Otto Von Bismark Günceli

CD2.13 – Yetenekler Topluluğu

Eylül 18, 2016


Ernst Enstitüsü. Yulan kıtasındaki en iyi magus akademisi.

Ernst Enstitüsü Kutsal başkent Fenlai’nin yaklaşık 20 kilometre güneyinde, kırsal bir alanda yer alıyordu. Enstitü Isığın Kilisesi tarafından kurulmuş ve hala onun tarafından desteklenmektedir. Doğal olarak, etrafa nasıl para dağıtacağını bilen zengin bir okuldu. Onlarca kilometrelik bir alanı kaplıyordu. Neredeyse şehir büyüklüğünde bir akademiydi.

Akademinin dışı, nadiren insana rastlanan, boş sıradağlardan oluşuyordu.

Restoranlar, elbise mağazaları, barlar ve diger servis mekanlarinin hepsi kampusun içindeydi. Ernst Enstitüsünün öğrencilerinin hayatlarinin tamamini kampüste geçiriyor denilebilirdi.

“Ne kadar görkemli.“ Linley Ernst Enstitüsünün kapisinin önünde durdu. Elinde olmadan hayranlıkla baka kaldi.

Ernst Enstitusunun ana kapisi tam tamina elli metre genişlikteydi. Kapinin üstüne, devasa, hilal seklinde bir ay yapilmisti. Ayin ustu, ilk bakista ne kadar karmasik olduğu söylenebilecek büyü hatlarıyla doluydu. Sadece bu karmaşık hatları görmek, enstitüyü koruyan büyünün ne kadar güçlü olduğunu tahmin etmeye yeterdi.

Şuanda Ernst Enstitusunun ana kapisi asiri canliydi. Akademi personelinin oluşturduğu bir sira vardi ve bir de elinde kabul ediliş mektubuyla duran bir genç. Yavaşça alımlar basladi. Linley anında dokümanlarını kaptigi gibi, kapiya yürüdü.

“Okul resmi olarak Subat 9`da basliyor. Bugün ise 8 Subat. Uyarilara gore öğrenciler 9 Subattan önce varmalılar. Benim önümdeki genç de daha yeni geldiğine göre, onunda evi enstitüye baya yakin olmali.“ Linley kendi kendine düşündü.

Önündeki genç adam, daha doğru tarif etmek gerekirse önünde bir çocuk vardi. Linley`den bir kafa daha kısaydı ve yaninda yasli bir adam vardi.

“Merhaba, ben O`Brien Imparatorlugundan geliyorum ismim Reynolds.“ Alım işlemi yapılmakta olan çocuk kafasini çevirip, sıcakça Linley`i selamladı.

Onun O`Brien İmparatorluğundan geldiğini duyunca Linley sasırdı. “O`Brien İmparatorluğu?“

O`Brien Imparatorlugu, dört büyük imparatorluktan biriydi, Sihirli Yaratik Siradalarinin dogusunda yer aliyordu, Ernst Enstitüsü ise batisindaydi. Ernst Enstitüsüne varmak için bütün Sihirli Yaratik Sıradağlarını kuzeyden güneye geçmen gerekiyordu. Açıkçası dokuzuncu seviye veya aziz­seviye dövüşçüler disinda kimse bu sıradağlardan geçmeye cesaret edemezdi.

Sihirli Yaratik Siradaglari on bin kilometreden daha uzundu.

O`Brien imparatorluğundan gelen biri için, bütün yol en azindan yirmi bin kilometrelik bir seyahat demekti. Eger bir de imparatorluğun doğusundan geliyorlarsa vay hallerine…

Yirmi bin kilometrelik yolu gitmek en az bir yil alirdi.

“Ben Linley. Fenali Krallığındanım.“ Linley nazikçe karsilik verdi.

Reynolds gözlerini kapatıp, derin bir ic cekti. “Fenlai Kralligi mi? Rahat ve keyifli bir yolculuk yapmis olmalisin. Bense bir yildir evimden buraya gelmeye calisiyorum. Sense hemen gelmişsindir.“

“Dogru. Evimden buraya yarım günlük bir yolculuk yaptım.“ Linley dürüstçe cevap verdi.

“Neeee…“ Reynold`un yüzündeki ifade paha biçilemezdi.

Bir tanesi yarım günde gelmişti, otekiyse bir yildir yollardaydi.

“Öğrenciler, acele edin.“ yakindaki akademisyenlerden biri uyarida bulundu.

Alım işlemlerinden bir tanesi, magus testinin yeniden yapilmasiydi. Sonuçta Ernst Enstitüsü birinin giriş kimliğini çalıp, sahtekarlikla akademiye giriş yapacagindan korkuluyordu.

“Geliyorum.“ Reynolds teste girmeye gitti.

Sonuçları görünce Linley sok oldu.

Bu Reynolds isimli çocuk yüksek elemental esans yatkinliga sahipti… ve ruhsal esansi ise…

“Reynolds, yas sekiz. Ruhsal esans, kendi yasitlarindan otuz iki kat daha fazla. Fevkalade seviye.“

Sonuçlarla beraber Linley`nin gözleri yuvalarindan firladi. Fakat test yöneticileri sanki tuhaf hiçbir sey yokmuş gibi sakin davraniyorlardi.

“Linley`di değil mi? Buna bile sasiriyor musun?“ Reynolds hor görürcesine sataştı. “Burasi Ernst Enstitüsü. Her yil, bütün Yulan`dan sadece yüz kişi kabul ediyorlar. Hangisi yetenekli değil ki? Öğrenciler arasinda benim sonuclarim ancak ortalama sayilir.“

“Fakat Ernst Enstitüsü Kutsal Birlikten olanlara bazi ayricaliklar taniyor. Elli öğrenciyi Kutsal Birlikten seçiyorlar ve geri kalan elliyi bütün dört imparatorluktan. Cok adaletsiz bir durum.“ Reynolds ic geçirdi.

Linley bunu duyunca kıkırdadı.

Ernst Enstitüsü Isigin Kilisesi tarafından kurulmuştu. Tabii ki Kutsal Birlik`te olanlara ayricalik taniyacakti.

“Benim sıram.“ Linley testi yapanlara doğru koştu.

Reynolds küçük burnunu buruşturdu. “Bu Linley denen ahbap da Kutsal Birlikten. Emininki kabul edilmesi benden cok daha kolay olmuştur. Benim kadar yetenekli olmadığına kalibimi basarim.“ Reynolds kendine inanilmaz güveniyordu.

Fakat test yöneticileri sonuclari aciklayinca, bu sefer sok olma sirasi Reynolds`daydi.

“Yüksek ruhsal esans, olağanüstü elemental esans yatkinligi? Ruzgar ve toprak için dual­element yatkinligi?“ Reynolds`un dili tutulmuş gibiydi.

Olağanüstü elemental esans yatkinligi zaten cok nadir görülürdü, fakat Linley dual­element olmakla kalmıyor, bir de üstüne ikisi içinde; hem rüzgâr hem toprak, olağanüstü yatkinliga sahipti. Gerçek yetenek buydu, kendisinden bile daha dehşetli biri. Sonuçta… dual­element büyücüler inanilmaz güçlüydü.

“Reynolds, orada dikilip durma. Hadi gidelim.“ Linley güldü.

“Oh,“ Reynolds Linley`den sadece bir yil daha küçüktü, ama disardan bakilinca sanki aralarinda üç yas varmış gibi görünüyordu.

Linely ve Reynolds Ernst Enstitüsü öğrenci kartlarını kabul ettiler ve sonra oturacakları yerin anahtarını aldılar. Ernst Enstitüsünde, bütün öğrenciler ekonomik durumlarına bakılmaksızın, bir arada yasamak zorundaydılar. Enstitü okul ücretleri ve konut ücretlerinden tamamen feragat etmişti.

Ama yine de…

“Hey, sen okul ücretini ödemek zorunda mısın?“ Linley Reynolds`a eşlik eden yasli adamin okul ücretini çıkarttığını görünce, elinde olmadan sasırdı.

Hillman, Linley`nin yaninda gülüyordu. “Linley, okul ucreti ve konut ücreti feragati yalnızca Ernst Enstitüsündeki Kutsal Birlik üyeleri için geçerli. Geri kalan herkes inanılmaz yüksek ücretler ödemek zorunda.“

Reynolds da doğrularcasına kafa salladı.

Yaşlı adam da Linley`e güldü. “Dogru. Bu sadece Ernst Enstitüsünün kurali değil; Yulan kitasindaki bir numarali savasci akademisi O`Brien Akademisi de ayni seyi yapıyor. İmparatorluğun öğrencilerinin bütün okul ücretlerinden feragat ediyor. Fakat diğer yerler için tam aksine astronomik ücretler aliyor.“

Linley aptal değildi. Durumu hemen anladi.

“Linley, benim genç efendim de senle ayni konut anahtarına sahip. İkiniz ayni yerde yasayacak olmalısınız. Umarim gelecekte birbirinize yârdim edersiniz.“ Yaşlı adam ekledi.

Reynolds mutsuz bir sekilde, “Tamam, Büyük Baba Lomu, geri gidebilirsin artik. Zaten Ernst Enstitüsüne vardim.“

“Hillman Amca sende gidebilirsin. Bundan sonrasını ben hallederim. Linley gülerken bir yandan da Hillman`le konuşuyordu. Hillman kafasıyla onaylayarak, “Linley, o zaman ben simdi gidiyorum. Sıkı çalış.“ Hillman onu biraz daha cesaretlendirmek istedi.

Linley gülerek kafa salladi.

“Linley, hadi gidelim.“ Reynolds nazikce Linley`i elinden tuttu ve Enstitüye dogru kosmaya basladi.

“Hoscakal, Hillman Amca.“

Hillman ve yasli adam çocukların enstitüye girişini izledi. Belli bir sure geçtikten sonra anca ayrıldılar.

Hillman amcasıyla vedalaştıktan sonra, Linley ve Reynolds akademiye beraber girdiler. Ernst Enstitüsü karanlık korular, göller, tas köprüler, antik binalarla doluydu… eski antik bir aura tüm alani kaplıyordu. Sadece yedi kişinin kollarını açarak ancak saracağı, dev ağaçlardan burasinin ne kadar eski olduğu anlaşılıyordu.

“Gercekten etkileyici. Yeni enstitüler gibi şatafatlı değil. Iste `kültür` bu.“ Reynolds konuşurken merakla çevreyi inceliyordu.

Ernst Enstitüsünde bir defalığına mahsus, cevrede pek cok açıklayıcı, nerenin neresi olduğunu söyleyen tabelalar vardi. Acikca yeni öğrencilere yardim etmek için konulmuşlardı.

“Linley, hadi yurdumuzu bulalim.“ Reynolds Linley`nin elini cekerek yurtlara doğru koşmaya başladı.

Yurt numarasi 1987.

Linley ve Reynolds kayit işlemlerini ayni anda bitirmişlerdi. Çoğu yurt dört kişilikti. Linley ve Reynolds yurtların olduğu bölgeye varınca şaşkınlıkla bir ic çektiler. İlk bakista bir birinden bağımsız binlerce yurt görünüyordu.

Bu binlerce yurdun arasında bazen iki katli apartman tarzi binalar da görünüyordu.

“1987, 1987…“ Linley ve Reynolds yurt numaralarina bakarak, durmaksizin güneye doğru koştular.


Yurt bölgesindeki numaralandirma basit bir mantıkla isliyordu. 0001`den başlıyor, sira halinde 100 tekil yurt diziliyordu. Linley 20.siraya varınca, 1901 numarali yurdu gördü. Sonra doğuya koşmaya basladilar, bu arada Reynolds nefes almakta zorluk çekmeye basladi. 1987 numarali yurda varinca Reyndols artik nefes nefese kalmisti.

Yorum Yap "CD2.13 – Yetenekler Topluluğu"