Tankların Tarihi Günceli

ATG 42

Eylül 01, 2016


BÖLÜM 42 – JASMİNE USTA


“Bang!!”

Herhangi bir duygu yada uyarı olmadan Jasmine bir anda elini kaldırdı ve Xiao Jiu'nun ifadesi anında sanki cehennemim en korkunç anını görmüş gibi aşırı korkmuş bir şekle girdi. Daha sonra korkunç bir parçalanan vücut kısımlarının sesi geldi ve bedeni yüksek bir patlama sesiyle parçalandı. 

Kafa, kollar, bacaklar, gövde ve organlar.... Hepsi bir anda büyük kanlı bir çiçeğin açması gibi paramparça oldu. Fışkıran kanlar uzaklara kadar gitti ve tüm çevreyi tamamen kırmızıya boyadı.

Yun Che: “!!!!”

Xiao Ba ve Xiao Jiu Xiao Tarikatının liderinin oğlu için görevlendirdiği 2 süper güçtü ama birinin vücudu anında parçalara bölündü ve diğerinin de vücudu anında patladı. İkiside Jasmine'nin elleri tarafından öldürülse de ortada bir mücadele izi yoktu. Belki de öldükleri zamana kadar nasıl öldüklerini anlamıyorlardı. (Ç.N: yoksa bu efsanevi avuç içiyle adam öldürme yeteneği mi? :D )

Ayrıca onların ölüş şekli başkalarından daha acınasıydı. Yun Che'nin iki hayatı odluğundan kana ve zulme alışıktı. O nefret ettikleri karşısında son derece uğursuz yöntemler kullanıyordu. Ama hiçbir zaman bu kızın istediği gibi rasgele insanları öldürmesi gibi vahşi olmamıştı. Daha iyi anlatmak gerekirse onun aslında bunu yapacak yeteneği yoktu. Bu kendini "Jasmine" olarak tanıtan kırmızı saçlı kız tam olarak kimdi...

“Uuaah.…”

Jasmine'nin vücudu anında yere çömelirken ağzından acı bir inilti duyuldu. Ardında titremeye başladı.

Xiao Ba turta harcına dönüşürken Xiao Jiu da kan havuzuna dönüşmüştü. Yun Che aniden onun kendini neden "Kanla ıslanmış Jasmine" olarak tanıttığını anlamıştı. Birisi onun kaç kişi öldürdüğünü ve onun ellerinden ölenlerin nasıl vahşice öldürüldüğünü hayal edebilirdi. Açıkça henüz büyümemiş bir kız gibi görünüyordu ama eylemleri sanki merhametsiz ve acımasız ölüm tanrısı gibiydi.

Yun Che'nin kalbinin içinde soğuk ve buzlu bir korku doğmuştu. Onun acı içinde ki ifadesine bakınca bir an için tereddüt etse de 2 adım atıp konuştu. "Sen onu öldürmek için açıkça çok küçük bir güç kullanabilirdin ama yine de en küçük bir parçası olmadan ölmesini istedin... Ruhuna benzersiz bir zehir bulaşmış ve kaynak gücü kullandığında bu zehir bundan yararlanıyor ve ruhunu yemeye başlıyor..."

“Awooooo~~~”

Aniden uzun bir kurt uluması Yun Che'nin arkasından geldi ve bu uluma son derece yakından geliyordu.... neredeyse kulağının sağındaydı. Yun Che döndü ve 20 adım uzaklıkta ki gri kürkle kaplanmış olgun bir kurdun orda olduğunu ve ona vahşi gözlerle baktığını gördü. (Ç.N: Ulan Çok şanssız adamsın bir kurtulamadın kızda senin için acı çekiyor az koru kızı tamam güçsüz olsan da sende ışık var bir şey yaparsın koçum benim. Yürü kim tutar seni :D )

Vahşi Kurt!!!

Yun Che aniden panikledi... Burası kasabanın sınırındaydı nasıl Vahşi Kurt burada görülebilirdi... Her ne kadar Vahşi Kurtlar normal canavarlar olsa da yine de hala kurtlardı ve burasıda onların olmasının imkansız olduğu bir yerdi.

Bekle... Rüzgar hala esiyordu ve Xiao Ba'da kıyma haline dönmüştü yani et kokusu rüzgarla beraber gittiyse....kana susamış kaynak canavarlarının buraya gelmesi çok yüksek bir ihtimaldi!!! Vahşi kurt Yun Che'ye düşünmek için yeterince zaman vermeden ortaya çıkmıştı. Kurt homurdandı ve düz bir şekilde Yun Che'nin 7 adım ilerisine sıçradı. Onun ışıltılı ve soğuk pençeleri vücudunu anında parçalamak için yeterliydi.

Yun Che'nin daha önce söyledikleri yanlış değildi. Gökyüzü Zehir Sedefine girebilmek için onun kanını emmişti böylece onun hayatıyla bağlantılı olmuştu bu yüzden Yun Che'nin hayatı aynı zamanda kendi hayatı olmuştu. Eğer Yun Che ölürse oda ölecekti ve ölmese bile eğer Gökyüzü Zehir Sedef'ini kaybederse vücudunda ki zehir yüzünden ruhu kısa süre içinde dağılacaktı.

Bu nedenle kurdun Yun Che'ye doğru geldiğini gören Jasmine'nin gözlerinden öldürme arzusu parladı ve öfkeli kaynak enerjisi eline yoğunlaşmaya başladı... Ama kaynak gücünü kullanacağı an sanki binlerce ok tarafından delindiğini hissetti. Acı bir inilti ağzından çıkarken daha önce yoğunlaştırdığı kaynak gücü kayboldu ve tüm vücudu sertleşti. Tüm vücudu acıdan seğirmeye başladı. Aniden bedeni sanki bir illüzyonmuş gibi bulanıklaşmaya başladı.

İlk olarak Xiao Ba'yı öldürmek için kaynak gücü kullandığında Mutlak Tanrı Öldüren Zehrin güçlü geri tepmesini hissetmişti. 2. kez kullanıp Xiao Jiu'yu öldürdüğünde geri tepki etkisi birkaç kat artmıştı. Şimdi kaynak gücünü harekete geçirmesi vücudunda ki zehri yine aktifleştirdi ve sanki uykusundan yeni uyanmış bir yılan gibi çılgınca ruhunu yemeye başlamaya neden oldu. Kurdun karşısında dururken çoktan ayakta durmakta bile acizdi. Zehrin etkisiyle yarı saydam vücudu sanki kalın havada ki duman gibi yok olabilirdi.

"Kaynak enerjini kullanma!!!"

Jasmine'nin şuan ki görünümüne baktı ve daha sonra Yun Che kaşlarını çattı. Bu arada yukarıda olan kurt kafasını indirmeye başladı. Jilet gibi keskin dişleri gittikçe yaklaşıyordu...

Sağ omuzunda ki elbiseler neredeyse etine zarar verecek şekilde vahşice parçalanmıştı. Sağa atlayarak tehlikeli bir şekilde saldırıyı atlatan Yun Che ayağa kalkmak için hiç beklemedi ve sağ elinde ki tüm gücü kullanarak elini kurda doğru salladı. Xiao Ba için hazırladığı toz kurdun kafasına doğru dağıldı.

Vahşi kurt aniden kederli bir kükreme çıkardı ve kükremenin ortasında vücudu çöküp pençeleriyle gözlerini tırmaladı. Yun Che hemen gidip Jasmine'nin daha önce yere attığı bıçağı yakaladı. Aniden dişlerini sıktı ve kurdun boğazını elindeki bıçakla delmek amacıyla tüm kaynak gücünü vahşi kurda saldırmak için kullandı.

Her ne kadar vahşi kurtlar normal canavar olsalar da derileri ve kemikleri son derece sağlamdı. Eğer normal birisi tüm gücünü kullanıp onların boğazını delmek isterse sonuç yaşamlarını bile tehlike etmeyen küçük bir yara oluyordu. Ayrıca böyle bir şeyden sonra daha saldırgan oluyorlardı. Yun Che bıçağı aşırı hızlı bir şekilde indirdi ve indiği yerde onun görüşünde tereddütsüz bir şekilde kilitlenmişti... Bıçak kurdun boğaz kemiklerine doğru gitmiş ve boğazını dilimlemişti.

Vahşi kurdun kükremesi güçsüzleşmeye başladı. Tüm bedeni sessizce yere düşmeden önce şiddetle seğirdi.

"Phew." Yun Che rahatlayarak derin bir nefes aldı ve alnında ki teri silmek için elini uzattı. Her ne kadar gücü düşük ve vücudu zayıf olsa da savaş deneyimi ve görme yeteneği hala yerindeydi. Aslında onun gibi daha önce tüm dünyayı küçümseyen birinin son derece normal vahşi bir kurt karşısında yaşadığı zorluk onun istemsiz şekilde acı acı bir gülümseme ortaya çıkarmasına neden oldu.

Jasmine yüzündeki acı çeken ifadeyle yaralı kedi yavrusu gibi yerde kıvrılmışken vücudu hala eskisi gibi parlamaya devam ediyordu. Yun Che nefesini düzenledikten sonra kalkıp onun yanına gitti. Sol elini onun sol omzuna koydu ve Gökyüzü Zehir Sedef'inin zehri yok etme yeteneğini hızlıca kullanarak onun ruhunu ve bedenini kavuran zehri bastırdı.

Mutlak Tanrı Öldüren Zehir... bu tam olarak nasıl bir zehirdi! Korkunç gücü olan bir kızın hayatını alacak kadar ileri gidebiliyordu.

Jasmine'nin küçük yüzünde ki acı sonunda azalmaya başlamıştı. Ancak bedeni hala açıklık ve belirsizlik arasında gidip geliyordu. Ayrıca bu değişimin oranı gittikçe fazla oluyordu. O anda Jasmine aniden kafasını kaldırdı. Ardından elini uzatarak hemen Yun Che'nin sağ el bileğini yakalayıp hassas dudaklarını ayırdı ve kar beyazı dişlerini kullanarak Yun Che'nin işaret parmağını sıkıca ısırdı.

Parmağının ısırılmasından dolayı oluşan acı Yun Che'nin yüzünün biçiminin bozulmasına neden oldu. Parmağının sivri dişler tarafından ısırıldığını ve dışarı sızan kan damlalarının hepsinin Jasmine'nin ağzı tarafından emildiğini hissedebiliyordu. İlk kez kanının emildiği zaman göre Yun Che şuan daha sakindi. Hiç mücadele etmedi ve istediği kadar ısırmasına izin verdi. Parmağının ucuna baskı yapan yumuşak ve sıcak küçük bir dilin verdiği his ona güçlü acının altında tarif edilemeyen bir zevk veriyordu...

Kan damlalarının Jasmine'nin ağzı tarafından emilmesiyle onun vücudunda ki değişim yavaşlamaya başladı ve yarım dakika sonra tamamen durdu. Her ne kadar yüzü hala soluk olsa da dişlerini onun parmağından çekti ve artık en azından acı hissetmiyordu.

Yun Che geriye bir adım attı ve hala kan sızan sağ elinin işaret parmağı üzerinde ki ısırık izine baktı ve soğuk havada nefes alırken konuştu. "Senin....köpeklerle bir akrabalığın mı var? Beni her gördüğünde ısırıyorsun!" (Ç.N: karizmana dayanamadı seni yemek istiyor kız :D )

Jasmine elini uzatıp hala hassas ve genç yüzünde ki korku hala geçmemişken nazik bir şekilde ağzının köşesini sildi. Dişlerini biraz gıcırdattı ve kaşlarını çattı. Ardından sakinlikle "Bu senin şe yaramaz biri olduğundan olmuyor mu! Eğer öyle olmasaydı bu prenses nasıl böyle bir şey yapmaya zorlanacaktı." Dedi.

"Ben mi işe yaramazım?" Yun Che kendi kendine güldü. "Heh seninle karşılaştırıldığında ben gerçekten işe yaramazım. Normal bir vahşi kurt benim hayatımı kolaylıkla alabilir. Eğer beni 2 kez kurtarmamış olsaydın çoktan daha önce öldürdüğün 2 kişinin ellerinde ölmüş olurdum... Ama ne kadar işe yaramaz olursam olayım seni 2 kere kurtardım. Eğer o gün benle karşılaşmasaydın çoktan zehirden ölmüş olurdun. Az önce de eğer tehlikeli küçük bir kız olan seni terk edip uzaklaşsaydım ruhun çoktan dağılmış olurdu. İşe yaramaz olduğumu söylerken hiç bana teşekkür etmeyi düşündün mü?"

Jasmine sessiz kaldı.

"Ölümün eşiğinde Gökyüzü Zehir Sedef'iyle karşılaşmak senin için büyük bir nimet sayılır. Ancak senin şansın açıkça burada bitiyor. Benim kaynak damarlarım hasarlı ve onları düzeltmezsem tüm hayatım boyunca 1.seviye temel kaynak aleminde kalacağım. Sen ölümcül bir zehre yakalanmışsın ve bu yüzden istediğin gibi kaynak gücünü kullanamazsın. Ve benim gücümle büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kalırsam anında yok olurum ve senide benimle birlikte sürüklerim." Yun Che elini kullanarak parmağında ki kanamayı durdururken kayıtsızca konuştu.

Jasmine sessiz kalmaya devam etti ancak gözlerinde ki ifade sanki bir şey yüzünden tereddüt ediyor yada onunla mücadele ediyormuş gibi değişti.

"Ama merak etmene gerek yok damarlarımı düzeltmek için elimden geleni yapacağım... Hayır' mutlaka düzelteceğim bir yol bulacağım! Bu olmadan önce kendi hayatımı korumakla ilgilenirim." Yun Che sakin ve kararlı bir yüzle söyledi. Zihninde yeniden Xiao Lie ve Xiao Lingxi'nin şekilleri ortaya çıktı. Onlar için Yun Che bu son derece zorlu yolda ne olursa olsun en hızlı şekilde ilerlemeliydi.

"Kaynak damarlarını mı düzelteceksin?"Jasmine'nin yüzünde küçümseyici bir gülüş ortaya çıktı. "Çoktan senin kaynak damarlarına baktım onlar son zamanlarda hasarlanmamış senin küçüklüğünde ciddi şekilde hasarlanmış ve bu kaynak damarlarının oluşumundan önce olmuş böylece köklerini yok etmiş. Şuan senin damarların karşılaştırılma yapılamayacak kadar hasarlı! Bu tür bir durumda gerçekten de zorla düzeltmek için bir yol var. Ancak düzelttikten sonra bile en fazla 3 tane kaynak girişi açabilirsin. Ayrıca sen temel kaynak aleminin 14 yaşında ki kritik dönemini kaçırmışsın. Bu durumda 10 yıl içinde temel kaynak aleminde bir seviye geçemesin. Buna ek olarak tüm hayatın boyunca başlangıç kaynak alemine giremeyebilirsin.... ve eskisi gibi işe yaramaz olarak kalırsın..."

Jasmine'nin sözleri Yun Che'nin ifadesinin sertleşmesine ve ellerini sıkmasına neden oldu. Onun sözleri her zaman kalbinde kaçındığı doğru noktalara isabet etmişti... Aynen onun dediği gibi kaynak damarları köklerinden hasarlıydı yani düzeltse bile her şeyi düzeltemeyecekti böylece damarları yarı hasarlı olarak kalacaktı. Ayrıca gelişimde en kritik zamanı kaçırmıştı bu yüzden diğerleriyle arasında gelişim arasında aşırı bir hız farkı olacaktı ve aynı zamanda.....Gerçek kaynak alemine girmesi imkansız olacaktı. (Ç.N: Sıkma canını kardeş ana karakter özelliği olanlar her zaman güçlenir D: )

Yun Che'nin göğsü ağır bir şekilde dalgalandı. Dişlerini gıcırdatarak "Tüm bunlar için bir çözüm bulacağım." Dedi.

"Sen her tür otu toplayıp Gökyüzü Zehir Sedef'inin arıtma özelliğini kullanarak her türlü ilacı yaparak güçlenmeyi düşünüyorsun değil mi? Bu güzel bir fikir gibi görünüyor. Ancak senin bu gülünç yeteneğinle nasıl yüksek seviyeli otları alacaksın? Bunun yerine kendini öldürürsün ve böylece bu prensesi de seninle beraber götürürsün"

Tamamen parlak gözlerle sanki sonunda karar vermiş gibi Jasmine yüzünü kaldırdı ve "Gülünç fikirlerini kendine sakla. Sen prensesin hayatını kurtardın ve bu prenses sana borçlu ve sana kesinlikle borcunu ödeyecek. Sen bu prensese 3 şey için söz vermelisin. Daha sonra bu prenses senin hemen.....yeni bir kaynak damarına sahip olmana izin verecek." Dedi.

Yun Che'nin korkmuş bakışlarının altında Jasmine'nin gözlerinin deki ifade derin ve gizemli oldu. Sesi aniden yumuşayarak "Yeni bir kaynak damarı......Hem de bir tanrının kuvvetinde." Dedi.

---------------ÇEVİRMEN NOTU------------------

Evet beyler yeni bir umut ışığı gözüktü :D Neyse burada bırakmayacağım tabi ki devamı gelecek bugün :D

Bir tanrının kuvvetinde ki kaynak damarları tam olarak ne kadar güçlü? Yun Che'nin karısının sahip olduğu şeyle arasında ne tür bir fark var? Hangisi güçlü? Nasıl bir damar? Jasmine tam olarak kim? Jasmine'nin istediği 3 şey ne? Merak mı ediyorsunuz? O zaman bekleyin okuyun ve öğrenin...

Yorum Yap "ATG 42"