Dünyanın Oluşumu Günceli

ATG 78

Eylül 03, 2016

Önceki Bölüm | Tanıtım | Sonraki Bölüm


BÖLÜM 78 – SAKAT!


Xiao Luocheng'e kendi mezarını kazıyor dediğinde haksız değildi.

Eğer o Yun Che'nin karşısında disiplinsiz, alaycı ve kibirli durmak yerine sakin ve uyanık kalsaydı Yun Che' nin kullandığı yeteneğin ne kadar korkunç olduğunu hissederdi ve böylece ondan sıyrılmak için tarikatının hareket yeteneğinin kullanabilirdi.

Sıyrılamasa bile hemen tüm bilge enerjisini kendini korumak için kullanabilirdi....

Onun bilge enerjisi Yun Che'yi neredeyse 1 alem aşmıştı. Büyük olasılıkla Yun Che ona tek hareketle ağır hasar veremezdi en azından onu şuan ki gibi ölüme yakın bir duruma getiremezdi.

Ve ondan sonra tüm bilge enerjisi enerjisini yağı bitmiş bir yağ lambası gibi tüketmiş Yun Che'yi istediği gibi öldürebilirdi.

Ancak bu dünyada çok fazla "olsaydı" var.

Xiao Luocheng'in zeki ve oldukça kurnaz olduğu inkar edilemezdi.
 Ama ne yazık ki o 2 hayat boyunca savaş durumlarını, yaşam ve ölüm durumlarını, kaçmaları ve entrikaları tecrübe etmiş Yun Che ile karşılaşmıştı.

Bu yönden Xiao Luocheng ile karşılaştırıldığında onun fazladan sahip olduğu tecrübe bilinmiyordu. Zeki olmak ve entrika yapmak açısından Xiao Luocheng yaşıtlarından daha ilerdeydi. 
Ancak Yun Che'nin önünde o basitçe onun ayağının altı olarak bile düşünülemezdi...

Başından sonuna kadar Yun Che diğerlerini aşağılayacak noktaya kadar açıkça kibir ve aşırı kendine güven göstermişti. Hatta 7 tarikatın önünde bile kendini kısıtlamıyor ve onları iyice rahatsız ediyordu.
Başkalarının gözünde olması genç oluşundan ve şaşırtıcı bir doğuştan gelen yeteneğe sahip olduğundandı ve aynı anda kendini nerde geri tutmasını bilmeden büyüyeceği ve kendini alçaltarak kendini korumayacağı izlenimi veriyordu. Artarda yaptığı 5 maç da onun görüntüsünü 5 kez derinleştirmişti.
Bu herkesin Yun Che dahi bile olsa hala çok genç olduğunu için onun kibri ve küstahlığının birçok gencin sahip olduğu bir şey olduğunu ve onun hiç kurnaz ve entrikacı olmadığını farz ediyorlardı.

Neredeyse herkes, buna inanıyordu ve tabi ki Xiao Luocheng de buna dahildi.

Ayrıca o sahneye çıktığında Yun Che'nin aşırı kibirli olduğu izlenimine kapılmasından başka ayrıca onun cahil bir aptal olduğunu düşünmüştü.

Hatta bu ona buraya çıkıp bu "mankafa" ile uğraşacağına pişman olacak bir noktaya gelecek kadar aşağılanma hissetmesine neden oldu.

Bu nedenle maçın başından beri Yun Che'ye karşı uyanıklık yada dikkat etme gereği duymuyordu.
Yun Che'nin ikinci saldırısı ona doğru gelirken kaçınmak yada bloklamayı düşünmedi bunun yerine memnuniyetle o saldırıyı karşıladı.
Ayrıca ondan kurtulmak için gücünün sadece %70ini hazırladı.

Yumrukları çarpıştığında yanlış bir şeylerin olduğunu hissetse de artık çok geçti.

"Genç.....Genç Tarikat Lideri...!"

Ölüm sessizliğinden sonra son derece korkmuş bir bağırma sesi geldi. Xiao Luocheng ile gelen orta yaşlı adam çılgınca Xiao Luocheng'in yanına koşmaya başladı ve gelirken diğer insanları neredeyse deviriyordu.
Xiao Tarikatının Dış tarikatının diğer üyeleri de aceleyle onun yanına geldiler.
Xiao Luochen'in yanına gelip onun durumunu yakından gördüklerinde orta yaşlı adamın tüm bedeni titredi.
Aceleyle Xiao Luocheng'in bileğini tutmak için uzandı ve hemen tüm ten rengi büyük ölçüde değişti.
Ardından son derece kötü niyetli bir ifade ile Yun Che'ye döndü ve

"Seni küçük piç...!!

 Ben...ben seni öldüreceğim...!!" Dedi.

Orta yaşlı adam kükrerken bedeninden son derece yoğun ve düşmanca ölüm saçan bir aura yayılıyordu. Aniden sağ eliyle Yun Che'nin boynunu kapmak için ilerledi. Muazzam bilge enerjisi dalgalanmasından dolayı tüm Ana Saray hafifçe titredi.

Yun Che o anda çoktan zayıflamış bir durumdaydı. Ayağa kalkacak enerjisi bile yoktu....
En iyi durumunda olsaydı bile temelde bu orta yaşlı adamın bir saldırısından sonra hayatta kalamazdı.

"Kımıldama!!"

Başka yüksek sesli bir kükremeyle beraber birisi daha görkemli bir kartal gibi koltuklardan uçtu ve orta yaşlı adama doğru gitti. Bu kişi hala 10 metre uzakta olsa oluşan da muazzam bilge enerjisi dalgası orta yaşlı adamı zorla uzaklara götürdü.

Bu siluet daha sonra yere indi ve Yun Che'nin önünde durdu. O tam olarak Yeni Ay Bilge Sarayının yeni atanan Saray Şefi Qin Wuyou idi.

Önünde duran Qin Wuyou'nun sırtını gördüğünde Yun Che memnun bir şekilde gülümsedi. O bugünkü performansından sonra Qin Wuyou'nun ne olursa olsun onu tüm gücünü kullanıp koruyacağını biliyordu.

Qin Wuyou hareket ettiği an tüm saray anında şok oldu.

Çünkü bu Yeryüzü Bilge Aleminin mutlak gücüydü...!

Beklenildiği gibi onun gücü olağan üstüydü ve Mavi Rüzgar İmparatorluk Şehrinden gelmeye layıktı. Arkaya gitmeye zorlanan orta yaşlı adam kasvetli bir ifadeyle birlikte öfkeyle konuştu.

"Saray Şefi Qin bunun anlamı nedir?

Bu küçük piç çok ileri giderek ailemin Genç Tarikat Liderini ağır yaraladı ve kan borcu kan ile geri ödenir.

Onu hala korumaya devam edeceğinizi söylemeyin."

“Ha ha”

Qin Wuyou güldü ve karşılık olarak

"Ben Yeni Ay Bilge Sarayının yeni Saray Şefi olduğumdan sarayımın öğrencisini korumam doğru ve uygun bir harekettir.
Aslında bende sana bir soru sormak istiyorum…
Sen eski nesilden birisin ancak aniden benim sarayımın öğrencisine zarar vermek için hareketlendin.
Bunun anlamı nedir?" Dedi.

"Anlamı mı nedir?"

 Orta yaşlı adam kederli bir şekilde güldü.
"Bu orijinalde sadece tecrübe paylaşımı olacaktı ancak bu küçük piç ailemin Genç Tarikat Liderini ağır yaraladı…

Şu anda Genç Tarikat Liderimin sol kolu 12 parçaya ayrılacak kadar parçalanmış ve tüm kolu devre dışı olarak kabul edilebilir.

Bedeninin içindeki tendonların neredeyse yarısı patlamış ve hatta Bilge Damarları bile çatlayıp tüm bilge enerjisi tamamen dağılmış.

O şuan neredeyse sakat...."

Sarayın içindeki herkesin kalbi orta yaşlı adamın söylediği her cümleden sonra çılgınca zıpladı.

"Tüm bilge enerjisi tamamen dağılmış. O şuan neredeyse sakat"

dediğinde tüm saray bir kargaşa içine girdi.
Xiao Tarikatının Dış Tarikatından olan insanların yüzleri ölü gibi solgun bir hale gelmişti.

Sol kol devre dışı....

Tendonlarının neredeyse yarısı patlamış....

Bilge Damarları çatlamış....

Bilge Enerjisi tamamen dağılmış...

Bu sözler onlara hiç şüphesiz en üst düzey yeteneklere sahip tarikatlarının umutlarını taşıyan şehirdeki genç nesil arasından bir numara olan Xiao Tarikatının Dış Tarikatının Genç Tarikat liderinin aslında....

Sakatlandığını...!

Yun Che tarafından 1 vuruşta sakatlandığını söylüyordu...!!

Tendonlarının neredeyse yarısının patlaması normalde etkileyici bir yeteneğe sahip olan onun artık sıradan insanlardan bile daha düşük olacağı anlamına geliyordu. Bilge Damarlarının çatlaması onları onarıp tamir etmeden önce onun bilge enerjisini geliştirmesinin imkansız olduğu ve eğer bilge damarları onarılsa bile sıfırdan başlaması gerektiği anlamına geliyordu…
Bugünden sonra adı 500 kilometre uzağı bile sallayan dahi artık tepeden tırnağa işe yaramayan bir sakat olmuştu.

Tüm görkemi hiçbir iz bırakmadan yok olmuştu. Gelecekte ona kimse saygı ve korku ile bakmayacak bunun yerine alay edilip ilgilenilmeyecek ve bunlar hem onun arkasında hem de önünden açık açık yapılacaktı.

Bir anda herkes sanki buz gibi soğuk bir auranın taştığını ve tüylerini diken diken edip hızlıca vücutlarına yayıldığını hissettiler. Yun Che'ye olan bakışları bir anda tamamen değişmişti. Bir dâhiye bakan bakışlar[1]  şimdi bir canavara bakan bakışlara dönüşmüştü.

1.seviye Başlangıç Bilge Aleminde ki biri gerçekten de bir harekette 10.seviye Başlangıç Bilge Alemindeki birini sakatlamıştı..!
 Ve sakatladığı kişi Xiao Tarikatının Dış Tarikatının en çok değer verdiği ve şehrin 1 numaralı dâhisi olarak kabul görmüş birisiydi.

1.seviye Başlangıç Bilge Aleminde ki biri gerçekten bir hamlede doğrudan Xiao Luocheng'i sakat bırakabilmişti ancak bu gerçeğin getirdiği akıllara durgunluk veren şok sadece ikincildi.

Herkes bu depremin Xiao Tarikatının Dış Tarikatına vuracağını seziyordu....

Ve Xiao Tarikatının Dış Tarikatının depremi tüm Yeni Ay Şehri içinde büyük bir deprem anlamına geliyordu.

Bu Yun Che'nin yaptığı sorun Yeni Ay Şehrinin tarihindeki en büyük ve azami şey olarak düşünülebilirdi.

Herkes onun başına gelecek şeyin muhtemelen Xiao Tarikatının Dış Tarikatının en acımasız intikamı olacağını düşünüyorlardı.

Orta yaşlı adam bu sözleri konuştuğunda Qin Wuyou da bir süre dondu. Daha önce Yun Che'nin vuruşunun gücünün bu kadar korkutucu olduğunu ve Xiao Luocheng'a bu derece hasar vereceğini hiç düşünmemişti.

Qin Wuyou daha bir şey diyemeden, arkasında olan Yun Che, küçümseyerek baktı ve alçak bir sesle yavaşça konuştu.



 "Yani?
Ne yapmayı düşünüyorsun?

Ben ve Xiao Luocheng, bu antrenman maçına başlamadan, zaten birbirimize hasar alan kim olursa olsun yada ne kadar ciddi olursa olsun sadece kendi eksikliğimizi suçlayacağımızı ve diğerine suç atmayacağımızı söyleyip söz verdik.

 Ayrıca biz buradaki herkesin buna şahit olmasına izin verdik.

Hatırladığım kadarıyla o zaman en yüksek sesle bağıran sendin.

Ancak şimdi Xiao Luocheng ağır yaralandığında bana saldırmaya çalıştın.

Bu sizin tarikatınızın işleri halletme yolu mu?

Bana tüm Xiao Tarikatının sözlerini bile tutamayan aşağılık insanlardan oluşan hain bir grup olduğunu söyleme."

(Ç.N: Öyle cidden :D yalansa yalan deyin :D )

Yun Che bu sözleri söyledikten sonra orta yaşlı adamın ifadesi aniden titredi ve ardından eskisinden daha fazla somurtkan oldu.
Sanki Yun Che'yi sadece aurasını kullanarak parçalara ayırmak istiyormuşçasına buz gibi ölüm saçan aura Qin Wuyou'yu geçip sıkıca Yun Che'nin bedenine kilitlendi.

"Sen....Kapa çeneni...!

Senin yüz yaşamın bile benim ailemin Genç Tarikat Liderinin tek parmağına bile eşit değil...!

Eğer bugün seni öldüremezsem o zaman ben, Xiao Zaihe boşuna yaşamış olurum..!"

Konuştuktan sonra Xiao Zaihe derin bir nefes aldı.

Sağ elini salladı ve fırtına benzeri bilge enerjisi akımı Yun Che'ye doğru ilerledi ancak o saldırdıktan hemen sonra Qin Wuyou uzun kolunu salladı ve temiz bir şekilde Xiao Zaihe'nin bilge enerjisini etkisiz hale getirdi.

Ardından öfkeyle homurdandı.


"Xiao Zaihe bir daha benim sarayımın öğrencisine saldırmaya cüret edersen bundan sonra nazik davranmayacağım!"

"Sen!"

Xiao Zaihe öfkeyle bulutlandı.

"Saray Şefi Qin tarikatımın tüm samimiyetini parçalamak mı istiyorsunuz?"

"Ha ha tabiki bu Qin'in böyle bir niyeti hiç olmadı."

Qin Wuyou hafifçe güldü ama ifadesi hemen tekrar karanlıklaştı.

"Ancak bugün, ilk sen benim Yeni Ay Bilge Sarayımı ihlal ettin...!

Benim sarayımın öğrencisi Yun Che ve sizin Genç Tarikat Lideriniz maça başlamadan karşılıklı olarak ne kadar ağır yaralanma olursa olsun sorumluluğu karşı tarafın taşımayacağı yönünde bu kadar kişinin önünde söz verdiler.

Bu konuya en hızlı sizin tarikatınız onayladı ve en ufak bir muhalefet bile göstermediniz.

Buradaki herkes buna şahittir. Bu Qin'de bunu açıkça gördü ve duydu.
Şuan da sen benim sarayımın öğrencisini nedensiz olarak öldürmek için aniden saldırıyorsun.

Böyle hareket ettiğine göre gözlerinle Yeni Ay Bilge Sarayını görüyor musun?"

"Sizin Xiao Tarikatınız gerçekten de tek eliyle gökyüzünü kaplıyor.

 Ama bizim Yeni Ay Bilge Sarayımız sizin bizi bir kenara iterken sessizce oturup izlemez.
Eğer bir daha benim sarayımın öğrencisine saldırmaya cüret edersen ben, bu Qin bugün buraya gelen tüm Xiao Tarikatı üyelerini burada tutmaya aldırış etmem...!!" [2] [3] [4] 

Ziyafetin başından beri Qin Wuyou her zaman çok sakin ve mütevazi olarak görünüyordu.
Kime karşı olursa olsun her zaman gülümsüyordu ve tarikat liderlerinin sahip olduğu heybetli auranın en ufak bir parçasına bile sahip olmadığı söylenebilirdi.
Geçinilmesi kolay ve kolayca geriye itilebilecek biri gibi görünüyordu. Ama şimdi yaptığı konuşmada söylediği her söz görkemli hatta Xiao tarikatına karşı karşıya olsa bile en ufak bir korku ve teslimiyet göstermiyordu.

Bugün gelen Yeni Ay Bilge Sarayının 4 büyüğü heyecandan ayağa kalktı ve Qin Wuyou'ya olan bakışları yakıcı bir tutkuyla doluydu.

Şuanda karşılarındaki güçlü Xiao Tarikatının Dış Tarikatıydı ve onlar asla bir gün Yeni Ay Bilge Sarayının onlarla bu derecede boyun eğmez bir şekilde konuşmaya cesaret edebileceklerini düşünmemişlerdi.

Her ne kadar eski Saray Şefinin yetenekleri olağanüstüydü ve 5 yıllık görev süresi boyunca sarayın içinde son derece onurluydu.

 Ama 7 tarikatla konuşurken hep dikkatliydi ve onlara karşı olduğunda hep aşağılanırdı. Özellikle Yanan Cennet Klanı ve Xiao Tarikatına karşı bu neredeyse boyun eğme derecesine gelmişti.

Ancak yeni atanan Saray Şefi Qin sarayın bir öğrencisini korumak için Xiao Tarikatını soğukça karşısına almış ve ; 

"bugün buraya gelen tüm Xiao Tarikatı üyelerini burada tutmaya aldırış etmem"
gibi acımasız kelimeleri ederken bile en ufak bir tereddüt etmemişti.

Hayır!

Bu kelimeler kesinlikle basitçe acımasız değildi. Qin Wuyou'nun saldığı aura, cilt rengi ve ifadesi bile kesinlikle ciddiydi.

"Sen...!!"

Xiao Zaihe'nin ifadesi kıyaslanamayacak bir şekilde çirkinleşti.
Onun olduğu Xİao Tarikatı gökyüzünü bir eliyle kapatıyordu ve daha önce böyle bir şekilde davranılmamıştı.

Dönüp Xiao Luocheng'in sefil durumuna baktığında tüm bedeni titredi ancak daha fazla kirli kelimeler konuşmadı...

Daha önceki maça herkes şahit olmuştu ve bu da sanki tüm yüzlerine ve göğüslerine bir dışkı yığını sıçratmıştı.
 Aynı zamanda Qin Wuyou kolunu gelişi güzel sallayarak onun saldırısını etkisiz hale getirdiğine göre Qin Wuyou ondan en azından 1 alem yüksekte olmalıydı...

Bu da demektir ki o 5.seviye Yeryüzü Bilge Aleminde yada daha yukarıdaydı.!

Onun eski Saray Şefi ile karşılaştırıldığında ne kadar güçlü olduğunu söylemeye bile gerek yoktu. Xiao Tarikatının Dış Tarikatının Lideriyle karşılaştırıldığında bile hiçbir yönden daha düşük kalmıyordu.

Böyle bir güç karşısında Xiao Tarikatının Dış Tarikatının bile ondan korkmasından başka bir şansı yoktu. Bu kadar boyun eğmez davranmasına şaşmamak gerekiyordu.

O Yun Che'yi korumakta ısrar ettiği için Xiao Tarikatının Dış Tarikatının buraya getirdiği kişilerin bir şey yapması tamamen imkansızdı.

"İyi. Çok iyi!"

Xiao Zaihe'nin dudakları titriyordu.

"Bugünkü hadise ve Saray Şefi Qin'in sözleri ben, Xiao Zaihe....

Onları kesinlikle hatırlayacağım.!

Bugünün karşılığını bizim tarikatımız....bir gün kesinlikle....yüz kat fazla olarak geri ödeyecek."

"Gidelim!"

Ölü gibi yatan Xiao Luocheng'i inanılmaz bir özenle kaldırdıktan sonra Xiao Tarikatının Dış Tarikatındaki insanlar hızlıca apar topar ayrıldılar. Giderlerken her biri düşmanlıkla dolu bir hava yayıyorlardı.

"Eğer sizin Xiao Tarikatınız Mor Damarlı Cennet Kristali kullanmak isterse o zaman Xiao Luocheng'in tendonları ve bilge damarlarını tamamen onarmak imkansız olmaz."
Qin Wuyou onların gidişini izlerken kayıtsız ve sakin bir ifadeyle söyledi.

Xiao Zaihe'nin adımları bir süre durdu. Ardından gaddarca cevapladı. "Saray Şefi Qin'in hatırlatmasına gerek yok....Gidelim."


------------------ÇEVİRMEN NOTU--------------

      Beyler depo bitti. Her yerim ağrıyor. Toplu burada biter orkun kaçar :D

Yun Che nasıl tepkiler alacak?

Xiao Luocheng'a ne olacak?

Yun Che tehlikeye düşecek mi?

Bundan sonra neler olacak?

Merak mı ediyorsunuz?

O zaman bekleyin okuyun ve öğrenin..

Bana çeviride az yada çok yardım eden Yusaince00 ve fatih.d' ye,

Bağış atıp bu kadar bölüm okutturan bağışçılara,

Farklı ve değişik bir tarzda düzenleme yapıp, noktalama işaretlerine[5] [6]  kadar düzelten, 1ghostdreamer'a ve de kendime teşekkür ediyorum ve kendime yarın tatil veriyorum


1 gün ATG beklemeyin beyler cidden parmaklarım ağrıyor kendime gelmem lazım :)

(DN: Doğruyu söylüyor millet adamı gece 5 ‘e kadar uyutmadım bölüm isterken :D)

     














                             -------------DÜZENLEYİCİ NOTU--------------

                                                    Merhabalar…!

  Ben 1ghostdreamer olarak tanıdığınız yada yeni öğrendiğiniz varlığım.
58.bölüm ile 78. bölümde dahil olmak üzere 21 bölümlük dizini ben düzenledim yada düzenlemeye çalıştım.(gece 9’dan ertesi günün gecesindeki 9 a kadar)

Çin ve Türk kültürü arasındaki farkı en az seviyeye indirgemek için bazı değişikler ile ana metne bir takım kendimce güzel olduğunu düşündüğüm hususları ilave ettim.
Umuyorum ki beğenirsiniz…
Bu değişiklikleri yapma sebebine gelirsek…
1- Novel diyarındaki en çok nefret ettiğim şey okumaya başladığım bölümün nasıl çok çabuk bir şekilde bittiğini kavrayamamak.
Kendimce buna bir antidot geliştirdim.
Bu da etkilerini şu eylemler ile  gösterdi ;
( 1.savaş sahnelerin de yazıları koyulaştırmak (belli bir bölümden sonrasında uyguladım. (aradaki farkı tecrübe edebilesiniz diye).
  2.kişilerin konuşmalarını daha çok anlaşılabilir bir hale getirmek için bir takım noktalama ilaveleri yada kelime değişiklerini uyguladım.
  3.Ve bir anda konuşmalardan bir şey anlayamadan, ana olayı farkında olmadan kaçırmamanız için konuşmalarda gerekli olarak gördüğüm kısımları, paragraf yada boşluklar halindeki diyalog dizinlerine dönüştürdüm.)

2-Birincisi ile alakalı gözükse de  yazarımızın oluşturduğu merak gerginliğini yavaş yavaş  tatmin edici bir tokluk hissine dönüştürebilmeniz ve çabuk biten bölümler için hayal kırıklığı duygusunu daha az hissetmeniz için…,.

YORUMLARINIZ İLE ÖDÜLLENDİRİN BU VARLIĞI….
BENDE 60.61.62.63.64.65. BÖLÜMLER İLE YAŞADIĞIM 3 SAATLİK VAKİT KAYBININ ACISINI, YORUMLARINIZI OKURKEN UNUTABİLİRİM…!
SANKİ ÇEVİRMENİN BANA BİR GAREZİ VARMIŞ GİBİ HER YERE ( : ; . , ) BOLCA DÖKMÜŞ.  :/  ONLARI BULUP SİLECEĞİM DİYE GÖZLERİMİ MONİTÖR İLE İLİŞKİYE GİRMEYE ZORLADIM VE ŞUANDA BANA HAKARET EDİŞLERİNİN YANKILARI HALA KULAKLARIMDA ÇINLANIYOR….

Mıssy…  Kindest  regards… thank you...
a* yada g* olanlarından yorum bırakırsan missy bu sefer bir dahaki bölümde senin için  sana özel bir takım anektodlar yazacağım. 
                                                      GÜZEL BİR GÜN GEÇİRMENİZ DİLEĞİYLE...  :D







ahahah ... :D ne o  başından beri bu herife gülüyordunuz şimdi yusuf yusuf  yola gelin varoş farecikleri sizi ::: :D


yaşa len moruk :D


noldu la bu ne :D


deneme amaçlı :D


gerçi çevirmen notlarında ki koccaman hatalar da bunlara dahil :D


kendini kalın yaptı :D

Önceki Bölüm | Tanıtım | Sonraki Bölüm

Yorum Yap "ATG 78"