Tankların Tarihi Günceli

ATG 318 - FEN MOLİ'Yİ ÖLDÜRMEK

Eylül 16, 2016


ATG 318 - FEN MOLİ'Yİ ÖLDÜRMEK

Yun Che, Fen Moli'nin savurduğu ateş ejderhalarını tamamen görmezden geldi. Ejderha Kusurunu sürükleyerek ağır kılıcın korkunç gücüyle havayı hızlıca dağıttı ve yaklaşan ateş ejderhalarını söndüren bir vakum boşluğu oluşturdu.

Fen Moli'nin yüzündeki ifade anında değişti. O, Yun Che'nin şu anki gücünün sadece kılıcının gücüyle birlikte Yanan Cennet alevlerini, onları söndürecek düzeyde bastırabilecek kadar güçlü olacağını asla beklememişti. Önündeki kılıç gücü aynı zamanda Fen Moran ve Fen Duancang'ın neden ağır yaralanma şansı bile olmadan hayatlarını kaybettiklerini sonunda anlamasını sağlamıştı. Yüzü bükülürken daha fazla kafa kafaya karşılık vermeye cüret edemedi ve tüm gücünü kullanarak önüne bir alev bariyeri oluşturdu.

Bang!!

Alev bariyeri anında parçalandı ancak Yun Che'nin saldırısını zar zor engelleyebildi. Fen Moli sefil bir şekilde inlerken geriye doğru uçtu ve iç organları dönüp büküldü. Yun Che, ona nefes alma şansı vermedi ve Ejderha Kusurunu savurarak ejderha hırlamaları ve anka haykırışları arasında üç Anka Kırığı'nı gönderdi. Fen Moli'nin büyümüş göz bebeklerinin içinde, o hala geriye doğru uçarken hepsi bedeninin üzerinde patladı.

Boom, boom, boom!

Fen Moli'nin göğsünde üç Anka Kırığı patladı ve üç tane avuç boyutunda kanlı deliğe neden oldu. Taze kan aşırı şekilde aktı ve iç organlarından bazıları görülebildi. Fen Moli yaralarını tutarken ardışık birkaç adım geri gitti. Yüzü bazen soluk bazen de koyu kırmızıydı... O, Yun Che'nin biraz önce gösterdiği gücün, onu aşmak için belki de yeterli olduğunu düşünmüştü ancak bu derecede aşmış olacağını asla beklememişti. On nefesten daha kısa sürede çoktan bu kadar sefil bir duruma getirilmişti ve misilleme yapma şansı bile bulamamıştı.

Yanan Cennet Klanının diğer üç üyesinin yüzlerinde tek bir kan rengi belirtisi yoktu... Onların Yanan Cennet Klanının, dünyayı şok edebilecek güce sahip olan ve sayısız insanın saygı duyduğu Ulu Büyükleri sadece iki saldırı değiş tokuşu ile ağır yaralanmıştı.

"Puaah!" Fen Moli zorla bir ağız dolusu taze kan kustu ve yüzü vahşilik ile doldu. Kızgınlığı, öfkesi, şaşkınlığı, utancı... bunların hepsi bir anda kemik delici bir kırgınlığa ve öldürme niyetine dönüştü. "Yun Che! Bunu sen istedin... Seni... parçalara... ayırmamı... izle!!"

Clang!!!!

Neredeyse çıldırmış gibi kükrerken, Fen Moli  bir kez daha ağzını genişletti ve koca bir ağız dolusu kanlı sis püskürttü... Ancak bu sefer püskürttüğü şey taze kan değil... onun kan özüydü!

Fen Moli ellerindeki Yanan Cennet Bıçağını havaya sallayarak sıçrattığı kan özüyle yıkanmasını sağladı. Paylayıcı bir kükremeyle birlikte bedeni en azından otuz metre yüksekliğinde bir mor alev sütunu çıkardı. Baskıcı ve yakıcı atmosfer anında üç yüz metredeki çevreyi sardı.

Yanan Cennet Klanından gelen üç kişi gözlerini aynı anda genişletti ve bedenleri katılaştı... Çünkü Fen Moli aslında Yanan Cennet Klanının yasak tekniği 'Yanan Cennet Ejderhasını' etkinleştirmek için kan özünün büyük çoğunluğunu kullanmaktan çekinmemişti! Eğer o herhangi bir umut göremediği bir noktada olmasaydı kesinlikle böyle bir şeyi tercih etmezdi... Kan özüne gelen hasarın yenilenmesi neredeyse imkansızdı ve Fen Moli'nin kaynak gücü de kesinlikle büyük ölçüde düşecekti. O belki de İmparator Kaynak Alemine yarım adım olma durumundan çıkıp yeniden Onuncu Seviye Gökyüzü Kaynak Alemine dönecekti... Ve belki de hayatı boyunca bir daha asla İmparator Kaynak Alemine yarım adım atamayacaktı.

Şu anda onların tek dilekleri Fen Moli'nin hayatını ve geleceğini harcayarak kullandığı bu saldırının Yun Che'yi öldürebilmesiydi.

"Geber!!"

Fen Moli'nin yüzü korkutucu derecede vahşiydi. Et ve kan damlayan göğsünün önü de eklendiğinde, o temelde cehennemin kanlı denizinden sürüklenerek çıkan bir şeytana benziyordu. Parçalayıcı bir çığlık sesiyle birlikte elleri aniden ileri itildi ve üç metreden daha kalın, mor renkli bir alev ejderhası doğrudan Yun Che'ye doğru hücum etti.

Bu Yun Che'nin ilk kez Yanan Cennet Ejderhası ile karşılaşması değildi. Sıralama Turnuvalarında Fen Juebi ile karşılaşırken o da bu hareketi delirmiş gibi etkinleştirmek için kan özünü harcamaktan çekinmemişti. Ancak bu hareket şu anda Fen Moli tarafından yapılıyordu, yani nasıl Fen Juebi'nin tarafından yapılanla aynı kategoriye konulabilirdi?

O zaman Fen Juebi'nin saldırısını karşılaşmış olsa da bunu yaptığında yine de biraz tehlikeliydi. Ve şu anda karşılaştığı Yanan Cennet Ejderhasının kudreti, daha önce karşılaştığını yüz kat fazlasıyla aşmıştı... Ancak Yun Che kaçınma duruşuna girmedi. İfadesi aynı kaldı ve devasa mor renkli alev ejderhasının yaklaşmasını serinkanlılıkla izledi. Alev ejderhası ondan yaklaşık bir metre uzakken Ejderha Kusurunu aniden savurdu ve doğrudan alev ejderhasına vurdu.

"Düşen Ayın Batan Yıldızı!!"

Yun Che'nin eylemi, görünüşe göre bir an sonra aniden patlayacak olan Yanan Cennet Ejderhasının Yun Che'yi tamamen yutacağını düşündüğü için Fen Moli'nin aşırı sevinmesine neden oldu... Ancak Yun Che'nin kılıç darbesi sadece yıkıcı bir etki gücü değil aynı zamanda ateş elementli enerjiye karşı eşsiz bir kontrol yeteneği taşıyordu. Ejderha Kusuru, Yanan Cennet Ejderhasına değdiği an Yanan Cennet Ejderhası patlamadı ve bunun yerine boğuk sesli bir eko ile birlikte aniden yön değiştirerek Yun Che'nin her zaman sağ tarafında bulunan iki tane Yanan Cennet Klanı büyüğüne doğru uçtu.

İkisinin yüzlerinde, aşırı umutsuz bir şekilde göz yakıcı mor ışık aydınlandı.

Boom!!!

Yanan Cennet Ejderhası bir patlama sesiyle birlikte patladı ve alev dili gökyüzüne doğru şiddetle yükselerek birkaç yüz metre yüksekliğe ulaştı ve hatta gökyüzündeki bulutların hızlıca buharlaşmalarına neden oldu. Çevredeki birkaç yüz metrelik arazi mor alev denizine döndü. Bu alanın içindeki her şey acımasızca kül oldu ve yerin kendisi bile alevlerin içinde yavaşça battı.

Bu Fen Moli'nin sınırlarını aşan, hayatını ve potansiyelini söndüren bir yasak saldırıydı. Onun kudreti kıyaslanamayacak derecede korkutucuydu ve Yanan Cennet Klanının, Gökyüzü Kaynak Aleminin ilk seviyelerindeki iki büyüğü şöyle dursun, Gökyüzü Kaynak Aleminin son seviyelerindeki uzmanlar bile, onu kafa kafaya karşılarsa anında hayatlarını kaybederdi. Onlar mor alev denizi tarafından yutulmadan önce haykırmak için zaman bile bulamadılar ve ardından göz açıp kapayıncaya kadar küle dönüştüler.

Uğruna büyük bir bedel ödediği saldırı Yun Che'nin saçının teline zarar verememiş ve bunun yerine kendi klanının iki üyesini öldürmüştü. Fen Moli, beyninde bir bombanın patladığını hissederken bedeni, sanki şu anda buzlu bir mağaranın içindeymiş gibi fazlasıyla soğudu. Bir anda, Yun Che, ona doğru ilerledi ama yine de o, sanki zihni çoktan tamamen çökmüş gibi tek bir hareket bile yapmadı.

Boom!!

Ejderha Kusuru Fen Moli'nin göğsüne ağır bir şekilde çarptı ve yüksek sesli bir patlama sesiyle birlikte zalimane güç çılgınca bedeninin içine taştı ve iç organları ile meridyenlerini parçaladı. Bir 'Gwah' ile birlikte Fen Moli ağız dolusu taze kan tükürdü ve birkaç düzine metre geride yere indiğinde bir daha tekrar ayağa kalkamadı.

Yun Che normal bir şekilde oraya yürüdü ve daha önceleri sadece saygı duyabileceği, Yanan Cennet Klanının Ulu Büyüğüne küçümseyici bir şekilde baktı. Fen Moli'nin tüm bedeni acı dolu bir şekilde kasıldı, gözleri yuvarlakça açıldı ve sabit bir şekilde Yun Che'ye baktı. Ancak boğazı çoktan tek bir ses bile çıkaramayacak duruma gelmişti. Gevşemeye başlayan gözlerinin içinde ağır bir umutsuzluk parladı.

"Yaşlı köpek Fen, sana daha önce, senin zavallı hayatını bizzat alacağım günün geleceğini söylemiştim!" Yun Che soğukkanlılıkla konuştu. "Eğer kimse araya girmeseydi, ben senin ellerinde iki kere neredeyse ölüyordum. Benim hayatım, senin zavallı hayatından milyon kat daha değerli ve önemli! Bana olan borcunu sadece kendi canınla ödemek gerçekten senin için çok iyi bir anlaşma!"

Yun Che'nin sözleri bittiğinde Ejderha Kusuru aniden indi ve Fen Moli'nin boğazını deldi. Fen Moli'nin tüm bedeni sertleşti, şişmiş gözleri son umutsuzluk renklerini kaybetti ve ardından bedeni hareket etmeyi keserek tek bir ses dahi çıkarmadan sonsuz pişmanlıkla öldü.

Yun Che, Ejderha Kusurunu çıkardığında kılıcın bıçağı tek bir kan damlasıyla bile lekelenmemişti. Fen Moli'nin cesedine bakarken Yun Che'nin gözlerinde durmak bilmeden acayiplikler parlayıp gitti... Mavi Rüzgar İmparatorluğunda, Yeryüzü Kaynak ALemindeki uygulayıcılar Büyük Ustalar olarak bilinirken Gökyüzü Kaynak Alemindeki uygulayıcılar isimleri ile dünyayı sallayabilirdi. Ve bugün on beş dakikadan daha kısa sürede ellerindeki Ejderha Kusuru ile birlikte toplam altı tane Gökyüzü Kaynak Alemindeki uygulayıcıyı ortadan kaldırmıştı! Ve onların arasında iki tanesi Gökyüzü Kaynak Aleminin son seviyelerindeyken bir tanesi de İmparator Kaynak Alemine yarım adım atmıştı!

Sıralama Turnuvası sırasında böyle bir seviye onun dokunmaya bile umut edemeyeceği yüce bir şeydi. AMa yine de sadece iki yıldan daha kısa sürede Gökyüzü Kaynak Alemindeki uygulayıcılar, ve hatta İmparator Kaynak Alemine yarım adım atmış bir uygulayıcı bile onun tarafından kolayca öldürülmüştü. Böyle kısa bir süre zarfında onun gücü genç neslin seviyesini aşarak Mavi Rüzgar İmparatorluğunun gerçek zirve seviyesine ulaşmıştı.

İlkel Gök Mavisi Ejderha, Ejderha Tanrı'sının İliği ve Ejderha Tanrı'sının Ruhu ile birliştiğinde gücünün başka bir seviyeye yükseleceğini söylemişti. O zaman çok fazla fark hissetmemişti ve bu yükselişin boyutunu sadece şimdi anlamıştı.

O, bunları yaparken ne Kaynak Kulpunu ne de Ejderha Ruhu Etki Alanını kullanmıştı.

Yun Che arkasını döndü ve bakışları son kişiye düştü. Yanan Cennet Klanının bu büyüğü ne zaman olduğu bilinmese de çoktan felçli bir şekilde yerde oturuyordu. Yun Che'nin bakışları ona indiğinde tüm bedeni titredi. Ağzından garip bir feryat çıkarken, sanki cesareti korkudan parçalanmış bir köpek gibi sürüklenip yuvarlanarak kaçmaya çalıştı... O kaçarken Kaynak Süzülme Tekniğini kullanmayı bile unutmuştu.

Yanan Cennet Klanının büyük seviyeli kişileri her zaman şımarık bir şekilde yaşamış ve insanlar tarafından ibadet edilmişlerdi, bu yüzden de doğal olarak kemiklerinin içlerinde onların çoğu ölmekten korkan insanlardı. Alaycı bir gülüşle birlikte Yıldız Tanrısının Kırık Gölgesini arka arkaya etkinleştirirken Yun Che'nin bedeni parladı ve on saniye sonra çoktan kaçan kişinin arkasına gelmişti. Yun Che kılıcını çarptı, onun altındaki zemin anında devrildi  ve şok dalgasıyla birlikte kaçan kişinin şiddetle yere düşmesine neden oldu.

O kişi umutsuzluk içinde çığlık attı ama anında şok edici bir şekilde herhangi bir yaralanma almadığını fark etti. Bedenini çevirdi ve hareket etmeden yere oturdu. Ellerinde EJderha Kusurunu tutan Yun Che'ye bakarken tüm bedeni titriyordu ve yüzündeki kaslar korkudan şiddetli bir şekilde büzülüyordu. "Genç... Genç... Genç kahraman canımı bağışlayın! Ben... size karşı... size karşı... bir kin gütmüyorum... Ben sadece emirlere uydum... Genç kahraman, lütfen ucuz hayatımı bağışlayacak kadar yüce gönüllü olun... Ben kesinlikle memnuniyetin ötesinde olacağım... ve kesinlikle bunun karşılığını gelecekte size ödeyeceğim... bağışlayın beni genç kahraman... bağışlayın beni..."

"Heh heh!" Yun Che çenesini tuttu ve kıkırdayarak ona baktı. "Neden bu kadar korkuyorsun? Eğer altına işersen bu yakışıksız olacak. Adın ne?"

Daha önce her bir kılıç darbesini acımasızca sallayan Yun Che'nin hemen saldırmadığını ve onunla konuşmaya başladığını görünce kalbinde bir umut belirtisi yükseldi ve aceleyle konuştu. "Bu... Bu küçüğün ismi Fen Duanhai, ben... Ben Yanan Cennet Klanının Yer Yangını Köşkünün, Köşk Efendisiyim..."

"Ohi Fen Duanhai. Bu isim kulağa otoriter gibi geliyor. Ama ne yazık ki aslında böyle ucuz bir karakter haline gelmiş." Yun Che'nin ifadesi battı." Ama merak etme bugün seni öldürmeyeceğim ve hatta seni yaralamayacağım. Hatta sadece bu da değil, ben senin Yanan Cennet Klanına güvenli bir şekilde dönmene izin vereceğim."

(Ç.N: Fen Duanhai = Okyanus Ayıran.)

Fen Duanhai neredeyse kendi kulaklarına inanmaya cüret edemiyorken yüzünde bir aşırı sevinç rengi ortaya çıktı.

"Geri döndükten sonra Klan Lideriniz Fen Duanhun'a senin hayatının, Yanan Cennet Klanına verdiğim son yüz olduğunu söyle! Fen Juebi gerçekten benim yüzümden öldü ancak ilk olarak o ve Fen Juecheng bana gizlice zarar vermek istediler! Aynısı Fen Juecheng için de geçerli, onlar sadece kendilerini suçlayabilirler! Bu sefer beni avlamak için gelenler ölmeyi hak ettikleri için Ulu Büyüğünüz dahil yedi kişi öldü! Eğer sizin Yanan Cennet Klanınız bu meseleyi şimdi bırakır ve bana sorun açmazsa, o zaman ben de bunlar hiç olmamış gibi davranacağım ve Yanan Cennet Klanınıza sorun açmayacağım. Ama eğer bir kez daha beni provoke etmeye cüret ederseniz... tüm Yanan Cennet Klanını üzerine basacağım ve parçalayacağım bir atlama taşı haline getirmekten çekinmem!"

Fen Duanhai, nasıl olurda onu dinlememeye cüret edebilirdi? O, pirinç tanelerini gagalayan bir tavuk gibi başıyla onayladı. "Baş üstüne, baş üstüne, ben sizin sözlerinizi eksiksiz bir şekilde Klan Liderine ileteceğime garanti ederim... Eksiksiz bir şekilde yapacağıma garanti ederim... Teşekkürler... Genç kahraman hayatımı yüce bir şekilde bağışladığın için teşekkür ederim..."

"Ben sizin Yanan Cennet Klanınızdan kesinlikle korkmuyorum ve sizin Yanan Cennet Klanınız ile aramda ölümcül bir düşmanlık oluşturmaya da aldırmam. Sadece şu an ilgilenmem gereken çok fazla iş var ve hiç önemi olmayan bazı sinekleri önemsemek için daha fazla enerjimi harcamak istemiyorum! Umarım Klan Lideriniz ve büyükleriniz hala beyinleri olan insanlar olarak düşünülebilir... Defol!!"

(Ç.N: Lafları ile tek attı buna da.)

Fen Duanhai daha fazla konuşmaya cüret edemedi. Aceleyle sürünerek kalktı ve neredeyse sokaktan toplanmış olarak kabul edilebilecek hayatını da yanına alarak heyecan içinde kaçtı. Çok hızlı bir şekilde Yun Che'nin görüş alanından kayboldu.

------------ÇEVİRMEN NOTU------------

Yanan Cennet Klanı ne yapacak? Yun Che şimdi ne yapacak? Kaçan adamın yüzüne yolda kuş sıçacak mı? Sıçarsa talih kuşu mu sıçacak? Merak mı ediyorsunuz? O zaman bekleyin, okuyun ve öğrenin...


Yorum Yap "ATG 318 - FEN MOLİ'Yİ ÖLDÜRMEK"