Kilimanjaro Günceli

ATG 93 - KAPLAN RUHU

Eylül 03, 2016
Çeviri için Sora, düzenleme için 1ghostdreamer, kontrol, edit için 1ghostdreamer arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…



BÖLÜM 93 - KAPLAN RUHU

 Hazine çok büyüktü en az birkaç bin metre kare alanı kaplıyordu. Yun Che doğruca medikal bitkilerin depolandığı alana yürüdü, büyük ahşap kasaların tam yanında durdu, havayı hafifçe koklayıp konuşmaya başladı:”En üstten dördüncü kasanın sağındakinde iki parça otuz altı yıllık Kanlı Ayçiçeği Özü var, bir tanesini al.”(O nasıl bir burun lan 😀 )

Xiao Baicao söyleyecek söz bulamadı. Bu ahşap kutuların için de bulunan tıbbi malzemelerin etiketleri en üst kısımda gizliydi. Birisi tabelayı aşağı indirmedikçe ne yazdığını okumak imkansızdı. Burada binden fazla farklı çeşit medikal malzeme bulunuyordu ve Xiao Baicao burayı en iyi bilen kişi bile, yalnızca bu medikal malzemelerin yaklaşık konumunu biliyordu. Eğer tabelaya bakmazsa tam yerlerini söylemek onun için çok zor olurdu. Ama bu iki adım uzaktaki dahi doktor medikal malzemelerin nerede depolandığını söyleyebiliyordu.

Xiao Baicao ilerledi ve sandığı açtı. Ve tabi ki de Kanlı Ayçiçeği Özü oradaydı. Her ne kadar “Eksantrik Tanrı Eli’nin” medikal yeteneklerinin gökyüzünü delecek seviyede olduğunu bilse de yine de şaşırmaktan kendini alamadı. İçten içe bağırdı bu dahi doktor gerçekten de dahiydi ve kendisi bu seviyeye bütün hayatı boyunca ulaşamayacaktı.

Yun Che neredeyse alanın yarısını dolaştı ve bu sırada gerekli malzemelerin yaklaşık yüzde yetmiş ile sekseni ni  kendisi tek bir sandığı bile açmadan topladı. Bununla birlikte Yun Che’nin gerekli malzemelerin yerlerini ve yaşlarını her seferinde doğru söylemesiyle Xiao Baicao’nun şaşkınlığı ve hayranlığı daha da arttı. O ki Yeni Ay Şehri’nin en büyük tarikatının medikal bölümünün başındaydı bununla birlikte Yun Che’nin arkasından giderken ve onun emirlerini dikkatle takip ederken en ufak bir rahatsızlık hissetmiyor aksine onur duyuyordu.

“Medikal malzemeler tamam gibi, Ruh Taşları nerede depolanıyor?”Yun Che medikal malzemeleri seçmeyi bitirdikten sonra sordu.

Medikal içerikli malzemelerle dolu olan siyah tahtadan kutuyu taşıyan Xiao Baicao Yun Che’nin yanına geldi ve saygıyla söyledi: ”Ruh Taşları genellikle değerli eserlerle (Ç.N: artifacts olarak geçiyor aslında, bundan kastı sanat ve ya tarihi eserler değil yapılmış her hangi bir şey olabilir kılıçtan bombaya kadar :D) birlikte hazinenin iç kısımların da depolanır.

Xiao Baicao konuşmayı bitirdikten sonra Yun Che’ye hazinenin en derin kısımlarına doğru eşlik etti.

“Burada aslında Mor Damarlı Cennet Kristali’nin kokusu var, üstelik saflığı da öncekiyle aynı. Sanıyorum ki bu öncekiyle aynı parça.”

“Evet, tamamıyla aynı parça. Bizim tarikatımız yalnızca küçük boyutta bir tarikat. Yalnızca küçük bir parça Mor Damarlı Cennet Kristali’ne sahip olmak bile oldukça zordur.” Xiao Baicao başıyla onayladı aynı zamanda içten içe duyduğu saygı daha da artıyordu. Medikal malzemeleri kokusundan ayırt edebilirdiniz ama değerli kristallerin ve ruh taşlarının medikal malzemeler gibi belirgin bir kokusu yoktur. Ama bu dahi doktor yalnızca tek koklayışta yalnızca bunun Mor Damarlı Cennet Kristali olduğunu tanımakla kalmadı üstelik saflığını bile belirleyebildi…. (Arkadaş ciddi ciddi nasıl bir burun var sende?)

“Bu Mor Damarlı Cennet Kristali parçası aslında bu yılın sonunda ana tarikata sunulacaktı ama genç efendi Xiao’nun durumu için kullanılmak üzere dışarı çıkarılmıştı. Kıdemli bize yardım ederek sadece tarikatın genç efendisini kurtarmakla kalmadı, bu değerli hazineyi de kurtarmış oldu. Gerçekten Kıdemlinin bize olan yardımlarının karşılığını nasıl öderiz bilemiyorum.” Xiao Baicao duygusal bir şekilde konuştu

“Oh? Siz her yıl bu kadar değerli bir hazineyi ana tarikata vermek mi zorundasınız?” Yun Che sordu. O şube tarikatların ana tarikatlara bu tarz teklifler yapması gerektiğini biliyordu. Ama Mor Damarlı Cennet Kristali gibi değerli bir hazineyi elde etmek dört büyük tarikat için oldukça zordu. Eğer her yıl bu seviyede bir şeyler önermek zorundalarsa bu cidden çok sert olurdu..

“Asıl olay böyle değil. Ana tarikata yapılacak katkılarda yüz bin mor kaynak sikkesi yeterli. bunun karşılığında ana tarikat bize ana tarikatta arıtılmış en iyi kalite haplar verir hatta bazen yüksek seviye kaynak yetenekleri ve kıymetli eserler de verebilir.

Bir yıl…. Yüz bin mor kaynak sikkesi? Bu Xiao Tarikatı aslında lanet olasıca kan emen vampirin teki.

Yüksek kalite eserlerden konuşurken Xao Baicao bir şey hatırladı. Arkasına dönüp silahlıkta ki uzun soluk beyaz renkteki bir kılıcı işaret etti ve gururlu bir yüzle konuştu: “Kıdemli lütfen bakın bu kılıcın adı ‘Kaplan Ruhu’, ve Ana Tarikatın bu yıl bize verdiği en değerli hazine. Aynı zamanda Yeni Ay Şehrindeki tek Yeryüzü Kaynak eseri, Ana Tarikatta bile son derece nadirdir. Demirci locasının başı tarafından bizzat dövüldüğüne dair bir söylenti bile var.

Eğer onu kaynak gücüyle sallarsanız hafifçe bir kaplanın kükremesini bile duyabilirisiniz. Tarikat Efendisi her zaman bu kılıcı son zamanların en değerli eserlerinden biri olarak kabul etmiştir öyle ki kendisi bile kullanmak istemedi. Yalnızca onu Genç Tarikat Efendisinin düğün gününde düğün hediyesi olarak vermeyi planlıyordu. Bu sayede genç efendi olgun kanatlara sahip olan bir kaplan olmuş olacaktı.

“Kaplan Ruhu” üç ayak uzunluğunda ve üç inç genişliğinde idi aynı zamanda tüm gövdesi beyaz renkliydi ama bu parlak bir beyaz değildi aksine soluk bir beyazdı. Vücuduysa hiçte sıradan değildi biraz şekilsiz gibi duruyordu. Daha iyi bakınca sanki kemikler parça parça bir araya getirilerek yapılmış gibi görünüyordu. Her ne kadar uzakta olsa da kılıcın kişiyi son derece rahatsız eden düşmanca bir aura yaydığını hissedebiliyordu.

Bu aslında Yeryüzü Kaynak Kılıcıydı!!

“Bu gerçekten de iyi bir kılıç.” Yun Che Kaplan Ruhu Kılıcına baktı ve yavaşça onayladı.

“Eğer Kıdemlide böyle söylüyorsa Genç Tarikat Efendisi zamanı geldiğinde gerçekten sevecektir.” diye cevapladı Xiao Baicao.

Xiao Baicao’ya bir parça son derece saf Kızıl Ruh Taşı ve Su Ruh Taşı getirttikten sonra tüm gerekli malzemeler toplanmış oldu. Yun Che hazineye en ufak bir ilgi göstermeden doğruca hazinenin çıkışına doğru yürüdü.. Tüm bu zaman boyunca iki eli de sürekli olarak arkasındaydı. Her şey Xiao Baicao tarafından yapılmıştı ve o bir kez bile bir kutuyu ellememişti.

Hazineden çıktıktan sonra Yun Che doğruca medikal salona doğru ilaçları arıtmaya gitti. Dışarıda nöbet tutan Xiao Baicao olan her şeyi baştan sona Xiao Tiannan’a rapor etti ve Yun Che’nin yeteneklerini övmeyi bitiremedi.

Xiao Tiannan sakin kaldı gülümsedi ve söyledi: ”Bu aynen uzmanların tarzıdır. Buna rağmen Huangfu He’nin seviyesi ve tecrübesiyle Mor Damarlı Kaynak Kristali haricinde büyük ihtimal hazinde kıymetli bulduğu hiç bir şey yoktu. Ahh, hazır konuşmuşken ben bile onun kimliği hakkında şüphe duydum. Ama şimdi onun Huangfu He olmadığını söylesen bile inanmam.

——————————————

Farkında olmadan Yun Che Xiao Tarikatının Şubesine geleli üç gün geçmişti. Bu üç günü Xiao Tiannan ve Xiao Luochen her günü şaşırarak ve mutlu sürprizler yaşayarak geçirdi. Tamamen parçalanmış meridyenleri tamamen iyileştirmek aslında Mor Damarlı Cennet Kristali’ne güvenmeden imkansızdı, üstelik Mor Damarlı Cennet Kristali’ni kullansanız bile bir kaç aydan uzun sürerdi.

Ama sadece üç günde.. Sadece üç günde!! Xiao Luochenh’in tüm kırık meridyenleri tekrar bağlandı, ve gittikçe daha dinç hale geldi. İyileşme süreci öyle hızlıydı ki  kendi gözleriyle görseler bile inanmaları neredeyse imkansızdı.

Bu geçen günlerde Yun Che hazineye günde en az üç kez girdi ve her seferinde Xiao Baicao’yu eşlik etmesi için çağırdı. Öncekisiyle aynıydı her hangi bir şeye dokunmayı reddetti ve gerekli malzemeleri aldıktan sonra anında terk etti.

“Kıdemli, görüyorsunuz ki oğlumun yaralı meridyenleri daha iyi bir duruma geldi. İnanıyorum ki Kıdemli sayesinde bir ay içinde tim kırık meridyenleri iyileşebilir… Ama kaynak damarlarındaki yaralar hakkında… Kıdemlinin ne planladığını sorabilir miyim?

Üç gün boyunca Yun Che Xiao Luocheng’in kolundaki ve meridyenlerindeki tüm yaraları iyileştirmişti ama asla parçalanmış kaynak damarlarına dokunmadı. Eğer kaynak damarları iyileştirilemezse Xiao Luocheng sakat kalacaktı.  Aynı zamanda geciktirildikçe iyileştirmekte daha zor olacaktı.“Dahi Doktor Huangfu’nun” iyileştirme yeteneklerinde şüphesi yoktu ama hala kaynak damarları meselesine dokunmadığını görünce dayanamadı ve içten içe kaygılanmaya başladı.

Xiao Tiannan’ın sözlerini duyduktan sonra biraz düşündü ve söyledi:”Tarikat Ustası Xiao, aslında ilk başta onun kolundaki kaynak damarlarını iyileştirmeye ilk günden başlamak istiyordum. Ama Xiao Luocheng beni büyük babası olarak kabul ettikten sonra kaynak damarları konusunu daha fazla düşündüm.”

“Daha fazla düşünmek? Kıdemli neyi kastediyor?” Xiao Tiannan merakla kıpırdandı.

Yun Che yan tarafa doğru baktı, sakalını okşadı, Xiao Luocheng’e kibarlık dolu bir yüzle sordu: ”Torunum, benzersiz bir usta olmak ister misin?”

Xiao Luocheng panikle onayladı: “İstiyorum! Tabiki de istiyorum! Torunun bunu rüyalarında bile görüyor!!”

Yun Che yavaşça söyledi ve onayladı: “Şu anki kaynak damarlarına bakınca senin önceki kaynak gücün onuncu seviye Başlangıç Kaynak Alemi olmalı değil mi? Bu seviyede bir güçle böyle küçük bir şehirde aynı yaş gurubunda oldukça iyi olarak kabul edilebilirsin. Ama ben hayatım boyunca sayısız güçlü genç gördüm. Seninle aynı yaşta olanlarının bazıları Ruh Kaynak Alemine ulaşmıştı… Hatta bazıları Yeryüzü Kaynak Alemine bile ulaşmıştı.

Yun Che’nin saçmaladığı bu birkaç cümle Xia LuTiannan’in ve Xiao Tiannan’ın nefesini kesti. Ruh Kaynak Alemine ve Yeryüzü Kaynak Alemine on altı on yedi yaşında ulaşmak?  Böyle biri gerçekten var mı? Varsa insan kabul edilebilir mi? Bu kişi açıkça canavarın teki olurdu.!

“Senin kaynak damarlarını iyileştirmek benim için çocuk oyuncağıdır. Bununla birlikte bundan sonra Temel Kaynak Aleminden tekrar geliştirmeye başlaman lazım. Ama büyük baban burada olduğu için kaynak damarların yenilendikten sonra seni doğruca Yeryüzü Kaynak Alemine çıkarabilecek bir yol var.

On altı yaşında doğruca Yeryüzü Kaynak Alemine çıkmak! Eğer başkası bunu söyleseydi Xiao soy adlı baba oğul ona çıldırmış gibi muamele yaparlardı. Bununla birlikte bunu söyleyen kişi kimdi? Eksantrik Tanrının Eli! Kaynak Gökyüzü Kıtasındaki bir numaralı dahi doktor olarak çağırılabilecek bir kişi! Onun sözleri nasıl yanlış olabilirdi?

Xiao Luocheng o kadar mutlu hissetti ki bayılmanın eşiğine geldi. Titreyen dudaklarıyla sordu: “Büyük baba gerçekten böyle bir yol var mı?”

“Heh heh, senin büyük baban boş sözler veren birine mi benziyor?”Yun Che “Kibarca” gülümsedi: “Gökyüzünün altında yalnızca ben bu metodu kullanabilirim. Ve bunu yapmak için iki şey gerekir; ilk olarak parçalanmış kaynak damarları; ikinci olarak…”

“Ne..Ne gerekiyor?” Xiao Tiannan bir adım öne çıktı ve aceleyle sordu. Yer Yüzü Kaynak Alemine 16 yaşında ulaşmak; bu daha önce Mavi Rüzgar İmparatorluğunda ne duyulmuş ne de görülmüştü. Eğer bu gerçekten gerçekleşirse oğlu Xiao Luocheng, Mavi Rüzgar İmparatorluğu’nun genç neslinde bir numara haline gelirdi.

“Bir… Ejder Çekirdeği.” Yun Che yavaşça yanıtladı.


———————————— SON—————————————-

Useless notu: Sonunda geldi bitirdi bölümü ne mutlu bize onun şerefine bendende kutlama için bir bölüm gelsin 😀

Yorum Yap "ATG 93 - KAPLAN RUHU"