Otto Von Bismark Günceli

ATG 311 - BENİ Mİ ARIYORDUN?

Eylül 16, 2016


ATG 311 - BENİ Mİ ARIYORDUN?

Hancı, Yun Che'den biraz etkilenmişti. Sonuçta sırtında bu kadar büyük bir kılıç taşıyan Yun Che'den birisinin etkilenmemesi zor olurdu. Yun Che, hancıya nereden binek alabileceğini sorduktan sonra hızlı bir şekilde oradan çıkarak doğrudan bineklerin satıldığı yere doğru yöneldi.

"Birileri seni takip ediyor." Jasmine uyardı.

"Biliyorum." Yun Che alçak sesle konuştu.

"Bu sefer başın dertte." Jasmine kasvetli bir şekilde konuştu. "Toplam sekiz kişiler ve hepsi Gökyüzü Kaynak Aleminde! Onların dördü daha önce karşılaştığın Yanan Cennet Klanındaki sekiz Gökyüzü Kaynak Alemindeki uygulayıcıdan! Onların en güçlüsü.... seni Cennetsel Kılıç Villasında öldürmek isteyen Fen Moli! Sen kesinlikle onun dengi değilsin ve diğer yedisini de eklersek... Bu çok tehlikeli!"

"Mn!" Yun Che sakin bir ifade ile başıyla onayladı. "Beni öldürmek için Gökyüzü Kaynak Aleminde bulunan sekiz uygulayıcı göndermişler ve Fen Moli bile bizzat gelmiş. Onlar gerçekten benim hakkımda iyi düşünüyorlar... Ancak kısa süre içinde hareket etmeyeceklerdir."

"Neden?" Jasmine sordu.

"Birincisi, onlar sadece beni öldürmek için Ulu Büyükleri önderliğinde Gökyüzü Kaynak Alemindeki sekiz kişiyi gönderdiler. Eğer bu yayılırsa Yanan Cennet Klanı kesinlikle köpekler gibi komik duruma düşer. İkincisi... Her ne kadar Yanan Cennet Klanı benden kemiklerine nüfuz edecek kadar nefret etse de benim, Donmuş Bulut Asgard ve Mavi Rüzgar İmparatorluk Ailesi ile aramdaki ilişkiyi ya da Mavi Rüzgar İmparatorluğundaki popülerliğimi görmezden gelmeleri imkansız. Bu nedenle onların gözünde kavanozun içinde kapana kapanmış bir kaplumbağa gibi olduğum için şimdi harekete geçmek ve kimsenin olmadığı zaman harekete geçmek arasında doğal olarak ikincisini seçecekler."

Yun Che, bu sekiz kişinin arasında Mavi Rüzgar İmparatorluk Şehrindeki geline eşlik etme olayı sırasında Fen Juecheng'e eşlik eden dördünün içinde kesinlikle o zamanki en güçlüleri olan Fen Duancang ve Fen Moran'ın olduğuna emindi. Sanki onlar şehirden ayrıldıklarında hemen klanlarına bir mesaj göndermiş ve Yanan Cennet Klanı'ı öfkelenerek Fen Moli'nin önderliğindeki bir grubu Fen Duancang ve diğerleriyle buluştuktan sonra Yun Che'yi öldürmek amacıyla harekete geçmeleri için göndermişti!

Yanan Cennet Klanı tüm dünyaya yayılmış casuslara sahipti. Buna ek olarak o şehri herhangi bir kılık değiştirme yapmadan aceleyle terk etmişti ve Yanan Cennet Klanı, onun yerini tespit etmiş olmalıydı bu yüzden burayı önceden kontrol etmeleri beklenmedik bir şey değildi.

Böyle bir dizilim, Yanan Cennet Klanının Yun Che'den iliklerine kadar nefret ettiğini yeterince ispat ediyordu. Aynı zamanda bu onun şu anki gücünden bir tür korkuydu... Sonuçta Gökyüzü Kaynak Aleminde bulunan sekiz kişinin korumasının altındaki Fen Juecheng'i kaçırmak için kapasitesi olan birisi böyle abartılı bir dizilime layıktı.

Yun Che çok hızlı bir şekilde bineklerin satıldığı yeri buldu.. Burada satılan binekler küçük şehirlerde genelde satılan bineklerden daha çeşitliydi. Burada satılan bineklerin büyük kısmı Ölümün Çölü'nün sınırından getirilen eğitilmiş düşük seviyeli kaynak canavarlarıydı. Satılan binekler arasında en pahalısı düşük kaliteli Gerçek Kaynak Tek Boynuzlu Canavardı. Yun Che on beş mor kaynak parası harcayarak Tek Boynuzlu Canavarı satıl aldıktan sonra doğrudan onun sırtına atladı ve Ölümün Çölüne doğru yöneldi.

Arka tarafta küçümseme içeren bir ses duyuldu. "O, bineğini Ölümün Çölüne sürmeye hazırlanıyor. Görünüşüne göre bir kontratlı kaynak canavarına bile sahip değil. Sonunda o hiçbir şeyi olmadan doğmuş küçük bir piçten başka bir şey değil."

(Ç.N: Bundan birkaç saat sonra bunu hatırlatmak istiyorum sana konuşan beyefendi :D )

"Saçmalamayı bırakıp aurasına odaklan ve kaybolmadığına emin ol. Ölümün Çölüne girince harekete geçme zamanı gelecek."

"Bizi fark etmiş olabilir mi?"

"Onun kaynak gücü sadece Yeryüzü Kaynak Aleminde yani bizim yerimizi fark etmesi imkansız. Bu sefer onun kaçması imkansız. Hadi gidelim!"

Tek boynuzlu Canavar tüm yol boyunca deli gibi ilerledi ve çok geçmeden Ölümün Çölüne girdi. Çevredeki maceracıların hepsinin yüzünde birinin bu yere binek sürerek girdiğini görünce şaşkın bir ifade oluştu. Ölümün Çölündeki kaynak canavarlarının dağılması özellikle yığılmış bir şekildeydi. Bir bineğin bu yerde ürkmesi son derece kolaydı ve yolculuk etmek şöyle dursun, birisi riskli bir duruma çok kolay bir şekilde yakalanabilirdi.

Ölümün Çölüne girdikten sonra bölgeyi uğursuz auralar sarmaya ve Tek Boynuzlu Canavar endişeli bir şekilde açıkça titremeye başladı. Ancak Yun Che onun kafasına hafifçe dokundu ve tam hızıyla ilerlemeye devam etmesi için onu teşvik etti.  Çok geçmeden yaklaşık on tane Gerçek Kaynak Canavarı önüne atadı. Yun Che kolunu salladı ve on Anka ateşi çizgisi ilerleyerek yakınlaşmaya çalışan tüm Gerçek Kaynak Canavarlarını öldürdü ve yakınlardaki maceracıların şok içinde afallamalarına neden oldu.

Sınır bölgesinde ,her ne kadar Yun Che'nin bir bineği olsa da, o herhangi bir kısıtlama ve bedenine yaklaşan Gerçek Kaynak Canavarları olmadan engelsiz bir şekilde yolculuk ediyordu. O ilerlemeye devam ettikçe yavaş yavaş Ruhsal Kaynak Canavarlarının olduğu bölgeye yaklaştı. Bu bölge insanların ezici çoğunluğuna göre tehlike bölgesiydi. Gözün görebileceği yere kadar sadece birkaç insan silüeti vardı ve uzaklara gidildikçe tek bir insan bile görülmüyordu.

Yun Che'nin özellikle seçtiği bu yol Ölümün Çölüne ilk girişinde kullandığı yoldu. Her ne kadar çoktan iki sene geçmiş olsa da o hala kaynak canavarlarının dağılımını ve yolun iki yanındaki coğrafyayı hala hatırlıyordu. Çok hızlı bir şekilde hafızalarındaki yer görüş açısına girdi. Bir anlığına arka tarafa bakıp şiddetle nefes aldı ve ardından tüm gücüyle kaynak enerjisi aurasını bastırdı. Daha sonra avcunu acımasızca Tek Boynuzlu Canavarın kıçına vurdu. Tek Boynuzlu Canavar acı dolu bir şekilde kişnedi ve umutsuzca koştu... O anda Yun Che, Tek Boynuzlu Canavardan atladı ve bedeni bir anlığına mavi ışık ışını saldı.

"Donmuş Bulut Duvarı!"

Çatlama!

Hafif bir sesle birlikte açık mavi saydam bir bariyer aniden Yun Che’nin çevresinde ortaya çıkarak Yun Che'nin zaten bastırılmış aurasını daha da izole hale getirdi. Aynı anda Yun Che'nin Sarı Kaynak Kulpu kolundan çıkıp Tek Boynuzlu Canavarı süren bulanık bir insan silüeti haline gelerek deli gibi uzaklaştı.

Donmuş Bulur Duvarı tarafından çevrilen Yun Che duvarın içine giren bir balık gibi anında kayboldu. Donmuş Bulut Duvarı, Donmuş Bulut Sanatlarının oldukça sıradan bir kaynak tekniğiydi. Onun işlevi savunma değil aurayı saklamaktı. Tabii ki bu tür bir gizlenme mükemmel değildi. Eğer  Fen Moli  gibi bir uzman dikkatli bir şekilde onun yerini tespit etmeye çalışırsa bunu yapabilirdi. Ancak yolculuk boyunca Yun Che kendi kaynak enerji aurasını kasıtlı olarak demin serbest bıraktığı Kaynak Kulpunun yoğunluğu kadar ayarlamıştı. Bu, onların dikkatini dağıtacak ve bir anlığına yanlış yöne odaklanmalarına neden olabilecekti.

Ve bakışları, Kaynak Kulpunun aurasına odaklanan Yanan Cennet Klanı uzmanlarının dikkatlerinin çoğunu çevredeki gizlenmiş aurayı tespit etmek için kullanmaları olası değildi. Donmuş Bulut Duvarı'nın gizleme yeteneği onlardan kaçmak için yeterli olmalıydı!

On nefeslik kısa zaman dilimi içinde sekiz insan silüeti biraz önce Yun Che'nin olduğu yerin önünde ortaya çıktı. Kasten alçaltılmış soğuk bir ses duyuldu. "Fırsatımızın geldiğini düşünüyorum... Ulu Büyük hamlemizi yapmalı mıyız?"

“Hmph!”* Fen Moli'nin sesi duyuldu. "Ben gerçekten onu klana götürüp her türlü işkenceyi yapmak istiyorum. Onu burada öldürmek gerçekten çok hafif olur... Gidelim! Unutmayın bu velet kurnaz. Ayrıca garip ve önceden tahmin edilemez farklı hareketlere sahip. Onunla konuşmaya çalışmayın ve doğrudan öldürün!"
 (*Arkadaşlar bu tarz serilerde büyük kişilerin hıpmh diye sfxlerini siz derin nefes verme şeklinde anlayın :D genç kızların hımph ları ile bir tutmayın )
Fen Moli konuştuktan sonra orijinalde gizlenmiş bir durumda olan sekiz kişi anında kaynak enerjilerini serbest bıraktı. Sekiz kavurucu tufana dnüşerek Tek Boynuzlu Canavarın gittiği yöne doğru uçtular.

"Piç, hayatını teslim et."

Düşük seviyeli Gerçek Kaynak Canavarının hızı nasıl bir Gökyüzü Kaynak uygulayıcısının hızı ile kıyaslanabilirdi? Göz açıp kapayıncaya kadar Tek Boynuzlu Canavar çoktan onların görüş açısına girişti. Yıldırım gibi kükremeler duyuldu ama kükremeler tamamen yatışmadan sekiz kişi olduğu yerde dona kaldı... Çünkü Yun Che'nin silüeti deli gibi ilerleyen Tek Boynuzlu Canavarın sırtında değildi! O anda Yun Che'nin aurası bile hiç iz bırakmadan aniden yok olmuştu.

"Piç! Bu velet tarafından oyuna getirildik!"

Fen Moli dudakları moraracak ve tüm bedeni sarsılacak kadar sinirlendi. O normalde Yun Che'nin kavanozda kapana kısılmış bir kaplumbağa gibi olacağını ve her an onu öldürebileceklerini düşünüyordu. Yanan Cennet Klanının yüksek seviyeli sekiz kişisinin, kolayca yakalayabilecekleri genç nesilden biri tarafından oyuna getirileceğini beklemiyordu!

"Bizi daha önceden fark etmiş olabilir mi?"

"Bizim ruhsal algılarımızdan saklanmak için nasıl kurnaz yöntemler kullandı’’ Fen Moli sinirden dişlerini gıcırdattı. Kolunu salladı. "O kesinlikle başka bir yöne gitti ama açıkça uzakta değil... Ayrılıp onu arıyacağız! Fen Moyu ve ben geriye gideceğiz. Duancangve  Moran yanınıza ikişer kişi alarak  doğu ve batıya ilerleyin... Gidin!!"

Fen Moli'nin emirlerinin ardından sekiz kişi yıldırım hızıyla üç farklı yöne ayrıldı.

 Whoosh!!

Kavurucu rüzgar Yun Che'nin gizlendiği taş duvarın üzerini süpürdü. Fen Moli'nn öfkesinin altında onların hızları öncekinin neredeyse iki katıydı ve göz açıp kapayıncaya kadar Yun Che'nin görüş açısından çıkmışlardı. Yun Che birkaç nefes zamanı bekledikten sonra atlayarak taş duvardan çıktı. Aurasını bastırıp kuzeye yöneldi.

Bu sekiz kişi kesinlikle Yun Che'nin aslında onlardan yaklaşık altı yüz metre geride bulunan iki taş duvarın arasında saklandığını düşünmezlerdi.

Yun Che her ne kadar onlardan geçici olarak kurtulmuş olsa da er ya da geç yakalanacağını biliyordu. Bu yüzden de özellikle hafızasındaki bu karmaşık ve görüş açısından kolayca kaçabileceği blgeyi seçmişti.

Gökyüzü yavaş yavaş karardı ve Yun Che farkında olmadan Yeryüzü Kaynak Canavarlarının bölgesine girdi. Burası kıyaslanamayacak kadar korkunç bir bölgeydi ve Ölümün Çölündeki ilk gerçek "ölüm" bölgesiydi. Tek bir Yeryüzü Kaynak Canavarı bile korkutucuyken bu bölgenin içinde çok sayıda Yeryüzü Kaynak Canavarı vardı. Gökyüzü Kaynak Alemindeki bir uzman bile buraya girse çok dikkatli ve nazik bir şekilde ilerlemesi gerekiyordu.

Buna rağmen Yun Che buraya geldikten sonra bir rahatlama nefesi aldı. Yeryüzü Kaynak Canavarları yüm bölgeyi kaplamıştı ve Yeryüzü Kaynak seviyesi aura her yerde bulunabiliyordu. Böyle bir durumda Yanan Cenent Klanının adamları onu bulmak istese bile bu hiç şüphesiz onlar için birkaç kat daha zor olacaktı.

"Dikkatli ol... Onlar yetiştiler!"

Yun Che daha yeni rahatlama nefesi almıştı ki, Jasmine'nin sesi yeniden duyuldu.

Yun Che'nin kalbi titredi. Hızlıca nefesini kontrol etti ve ölü bir ağacın arkasına yaslandı. "Kaç kişiler?"

"Sadece bir... Onun kaynak gücü Dördüncü Seviye Gkyüzü Kaynak Aleminde. Görünüşe göre tamamen ayrılmışlar."

Tam o anda havada kırmızı cübbe giyen yaşlı bir adam yaklaştı. Dhaa sonra aniden havada durdu ve  sanki hafifçe bir şeyi keşfetmeye çalışan aç bir kartal gibi altındaki blgeyi gözleri ile süpürdü.

Yun Che normal bir şekilde ölü ağacın arkasından çıktı. Elleri göğsünün önünde sarılı haldeyken gülümseyerek konuştu. "Beni mi arıyordun?"

Eğer buraya gelen kişi Fen Moli ya da Fen Duancang olsaydı kesinlikle dönüp kuyruklarını bacaklarının arasına koyarak kaçardı. Eğer iki kişi birden ortaya çıkarsa kalbi hızlanırdı... Ama kendine yaklaşan Dördüncü Seviye Gökyüzü Kaynak Aleminde olan tek bir adamdı... O basitçe yemeyi teslim etmeye gelmiş gibiydi!

Her ne kadar Dördüncü Seviye Gökyüzü Kaynak Aleminde olan biri Mavi Rüzgar İmparatorlunda son derece güçlü bir varlık olsa ve Yun Che beş ay önce Yun Canghai'nin kısıtlayarak Dördüncü Seviye Gökyüzü Kaynak Alemine getirdiği Kaynak Kulpuna karşı koyacak gücü olmasa da bu güç seviyesi şu anki Yun Che için biraz bile tehdit oluşturmuyordu.

-------------------ÇEVİRMEN NOTU-----------------

Haftanın ilk ATG'si karşınızda. Bu hafta elimden geldiğince bölüm atmaya çalışacağım.

Gelen adam kim? Yun Che neler yapacak? Diğerleri Yun Che'yi bulabilecek mi? Diğer bölüm neler yaşanacak? Merak mı ediyorsunuz? O zaman bekleyin, okuyun ve öğrenin...


Yorum Yap "ATG 311 - BENİ Mİ ARIYORDUN?"