Dünyanın Oluşumu Günceli

ATG 77

Eylül 03, 2016

Önceki Bölüm | Tanıtım | Sonraki Bölüm


BÖLÜM 77 - DÜŞEN AY’IN BATAN YILDIZI


Yun Che yüzünde ciddiyet yayılırken çoktan duruşunu hazırlamıştı.

Öte yandan Xiao Luocheng sakin ve rahattı. Gülümsedi ve hatta en ufak bir gerginlik bile hissetmiyordu...

Ama kalbinde öfkeden dolayı gülüyordu.

Onun için böyle davranmak doğal olarak nedensiz olamazdı. Bunun nedeni Yun Che'nin ona belli bir kriz duygusu vermesiydi.

Tabi ki bu duygu Yun Che'nin onu yenebileceğini kabul ettiğinden değildi.

Bu daha çok Yun Che gibi açıkça, 1.seviye Başlangıç Bilge Aleminde, olan birinin Lu Zhannan gibi 7.seviye Başlangıç Bilge Alemindeki yenmeyi başarmasından kaynaklanıyordu.

Kullandığı ateş özellikli bilge sanatında da akıl almaz bir seviyeye ulaşmıştı.  

Xiao Tarikatının Dış Tarikatının liderinin oğlu olsa da 1.seviye Başlangıç Bilge Aleminde olup böyle bir gücü olan birini ne görmüştü nede duymuştu.

Hatta o, 1.seviye Başlangıç Bilge Aleminde iken böyle bir şeyi bu boyutta başarması tamamen imkansızdı.

Burada onlar aynı seviyelerde olsalardı, onun esasen Yun Che'ye rakip olamayacağı anlamına geliyordu.

Yeni Ay Şehrinde olduğu yıllarda o genel olarak 1 numaralı dahi olarak kabul ediliyordu ve genç neslin arasında onun yüksek gördüğü biri asla çıkmamıştı.

Ama bu Yun Che'den o gerçekten aşağılık duygusu hissetmeden edemiyordu.

Bu duygu onu son derece rahatsız ediyordu.

Bu tür insanlar kesinlikle Yeni Ay Şehrinde ortaya çıkmamalıydılar ve hatta onun yüzüne gözükmemeliydiler.


(Ç.N: Niye kardeş yemiyor mu bok olduğunu kabullenemiyor musun?
  Merak etme kabul ettirir bizim aslanımız :D
saldır Yun Che arkandayız :D )

Sadece bu da değil Yun Che kibirliydi ve kelimelerini frenlemiyordu. 
Ayrıca daha önce 7 tarikatla her yönden alay etmişti.

7 tarikatın en iyi öğrencilerinden birkaçını bile inanılmaz bir şekilde sefil bir hale sokup onlara hiç yüz vermemişti.

Bunlarla beraber çeşitli tarikatların Yun Che'ye çoktan öfkeli olduğu apaçık ortadaydı.

Gelecekte ona karşı kirli metotlar kullanıp kullanamayacaklarını bir kenara bırakırsak, temelde onların Yun Che ile arkadaş olması imkansızdı.

Durum böyle olduğundan o zaman sadece onu yok etmeliyim....

Yeni Ay Şehrinde "Dahi" kelimesine layık tek kişi ben, Xiao Luocheng'im.

Bu Yun Che şiddetli bir güce sahip olsa da ayrıca çok fazla salak...!

O daha şimdiden kendi mezarını kazmayı bitirdi...!

Bununla birlikte onu yok ettikten sonra en ufak bir endişem olmayacak.

Buraya kadar düşündükten sonra Xiao Luocheng'in ağzının kenarındaki gülümseme daha fazla gölgeli oldu.

Ellerini Yun Che'ye doğru rahat bir şekilde kaldırdı ve

"Kardeş Yun devam et." Dedi.

Xiao Luocheng'in duruşundan açıkça ilk Yun Che'nin saldırmasını istediği anlaşılıyordu.


Yun Che vakit kaybetmeden hareket etti ve kolunu yatay olarak, herhangi bir özel hareket kullanmadan, sadece bilge enerjisi kullanarak Xiao Luocheng'in göğsüne doğru salladı.



Xiao Luocheng'in bilge enerjisinin derinliğinin test etmek istediği belliydi.

1.seviye Başlangıç Bilge Alemindeki biri, 10.seviye Başlangıç Bilge Alemindeki birinin bilge gücünü deniyordu...!

Xiao Tarikatının Dış Tarikatındaki insanlar aynı anda alay eden, bir gülümseme ortaya çıkardılar...

Bilge güçleri arasındaki fark neredeyse 1 alemdi ve eğer Yun Che daha fazla süre dayanmak istiyorsa kullanabileceği tek strateji garip bilge hareket yeteneğinin kullanmasıydı.

Ancak o en baştan bilge gücü maçına gitmişti.
Bunun son derece aptalca bir hareket olduğu söylenebilirdi.

Xiao Luocheng'in gözlerinde bir küçümseme bakışı parlarken, sol elini arkaya doğru katladı ve sağ elini gelişi güzel dışarı doğru salladı.

Bu sadece bir eldi ayrıca o sadece bilge gücünün sadece %30unu kullanıyordu.

İki kol

*bang*

Sesiyle birlikte çarpıştı. Xiao Luocheng olduğu yerde durmuştu ve bedeni en ufak bir hareket belirtisi bile göstermemişti.
Ancak Yun Che'nin bedeni 6 metreden fazla kaymıştı ve neredeyse yere düşüyordu. Sağ kolu da biraz titriyordu.

Aniden şoka girmiş bir yüz ortaya çıkardı ve konuştu.

 "Genç Tarikat Liderine layık böyle kalın bir bilge enerjisi!"

“Heheh.”

Xiao Luocheng hafifçe güldü.

"Kardeş Yun'un bilge enerjisi kıyaslanamayacak şekilde ağır.

Lu Zhannan'i yenmene şaşmamalı.

Ama....

Eğer demin gücümün sadece %30unu kullandığımı söyleseydim....

İnanır mıydın?"

"Haha Genç Lider Xiao gerçekten, nasıl şaka yapacağını biliyor."

Yun Che güldü.

 Onun davranışlarına bakıldığında Xiao Luocheng'in şaka yaptığına tamamen inanıyor gibi duruyordu.

Arkaya doğru bir adım atarken sağ kolunu kaldırdı ve kaşlarını ördükten sonra konuştu.
"Ama şimdi ki hamlede Genç Lider Xiao çok dikkatli olmalı.

Eğer kafa kafaya karşılarsanız, ağır yaralanabilirsiniz."

Bu sözleri duyduktan sonra Xiao Luocheng'in ağzının kenarı şiddetle 2 kere seğirdi.

Çok sayıda 7 tarikat öğrencisi yeninden gülmeye başlamıştı.

Yun Che'nin gücünün onları zaman zaman hayrete düşürdüğü doğruydu ancak bu sefer onun kendine güveni ve kibri gücünden çok daha yüksekti.

"Kardeş Yun'a uyarısı için teşekkür ederim.

Kardeş Yun istediği gibi saldırabilir ben hepsini karşılayacağım.

Eğer gücüm yetersizse ve yaralanırsam, buradaki birçok şahit sayesinde kimse sizi suçlamayacak."

Xiao Luocheng gülerken konuştu.

O anda sahneye çıktığı için biraz pişman olmaya başladı...

Çünkü kendine aşırı güvenen ve kibirli biriyle savaşmak ona göre haysiyetini küçük düşüren bir şeydi.

Böyle bir kibir ve cahilliğe sahip olan kişiler yetenekli olsalar da herhangi bir şey başarmaları mümkün değildi.
Kesinlikle endişelenmesi için bir şey yoktu.

Yun Che derin bir nefes aldı.
Gözleri aniden ciddileşirken bilge enerjisi girdabı sağ elinin üstünde toplandı.

 Açıkça tüm gücünü sağ eline yoğunlaştırıyordu.

Alında şuana kadar bilge enerjisiyle savaşırken bilge hareket yeteneği dışında herhangi bir özel hareket kullanmıyordu.

Onun tüm saldırıları sıradan bilge enerjisi çarpışmalarıydı.

Bu seferde bu hala aynıydı.
Herkes sıkıca Yun Che'nin saldırı bilge yeteneği olmadığına inanmıştı.

(Ç.N: Acaba yok mu ? :D )

"Genç Tarikat Lideri Xiao bu hamlemi karşılayın."

Yun Che vahşice Xiao Luocheng'in göğsüne doğru yumruk atarken bağırdı.
Bu yumruk heybetli bir baskıyla beraber açıkça Yun Che'nin tüm bilge enerjisini barındırıyordu.
Bilge enerjisine eşlik eden şok dalgasının gücü normal bir 1.seviye Başlangıç Bilge Alemindeki birinin gücünün neredeyse 2 katıydı.

1.seviye Başlangıç Bilge Alemindeki birinin böyle güçlü bir şey kullanabilmesi herkesi şok etmeye yeterliydi.

Ama Xiao Luocheng'e karşı bu en ufak bir tehdit bile değildi.

Şiddetli sayılabilecek bir enerjisin suratına doğru geldiğini hissettiğinde Xiao Luocheng'in gözü, ilgisiz bir gülümsemeyle parladı.

Tüm sabrı kaybolmuştu.

Benzer bir şekilde özel bir hamle kullanmadan yumruğunu ileri doğru attı ama bu sefer gücünün %70ini kullanmıştı.

Eğer %30u onu birkaç metre uçuruyorsa %70i Yun Che'nin kolundaki tüm kemikleri parçalamaya hatta bilge enerjisinin saldırısı altında iç organlarının büyük ölçüde yerlerinden çıkmalarına yeterliydi.


"Geri zekalı......Geber!!"

Xiao Luocheng soğukça kalbinden güldü.

Bakışları uğursuz olmuştu sanki daha şimdiden, Yun Che'nin bilincini kaybedeceği noktaya gelene kadar ağır yaralandığını ve kolunun parçalandığını görüyor gibiydi.

Yumrukları çarpışmadan hemen önce Yun Che'nin göz  bebeklerinden kurnaz bir bakış parlarken zihninde bir bağırma yankılandı.

"Kötülük Tanrısının İlk Hareketi…!

…….Düşen Ayın Batan Yıldızı...!!!"

Yun Che'nin bedeninin derinliklerinde, bilge damarlarındaki, ilk kapı aniden güçlü, koyu, kırmızı renkli ışıklar serbest kalmaya başladı.

Sanki uykudaki bir şeytan tanrısı aniden korkutucu ve şiddet dolu gözlerini açmış gibiydi.

Aynı anda Yun Che'nin bedenindeki tepeden tırnağa tüm bilge enerjisi deli gibi sağ yumruğuna akmaya başladı.

Enerji hareket ederken şok edici bir düzeyde şişiyordu.

Jasmine ona bu damarları verdiğinde her kapının açılmasıyla onunla beraber, Kötülük Tanrısının Gizli Sanatları’nın, açığa çıkacağına ve kapıyla ilgili olan Kötülük Tanrısının Bilge Yeteneği’ni kullanabileceğini söylemişti.

Ama Kötülük Tanrısının Gizli Sanatları yada Bilge Yeteneklerini geliştirmeye gerek yoktu.
Kapı açıldığında onları istediği gibi kullanabiliyordu.

İlk kapıyı açtığında Kötülük Tanrısının ilk hareketinin adı ve etkinleştirme yöntemi aynı anda zihninde ortaya çıkmıştı.

Bu Yun Che'nin bunca zaman gizli tuttuğu son kozuydu.
Ayrıca bu Xiao Luocheng'in uğursuz aurasını hissettiğinde ona vermek için seçtiği son derece büyük bir hediyeydi.

Kötülük Tanrısının Bilge Damarlarındaki 7 kapıda 7 tane bilge yeteneği bulunuyordu ve ilk kapıdaki bilge yeteneğinin adı Düşen Ayın Batan Yıldızıydı.
Bu isim Kötülük Tanrısının bu yeteneği kullandığında ayı ve güneşi yok edebileceğini ima ediyordu.

Tabi ki kullanan, Yun Che olduğunda bu kadar yok edici bir güç ortaya çıkarmayacağı belliydi ancak sadece isimden bile ne kadar korkutucu bir güce sahip olduğu anlaşılıyordu.

*Boom*...!!!


İki yumruk çarpıştığından çıkan ses gökyüzünden bir yıldırımın düşmesine benziyordu.

Şiddetli çarpışmadan oluşan enerji şok dalgaları vahşice 4 tarafa dağılıyordu.

Hemen ardından gelen; 

*kakakaka*  

Sesleriyle ana sarayın mermer zemini büyük ölçüde koptu ve büyük parçalar uzak mesafelere uçtu.

Bilge enerjisinin merkezinde bir siluet top güllesi gibi fırladı ve şiddetle ana sarayın kapısının destek sütununa çarptı.

Ardından gelen

*Boom….!!!*

Sesiyle birlikte taştan yapılan, destek sütunu sallandı.
Büyük oranda toz tavandan düşmeye başlarken destek sütundaki sayısız küçük çatlak yayılmaya başladı.

Destek sütununa çarpan figür beklenmedik bir şekilde sekmedi.
Bunun nedeni onun bedeninin yarısının son derece şiddetli bir güç tarafından destek sütununun merkezine gömülmesiydi.

Uzun bir sürenin ardından onun bedeni sonunda yavaşça kaydı ve eğik bir şekilde yere çarptı.
Tüm bedeni kanlarla kaplıydı ve bilincini kaybetmişti ayrıca ölü yada diri olduğu anlaşılmıyordu.
Göğsündeki kıyafetler tamamen yok olmuştu. Yok olan kıyafetlerinden çok kanlı ve ezilmiş kemikleri hafifçe görünüyordu.

Yere çarptığında tüm sol kolu neredeyse anında kırmızıya boyandı.

Ancak bu kişi Yun Che değildi. O Xiao Luocheng idi!!

(Ç.N: Adam ol efendi ol :D )

Ana sarayda ölü bir sessizlik vardı.

Herkesin gözü fal taşı gibi açılmıştı ve uzun bir süre boyunca kimse ses çıkarmadı.

Daha sonra Qin Wuyou, Sikong Han ve Tie Zhancang tamamen şans eseri aynı anda ayağa kalktı.
Yeni Ay Şehrinin tüm ünlü büyükleri ve tarikat liderleri de ayağa kalkmışlardı.

 Hepsi fal taşı gib açık gözlerle bakmaya devam ediyorlardı.

Gördükleri şeyin, bir halüsinasyon olup olmadığını öğrenmek için, muazzam bir çaba harcıyorlardı.

“Ugh…..”

Ağrılı bir iniltiden sonra Yun Che aniden bir dizinin üzerine çöktü. Şiddetle nefesini düzeltmeye çalışırken sağ kolu güçsüzce aşağı sallanıyordu. Bedeninin içindeki enerji ve kan kıvranıyordu.

Geri tepmeden oluşan kan neredeyse ağzından dışarı çıkacaktı ama o zorla geri yutmuştu. Kanını yuttuktan sonra bedenini sanki uçuyormuş gibi hissetti....

Bilge damarları iyice boşalmıştı ve bilge enerjisi de aynı şekildeydi. O anda zar zor ayağa kalkacak kadar güçsüz durumdaydı.

Yavaşça başını kaldırdı ve Xiao Luocheng'e doğru baktı.

Ağzının köşeleri bükülerek memnuniyet içinde bir açı oluşturdu.

Eğer beni provoke etmeseydin, sen hala büyüleyici Genç Tarikat Lideri olabilirdin ve genel olarak şehirdeki 1 numaralı dahi olarak kabul edilebilirdin.
Benim kibrim bir tür kendimi koruma şeklidir.
Ama senin kibrin… gerçekten kendi mezarını kazmana yol açıyor...!!!


------------ÇEVİRMEN NOTU------------

İçimin yağları eridi gerçekten tüm Xiao’lara uyuz oluyorum açıkçası :D beyler aşırı az kaldı artık ama devam :D

Tepkiler ne olacak?

Yun Che şimdi neler yapacak?

Kızlar Yun Che’ye bundan sonra ne kadar asılacak?

Kıdemli kız kardeşi nasıl tepki verecek?

Yun Che efsanesi nasıl devam edecek?

merak mı ediyorsunuz?

O zaman bekleyin okuyun ve öğrenin…
                                      
--------Düzenleyici Notu--------
SORUMLULUK VE ÖZVERİ !!!
  
Bu iki kelimenin anlamını bilmeyen, yada başka şekillerde yorumlayan kişilikler, biz nob* üyeleri olarak sizlerden bahsederken, bulunmaz hint kumaşı gibi abartılı bir şekilde övgü ile bahsedebiliriz.

Ancak unutmamanız gereken bir husus var ki bu beni, derin bir hüzün ve endişe içinde bırakmıştır…
Nasıl yada ne şekilde problemler ile karşılaştığınızı bilemem yada anlayamayabilirim

Lakin düzenleyici arkadaşın işini bizzat kendim deneyimledim. Abartılacak bir olay yok x  isimli kişi nedense 3 bölümlük bir dizini çevirmen arkadaşımızın tabiri ile uzun bir süredir elinde bulunduruyormuş...son ana kadar kendisinden haber alınamadı ve bize güzel bir açıklama borçlu…. sence de öyle değil mi x kişi :/ 
Son olarakta unutmayın, biz bulunmaz hint kumaşından övgüyle bahsetsek
te hiçbirimiz o kumaşı giymiş değildir. Biz türk kumaşı ve türevlerini kullanıyoruz umarım anlaşılmıştır…(*; nankör okuyucular birliği )

Önceki Bölüm | Tanıtım | Sonraki Bölüm


Yorum Yap "ATG 77"