Tankların Tarihi Günceli

ATG 82 – FELAKET BOYUTUNDAKİ AFET

Eylül 03, 2016


BÖLÜM 82 – FELAKET BOYUTUNDAKİ AFET

Yun Che, uzaktan gelen sesi duyduğunda bakışlarına konsantre oldu ve yataktan aşağı zıpladı. Kaşlarını indirirken çenesine dokundu.

Gelmesi beklenen şey sonunda gelmişti. Her ne kadar Qin Wuyou, Saray Şefi olarak onu korumasının zorunlu olduğunu söylese de Yun Che’nin karakterinden dolayı, ona kayıtsız şartsız güvenmesi mümkün değildi. Ayrıca o, Qin Wuyou'nun Yeni Ay Şehrinde en çok etkiye sahip olan Xiao Tarikatının, Dış Tarikatının samimiyet bahanesini daha, Yeni Ay Kaynak Sarayına yeni girmiş bir öğrenci için tamamen bozacağına tam olarak güvenmiyordu... Bugün Yun Che'yi herkesin önünde koruması oldukça cömert ve işine saygılı bir davranış olarak düşünülebilirdi.

Odanın kapısı itilerek açıldı ve kolu bandajlarla sarılı olan Xia Yuanba, ağır nefesler alarak odaya girdi. İç organlarındaki yaralanma nedeniyle yüzü hala hastalıklı derecede beyazdı. Hızlıca Yun Che'nin kolunu tuttu ve endişeyle konuştu.
"Enişte! Çabuk Kaç! Xiao Tarikatının insanları! Beklenildiği gibi onlar, sözlerini tutmak için gereken sorumluluğu önemsemediler ve seni yakalamak için buraya geldiler. Çabuk arka kapıdan kaç... Çok aptalım! Ziyafetten hemen sonra senin kaçmanı sağlamalıydım."

"Yuanba üzülme."

"Nasıl üzülmem! Bu Xiao Tarikatı. Xiao Tarikatı tamam mı! Eniştem güçlü ama senin için Xiao Tarikatını kışkırtmak ve bunun yanına kâr kalması basitçe imkansız! Eğer sen Xiao Tarikatının eline düşersen o zaman....O zaman...."
Xia Yuanba'nın elleri ve ayakları endişeden dolayı titriyordu. Tamamen kırmızı teniyle Yun Che'nin elini yakaladı ve onu dışarı çekiştirdi.

"Eğer onlar buraya beni yakalamak için geldilerse kesinlikle benim bu kadar kolay kaçmama izin vermezler. Eğer ön kapıda onların insanları varsa o zaman arka ve yan kapılarda kesinlikle çoktan onlar tarafından kapatılmıştır. Belki de Yeni Ay Şehrinin kapılarına bile koruma göndermişlerdir. Eğer şimdi arka kapıdan çıkarsam hemen onların eline düşerim.
 (dn:eğerlerden bir kaçını silmek istiyordum ama anlaşılması zor olacağı için silmedim.Biraz bekleyerek okumayı deneyin anlarsınız..)
Xia Yuanba anında serseme dönmüştü. Zorlayarak kafa derisini tırmaladı ve daireler çizerek endişeyle etrafında döndü. "O zaman ne yapacağız....ne yapacağız..."

Yun Che onun omzuna hafifçe vurdu ve onu teselli etti.
"Yuanba endişelenme. Bizim yeni atanan Saray Şefimiz Qin basit biri değil onları engelleyebilir. Eğer engelleyemese bile benim de onların pençelerinden kaçmak için bir çok yöntemim var."

"Ah? Gerçekten mi?" Xia Yuanba'nın gözleri genişledi ve biraz rahatlamış bir görüntü ortaya çıkardı.

"Bana ön kapıdaki duruma bakmakta yardım et ve dikkatli olmayı unutma. Eğer onlar savaşmaya başlarsa mümkün olduğunca uzakta saklandığından emin ol.

——————————————

Gece vaktiydi, ancak Yeni Ay Kaynak Sarayının ana girişinin önünde parlaklıklar vardı. Atmosfer çok gergin ve bir düellodan önceki restleşme gibi tehditkardı.

Xiao Tiannan, bizzat Xiao Zaihe ile beraber gelmişti ve onların arkasında yüzden fazla öğrenci vardı. Öfkeleri, öldürme niyetleri, şiddetli bir sel gibi taşıyordu. Ana giriş çoktan yok edilmişti ve parçaları yere dağılmıştı. Girişi koruyan Yeni Ay Kaynak Sarayının öğrencilerinin hepsi alınları terle kaplanmışken titreyerek oldukları yerde duruyorlardı ve yüksek sesle nefes almaya bile cesaret edemiyorlardı. Onlar Xiao Tarikatının sıradan öğrencileriyle karşılaştıklarında normalde otomatik olarak başlarını indirirlerdi. Bugün Tarikatın Lideri şahsen gelmişti ve şok yüzünden kalpleri neredeyse boğazlarına kadar atlayacaktı.

Sonunda büyükler ve öğrencilerle birlikte gelen Qin Wuyou, biraz uzaktan sert bir sesle konuştu. "Kim! Bunu benim Yeni Ay Kaynak Sarayıma yapmaya cüret eden küstah!"

"Xiao Tarikatından Xiao Tiannan! Sen, Yeni Ay Kaynak Sarayına yeni atanan Saray Şefi, Qin Wuyou musun?" Xiao Tiannan karanlık bir ifade ile konuştu.

Xiao Tiannan orijinalde kendini tanıtmasının onu büyük ölçüde korkutmaya yeteceğinin düşünüyordu ancak onu hayal kırıklığına uğratan şey adını duyduktan sonra yeni atanan Saray Şefinin yüzünde hiç korku olmaması ve bunun yerine gülmeye başlamasıydı. "Yani sen Xiao Tarikatının Dış Tarikatının şuan ki liderisin. Bu sabah oğlundan senin hasta olduğunu ve dışarı çıkmanın uygunsuz olduğunu duydum. Aslında yarın bir ziyaret etmeyi düşünüyordum ama görünüşe göre artık gerek yok."

"Hmph!" Xiao Tiannan'ın ifadesi anında karanlıklaştı. "Sen gerçekten benim oğlumdan söz etmeye cesaret ettin! Saray Şefi Qin bugünkü mesele için nasıl hesap vereceğini görmek istiyorum."

"Hesap vermek mi? Ne için hesap verecekmişim?" Qin Wuyou da yüzünde öfkeli bir ifade ortaya çıkardı.
"Siz! Xiao Tarikatı sebepsiz yere gece vakti zorla Yeni Ay Kaynak Sarayımıza girdiniz, Kaynak Sarayımın kapısını yok ettiniz ve hatta benim Kaynak Sarayımı dümdüz etmek istediğinizi iddia ettiniz! Hesap vermemi söylemek yerine bunun için açıklama yapmalısın Xiao Tiannan!"

"Sebepsiz yere gece vakti zorla mı girdik?" Xiao Tiannan yüksek sesle güldü ve sert bir ses tonuyla konuştu. "Yarım ay önce, yeni atanan Saray Şefinin Mavi Rüzgar İmparatorluğundan geldiğini ve onurlu bir statüyle nazik ve dürüst bir mizaca sahip olduğunu duymuştum. Ancak şimdi görünüyor ki sen sadece doğruyla yanlışı anlayamayan ve sorumsuz açıklamalar yapan birisin. Senin öğrencin kötülük içinde benim oğlum Xiao Luocheng'i yaralayıp kaynak damarlarını ve meridyenlerini tamamen hasara uğrattı böylece oğlumun hayatını mahvetti! Böyle bir nefret Yun Che'yi yüzlerce parçaya bölsem de yada binlerce parçaya bölüp kıymaya çevirsem de geri ödenemez!"

"Oh. Seni bu konu hakkında konuşuyorsun." Qin Wuyou'nun ifadesi sanki şimdi bir şeyi anlamış gibi değişti ve daha sonra kafası karışık bir ses tonuyla konuştu. "Ben, bahsettiğin şey olurken bizzat oradaydım ve olan şeyleri açıkça gördüm. Sakın bana Xiao Tarikatının öfkelenme sebebinin bu konu olduğunu söyleme. Haha. O zaman ben gerçekten anlamıyorum. Benim Kaynak Sarayımın öğrencisi Yun Che ve senin oğlun Xiao Luocheng savaşmaya başlamadan önce dikkatsiz olup,ne kadar  ağır yaralanırlarsa yaralansınlar karşı tarafa en ufak bir suç bile atmayacakları hakkında bir anlaşma yaptılar. Bu anlaşma orada bulunan yüzlerce kişi tarafından onaylandı ve herkes kendi gözleriyle onları gördü ayrıca kulaklarıyla duydu! Hatta senin arkanda duran bile bunu açıkça biliyor!"

"Bu anlaşma herkes tarafından biliniyor ve onaylanıyorken senin ziyaretinin ve suçlamalarının anlamı nedir? Sakın bana bin yıllık Xiao Tarikatının aslında birinin sözünü bozmasına yol açan yüzsüz bir geleneğe sahip olduğunu söyleme. Sen, bu işe Xiao Tarikatının Ana Tarikatının adını bulaştırıp onların eleştirilip aşağılanacağından korkmuyor musun?

Qin Wuyou'nun konuşmasında ki her söz açıkça telaffuz edilmişti ve haklı bir şekilde konuşulmuştu.

Xiao Tiannan kaşlarını büyük ölçüde ördükten sonra döndü ve alçak bir sesle konuştu. "Zaihe neler oluyor?"

Xiao Zaihe başını indirdi ve endişeyle konuştu. "Genç Tarikat Lideri ve Yun Che dövüşmeden önce gerçekten de bu anlaşmayı kabul ettiler ve hatta özellikle orada olan herkesi şahit yaptılar. Ama....ama..."

"Daha fazla bir şey söylemene gerek yok!" Xiao Tiannan şiddetle elini salladı ve aniden çılgınca güldü. "Ha ha ha ha! Ne şaka ama! Ne muazzam bir şaka! Benim oğlumun sakatlanmasının nefreti nasıl saçma bir anlaşmaya yazılmış olabilir! Ben, Xiao Tiannan ömrüm boyunca adım hain olarak adlandırılıp hor görülsem bile kesinlikle oğlumun intikamını alacağım! Qin Wuyou hemen Yun Che'yi teslim et! Beni bizzat içeri girip onu yakalamak zorunda bırakma! O zamana kadar korkarım ki senin Yeni Ay Kaynak Sarayın büyük bir kargaşadan etkilenecek ve o kadar büyük olacak ki köpekler ve tavuklar bile rahatsız edilmeden duramayacak."

"Madem onurlu Xiao Tarikatının lideri bile saygınlığını bir kenara attı benimde daha fazla konuşmama gerek yok!" Qin Wuyou'nun sesi solduktan sonra aniden cübbesi rüzgar bile yokken dalgalandı havaya kalktı. "Eğer sen benim Kaynak Sarayımın bir öğrencisini götürmek istiyorsan ilk önce beni geçmelisin."

Eskiden Yeni Ay Kaynak Sarayı her zaman 7 büyük tarikat tarafından bastırılırdı. Eskiden gelen tüm Saray Şefleri Xiao Tarikatını rahatsız etmemek için dikkatli davranırlardı. Ancak yeni atanan Saray Şefi konuşma sırasında hiç boyun eğmedi ve onunla çarpışmaya girmekten bile kaçınmadı. Bu Xiao Tiannan'nin bir süre için büyük ölçüde hayret etmesine neden oldu ama daha sonra kahkaha attı. "Ha ha ha ha! Saray Şefi Qin'in tüm Yeni Ay Kaynak Sarayının güvenliğinin sadece yeni katılmış bir öğrenci için yok saydığına göre keskin bir bütünlük duygusu var."

"Haha. O sadece 1 gün önce katılmış olsa bile yine de Sarayımın öğrencisi! Eğer öğrencimi koruyamazsam ne yüzle kendime Saray Şefi derim!" Qin Wuyou sert bir şekilde belirtti.

"Güzel! Ben aslında senin öğrencini korumaktan, ne kadar yetenekli olduğunu görmek istiyordum!"
 (DN:Çinlilerin konuşma üsluplarını biraz araştırdım onlar da bizim gibi markete gittin mi gibi sorular sorulmuyor aksine zamirli cümleler ile konuşuyorlar markete gittin mi yerine bana bahsettiğin işi yaptın mı diye soruyorlar buradaki cümlede ise korumaktan ile kastedilen şey onu korurken ne kadar yetenekli olduğunu görmek istiyorumu kastediyor çevirmenimiz çinceden anlayabildiği için bu tarz şeylere pek takılmıyor ilerde bu tarz cümlelerden aşırı kapalı olanlarını değiştireceğim bu şekilde olanlar için biraz kafa yormayı deneyin umarım ne demek istediğimi anlarsınız… :D )
Xiao Tiannan'ın cübbesi de şiddetle dalgalandı. Büyük bir enerji alanı aniden patladı ve anında ayaklarının altındaki zemin parçalandı. Geniş Kaynak Enerjisi bir ağ gibi gökyüzünü kapladı ve Qin Wuyou ile arkasındaki birkaç büyüğe kapamaya doğru gitti. Qin Wuyou alçak sesle bağırarak elini yatay olarak ileri itti ve Kaynak Enerjisi Xiao Tiannan'ınkiyle aralarında ki boşlukta çarpıştı.

Yüksek bir patlama sesiyle birlikte toz bulutları uçuştu. Xiao Tiannan ve Qin Wuyou'nun arasında büyük 7-8 metre derinliğinde ve korkutucu bir krater ortaya çıktı.

Yardımcı Saray Şefi ve büyüklerin kalplerinin içindeki duygular son derece karmaşıktı. Xiao Tarikatının gelmesi bekleniyordu ama Qin Wuyou'nun Xiao Tarikatının Lideriyle savaşmaya başladığında hepsinin kalplerinde endişe büyüdü. Yun Che gerçekten de Yeni Ay Kaynak Sarayının şan içinde yıkanmasını sağlamıştı ve bugün Yeni Ay Kaynak Sarayının son yıllarda ki en uzun durduğu gündü. Gösterdiği şaşırtıcı yetenek Yeni Ay Şehrinde yüzyıllardır gözükmemiş bir nadirlikteydi. Ancak Xiao Luocheng'nin sakatlandığı doğruydu ve bu nasıl bir felaketti? Eğer Yeni Ay Kaynak Sarayı onu korumayı isterse Xiao Tarikatıyla düşman olmaları gerekecekti ve buna gerçekten değer miydi? (Ç.N: Tüm dünyayı al karşına değer hacı rahat ol sen :D )

Bu eylemin olası sonuçları yüzünden tüm Yeni Ay Kaynak Sarayı büyük bir felaket yaşayabilirdi.

Qin Wuyou'nun Yun Che'yi bu kadar korumak istediğini gördüklerinde endişelimi yoksa memnun mu hissetmeleri gerektiklerini bilmiyorlardı.

İki etkin güç arasında bir hareket bile rakibin derinliğini ölçmek için yeterliydi. Xiao Tiannan'ın yüzünde ilk defa panikli bir ifade ortaya çıkmıştı. Çünkü demin Qin Wuyou'nun gücünün gerçekte kendisinden düşük olmadığını şok edici bir şekilde fark etmişti. Yoldayken Xiao Zaihe ona Qin Wuyou'nun gücünün muhtemelen 5.seviye Yeryüzü Kaynak Aleminden daha yukarda olduğunu söylese de o aslında buna inanmamıştı ama şuan inanmaktan başka bir şansı yoktu.

Xiao Tiannan saldırmaya devam etmedi ve kasvetli bir sesle konuştu. "Yeryüzü Kaynak Aleminin sonlarında olup, etkileyici gücü olan sen, bu kıtanın istediğin yerinde Tarikat Lideri olabilirdin ancak sen bu önemsiz Yeni Ay Kaynak Sarayına Saray Şefi olarak hizmet etmeye geldin!"

"Nerede olursam olsun yada hangi mevkide olursam olsun İmparatorluk Ailesi için olduğu sürece bu Qin, hiçbir şeyden şikayet etmeyecek ve derin bir gurur duyacaktır. Şuan Yeni Ay Kaynak Sarayının, Saray Şefi olduğumdan doğal olarak yükümlülüklerimi özenle yerine getireceğim. Bir öğrencimi korumak en temel görevlerimden biridir." Qin Wuyou görkemli bir şekilde yanıtladı.
"Xiao Tarikatı lütfen gidin. Hiçbir şey olmamış gibi davranacağım. Aksi halde sadece isteğinizi yerine getiremeyeceksiniz aynı zamanda Xiao Tarikatının adını da lekeleyeceksiniz. Oğlunuz ve Yun Che arasındaki anlaşmaya gelince ona, şahit olan yüzlerce kişi vardı."

Xiao Tiannan'ın ifadesi yeniden battı. Qin Wuyou'nun gücünü deneyimledikten sonra bugün istediği şeyi, istediği gibi yapmasının imkansız olduğunu biliyordu. Aceleyle yola çıkmıştı ve yanına sadece yüz kadar öğrenci getirmişti. Eğer bizzat gelirse basit Yeni Ay Kaynak Sarayının Saray Şefinin itaatkar bir şekilde davranıp öğrencisini teslim edeceğini düşünmüştü. Ama beklenmedik bir şekilde bu yeni atanan Saray Şefi eskilerden çok farklıydı. Xiao Tarikatına karşıyken bile en ufak bir korku belirtisi göstermemişti ve kaynak gücü de kendisinden aşağı değildi.

"Heh!" Xiao Tiannan küçümseyerek güldü. "Eğer oğlumun intikamını alabilirsem ben, Xiao Tiannan rezil olmaktan korkmuyorum. Bugün Saray Şefi Qin burada olduğundan gerçekten de hiçbir şey yapamayacağım. Ama yarın....Sizin Yeni Ay Kaynak Sarayınızı dümdüz etmeye cesaretim olup olmadığını görmelisin."

"Yeni Ay Kaynak Sarayını dümdüz etmek mi?" Qin Wuyou soğukça homurdandı. "Oldukça yüzsüzsün! Bu Yeni Ay Kaynak Sarayı İmparatorluk Ailesi tarafından kuruldu. İsyan etmeye mi çalışıyorsun?"

"İsyan? Ha ha ha ha. Ben, Xiao Tiannan gerçekten buna cesaret edemem. Eğer sen oğlumu ağır yaralasan yada daha fazla çileden çıksam da aslında Yeni Ay Kaynak Sarayını dümdüz etmeye cesaret edemem. Ancak oğlum Luocheng sadece basit bir şekilde Xiao Tarikatının Dış Tarikatının Genç Lideri değil!" Xiao Tiannan'ın ifadesi kıyaslanamayacak bir şekilde somurtkan bir hale girdi. "Şuan sana bunları söylerken artık bir korkum yok. Oğlumun, doğuştan gelen yeteneğinin bu kadar yüksek olmasının sebebi ona Xiao Tarikatı tarafından Göksel Qilin Hapı verilmesiydi. Böyle bir seviyede bir hazine, bizim basit Şube Tarikatımızın tarafının sahip olabileceği bir şey değildi ama oğlum Luocheng Ana Tarikatın Şifa Salonunun Ulu Büyüğü tarafından torununun eşi olarak belirlenmişti! Bu evlilik 4 yıl önce düzenlenmiş ve daha sonrada bize Göksel Qilin Hapı verilmişti. Nişan ziyafeti sadece yarım yıl önce yapıldı ve evliliğinde yarım yıl içinde olması planlanmıştı!"

Xiao Tiannan bu sözleri söylediğinde su gibi durgun ifadesi olan Qin Wuyou'nun ifadesi büyük ölçüde değişti. Arkasındaki öğrenciler ve büyüklerin yüzlerinde de büyük bir şaşkınlık ve korku ortaya çıktı. Uzakta Lan Xueruo köşeye doğru eğilmiş hassas bedeniyle aynı şekilde korkmuş bir yüzle birlikte titriyordu...

Xiao Tarikatının Dış Tarikatının Genç Liderini sakatlamakla Xiao Tarikatının Ana Tarikatının bir büyüğünün torununun eşini sakatlamak tamamen farklı şeylerdi.

Birisi büyük bir sorundu.

Diğeri felaket boyutundaki bir afetti!

-------------ÇEVİRMEN NOTU--------------

Beyler bayramda sözde dinlenecektim 2 gün sonra baya bölüm çevirecektim ama planlar olmadı bir misafirlik bitmedi pazar 20.00 civarı eve girdim 4 gün 0 bölümle durdum :D Şimdi bide 2 bölüm ari çevireceğim üstüne thief vereceğim bu hafta toplu atarım diyordum yalan oldu :D :D Neyse sağlık olsun...

Olaylar nasıl şekillenecek? Yun Che'ye ne olacak? Saray Şefi koruyabilecek mi? Saray Şefi ne yapacak? Neler olacak? Neler bitecek? Merak mı ediyorsunuz? O zaman bekleyin okuyun ve öğrenin...


(DN: Öyle bir anlatmış ki, düzenlerken gidip şu garibin başını okşayayım da sevinsin diye de düşünmedim değil hani :D üzülme useless hayranların olarak biz buradayız ;)

Önceki Bölüm | Tanıtım | Sonraki Bölüm

Yorum Yap "ATG 82 – FELAKET BOYUTUNDAKİ AFET"