Tankların Tarihi Günceli

CD15 – Gökyüzünde Savaş (Part 2)

Eylül 17, 2016


Siyah Ejderha dünyadaki en güçlü sihirli yaratiklar arasinda yer alir ve Siyah Ejder irki genellikle en dusuk dokuzuncu seviye olur. Bu irkin güçlü üyeleri aziz seviyesine bile çıkabilirler. Dokuzuncu seviye ya da aziz seviye Siyah Ejderha, ne olursa olsun, gücü Velocidragon`la kesinlikle karşılaştırılamayacak kadar büyüktür.

Suan da çocuklar ve üç öğretmen Siyah Ejderha`dan yüzlerce metre uzaktaydı. Siyah Ejderha`yi bu kadar yakından görmek büyüleyici bir deneyimdi ve kelimelerle açıklanamazdı.

Daha da korkunç olan sey ise…

Siyah Ejderhanın kafasının üstünde kibirli şekilde duran bir adam vardı. Rüzgâr etrafında şiddetlice esti, elbiseleri dalgalandi ama adam pozisyonunu bozmadan dümdüz durmaya devam etti. Sanki oraya oyulmuş bir heykeldi. Bakışları önünde, havada sallanan yeşil elbiseli adama odaklanmıştı. Yeşil elbiseli adamin arkasinda bir tane kilic vardi.

Gri elbiseli Ejderi suren adamla yeşil elbiseli adam birbirlerine bakiyorlardi.


Gökyüzünde uçuyorlardı.

Yedinci seviye ruzgar buyusu “Ucma Teknigi“ haricinde havada durmanin ya da dolanmanin tek yolu aziz seviyesine ulasmakti.

Tasidigi kilic yeşil elbiseli adamin gerçek değerini ortaya koyar gibiydi.

Savasci… Aziz seviye bir savasci.

“Siyah Ejderi zapt edebilecek gri giyen bir adam? Ve havada uçabilen aziz seviye bir savasci?“ dünkü olan inanılmaz olaylara rağmen Linley`nin nefesi tutulmuştu. Tek o değil, altıncı seviye bir savaşçı olan Hillman bile afallamıştı.

“Aziz­seviye dövüşçüler. Gercek Aziz seviye dövüşçüler.“ Hillman kendi kendine konuşurken vücudu bir yandan da titriyordu.

Simdiye kadar kan ve ölümlerin içinden geçmiş olan Hillman kendini ilk toparlayan oldu. Kendine geldikten sonra bile hala rüyada gibiydi. “Dun ikiz­element sekizinci seviye bir magus geldi. Bu gün daha da inanılmazı: Aziz­seviye dövüşçüler ve bir Siyah Ejder! Bütün hayatımda bu kadar harika bir şey görmedim.

Hillman başının donduğunu hissetti.

Siyah Ejderha dünyadaki en güçlü sihirli yaratıklardan biriydi ve en azından dokuzuncu seviyedeydi. Siyah ejderi zapt edebilecek biri hemen hemen kesinlikle aziz seviye dövüşçü olması lazımdı. Görünüşe bakılırsa karşılaştığı kişi de aziz­seviye bir dövüşçü.

Bu kanıt onunda aziz seviye olduğunu söylemeye yeter.

Hillman ve diğerleri Siyah Ejder`den yüzlerce metre ilerdeydi. Kulakları ne kadar keskin olursa olsun bu ikisinin konuştuklarını duymalarına imkan yoktu.

Neler konuşulduğunu duymadan sessizce izlediler. Ta ki…

“Roaaaaaaaaaaar.”

Aniden, Siyah Ejder hiddetle kükredi ve kanatlarını hızla çarpmaya başladı. Korkunç bir baskı meydana geldi Hillman dâhil herkesin bacaklarında ki güç çekildi ve nefes alamaz duruma geldiler.

“Bu ejder­korkusu mu?“ Linley de kalbinin dev bir kayanın altında kalmış gibi sıkıştığını hissetti, nefes almayı imkânsız hale getiriyordu. Fakat her şeye rağmen Linley inanılmaz heyecanlıydı ve kani kaynıyordu.

Siyah Ejder aşırı güçlüydü.

“Rudi! Asiriya kaçma!“ Yesil elbiseli adam yüksek sesle bagirdi. Patlayici sesi havada gök gurultusu gibi yankılandı. Sadece Hillman değil Wushan sehrindeki herkes kelimeleri net duymuştu.

Hillman durakladı. Kelimeleri mırıldandı. “Rudi? Rudi?“

Hillman anında neler olduğunu anladı. Hızla etrafında dondu, sertçe çocuklara bağırdı. “Herkes hemen eve gitsin! Eve gidin ve saklanın! Hemen!“ Hillman`in bagirmalari ve aceleci tavirlari oradaki bütün cocuklari sasirtti.

Hillman`in düşündükleri cok netti.

Bu iki aziz­seviye dövüşçü acik bir sekilde anlasmazliga düşmüşlerdi. Gorunuse bakilirsa her an kavga etmeye başlayabilirlerdi.

Aziz­seviye dövüşçüler savaşmaya basladimi, orada duran çocuklar herhangi bir sekilde kendini koruyamaz. En ufak bir yansıma butun cocuklari oldurebilir. Aziz seviye dövüşçüler cennetleri yikip, yeryuzunu yerle bir edebilecek güçleriyle unluyduler.

Biraz abartılmış olsa bile, kesinlikle bir şehri ya da yüksek bir daği tuzla buz edebilirlerdi.

“Çabuk, kıpırdayın. Aval aval bakmayın, koşun!“ Hillman cocuklari kovalarken bağırıyordu.

Ancak suan cocuklarin kalani sersemliklerinden kurtuldu. Hillman`in onlari neden eve yollamaya casitigini anlamasalar da ve hala izlemek isteseler de, Hillman`in korku verici tavırları hepsinin hizla evlerine kosmasi için yeterli oldu.

“Lorry, Roger, cabuk alti ve yedi yasindaki cocuklari evlerine götürün. Hemen! Eğer aziz seviye dövüşçüler kavgaya baslarsa, kesin etkileri bize kadar ulaşır, iste o zaman …“

Hillman`in yüzünden ne kadar acelesi olduğu okunabiliyordu.

“Anlaşıldı, Kaptan!“ Lorry ve Roger kaptanlarinin ne dusundugunu anlamisti.

Aninda etrafa bakınıp yavaş koşan çocukları aldılar. Iki kolunda ve arkasında ikişer tane tasidilar. Hillman de onlara katildi, tek tek cocuklari havaya kaldirdi.

“Linley, cabuk eve git!“ Hillman bir kac tane cocugu tasirken koşmakta olan Linley`e bagirdi.

“Biliyorum, Hillman amca!“ Linley yüksek sesle cevap verdi.

Linley sekiz yaşında olsada on dört yasindaki cocuklarla ayni hizda koşuyordu. Linley koşarken sık sık dönüp gökyüzüne bakıyordu. Akli tamamen havada duran kivrilmis ejderha ve iki aziz seviye dövüşçüdeydi.

“Kaptan, Lord Hogg size yârdim etmemizi emretti.“ ok iki savasci Baruch Malikânesinden koşarak geldi. Hillman`i gorur görmez ona seslendiler.

“Cabuk, bu cocuklari evlerine goturun.“ Hillman hemen emretti.

“Emretersin, Kaptan!“ savascilar hizli bir sekilde cocuklari evlerine goturmeye basladi.

“Herkes eve gitsin! Eve gidin ve saklanin! Kendinizi koruyun!“ Hillman yüksek sesle bagirmaya devam etti.

Hillman`in Wushan`daki otoritesi cok yüksekti. Siyah Ejderin görüntüsünden korkan pek cok kişi Hillman`in sözlerini duyunca harekete geçti. Su an bütün Wushan sehri cildirmis durumdaydı. Butun çocuklar ve isçiler evlerine kactilar. Suan onlari koruyabilecek tek sey evlerinin sağlam tas duvarlariydi.

Linley de kendi evine kostu.

“Cabuk deponun altindaki odaya saklanin.“ Hogg ic bahçenin ortasinda duruyordu. Linley`i görünce, hemen emretti. Deponun altindaki oda baruch malikânesindeki en geniş ve en sağlam odaydi. Orada saklanan hersey kesinlikle sag kalabilirdi.

“Tamam baba!“ Linley duyar duymaz o tarafa koşmaya başladı.

Koşarken Linley`nin akli yine Siyah Ejderha`ya, onun gri­elbiseli sürücüsü ve yesil elbiseli adama gitti. Elinde olmadan yine dönüp, doğuya gökyüzüne doğru baktı. Şehirdeki binaların cogu alçak katli olduğu için kolaylıkla yüzlerce metreyi görebiliyordu.

Şuan da Siyah Ejder durmadan alçak sesle hirildaniyordu.

“Dillon, eger bu kadar inatci olacaksan, o zaman yapacaklarim için beni suçlama.“ gökyüzünden soğuk bir ses yankılandı. Hemen ardından Siyah Ejder kizgin sekilde kükremeye basladi ve agzindan dumanli siyah bir ates puskurttu.


Yeşil elbiseli adam yüksek sesle bagirarak.“Rudi, bu gun ne kadar guclu bir aziz seviye magus olduğunu görmüş olacagim!“

Yorum Yap "CD15 – Gökyüzünde Savaş (Part 2)"