşlık yaparken, cok fazla enerji harcayıp, yorulur. Fakat benim heykeltıraşlık yöntemim fakli. Ilk eğitime başladığında biraz yorucu olabilir, fakat sona doğru, inanılmaz iyi sonuçlar alacaksın.“

“Ciddi misin?“ Linley inanamiyordu.

Doehring Cowart Linley`e bakarak, “Linley, bana inanmıyor musun? Saygıdeğer bir aziz­seviye Grand magus olarak Pounat İmparatorluğunda, yaptığım heykellere minyonlar veren asiller vardi. Fakat nasil olurda, aziz­ seviye bir Grand Magus olarak gurur duyarak yaptigim heykelleri baskalarina verebilirdim ki?“

“O kadar iyi miydin? Nasil oldu da Büyük Usta Heykeltıraşlar arasinda senin ismini hic görmedim o zaman, Büyük Baba Doehring?“ Linley şüpheli bir sekilde sordu.

Doehring Cowart tuhaf bir şekilde konuşarak, “Sey, eserlerimi kimsenin bilmediği bir yeraltı mahzenine sakladım. Aradan bes bin yil geçtikten sonra, artık ben bile nerede olduğuna emin değilim.“ Bes bin yil bir denizin bile çiftliğe dönmesine yetecek kadar uzun bir zamandi. Bütün Pouant İmparatorluğu dağılmıştı. Kim bilir mahzen neredeydi?

“Oh ho, demek seni kimse duymadı ha?“ Linley kıkırdamaya başladı.

“Hâlâ bana inanmıyor musun?“ Doehring Cowart Linley dik dik bakarak “Benim zamanimda, Proulx daha küçük bir veletken, gelip bana heykellerimi göstermem için yalvarmıştı. Heykellerimi inceledikten sonra, o çocuk, Proulx, inanılmaz bir zihinsel aydınlanma yasadi ve Büyük Usta Heykeltıraş oldu. Aslına bakılırsa benim öğrencim bile sayilir.“

Linley dona kaldi.

“Proulx?“ Linley dehşete düşmüştü.

Proulx, tarih boyunca gelmiş geçmiş en iyi heykeltıraş kabul edilen adam, Doehring Cowart`in öğrencisi sayılabilirdi.

“Tabii ki, eger Proulx`un eserlerinin mükemmeliyet aradığını söylersek, benim eserlerim başka bir uç noktaya yönelmişti. Bu metoda ben “Düz Keski Okulu` demiştim. Düz keski okulu diger tüm heykeltıraşlık yöntemlerinden farklıdır. Tamamen başka yolda ilerler. Bu metot, başlangıçta cok yorucudur, fakat ustalaştığında, meyvelerini toplamaya baslarsin.“ Doehring Cowart`in yüzünde sonsuz bir güven vardi.

Dehring Cowart Linley`e bir bakis atti ve yüzünde bir gülücükle. “Fakat tabii ki, geçmişte, ben Duz Keski Okulunun tek üyesiydim. Bu günden itibaren sen ikinci olacaksin.“

Kalbinde Linley Doehring Cowart`a gerçekten güveniyordu, bu yüzden tabii ki de onunla heykeltıraşlığa başlayacakti.

Ve dahası…

Eger Doehring Cowart`in sözleri doğruysa ve usta bir heykeltras yolunda ilerken güçlenebilirse, sadece heykeltıraşlık yetenekleriyle beraber, küçük kardeşinin eğitim masraflarını karşılayabilirdi.

“Yazili tarih kayıtları sadece bir kac bin yil geriye gidebiliyor. Cok uzun zaman once, yazi dahi icat edilmeden once, heykeltıraşlık yine vardi.“ Doehring Cowart ic cekerek “Yuz binlerce yil ya da belkide milyonlarca, atalarımız anılarını, hayal güçlerini heykellere kazıdılar. Bu kültür ve tarihi kaydetmenin en eski yöntemidir.“

Linley de kafa salladı.

Heykeltıraşlıktan daha eski bir form yoktu.

“Tarih boyunca, heykeltraslik hep zor olmuştur. Ve emsalsiz bir heykel yapmak daha da zor. Ne kadar zor yapılırsa gelecek başarıda o derece büyük olur.“ Doehring Cowart duygulu bir ic cekti.

Linley kalbinde bunlara katılıyordu.

Bir fırça darbesi boyamak istiyorsan, kolayca yapabilirsin. Ama ayni seyi oymaya calisirsan, bu aşırı zor olacaktır, çünkü tas cok dirençlidir.

“Bir tasin dis görünüşü, kalitesi, taneleri ve renkleri sadece onun görüntüsünü etkilemez. Onun bütün potansiyelini ve gerçek formunu etkiler. Biz keskiyi fazlalık kısımları atmak için ve onun doğal güzelliğini ortaya çıkarmak için kullanırız. Iste bu heykeltıraşlıktır.“

“Heykeltıraşlık alanı ve görünüşü kontrol etmenin bir yoludur. Heykeltıraşlık yaparken, dişardan içeriye doğru adim adim oymalisin, yavaşça içindeki sekli ortaya çıkararak. Ve sonra, fazlalık kisimlari atip, formu git gide netleştirmelisin. Bu heykeltıraşın sanat eserinin doğal olarak güzel bir şekilde gelişmesini sağlar.“

….

Bir kere başladiktan sonra, Doehring Cowart konuşmayı bırakamamıştı.

Fakat Linley Doehrin Cowart`in sanatına ne kadar değer verdiğini açıkça söyleyebilirdi.

“Çoğu heykeltıraşlık yöntemi pek cok alet kullanir, kelebek keski, düz keski, çapraz keski, üçgen keski, yeşim tas bıçağı, çekiçler, testereler ve dahası. Bu kadar alet olmasının nedeni taşın cok sağlam ve sıkı olmasıdır. Bu yüzden kelebek keskiyi sekli çizmek icin kullanırlar, düz keskiyi ilk kesimlerde, üçgen keskiyi…“

Onu dinlerken Linley yavaşça heykeltıraşlık hakkında fikir edinmeye başlamıştı.

Doehring Cowart aniden güldü. “Fakat benim heykeltıraşlık metodum onlardan tamamen farkli. Çünkü benim metodum yalnızca tek bir alet kullanıyor ­düz keski! Bu yüzden ismini Duz Keski Okulu koydum.“

“Bu nasil mümkün olabilir? Sadece duz keski kullanarak mı oyma yapıyorsun?“ Linley hemen tartışmaya basladi. “Daha az önce bir dünya alet lazim demiştin. Örneğin, balık pulu. Bunu düz keski kullanarak nasıl yapacaksın? Imkansiz degil mi?“

“Yanlış. Digerlerinin yapamayacağı dogru olsada, biz toprak­stili büyücüler yapabiliriz.“


Doehring Cowart kendinden emin bir şekilde söyledi, “Toprak stili büyücüler taşın bütün formunu hissedebilir. Yeterli bilek gücüyle, sadece tek düz keskiyi kullanarak heykeltıraşlık yapabiliriz. Fakat tabii ki, Düz Keski Okulu öyle basitçe girebileceğim bir okul değil. Bugün ki görevin, gidip yeterince keskin bir düz keski satın almak. Bugünden itibaren, her gün, sana üç saat nasil tas heykeltıraşlığı yapılacağını öğreteceğim.“

Yorum Yap "CD2.24 – Düz Keski Okulu"