Tankların Tarihi Günceli

ATG 32

Eylül 01, 2016
Çeviri için Useless, düzenleme için Aoi Shuu, kontrol, edit için Wertyul  arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…

Önceki Bölüm | Tanıtım | Sonraki Bölüm


Moshan’ın söylediğini duyduktan sonra Xiao Kuangyun nasıl ukala olmaya cesaret edebilirdi? Kibrini dizginledi ve kafasını kaldırarak “Demek aslında siz Donmuş Bulut Asgard’dan peri Chu’sunuz. Bu küçüğün adı Xiao Kuangyun’dır. Sizinle burada yanlışlıkla karşılaşmak bu Kuangyun için büyük bir şanstır. Ama neden peri Chu böyle küçük bir yer olan Uçan Bulut Şehri’ne şahsen gelmeyi seçti? Önemli bir mesele olabilir mi? Babam bana her zaman Donmuş Bulut Asgard’ın perileriyle karşılaşırsam onlara son derecede nazik davranmam için bana öğüt vermişti. Eğer yardımcı olabileceğim bir şey varsa peri Chu lütfen çekinmeden söyleyin.” Dedi. (Ç.N: bu Çinliler kendilerinden çok garip bahsediyor bazen bu küçüğün adı diyeceğine benim adım demek çok mu zor? 😀 )

Xiao Kuangyun’un ağzından çıkan “Donmuş Bulut Asgard” lafları aniden herkesin şok geçirmesine neden olmuştu ve boğazlarından gelen *gulp* sesi duyuluyordu.

Küçük olan Uçan Bulut Şehrine bir peri gelmişti. Normalde 3.sınıf tarikatlar tarafından hor görülen bir yere bugün sadece Xiao Tarikatı değil Donmuş Bulut Asgard bile birini yollamıştı.

Bu kadının bu dünyadan olmayan bir güzelliğe sahip olması ve ayrıca Kaynak Uçuş Tekniğini kullanması yüzünden olağanüstü bir şekilde ortaya çıkması şaşırtıcı değildi. O aslında Donmuş Bulut Asgard’dan biriydi ve Donmuş Bulut Asgard içinde de statüsü hiçte düşük değildi. Öyle olmasaydı Xiao Tarikatının liderinin oğlu Xiao Kuangyun’un böyle kibar ve dikkatli olması olası bile değildi.

“Buraya neden mi geldim?” Chu Yueli soğukça cevapladı ve konuşmaya devam etti. “Xiao Tarikatınız öğrencime bile zorbalık yapıyor ve benimde bir şey yapmadan sessizce izleyip onu küçük düşürmenize izin vermemi mi istiyorsunuz?”

“Sizin öğrenciniz?” Xiao Kuangyun bir süre şaşkın şaşkın baktı ve daha sonra korkmuş bir bakışla “Peri Chu sizin bahsettiğiniz öğrenci…. Xia ….Xia Qingyue olabilir mi?” Dedi.

Xia Qingyue o konuşurken Chu Yueli’ye yaklaştı ve saygılı bir şekilde “Usta.” Dedi.

Bu tek söz Xiao Kuangyun’in yüzünün şiddetli bir şekilde kasılmasına neden olurken Xiao Yulong tam anlamıyla sersemlemişti. Tüm Xiao Klanı ve Uçan Bulut Şehrinde ki çeşitli soylular tam anlamıyla aptala döndüler ve kalpleri şaşkınlıktan neredeyse durma noktasına geldi.

Aman tanrım! Xia klanının kızı aslında Donmuş Bulut Asgard’ın öğrencisiymiş. Beklenmedik bir şekilde Donmuş Bulut Asgard’ın öğrencisi başından beri bu şehirdeymiş.

Xia Qingyue’ye bakanların bakışları kıyaslanamayacak şekilde şaşkın ve korkmuştu. Xia Hongyi’yi izleyenlerin bakışları bile değişmişti.

Uzun süre olduğu yerde kalan Xiao Yulong daha sonra aniden soğuk terler atmaya başlamıştı. Xia Qingyue aslında Donmuş Bulut Asgard’ın öğrencisiydi… Daha önce onu taciz etmeye çalışmıştı ama dersini ağır bir şekilde almıştı. Hala içinde bir kızgınlık vardı ama şimdi düşündüğünde o zaman canlı çıkabilmek hayatında ki en büyük şanstı. Donmuş Bulut Asgard’ın öğrencisine saygısızlık etmek… Mavi Rüzgar İmparatorluğun da kaç kişide bunu yapacak cesaret vardı?

Bu Xiao Che ve Xia Qingyue’yi ayırmaya zorlamakla karşılaştırınca hiçbir şeydi. Bu onun Xiao Kuangyun’a önerdiği fikirdi. Böylece Xiao Kuangyun Xiao Che ayrıldıktan sonra Xia Qingyue’yı elde edecekti. Ama bu sefil bir şekilde başarısızlığa uğradı… Eğer bu olay Donmuş Bulut Asgard tarafından öğrenilirse kesinlikle trajik bir ölüme mahkum edilirdi.

Xiao Yulong soğuk terleri hala akarken Xiao Kuangyun’un renkten yoksun yüzüne doğru baktı.

“Yani. Yani sonunda anlaşıldı ki Xia Qingyue beklenmedik bir şekilde sizin asil öğrencinizmiş. Bu… bu küçük daha önceden fark edemediği için bir yanlış anlama oldu.” (Ç.N: ileride bunları böyle mi çeviriyim yoksa adam gibi mi yapayım bunlar kendini çok malca anlatıyor 😀 )

Eğer o Xiao Tarikatının öğrencisi olsaydı Xiao Kuangyun onun gitmesine asla izin vermezdi ama Donmuş Bulut Asgard farklıydı. Donmuş Bulut Asgard kan bağıyla ilgili bir kuruluş değildi. Tüm öğrenciler kızdı ve Mavi Rüzgar İmparatorluğunda ki en yetenekli kişilerden seçiliyordu. Sonuç olarak 4 Büyük Oluşum arasında ki en küçükleriydi. Ancak yinede güç olarak 2. sırada yer alıyorlardı ki buda onların yetenek düzeyi olarak ne kadar olağanüstü olduğunu gösteriyordu. Tüm Donmuş Bulut Asgard öğrencilerinin doğuştan gelen yetenekleri son derecede yüksekti hiçbiri vasat değildi. Herbiri Asgard’ın korumasını alıyordu. Eğer o daha düşük pozisyonda ki Xiao Tarikatı öğrencilerinden birini provoke ederse bu önemsiz bir mesele olurdu. Eğer başka Oluşumların öğrencilerini provoke ederse genellikle öldürülüyorlardı. Ama Donmuş Bulut Asgard’ı provoke etmek… En düşük seviye öğrenci olsa bile Asgard yine de onu vermezdi. Tatmin edici bir cevap vermezdi ve ne olursa olsun onu terk etmezdi. (Ç.N: Ölmek var dönmek yok hesabı bide birimiz hepimiz hepimiz birimiz hesabı güzeldir devam böyle 😀 )

“Yanlış anlama? Sadece yanlış anlama olması en iyisi olur. Hala öğrencimin evlilik belgesini parçalamaya çalışmaya devam edecek misiniz?” Chu Yueli kayıtsız bir ifadeyle sordu ve aşağıya baktı. Kimse onunla göz göze gelmeye cesaret edemiyordu. Her ne kadar o bir kadın olsa da şuan burada bulunan tüm erkekler onun Aydaki saraydan bir peri olduğunu hissediyorlardı. Sıradan erkekler aşağılık duygusundan utanç duyar ve aralarında ki farkı hissettiklerinden onlar için kısa bir bakıştan fazlasına cesaret etmek temelde imkansızdı.

“Bu bir yanlış anlaşılma olduğundan kim buna cesaret edebilir?” Xiao Kuangyun sakince cevapladı ve devam etti. “Ama bu küçük bir meseleye şaşırmış durumda… Her ne kadar bu küçük çok şey bilmese de Donmuş Bulut Asgard’a bağlı olanların tutkulu olmasının yasak olduğunu ve arzularını bastırmak zorunda olduklarını biliyor. Onların hiçbir zaman evlenmelerine izin verilmiyor ama neden Xia Qingyue’ye izin verildi…”

“Hmph! Her ne kadar Donmuş Bulut Asgard gizli sanatları gerçekten de kendini tutma ve bazı şeylerden kaçınmayı gerektirse de öğrencilerin evlenmelerini asla yasaklanmadı. Qingyu bize 12 yaşında katıldı ama benle beraber Asgard’a dönmeye hep isteksiz olmuştu. Sadece 16 yaşında Xiao Che ile evlenmeyi bekliyordu. Bunun nedeni ihtiras değildi. Bunun nedeni onun iyi niyeti ve sadakatiydi. Böyle ağır bir dürüstlük ve saf doğa karşısında tabi ki Asgard doğal olarak bunu önlemezdi. Eğer evlilik yasak olsaydı bile bu en büyük istisna olurdu. Genç lider Xiao başka sorunuz var mı?” Chu Yueli soğuk bir şekilde cevapladı. Düz bir sesle konuşmuştu ve her bir söz diğerlerinin kulağına geldiğinde soğuk hissettiriyordu. Bu kalplerinde kontrol edilemez bir ürperti hissetmelerine neden olduğundan kimse bu sözlere karşı olan bir düşünce bile düşünmeye cesaret edemiyordu.

“Hayır hayır bu sadece bir yanlış anlamaydı.” Xiao Kuangyun aceleyle söyledi. Xia Qingyue’ye doğru dönmekten başka şansı yoktu ve ona döndükten sonra “Peri Xia demin sizin Donmuş Bulut Asgard’ın öğrencisi olduğunuzuzdan habersizdim. Eğer herhangi bir şekilde rahatsız olduysanız lütfen üzmeyin kendinizi.” Dedi.

Xiao Tarikatı’nın oğlunun statüsü açıkça Donmuş Bulut Asgard’ın öğrencisinden daha yüksekti ama Chu Yueli burada olduğundan haddini bilmekten başka şansı yoktu. Burası gözlerden uzak bir yerdi yani yanında sadece Xiao Moshan, Xiao Ba ve Xiao Jiu vardı. Eğer bir şekilde Chu Yueliyi sinirlendirip onu keyifsiz yaparsa eve dönerken tamamen yok edilebilirlerdi. Ve eğer iz bırakılmadan öldürülürlerse bu sadece boşuna bir ölüm olacaktı.

Bu çöplüğe gelmeden önce nasıl beklenmedik bir şekilde Chu Yueli gibi birinin burada olacağını bilebilirdi?

Xia Qingyue’yi elde etme arzusu artık imkansızdı ve yarım gün boyunca bunun için plan yapmıştı. Chu Yueli’nin önünde gerçekte istediği şeyden vazgeçmek zorundaydı. Bunun için kalbi ağırlaşmıştı. Bakışlarını Xiao Lingxi’ye yöneltti. Her ne kadar Xia Qingyue işi ümitsiz olsa da başka biri daha vardı. Chu Yueli kesinlikle Xia Qingyue’yi korurdu ama bir yabancı olan Xiao Lingxi’i korumayacaktı. Öyle olmasaydı Xiao Che klandan atılmadan önce gelirdi ama o sadece Xia Qingyue tehlikedeyken gelmişti.

Gerçekten de Chu Yueli sadece Xia Qingyue’yi umursuyordu. İlişkisi olmadığı diğer insanları hiç umursamıyordu. Ayrıca onun müdahale etmek için nedeni ve zorunluluğu yoktu. “Peri Chu’nun ziyaretiyle siz Xiao klanı onun varlığı ile beraber ışıkla süslendiğinizi kabul edebilirsiniz. Ve bu yüzden bugün burada olma sebebimize başlamalıyız.” Xia Kuangyu’un yüz rengi bakışlarıyla Xiao Lingxi’yi işaret ederken değişti ve “Yani şimdi…Xiao Ba, Xiao Jiu! Ilk önce kaynak açma tozunu çalan hırsızı yakalayın. Yarın suçlu cezasını çekmesi için tarikata götürülecek.” Dedi. (Ç.N: gidiyor la hala)

“yarın suçlu cezasını çekmesi için tarikata götürülecek” sözü bir aptalın bile Xiao Kuangyun’in aşağılık ve utanmazca sergilediği oyunun arkasındaki gerçeği anlamasına yol açmıştı. Her ne kadar sahnelenen oyun Xiao Che tarafından herkesin önünde ortaya çıkmış olsa da Xiao Tarikatının varlığıyla bastırıldı ve Xiao Kuangyun daha fazla gecikmeden hükmü verdi.

“Peki genç efendi.”

Xiao Ba ve Xiao Jiu aynı anda platformdan inip Xiao Lingxi’nin etrafını çevirdiler.

“Usta” bunu gören Xia Qingyue aniden Chu Yueli’ye anlamlı bir şekilde baktı. Onun Xiao Lingxi’yi koruyacağını umuyordu… en azından Xiao Kuangyun’nin onu alıp götürmesine izin vermezdi. Ancak Chu Yueli habersiz gibi davrandı ve cevap vermedi.

Xia Qingyue’nin ifadesi daha endişeli hale geldi ve “Usta sende biliyorsun ki bugün Xiao Kuangyun beni hedef aldı. Xiao Che bizim yüzümüzden atılıp acı çekti. Ayrılmadan önce halası ve büyükbabasını korumamı istedi. Ve bende kabul ettim. Bunu onun için yapacağım son şey olarak düşündüm bu meseleden sonra derhal ustamla beraber ayrılıp Donmuş Bulut Asgard’a gideceğim. Ve orada kalarak kaynak gücümü yükseltmek için uğraşacağım. Ustamın bu isteğimi yerine getirmesini istiyorum.” Dedi. (Ç.N: Kim ne derse desin bu kız bence cidden iyi )

Chu Yueli’nin gözleri parladı ve yumuşak bir nefes aldı. Sağ elini kaldırdı ve hafifçe salladı.

Aynı anda bir soğuk hava akımı ortaya çıktı. Xiao Ba ve Xiao Jiu aniden bir ürperti hissettiler ve durdular. Daha fazla ilerlemeye cesaret edemiyorlardı.

Aniden Xiao Kuangyun’in yüz renginde ince bir değişiklik oldu. Derin bir nefes alarak “Peri Chu bunun anlamı nedir? Peri Chu benim sizin asil öğrencinizin evlilik meselesine karışmamamı eleştirmişti… ama şuan Xiao Tarikatıyla ilgili bir meseleyle ilgilenirken yine müdahale etmeyi mi planlıyorsunuz?” Dedi.

“Hayır! Xiao Tarikatının meselesine karışmakla ilgilenmiyorum.” Chu Yueli kayıtsız bir ifade ve soğuk bir sesle yanıtladı ardından tereddüt etmeden “Ben sadece bu konuda bir gariplik hissettim ve bunun sonucunda istediğim gibi hareket ettim. Madem bu meselenin Xiao Tarikatıyla ilgili olduğunu söylüyorsunuz o zaman Xiao Lingxi tarikat üyelerinden biri mi?” Dedi.

Xiao Kuangyun kafasını salladı ve “Hayır. Onun çaldığı şey Xiao Tarikatımın kaynak açma tozu.” Dedi.

“Ama duyduğum kadarı ile kaynak açma tozu sizin Xiao Klanına hediye etmek için getirdiğiniz ve çoktan onlara verdiğiniz bir şeymiş. Verdiğiniz hediyeler hala Xiao Tarikatına mı ait oluyor? Eğer bu mesele yayılırsa diğer insanların alay konusu olmaktan korkmuyor musunuz?” Chu Yueli kendini kısıtlamadan açık açık söyledi.

Xiao Kuangyun’nin gözleri fal taşı gibi açıldı söyleyecek bir şey bulamadı ve sessizleşti.

“Xiao Lingxi Xiao Klanından biri Xiao Tarikatından değil. Kaynak açma tozunun sahibi çoktan Xiao Klanı oldu ve artık sizi daha fazla ilgilendirmiyor. Bu durumda Xiao Lingxi onu çalsa bile cezayı Xiao Klanı verir. Bu meseleyle kesinlikle sizin Xiao Tarikatınızın ilişkisi yok.”

Chu Yueli gözlerini eğdi ve Xiao Yunhai’ye baktı. Bu sadece bir bakış olsa da Xiao Yunhai’nin tüm vücudunu titretti. Chu Yueli hafifçe konuşmasına devam etti. “Xiao Klanının lideri klanınızın bir üyesi hırsızlık yaparsa bu durumla nasıl ilgilenirsiniz?”

Xiao Kuangyun’a baktı ve mecbur olduğundan sakin numarası yaparak “Eğer klanımızdan biri hırsızlık suçu işlerse… En hafif ceza 3 ay boyunca arka dağlarda tecrit edilmesidir. Xiao Lingxi’nin çaldığı Xiao Tarikatının önemli hazinesi olduğundan en büyük cezaya çarptırılmalıdır. Oda 15 yıl boyunca arka dağlarda hapsedilmek olmalıdır. Bu 15 yıl boyunca arka dağın yansıma geçidinin ilerisine yarım adım atmayı bile düşünmesi yasak olacaktır.” Dedi. (Ç.N: 15 yıl çok be hacı kız 15-16 yaşında zaten 15 yıl sonra oluyor 30 ne yapacak kız ondan sonra yazık kıza… Ayrıca tecrit – (izolasyon veya hiçleşme) bir insanın dış dünyadan koparılarak kendi haline bırakılması olayıdır. İlişkide bulunduğu topluluktan çıkarmak, sosyal ekonomik ve kültürel olarak yalnızlığa terk etme halidir.)

Xiao Yunhai uzağa baktı ve daha fazla konuşmadı.

“O zaman ne için boş boş bakıyorsun? Onu şu yansıma geçidine kapatmayacak mısın?” Xiao Kuangyun sakinleşip kendine gelmiş bir şekilde öfkeyle bağırdı. Her ne kadar gönülsüzce mütevazi olsa da hatta eskisinden daha aptal olsa da hala Chu Yueli’nin büyük ölçüde onun ününü koruduğunu anlayabiliyordu. Aksi taktirde doğrudan suçlamalarını ortaya çıkarıp aynı anda Xiao Lingxi’yi elde etmesini imkansız kılabilirdi. Ve böylece büyük miktarda itibarını kaybedip onu halka açık bir şekilde platformdan bile inemeyecek kadar utandırabilirdi.

Chu Yueli her ne kadar açıkça Xiao Kuangyun’yi ifşa etmemiş ve Xiao Lingxi’nin masumiyetini geri kazanmamış olsa da Xiao Lie’nin ona minnettarlık dolu kalbiyle derin bir saygı duymasını sağladı. Asil Donmuş Bulut Asgard’ın Yedi Perisinden biri küçük Xiao Klanındaki bir kız için fazladan bir adım atmıştı. Bu son derece büyük cömertlik, büyük bir iyilik ve devasa bir nezaket olarak düşünülebilirdi… En azından o Xiao Kuangyun’in Xiao Lingxi’yi Xiao Tarikatına götürme kabusuna engel olmuştu.

“Benim büyüttüğüm kız yanlış şeylere yöneldi ve bende klanımızı on yıldan fazla zamandır aldattım. Bu yüzden bende aynı ağır cezayı çekmeliyim.” Xiao Lie’nin yüzü huzurlu kaldı ve yanlarına gelen dördüncü büyük Xiao Cheng’i izlerken kayıtsızca konuştu.

Chu Yueli’nin huzurunda Xiao Cheng gözüpek olmaya cesaret edebilirdi? Bir şey demeye bile cesaret edemedi ve toplum değerlerine kazanç sağlıyormuş gibi Xiao Lie ve Xiao Lingxi’ye arka dağlara doğru eşlik etti.

Her ne kadar en sonunda 15 yıllık hapisle sonuçlansa da Xia Qingyue bu duruma Chu Yueli’nin en fazla bu kadar müdahale edebileceğini anlıyordu. Xiao Lie’nin kendi isteğiyle yansıma geçidine gitmesinin nedeninin Xiao Lingxi’ye eşlik etmek ve aynı zamanda onu zarar görmekten korumak olduğu belliydi. Belki de güvenlik söz konusu olduğunda bir şeyden endişelenmelerine gerek kalmayacaktı. Bundan sonra olacak olan şeyler sadece kaderdi.

“Bu durumda bizim usta ve öğrenci olarak artık burada durmamıza gerek yok.” Xiao Lingxi ve Xiao Lie arka dağlara götürüldüğünde Chu Yueli kayıtsızca konuştu. “Genç lider Xiao siz Uçan Bulut Şehrinden ayrıldığınızda ben hala yakınlarda olacağım… Qingyue gidelim.”

Chu Yueli’nin son sözü Xiao Kuangyun’nin gizlice dişlerini sıkmasına neden oldu. “siz Uçan Bulut Şehrinden ayrıldığınızda ben hala yakınlarda olacağım” bu sözlerle açıkça Xiao Lingxi’ye karışmayın dediği belliydi. Her ne kadar bunu sadece Xiao Lingxi’nin güvenliği için söylese de onu korumak istediğinden beri bu korumanın sonuna kadar olması kaçınılmazdı.

Chu Yueli, Xia Qingyue ile beraber gittikten sonra Xiao Kuangyun ağır bir yumruk attı ve koltuğun kolunu acımasızca parçaladı. Sandalye şokun etkisiyle sallandı ve parçalara ayrıldı. O bir şehrin ya da devletin çökmesine neden olacak kadar etkileyici 2 güzelliği elde edeceğini zannediyordu. Ve uyguladığı planın aslında boşa giden bir çabaya dönüşeceğini beklemiyordu. Sonuç sadece bir çöpün atılması ve Xiao klanından 2 kişinin hapsedilmesinden başka bir şey olmadı. Bu kesinlikle, tamamen ve esasen istediği sonuçtan farklıydı.

O anda aslında sadece istediğini elde edemediğini bunun yerine sanki suda boğulmaya benzeyen bir felaketi kendine ve Xiao Tarikatına getirdiğinin farkında değildi.

—————ÇEVİRMEN NOTU——————

Bu bölümde bitti be 😀 seri emin olun çok iyi yerlere gelecek. Çok iyi düşünülmüş şeyler göreceksiniz. Mga yı ve atg yı de çok ilerlere kadar okusam da atg beni daha çok etkiledi. Gerçi çok beğendiğim yerlerin çoğu baya ileride olsa da inşallah oralara da geliriz. Lafı uzatmadan imza bölümüme geçeyim 😀

Bölümün sonunda ki laf bir yere gönderme mi yapıyor? Yulong’a ne olacak? Xiao Kuangyun’a ne olacak? En önemlisi Xiao Che’ye ne olacak? Merak mı ediyorsunuz? O zaman bekleyin okuyun ve öğrenin…

Önceki Bölüm | Tanıtım | Sonraki Bölüm

Yorum Yap "ATG 32"