Tankların Tarihi Günceli

ATG 31

Eylül 01, 2016
Çeviri için Useless, düzenleme için Aoi Shuu, kontrol, edit için Wertyul  arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…


Önceki Bölüm | Tanıtım | Sonraki Bölüm


“Bekle biraz. Sadece çekip gidemezsin.”

Arkadan bir ses geldi ve Xiao Che’nin hareketleri geçici olarak durdu.

Xiao Yulong hızlıca Xiao Che’ye doğru yürüdü ve aynı zamanda erdemli bir ses tonuyla “Herkes Xiao Che’nin 4 gün önce evlendiğini biliyor ve evlendiği kişide şehrimizin en güzeli Xia ailesinin değerli kızı Xia Qingyue. Ama kimse Xia Qingyue’nin neden Xiao Che ile evlendiğini unutmamalıdır. Beşinci büyüğün oğlu Xiao Ying, Xia Qingyue’yi geçmişte kurtarmıştı. Evlenmelerinin ilk nedeni şükran borcunu ödemek ikinci nedeni ise 16 yıl önce yapılan nişanı onurlandırmaktır. Ama şükran borcunu ödemek ya da nişanı onurlandırmak için Xiao Ying’in öz oğluyla evlenmelidir. Kanında Xiao Klanının kanı olmayan nerden geldiği belirsiz bir piçle değil.” Dedi. (Ç.N: adamın hala gözü var ne olursa olsun kızı alacak kafaya koydu 😀 )

Yulong’un sözleri herkese Xia Qingyue’nin 16 yıl önceki anlaşma yüzünden evlendiğini hatırlattı. Xiao Che gerçekte Xiao Ying’in öz oğlu olmadığından bu evlilik kesinlikle mutlak bir hataydı.

Ve bu bir hata olduğundan….

Xiao Che arkasına bakmadan soğuk bir şekilde “Xiao Yulong benim evlilik işlerime karışmak sana düşmez.” Dedi.

“Hayır bana düşer.” Xiao Yulong sırıttı ve konuşmaya devam etti. “Şuan da tüm şehir bir numaralı güzelliğin bizim klanımıza gelin gittiğini biliyor. Ama bu günden sonra herkes onun aslında bizim klanımıza gelin gelmediğini ve 16 yıl boyunca klanımız tarafından boşuna büyütülen bir piçle evlendiğini bilecek.” Kafasını çevirerek bunca zaman sessiz kalan Xia Hongyi’ye doğru baktı ve sessini yükselterek konuşmaya devam etti. “Efendi Xia duyduğum kadarıyla siz ve Xiao Ying yıllar önce silah arkadaşıymışsınız ve kızınızı Xiao Che ile evlendirmek sizin dileğiniz olabilir. Ama şimdi Xiao Che’nin aslında Xiao Ying’in oğlu değil de nerden alındığı belli olmayan bir piç olduğu ortaya çıktı. Sanırım şuan bir çelişki içindesiniz ve bunu kabullenmekte zorluk yaşıyorsunuz.”

Xia Hongyi sessiz kaldı ama yüz ifadesi gerçekten berbat gözüküyordu.

Ve o anda Xiao Klanının Xia Qingyue’nin Xiao Che ile evlenmesine dayanamayan diğer öğrencileri hayal kırıklıklarını dile getirmek için bağırmaya başladılar.

“Xiao Yulong haklı! Xia Qingyue Klanımıza ait ve şimdi Xiao Che’nin klanımızdan olmadığını biliyoruz. Evlilik iptal edilmeli.”

“Beşinci büyük Xiao Che’nin bizden olmadığını açıkça bilmesine rağmen bir şey demedi. Bu sadece edepsiz bir dolandırıcının evliliği.”

“Çöpten başka bir şey olmayan Xiao Che en baştan beri zaten Xia Qingyue’ye uymuyordu. Hemen evliliklerini iptal edip daha sonrasında onu klandan atalım.”

“Efendi Xia! Bir şey söyleyin… Bu kadar yıl Xiao Che ve beşinci büyük tarafından kandırıldığınız için kızgın değil misiniz? Kızınızın şakadan başka bir şey olmayan biriyle evli kalmasına izin mi vereceksiniz?”

………………….

İğneleme, eleştiri, hakaret ve daha birçok şey duyuluyordu… Xiao Che’nin Xia Qingyue ile evlenmesine kıskananlar sonunda duygularını haykırmak için bir yer bulmuştu ve her söylenilen hakaret diğerine göre daha büyük oluyordu. Hepsi sözde “Haklı” tarafta olduklarından sanki bir duruşmadalarmış gibi dik bir suratla eleştirmeye devam ettiler.

O anda Xiao Yunhai soğuk bir yüzle hüküm verdi. “Xiao Che herkesi duydun. Xia klanının değerli kızıyla evlenmene hakkın yok. Klanımızın Uçan Bulut Şehri’nin kahkaha konusu olmaması için klandan ayrılmadan önce evlilik belgesini teslim et.”

Xiao Che bir şey demeden göğsüne ulaştı ve evlilik belgesini çıkardı. Her zaman evlilik belgesini yanında taşıyordu. Çünkü klan içinde belgeyi yok etmek isteyen sayısı çok fazlaydı.

Belgeyi gören Yulong almak için ona doğru koştu ama Xiao Che yana doğru yürüyüp belgeyi Xia Qingyue’nin ellerine koydu.

Xia Qingyue sanki hipnoza girmiş gibi bilinçsizce evlilik belgesini aldı.

“Karı ve koca olarak ayrılıp ayrılmayacağımız hakkında ki kararı yalnızca biz verebiliriz. Bu karara tanrılar bile karışamaz.” Xiao Che Xia Qingyue’ye bakıyordu ve konuşurken sesi herkesin duyabileceği düzeydeydi. Daha sonra Xia Qingyue’ye kibarca baktı ve nazik bir şekilde “Ama şuan da bu belgeyi koruyacak gücüm yok bu yüzden sadece sana verebilirim… Eğer hala benim karım olmak istiyorsan onu yanında tut ve koru. Eğer özgürlüğünü kazanmak istiyorsan… O da iyidir. O zaman sadece belgeyi yırt.” Dedi.

Xia Qingyue: “..…”

Her ne kadar belgeyi Xia Qingyue’ye verip kararı ona bırakarak erkek olarak biraz gururunu kaybetse de başka bir seçeneği yoktu.

Xia Qingyue’nin sıkıca belgeyi tuttuğunu görünce Xiao Che ona nazikçe gülümseyerek hafifçe başını salladı. Son bir kez Xiao Lie, Xiao Lingxi, ve Xia Hongyi’ye bakıp kapıya doğru yürüdü. Hiç arkasına bakmadan yalnız başına klandan ayrıldı ve diğerlerinin görüşünden kayboldu.

Xiao Che bir hiçti ve en başından beri böyleydi. Xiao Klanının içinde bile o gereksiz bir varlıktı. Her ne kadar bugünkü konuşması insanları hayran bıraksa da insanların eski yıllarda ki izlenimini değiştirememişti. Onun ayrılışı sadece küçük bir meseleydi hatta bazıları onun gidişinden bir süre zevk bile alacaktı… Tüm dikkat Xia Qingyue’nin ellerinde ki evlilik belgesindeydi.

“Bayan Xia. Sanırım gerçeği öğrendikten sonra öfkelenmiş olmalısınız.” Xiao Yulong Xia Qingyue’nin yakınına doğru yürürken gülerek konuşmaya devam etti. “Xiao Che sadece bizi 16 sene boyunca aldatmadı ayrıca sizin Xia klanınızı da aşağı sürükledi. Ama şimdi bir sorun kalmadı. Bayan Xia sadece elinizdeki belgeyi parçalayın ve her şey bitsin. Tüm Uçan Bulut Şehri kararınızı anlayacak ve destekleyecektir. Sizin güzelliğiniz ve yeteneğinizle Xiao Che’den binlerce kat daha iyi birini bulabileceğinize eminim.”

Yulong’un utanç verici hareketlerinden beri Xia Qingyue ondan hep tiksiniyordu. Ve şuanda bu duygu tiksinmenin daha ötesine gitmişti. Xia Qingyue soğuk bir şekilde cevapladı. “Kocamın demin dediği şeyi anlamadınız mı? Yabancılar bizim meselelerimize karışamazlar.” (Ç.N: kocam hmm 😀 Yardır kız kim tutar seni 😀 )

Xiao Yulong’un yüz rengi aniden renk değiştirdi. Ve ayrıca bir çok kişinin de aynı anda değişmişti.

Herkes Xia Qingyue’nin sadece minnet borcunu ödemek istediğini ve böylece Xiao Che ile evlenmeye zorlandığını düşünüyordu. Eğer öyle olmasaydı neden onun gibi güzelliği ve yeteneği olan biri bir çok yetenekli gençten istediğini seçebilecekken niye çöpten başka bir şey olmayan Xiao Che ile evlenmişti. Herkes Xia Qingyue’nin hiç tereddüt etmeden evlilik belgesini parçalara ayıracağını sanıyordu. Ama onun Xiao Che ile aynı sözleri kararlı bir şekilde söyleyip Xiao Che için “Kocam” diyeceğini kim bilebilirdi.

Xiao Yulong’un yüzü domuz karaciğeri gibi kırmızı olmuştu. Bu olmasını beklediği şeyden tamamen farklıydı. Şimdi Xiao Che klandan atıldığından Xia Qingyue’nin klanla bir ilişkisi kalmamıştı. Eğer o belgeyi parçalamazsa klanın onu zorlamaya hakkı yoktu.

Xiao Lie’nin cansız gözlerinde aniden bir parlaklık gözüktü ve Xia Qingyue’ye olan bakışı son derecede nazik hale geldi. Xiao Klanının baskısına ve o kadar söze rağmen bunları söylemişti yani ilerde ne olursa olsun Xiao Che’yi bırakmayacağı söylenebilirdi. En azından o Xiao Che’nin son gururunu korumuştu.

Xia Qingyue’ye karşı her zaman kelimelerle anlatılamayacak bir düşmanlık besleyen Xiao Lingxi bile ona karşı içten bir minnettarlık hissetti.

Tüm bu zaman boyunca sessiz kalan Xia Hongyi yüzündeki çok memnun kalmış bir bakışla başını salladı.

Xiao Kuangyun’nin de yüz rengi solmuştu. Eğer Xia Qingyue evlilik belgesini parçalamazsa onu elde etmek çok daha zor olacaktı. Çünkü şuan arkasında eski moda, katı ve onun bile korktuğu onu denetleyen Xiao Tarikatının disiplin kurulunun yardımcı başkanı Xiao Moshan vardı. Onun burada olmasının ilk nedeni Xiao Kuangyun’yi korumak olsa da başka bir nedeni de Xiao Kuangyun’in Tarikatın adını kötüleyecek bir şeyler yapmasını önlemekti. Xiao Moshan onun istediği gibi flört etmesine bir şey demezdi ancak başkasının karısını çalmaya çalışmasına asla müsaade etmezdi. Her ne kadar Xiao Kuangyun tarikat liderinin öz oğlu olsa da o buna aldırış etmeden müdahale ederdi.

Ancak o yinede Xiao Tarikatının liderinin oğluydu nasıl Uçan Bulut Şehrinde ki bir tüccarın kızını elde edemezdi? Kaşlarını indirip zorlayıcı bir şekilde emretti. “Bu meseleyle ilgili kararı sen veremezsin! Bu evlilik Xiao Klanının itibarını etkiledi ve Xiao Klanı da tarikat kökenli olduğundan doğal olarak Xiao Tarikatının itibarını da etkiliyor. Kimsenin Tarikatımın itibarını lekelemesine izin vermem. Xiao Ba git ve belgeyi benim için yok et.”

“Peki genç efendi.”

Xiao Kuangyun inanılmaz bir nedenle kükrese de kimse onu yalanlayamadı. Xiao Moshan da bir şey yapmadı. Xiao Ba emre cevap verdikten sonra sahneden aşağı atlayıp Xia Qingyue’nin elindeki evlilik belgesine doğru koştu.

O sadece Xiao Tarikatının bir takipçisi olsa da Uçan Bulut Şehrinde ki kim onu durdurabilirdi? Herkes Xia Qingyue’nin elindeki belgenin kurtarılmasının imkansız olduğunu düşünürken aniden gökyüzünden gelen son derece soğuk bir rüzgarın eşliğinde beraber “Pır” sesi duyuldu.

Whoosh!!

Hareket eden Xiao Ba sahneye doğru geri uçmuş ve göze güzel gözükmeyen bir şekilde yere düşmüştü. Titreyerek yerde yatmaya devam etti ve kalkamadı. Eğer birisi yakından baksaydı tüm vücudunu çevreleyen ince bir buz tabakası olduğunu görürdü.

Olayların aniden değişmesi herkesin şaşkınlıkla haykırmasına neden oldu. Tüm bu zaman boyunca gözleri kapalı olan Xiao Moshan aniden gözlerini açıp gökyüzüne doğru baktı… O anda net ve soğuk bir ses yukarıdan duyuldu. “Xiao Tarikatı gittikçe daha çok yetenekli kişi alıyor sanırım. O kadar çok almış ki artık benim Asgard öğrencimin evlilik işlerine karışmaya başlamışsınız. Kim size bunu yapma hakkı verdi?”

Nadiren rastlanan beyaz bulutlu gökyüzünde aşağıdakilere soğuk gözlerle bakan tamamen beyazlara bütünmüş uçan bir kadın vardı. Son derecede kar beyazı teni, parlak kırmızı bir dudağı ve pürüzsüz güzel bir cildi vardı. Sanki ayda ki sarayda yaşayan perilerin soyundan gelen biri gibi eşsiz bir zarafeti ve saf bir kutsallığı vardı. Aynı zamanda o soğuk, gururlu, ve lekesiz bir kar nilüferini andırıyordu. (Ç.N: ayda ki saray Çin’de Chang’Er isimli birini anlatan halk masalıymış. Chang’Er kim derseniz google sorun arkasında ay olan bir kız var 😀 )

Yüz hatları açıkça belirli olmasına rağmen birisi onun gerçek yaşını zor tespit ederdi. Yirmili yaşlarda gözüküyordu ve daha sonra otuzlu yaşlarda ama genç gözüküyordu. Bir parça parlak ve yarı saydam buz kristali onun vücudunun etrafında uçuyordu. Kadın bütün yönleriyle güzel ve rüya gibi bir periye benziyordu.

Gökyüzünde ki güzel manzara herkesi hayrete düşürmüştü. Aniden kalabalığın arasından titreyen bir bağırma sesi duyuldu.

“Ka…. Kaynak Uçuş Tekniği. Bu Kaynak Uçuş Tekniği…”

Bu ses adeta bomba etkisi yaratmıştı herkesin ağızları sonuna kadar açıldı ve gözleri sanki yuvalarından dışarı fırlayacaktı. Herkesin ifadesinde ve gözlerinde devasa bir değişim vardı.

Bu doğruydu. Bu kadın gökyüzünde herhangi bir kaynak eşyası yada uçan yaratık olmadan duruyordu. Tamamen kendi gücünü kullanarak gökyüzünde uçuyordu. Ve Kaynak Uçuş Tekniğini öğrenip gökyüzünde uçanlar en az Gökyüzü Kaynak Alemine ulaşmış olmalıydı. (Ç.N: Alemler: Temel<Başlangıç<Gerçek<Ruhsal<Yeryüzü<Gökyüzü<İmparator<… Gerisini boş verin 😀 )

Gökyüzünde ki kadın efsanevi Gökyüzü Kaynak Alemindeydi.

“Donmuş Bulutun….Yedi Perisi!!” Xiao Moshan nefes alırken fısıldadı. Vücudu ve zihni sıkışıyor gibiydi ve gözlerinde derin bir korku gözüküyordu.

“Ne? Ne dedin?” Gökyüzünde ki kadını görünce kendinden geçen Xiao Kuangyun “Donmuş bulutun yedi perisi” lafını duyunca aniden kendine geldi. Bu 7 ünlü kadın Donmuş Bulut Asgardın bu kadar güçlü olmasının sebebiydi. Onlar babasının bile derin bir korkuyla baktığı kişilerdi. Söylentilere göre 7 peri arasında en düşük kaynak gücüne sahip olan Gökyüzü Kaynak Alemindeydi. Ve anlatılanlara göre en güçlüleri İmparator Kaynak Alemine giden yolu yarılamıştı.

Xiao Tarikatının pozisyonu her zaman bu 7 peri yüzünden Donmuş Bulut Asgard’ın altında olmuştu. 3 ardışık Mavi Rüzgar Sıralama Turnuvası sezonunda Xiao Tarikatı her zaman Donmuş Bulut Asgard’a kaybetti. (Ç.N: Mavi Rüzgar Sıralama Turnuvası ileride açıklanacak söylemiyorum o yüzden 😀 )

“Genç efendi o yedi peri arasında beşinci sırada olan Chu Yueli. Neden burada olduğunu bilmiyorum… ama ne olursa olsun onu kızdırmayın… Eğer benim gibi 10 kişi aynı anda saldırsa yine de onu yenemem.” Xiao Moshan yavaşça fısıldadı. O açıkça Xiao Kuangyun’un gerçekte nasıl bir zampara olduğunu biliyordu. Eğer sapık doğası yüzünden onu kızdırırsa bunun sonuçları hayal bile edilemezdi.

——————-ÇEVİRMEN NOTU———————

Geldi sonunda hoca. Devam edelim bölümlere de ne olacak bakalım.

Chu Yueli iyi mi yoksa kötü mü? Chu Yueli neler yapacak? Xiao Tarikatı ne yapacak? Xiao Che’ye ne oldu? Evlilik belgesine neler olacak? Merak mı ediyorsunuz? O zaman okuyun ve öğrenin..

Önceki Bölüm | Tanıtım | Sonraki Bölüm

Yorum Yap "ATG 31"