Otto Von Bismark Günceli

CD1 - Şehirde Sabahın Erken Saatleri

Eylül 17, 2016


Wushan şehri, Fenlai krallığında yer alan, Yulan kıtasının en büyük sıradağları olan Sihirli Yaratık Sıradağlarının batısında küçük bir şehir.

Sabah güneşi yükselirken, Wushan şehrinde, hala şafak öncesi o soğuk taze hava olmasına rağmen, bütün şehir çoktan canlanmış durumdaydı. Altı­yedı yaşındaki çocuklar bile yataktan kalkmış, geleneksel sabah egzersizlerini yapmaya hazırlanıyorlardı.

Wushan şehrinin doğu bölgesinde, bos bir kısımda, günesin sıcak ışıkları ağaçların içinden geçip bos arazide etrafa dağılıyordu.

Arazide, sayıları iki yüze yaklaşan kalabalık bir çocuk grubu vardı. Bunlar üç gruba ayrılmış durumdaydı. Her grup kendi içinde pek çok sıraya ayrılmıştı. Bütün çocuklar yüzleri ciddi bir şekilde kıpırdamadan bekliyordu.

Grupların en kuzeyinde kalanlar ortalama altı yaşındaydı. Orta grup ortalama dokuz – on iki, en güneyde ki grup ise on üç –on altı yaşındaydı.

Bu kalabalık çocuk grubunun önünde ise vücutları sağlam yapılı orta yaslı üç adam duruyordu. Üçü de kısa kollu gömlek ve kabaca kesilmiş pantolonlar giyiyordu.

“Eğer güçlü bir savaşçı olmak istiyorsan, çocukluktan başlayarak çok çalışman lazım“ Orta yaşlı adamların lideri ellerini arkadan bağlayarak, soğuk bir şekilde söyledi. O soğuk, keskin gözleriyle en kuzeydeki çocuklar süzdü. Bütün bu 6­7 yaşındaki çocuklar ağızlarını sıkıp, o büyük yuvarlak gözleriyle hiç bir ses çıkarmadan adamı izliyorlardı.

Liderlerinin ismi Hillman’di. Baruch klanında korumaların kaptanıydı. Wushan şehrinin sahibi olan asil klanın. “Hepiniz sıradan insanlarsınız. Asil ailelerin aksine savaş qi`nizi nasıl geliştireceğinizi gösteren herhangi bir gizli öğretiye sahip değilsiniz. Eğer değerli bir insan olmak istiyorsanız, eğer saygıdeğer biri olmak istiyorsanız, o zaman hepiniz en eski, en sade, en basit teknikleri kullanarak, yani aşırı çalışarak gücünüzü artırmak zorundasınız. Anlaşıldı mı?“

Hillman gözleriyle çocukları söyle bir taradı.

Ardından çocuklar hep bir ağızdan `Anlaşıldı` cevabıyla karşılık verdi.

“Güzel“ Hillman memnun bir şekilde kafa salladı. Altı yaşındaki çocukların gözlerinde kafa karışıklığı görünürken, biraz daha büyük olanlar kararlı bir şekilde duruyordu. Hillman`in sözlerinin ardındaki gerçeği anlamışlardı.

Yulan kıtasındaki neredeyse bütün erkekler çocuk yastan itibaren çok sıkı çalışırlardı. Eğer birileri gevşeklik ederse ilerde diğerleri tarafından küçük görülürdü. “Güç ve para“ bunlar bir erkeğin statüsünü belirleyen şeylerdi. Gücü olmayan bir erkek bütün kadınlar tarafından küçük görülebilirdi.

Eğer biri ailesini gururlandırmak, kendisine saygı duyan bir kadın sahibi olmak ya da şanlı bir hayat yasamak istiyorsa...

O zaman güçlü bir savaşçı olmak zorundadır.

Hepsi sıradan insanlardı, hiç birinin savaş qi sini nasıl geliştireceğini gösteren sanatlara ulaşma imkânı yoktu. Hepsinin zafere ulasan tek yolu çocukluktan itibaren çok çalışıp, güçlenmekten geçiyordu. Zorlu ve sıkı çalışma. Hepsi bu asillerden daha çok çalışarak, daha fazla enerji harcayıp kan dökerek kendilerini geliştirebilirlerdi.

“Sabah güneşi yükselirken, her şey serpilmeye baslar. Bu çevrenizdeki doğal enerjiyi içimize çekip kendimizi güçlendirmek için en iyi zamandır. Her zaman ki ayni kural. Ayaklar ayrı, omuz hizasında! Dizler hafif bükük, eller bel hizasında aşağıda. `Qi oluşturma pozisyonu` al. Bu pozisyonu alırken, unutmayın. Zihninizi odaklayın ve boşaltın, doğal bir şekilde nefes alin“ Hillman ciddi bir ses tonuyla emretti.

Qi oluşturma pozisyonu en basit, yine de en etkili vücut geliştirme yoluydu. Bu yıllar boyu nesillerden kalan deneyimlerle oluşturulmuştu.

Anında sayıları 200 e yaklaşan öğrenci grubu Qi oluşturma pozisyonu aldı.

“Unutmayın. Zihninizi odaklayın ve boşaltın, doğal bir şekilde nefes alin!“ Hillman çocukların ortalarında yürürken soğuk bir şekilde söyledi.

Bir bakışta güneydeki çocukların pozisyonlarını koruduğunu ve nefeslerinin doğal olduğunu söylenilirdi. Ayni zamanda hepsi sabit bir şekilde duruyordu. Belli ki “Qi oluşturma pozisyonunda“ belli bir seviyeye ulaşmışlardı.

Ama kuzey ucundaki çocuklara bakıldığında, belleri ve dizleri tuhaf acılar oluşturmuş, ayakları gevsek bir şekilde duruyordu, Hillman çok açık bir şekilde herhangi bir güç olmadan dengesiz durduklarını görebiliyordu.

Hillman diğer iki adama “ İkiniz güney ve orta grubun liderliğini alin, ben en genç çocuklarla ilgileneceğim“ dedi.

“Tamam, Kaptan“ İki orta yaşlı adam emre uydu, dikkatlerini bu iki gruba yönlendirdi. Arada bir çocukların bacaklarına tekme atıp kimlerin kararlı şekilde durduğunu ölçüyorlardı.

Hillman kuzeydeki çocuklara doğru yürüdü. Çocuklar anında gerginleşmeye başladı.

“Sıçtık, Baş Canavar geliyor!“ Altın saçlı, büyük parlak gözlü Hadley alçak ses söyledi.

Hillmann çocukların ortasında durup onlara bakmaya başladı. Yüzü soğuktu ama kalbinde iç çeker bir şekilde “Bu çocuklar daha çok küçük. Güç ve bilgi açısından çok eksikleri var. Onlardan çok şey bekleyemem. Yine de küçük yasta egzersize başlamaları iyi bir şey. Gelecekte savaş alanında kurtulma şansları daha çok olacaktır.“Ayrıca küçük çocukları öğretirken onların ilgilerini çekmek, en etkili yöntemdir! Eğer onları çok zorlarsa tam tersi etki edebilirdi.“Hepiniz, sabit durun“ Hillman soğukça seslendi.

Anında bütün çocuklar kendilerini doğrultup, düz ileri bakar şekilde göğüslerini dışarı çıkardı.

Hillman hafifçe gülümsedi. Sonra öne yürüyüp gömleğini çıkardı. Vücudundaki güçlü kaslarını saran damarlara çocuklar hayretle bakıyordu. Güney’deki çocuklar bile kendilerini alamayıp kafa çeviriyordu. Herkes hayranlıkla bakıyordu.

Hillmann`in güçlü kaslarının yanında, pek çok bıçak yarası ve eskiden kalma yaralarda vardi. Bütün çocuklar gözleri parlar şekilde bu yaralara bakıyordu.

Bıçak ve Kılıç yaraları. Bunlar bir erkeğin madalyalarıydı.

Kalplerinde Hillman`e karşı derin bir saygı duyuyorlardı. Hillman, altıncı seviye güçlü bir savaşçı, yasam ve olum mücadelelerinden doğmuş bir savaşçı! Büyük şehirlerde bile, harika bir kişi olarak anılabilirdi. Böyle küçük bir şehirde tatbikî herkesin saygı duyduğu biriydi.

Çocukların coşkulu bakışlarını gören Hillman kendini tebessüm etmekten alamadı. Onların kendi gibi olmaya çalışmalarını istiyordu. Bu şekilde daha sıkı ve motive olmuş bir şekilde çalışabilirlerdi.

“Hadi ateşe biraz daha odun atalim!“ Hillman gizlice sırıttı, sonrada 300­400 pound eden bir kayanin önüne yürüdü.

Tek bir elle, Hillman kayayı tuttu. Rahat bir şekilde sallamaya başladı. O 300 pound kaya Hillman`in ellerinde hafif bir odun gibi görünüyordu. Bütün çocuklar agzi bir karis, gözleri fal taşı gibi izliyordu.

“Cok hafif! Lorry, eger zamanin varsa eğitimden sonra git bana bir kac büyük kaya getir.“ Siradan bir fırlatmayla Hillman kayayi düzinelerce metre uzağa atti. Kaya ilerdeki geniş agacin dibine dustu, bütün yer sallandi. Hillman olağan bir şekilde rastgele kayaların önüne yürüdü.

“Hah“

Derin bir nefes aldi. Vücudundaki butun damarlar belirgin bir sekilde dışarı firladi. Hillman yanindaki kayaya vururken, yumruğu havada patladı, uğultulu bir ses cikararak cocuklarin gözlerinin daha da acilmasina neden oldu. Hillman`in güçlü yumruğu direk kayaya indi.

Pat! Kayaya çarpan yumruğun sesi, tüm çocukların kalbini titretti.

O asiri sıkı yapili mavi bir kayaydı.

Mavikaya sallandi. Aniden 6­7 tane dev çatlak üstünde ortaya cikti, “krak“ sesiyle beraber 4­5 parcaya ayrildi. Ama Hillman`in yumruğunda yaradan iz yoktu.

“Kaptan her zaman ki gibi müthiş“ Lorry, diğer adamlardan bir tanesi, Hillman onlara doğru yürürken gülerek dedi.

Diger adam, Roger, da ileri doğru yürüdü. Genelde “ Qi oluşturma pozisyonu“ onlarin bir yandan gevşeyenleri kontrol ederken bir yandan da rahatlayıp sohbet ettikleri zamandi.

Hillman kafasini sallarken güldü.“ Imkani yok. Geçmişte, ben ordudayken her gün cilginlar gibi calisir, savaş alanindayken yakın dövüşlere girerdim. Simdiyse tek yaptigim rahatlayıp sabahlari kaslarimi biraz esnetmek. Eskiden olduğu kadar enerjiye sahip değilim.“ Herkes hayran bir sekilde Hillman`e bakti.

Bütün bir mavikaya tek bir yumruğuyla parcalandi. Nasil bir güçtür bu? Ayrica 300­400 poundluk kayada rahat bir sekilde bir kenara firlatildi. Ne demek oluyor bu güç?

Hillman kafasini cevirdi. Çocuklara bakarken verdikleri tepkiden memnundu.

“Unutmayin, savaş qi`nizi geliştiremeseniz bile, prensipte , vücudunuzun en ust seviye potansiyeline ulasirsaniz, hala altinci seviye bir savasci olabilirsiniz!. Ve altinci seviye bir savasci orduya girdiğinde kolaylıkla orta­seviye bir yetkili olabilir, bu sayede savaş qi`sini nasil geliştireceğini gösteren askeri öğretilere ulaşabilir.

Altinci seviye bir savasci olmasaniz bile, siradan bir birinci seviye savasci olup orduya girebilirsiniz. Hatirlayin! Eger bir erkek birinci seviye bir savasci bile olamiyorsa, o erkek bile sayılmaz.“
“Eger bir erkeksen, bütün zorlukları ve korkuları göğsünü gererek karşılamalısın.“

Bu sözleri duyan bütün 6­7 yaslarindaki cocuklarin yüzünde gülücükler oluştu. Ama hepsi kendini ciddi bir sekilde tutmaya calisti. Bu sözler Hillman`in sürekli tekrarladigi mantrasiydi ve bunlari sürekli söylerdi.

“Hepiniz, düz durun. Güneydeki büyüklerinize bakin ve nasil duracaginizi görün!“ Hillman cocuklari uyardi. Butun alti yas cocuklari kendilerini düzeltmeyi denedi.

Belli bir sure sonra 6­7 yaşındaki çocuklar yalpalamaya basladi. Bütün çocuklar ayaklarina giren kramplari hissetmelerine rağmen dişlerini sıktı. Kisa bir sure dayandiktan sonra cocuklar birer birer dökülmeye basladi.

Hilmann`in yüzü sert ve hissizdi. Ama kalbinde gizlice onaylıyordu. Bu 6­7 yas grubundaki çocuklardan oldukça memnundu.

Kisa bir sure sonra, bazi 10 yas grubundaki cocuklar da kendini birakmaya basladi. Onlarda bir bir düşüyordu.

“Dayanabildiginiz kadar dayanin. Sizi zorlamayacagim. Ama gelecekte akranlarinizdan daha zayif olursaniz kendinizden baskasini suclamayin.“ Hillman soguk bir tonla seslendi.

“Hmm?“ Lorry afallamis bir sekilde kuzey grubuna bakiyordu.

Bu noktada, orta grupta ki cocuklarin çoğu düşmüş durumdaydı, ama kuzey grubunda alti yasinda bir çocuk hala ayaktaydi.

“Bu Linley`nin egitimdeki ilk gunu olmali. Onun bu kadar zorlu olacagini kim dusunurdu?“ Lorry etkilenmis bir sekilde söyledi. Bu arada Roger`la Hillman de durumu fark edip o tarafa dogru bakmaya basladi. Kuzeyde kahverengi sacli bir cocugun hala dayandigini gorebiliyorlardi. Dudaklarini sıkmıs kararli bir sekilde ileri bakiyordu, iki yumrugu da sıkılmaktan beyazlamisti.

Sasirmis fakat memnun bir bakis belirdi Hillman`in yuzunde.

“Iyi cocuk!“ Hillman icinden onayladi. Alti yasinda olmasina ragmen on yasindaki cocuklar kadar “Qi olusturma pozisyonu“unda durabiliyordu.

Linley, tam ismi Linley Baruch, Wushan`a hükmeden Baruch klanının en büyük oğlu vede ayni zamanda varisi.

Baruch klani inanılmaz eski bir klandi. Zamanında cok görkemli günleri oldu fakat binlerce yil sonra sadece üç üyesi kalmış durumda. Klan lideri Hogg Baruch ve iki oglu. Büyük oğlu Linley Baruch alti yasinda. Kucuk oğul

Wharton ise sadece iki yasinda. Karisina gelirsek, küçük oğlunun doğumunda vefat etti. Linley`nin dedesi ise savaşta hayatini kaybetmişti.

Linley`nin ayaklari sallaniyordu. Cok azimli olsa da artik bacakları sinira yaklasmis durumda ve kontrolsüzce titriyordu. Sonunda yere yığıldı ve oturdu.

“Linley nasil hissediyorsun?“Hillman gülerek ona yaklasti.

Dişleri görünecek şekilde Linley hafifce gulumsedi.“Iyiyim, Hillman amca“ Baruch klaninin korumalarının kaptani olarak, Linley büyürken hep yanindaydi. Dogal olarak ikisi bir birine cok yakındı.

“Aferim, gercek bir erkek gibi davrandin.“ Hillman Linley`nin kafasini oksadi. Aniden Linley`nin saclari sanki ruzgarin cimleri dagitmasi gibi darmadagin oldu.

“Haha“Linley icten bir gulumseme atti. Hillman`in ovgusu Linley`nin cok hosuna gitmisti.

Biraz dinlendikten sonra egitime devam etti. 6­7 yas araligindaki cocuklarin egitim sistemi epey rahatti. Ama daha yasli cocuklarin ki ise asiri çetin bir sekilde geçiyordu.

Genis bir ogrenci grubu, 6­7 yaşındakiler de dâhil, kafa ve ayaklari tasin üzerine gelecek sekilde yere uzanmış, bel kuvvetleriyle kendilerini duz tutmaya calisiyorlardi.

“Bel ve kalçalar üçgen bir bölge oluşturur.“ Hillman eliyle anlattigi bolgeyi tarif ediyordu. Bu bolge insanin özüdür. Güç ve hız, hepsi bu özden gelir, dolayisiyla bu bolge cok onemlidir.“ Hillman bir yandan konuşurken bir yandan da cocuklari kontrol edip hareketleri doğrumu diye bakiyordu,

“Sıkıştırın kendinizi! Belinizin düz durmasi lazim!“ Hillman bagirdi.

Aninda cocuklarin cogu bellerini duzlestirdi. Bu Linley`nin ilk egitim gunuydu. Kucuk kafasi ve ayaklari tasin ustundeydi. Bu arada Linley git gide belinin sıkılaşıp isindigini hissetmeye baslamisti.

“Dayan, dayanmak zorundayim. Ben en iyisiyim!“ Linley kendini cesaretlendirmeye devam etti. Linley`nin bedeni her zaman güçlüydü, hatta bebekken bile. Neredeyse hic hasta olmadi. Bunlarin yaninda her zaman cok calisti bu yüzden guclenmesi şaşılacak bir sey degildi.

“Thud!“ Ilk çocuk düştü. Yinede yastık ve ayaklık olarak kullandıkları taslar yalnızca 20 cm’di. Bu yüzden düşsellerde fazla acıtmıyordu.

“Thud!“ “Thud!“ Zaman ilerledikçe daha da fazla cocuk dayanamayip düşmeye basladi.

Linley dişlerini sıktı. Belindeki sıkılığın coktan dayanma sınırına gelip, çoktan uyusmaya basladigini fark etmişti.“ Vücudum cok agir geliyor. Neredeyse kontrol edemiyorum. Dayan, sadece azcık daha dayanmak zorundayim.“ Bu noktada alti yas grubunda sadece Linley kalmisti.

Linley`e bakarken Hillman kendini neşe ve şaşkınlıktan alamiyordu.

“Lorry“ Hillman aniden bagirdi.

“Kaptan“ Lorry kendini hazırlayıp, emirleri bekledi.

“Yarin, bazı özel boyalar hazırla. Bel egitimi yaparken altlarina birer dal koy ve bu dallari boya. Eger gevşeklik yapip bellerini dala değdirirlerse belleri de boyanacaktir. Vücutları boyali olanlarin egitim sureleri iki kat zorlu olacak.“

“Evet, Kaptan.“ Lorry emri duyunca dudaklari gülercesine kıvrıldı. Icinden gulerek “ Kaptan her zaman seytani fikirlerle dolu. Bu veletler simdi belalarini buldu.“ Zaten yeterince bela yok muydu?

Bütün 10 yas grubu yüzünü asti. Normalde azda olsa gevseklik yapabiliyorlardi ama simdi buna imkân yoktu.

Hillman soğuk bir şekilde devam etti, “ Size sunu soyleyeyim, bir savasci `savas qisi` egitimi yaptiginda, bu bir yumruk büyüklüğünde hemen göbek deliginin altinda birikir. Bu bölgenin, bahsettigim ucgen bolge olduğunu farketmissinizdir. Hepinizin bu bolgenin önemini anlamasını istiyorum! Burası sizin çekirdeğiniz. Eger orası basarisiz olursa, diger kisimlar ne kadar iyi olursa olsun tum beden basarisiz olur.“ Iyi bir egitmen cocuklar icin gercekten cok onemlidir.

Ve Hillman kayda deger bir savasciydi. Egitimin onemli kısımlarını bilmekle beraber, seviyeyi de nasil artiracagini kestirebiliyordu. Hangi yasta hangi aletlerin kullanılacağını iyi biliyordu. Aksi takdirde cocuklarin bedenleri yıkıma ugrayabilirdi.

“Savas qi`si?“ Bu sözler üzerine bütün çocuklar en küçükleri dahil, gozlerini acarak Hillman`e bakti.

Bütün siradan cocuklar savas qi sini ogrenmek icin asiri istekliydi. Hatta Linley, asil bir evin cocugu bile asiri istekliydi.

“Thud!“ Linley daha fazla dayanamayıp kollarıyla kendini destekleyerek yerde yavasca yuvarlandi.

“Cok iyi hissettiriyor“ Linley belinden, kemiği delercesine bir uyuşukluğun gectigini hissedebiliyordu, Yere yığılmanın verdigi rahatlik gozlerinden okunabiliyordu.

“Ne kadar dayanabildim?“ Linley gozlerini acarak etrafa bakti.

Bütün alti yas grubu coktan yere yığılmıştı bile, keza 10 yas grubuda ayni durumdaydi. Ama 14 yas çocuklarının tamami hala dayanıyordu. Hillman`in yüzünde hala soğuk bir ifade vardi.

“Hepiniz bunu hatırlamalısınız. Bedeniniz bir kap gibidir, bir kadeh gibi. Savas qi si ise sarap! Sarap miktari her zaman kadehin büyüklüğüne baglidir. Aynisi beden icinde gecerli, savas qi`nizin miktari bedeninizin gelişmişlik miktarina baglidir. Eger vucudunuz zayifsa cok guclu savas qi`si ogretileriniz olsa bile vucudunuz dayanamaz, sonuçta guclu bir savasci olamazsaniz.“ Hillman onemli tavsiyeler vermeye devam etti.

Pek cok savasci cocuklugunda gereken egitimi almadigi icin, savas qi si ile beden gucu arasindaki ilişkiyi hayatinin ilerleyen dönemlerinde anliyor. Tabi bundan sonra egitime baslamis olsalar bile cok ilerleme kaydedemiyorlardı.

Pek cok atamiz yanlis yontemler deneyip bunlardan pek cok tecrube kazandi. Hillman bu tecrübeleri aciklamaya devam etti. Bahar yagmurlarinin topraga hayat vermesi gibi bu deneyimleri cocuklarin kafasına kaziyordu. Hillman bu cocuklarin da yanlis yonlere yonelmelerini istemiyordu.

“Qi olusturma pozisyonu calistiktan sonra bel, sirt, kalcalar, omuzlar ve vucudun diger parcalari uyum icinde olur.“ Suan neredeyse butun cocuklar rahatlamis bir sekilde yerde oturuyordu. Hillman`in calisma programinin zorluk seviyeleri butun yas grublari icin mukemmeldi.

“Bu gunun egitimi burada bitiyor.“ Hillmam seslendi.

Wushan sehrinin calisma saatleri duzenliydi. Her gun iki kez olurdu. Biri safakta biride gun ağarırken.

“Hillman amca, bize hikâye anlat.“ egitim bittigi gibi cocuklarin sesleri yukseldi. Her gun safak dersleri bittiğinde Hillman ordudaki gunleri hakkinda hikâye anlatirdi ya da kıtada meydana gelmis bazi olaylari.

Bütün hayatlari sehirde gecmis olan cocuklar, ordu hakkinda hikâyelere her zaman bayilirdi.

Hillman gülümsedi. Cocuklara hikâye anlatmaktan hoslaniyordu. Bu cocuklari egitime tesvik etmek icin cok iyi bir yoldu. Hillman her zaman gönüllü cocuklarin daha iyi sonuclar alacagini dusunurdu/“Bugün size kitadaki herkesin bildigi Efsanevi Dort Yuce Savasci Soyunu anlatacagim.“ Hillman`in yüzünde bir hasmet belirdi. Çocuklar pür dikkat dinlemeye basladi. Linley yerde oturuyordu, kalbinin hızlıca atiğini hissetmeye başlamıştı.“ Efsanevi Dort Yuce Savasci Soyu?“ Linley`de dayanamayıp bütün dikkatiyle Hillman`e bakmaya başladı.

Hillman`in gozlerinde heyecan pırıltıları gorunuyordu. Fakat sesi sakindi. “ Kıtamızda binlerce yil once dört güçlü Yuce Savasci ortaya cikti. Bunlarin hepsi muazzam ejderlerin gucune denk guclere sahipti. Rahatca milyonluk bir ordunun icinde dolanabilir ve kolayca generalin kellesini alabilirlerdi. Bu yuce savascilarin isimleri

“Ejderkani Savascisi, Moralev Savascisi, Kaplancizgili Savasci ve Olumsuz Savasci!“

“Savascilar dokuz sinifa ayrilir. Ben sadece basit bir altinci seviyeyim, kolayca kayalari parcalayabilir, dev agaclari devirebilirim! Fakat dokuzuncu seviye bir savasci, Fenlai kralliginda bile zirvede bir üstat sayilir. Yinede dokuzuncu seviyenin üstünde bu Dort Yuce Savasci gelir. Hepsi dokuzuncu seviyeyi aşmış, bir savascinin gelebilecegi zirve noktadaydılar. Hepsi efsanevi Aziz­Seviye savascilardi!“ Hillman`in gozleri heyecanla doldu.“Efsanevi Aziz­seviyesi savascilar dev buz daglarini eritebilir, sinirsiz denizleri gürletip kizgin dalgalar olusturabilir, yuksek daglari ufalayabilir, milyonluk sehirleri yerinden oynatir, gökyüzünden meteor yagdirabilirdi!

Kesinlikle yenilmezdirler, olabilecek en yuksek guc muktari.“

Sessizlik. Butun cocuklar donmuş gibiydi.

Hillman kuzeydoğuda ki dagi gosterdi.

“Wushan`a bakin, devasa degil mi?“

Hillman`in sozlerini duyunca bütün cocuklarin kalbinde korku belirdi. Derhal kafa salladilar. Wushan`in yuksekligi bin metreyi aşıyordu, cevresi ise binlerce metreydi. Insanlarin gozunde kesinlikle devasa bir dagdi.

“Fakat Aziz seviyesindeki bir savasci bu dagi goz acip kapayincaya dek yok edebilir.“ Hillman emin bir sekilde konustu.

Altıncı seviye bir savasci yalnizca kayalari parcalayabilir. Ama aziz­seviye bir savasci butun bir dagi bile yokedebilir! Bütün cocuklar agizlari acik, gözler disari firlamis duruyordu. Hepsi sok olmuştu ve de kalplerinde bu savascilara karsi inanilmaz bir korku olusmustu. Ama ayni derecede arzuyla da doluydu.

“Bir daği yok etmek?“ Hillman`in sozleri Linley`e asiri tesir etmisti.

Kisa bir sonra sok olmus sekilde evlerine donmeye basladilar. Hillman, Roger ve Lorry en son ayrilacaklardi. Cocuklarin üçlü besli kumeler halinde ayrilisini izlerken Hillman`in yuzunde buyuk bir gülücük olustu.

“Bu cocuklar Wushan`in gelecegi“Hillman gulumseyerek soyledi.

Roger ile Lorry de cocuklara bakiyordu. Kıtada neredeyse butun cocuklar küçüklükten itibaren agir calismaya basliyordu. Cocuklara bakarken kendi küçüklüklerini hatirladilar.

“Kaptan Hillman, siz kesinlikle gecmis yillardaki Potter`dan cok daha iyisiniz. Sizin yönlendirmeniz altinda Wushan`in diger 10 yada daha fazla sehri gecerek bolgedeki en guclu sehir olacagina inaniyorum.“ Lorry gulerek soyledi. Ogretmenin gucu bolgenin gelecegini belirler.

“Ah, Kaptan, Aziz seviyesindeki savascilarin yada efsanevi Dort Yuce Savascinin gucunu nerden biliyorsunuz?“ Lorry birden gulumseyerek sordu.

Hillman birazda utanarak “Sey, aslinda Dort Efsanevi Savascinin ne kadar guclu oldugunu bilmiyorum. Sonucta onlar sadece efsanelerde geciyor. Herhangi biri görüleli yillar oldu.“Lorry ve Roger afallamis bir sekilde “ Hic bir fikrin yoktu ve cocuklara yalan mı soyledin?“

Hillman hafifce gulerek “Dort yuce savascinin gucunden emin olmasamda. Sunu biliyorum ki Aziz seviye bir buyücü­üstat yasak büyüleri kullanarak sayıları on binlere ulasan orduları yok edebilir ya da bir şehri yer yüzünden silebilir. Sonuçta Aziz seviye büyücüler aşırı güçlü, aziz seviye bir savaşçının da bundan çok zayıf olacagini sanmiyorum.“

“Daha da onemlisi bu hikâyeleri cocuklar daha cok calissin diye anlatiyorum. Hikâyeleri duyunca ne kadar heyecanlandiklarini gormuyor musunuz?“ Hillman keyifli bir sekilde guldu.

Lorry ve Roger diyecek bir sey bulamadi.

.....

“Sonra gorusuruz, Ley!“

“Gorusuruz, Hadley!“

Iyi arkadasi Hadleyle vedalasan Linley eve dogru yalniz basına yürümeye basladi. Biraz yurudukten sonra Baruch mülkünü gördü.

Baruch malikânesinin uzerine kurulu oldugu arazi epey genisti. Duvarlar yosun baglamisti, turlu turlu sarmasiklar duvarlari kapliyordu. Zamanin yaralari duvarlarda acikca gorunuyordu. Wushan da olan Baruch konagi, Baruch klaninin atalarindan kalma eviydi. Pek cok yenilenmeye ve bes bin yila ragmen hala ayakta durmayi basaran atalardan kalma bir ev.

Fakat zamanla klanin servetinin azalmasiyla da, klanin finans isleride iyice kotuye gitmeye basladi. Sona doğru da onceden kalma seyler harcanmaya baslandi. Yuz yil once klanin lideri de klanin butun üyelerinin malikânenin ön kisminda yasamasina karar vermisti. Bu alan malikânenin üc`de birini kapliyordu. Gerisi artik bakima alinmayacakti. Bu yolla onemli bir miktarda para kurtarilmis oluyordu.

Fakat bu onlemlere ragmen, Linley`nin babasi Hogg Baruch yinede alinenin esyalarini satarak klani ayakta tutmaya calisiyordu. Malikânenin büyük kapıları açıktı.

“Aziz­seviye savascilar.“ Yürürken Linley hala düşünüyordu.“Gelecekte, ben Aziz seviyesinde bir savasci olabilecek miyim?“

“Linley.“ arkasindan Hillman`in sesi yankilandi. Hillman, Roger ve Lorry sonunda Linley`e yetişmişlerdi.

Linley aninda arkasini donup sevincle seslendi, “Hillman amca“
Hemen ardindan derin bir nefes aldi. Kafasini kaldirip Hillman`e bakarak, hevesli bir sesle “ Hillman amca, Aziz-seviye savascilar gercekten o kadar güçlü mü?“O zaman peki ya ben? Ben de Aziz seviyesine ulaşabilir miyim?“ Linley`nin de kalbinde diger cocuklarda oldugu gibi ayni arzu vardi.

Hillman dona kalmisti. Hemen arkasında Roger ve Lorryden de ses cikmiyordu.

“Aziz­ seviye bir savasci?”

Bu çocuğun gerçekten büyük hayalleri var. Fenlai ülkesi milyonlarca insanlardan oluşuyor, ama yine de sayısız yüzyıldan sonra, tek bir Aziz­seviye savaşçı çıkmadı. Aziz seviye bir savaşçı olmayı istemek...“ Hillman kendisi bunun ne kadar zor olduğunu biliyordu.

Cok küçük yastan başlayarak canla basla calismayi gerektiriyor, asil bir klanın desteği ve ayrica yüksek miktarda yetenek gerektiriyor. Tabi şansta lazim. Kolay olmasına imkân var mı?

Hillman altinci seviye bir savasci olana ne kadar cok sey cekmek zorunda kaldigini bir kendisi biliyordu. Kac kez yasamla olum arasinda kalmisti. Altinci seviyeye cikmak bile asiri zordu. Yedinci, sekizinci ya da dokuzuncu seviye tabiki daha da zordur. Aziz seviyesine gelecek olursak? Hillman ruyalarinda bile gormemisti.

Fakat suan Linley`nin kararli yüzüne bakiyordu.

“Linley, amca Hillman sana inaniyor. Eminim ki bir gun Aziz­seviye bir savasci olacaksin.“ Linley`e bakarak kesin bir dille konustu. Bu cesaretlendirici sözlerle Linley`nin gozleri parladi. Linley`nin kalbindeki arzu daha da büyüdü.

Şimdiye kadar hiç bu kadar ateşlenmemiş bir arzu.

“Hillman amca, yarindan itibaren on yas grubuyla beraber egitime katilabilir miyim?“ diye Linley sordu.

Hillman, Roger ve Lorry hepsi bir anda sasirmis sekilde Linley`e bakti.

“Lord babam her zaman der, essiz bir adam olmak istiyorsan her zaman digerlerinden daha cok calismalisin.“ Linley farkinda olmadan babasinin konusma seklini taklit etmisti.

Hillman aniden güldü. Linley`nin bu gunku calismasinin sonuçlarını görmüştü. Alti yasinda olmasina ragmen vücut yapisi dokuz yasindekilerle karsilastirilabilirdi. Kafasiyla onaylayarak. “Peki, ama gevseklik etmesen iyi olur. Bunun bir ya da iki gunluk bir olay olmadigini iyi anla. Uzun sureli bir egitim olacak.“

Linley gururla o küçük kafasini kaldirdi. Icten gelen bir guvenle guldu. “Hillman amca, sadece bekle ve gor.“ Bu Wushan sehrinde gayet siradan bir gundu. Bundan sonra her gun bunun aynisiydi. Wushan sehrinin gencleri Hillman`in izlerdi, altinci seviye savasci, onun emri altinda sıkı calisirlardi. Tek fark Linley artik orta grupta, 10 yaslarla beraberdi.

Yorum Yap "CD1 - Şehirde Sabahın Erken Saatleri"