Tankların Tarihi Günceli

ATG 276 - "İBLİS" (1)

Eylül 14, 2016


ATG 276 - "İBLİS" (1)

 Herkes inanılmaz derecede hayrete düşmüş şekilde Yun Che'ye baktı. Herkes birisinin 1000 yılda bir bile gelmesi zor olan bir eşyayı isteyerek birine veren biri olacağına inanmakta zorluk çekiyordu. Eğer o açıkça İmparator Uyandırıcı Kalp Nilüferinin nasıl bir şey olduğunu bildiği bir durumun altındaysa o zaman bu cesurluk ve bu tür bir hassasiyet için onların göklerden daha büyük olduğu söylenebilirdi.

Chu Yueli, Yun Che'ye doğru hafifçe başıyla selam verdi. "Yun Che senin yaptığın bu iyiliği bizim Donmuş Bulut Asgard'ımız hatırlayacak. Bugünden itibaren sen bizim Donnum Bulut Asgard'ımızın en önemli arkadaşısın. Eğer bir şeye ihtiyacın olursa Donmuş Bulut Asgard'ımıza söylemekten çekinme."

"Bu aptal....sadece bir güzelliğin iyiliğini kazanmak için efsanevi İmparator Uyandırıcı Kalp Nilüferini hediye etti!! İmparator Uyandırıcı Kalp Nilüferi!!" Xiao Kuangyu dişlerini gıcırdatırken konuştu. Her ne kadar böyle söylese de Sıralama Turnuvasında birinciliği elde eden 17 yaşındaki Yun Che'nin ne olursa olsun bir aptal olmadığı konusunda son derece netti.

Onlar sadece İmparator Uyandırıcı Kalp Nilüferi bulacak kadar şanslı olan iki kişiyi görmüşlerdi ama bulduklarında başlarına gelen ölümcül felaketi bilmiyorlardı.

Chu Yueli'nin söylediği şey kimsenin beklentisinin dışında değildi. Eğer Yun Che isteyerek onlara İmparator Uyandırıcı Kalp Nilüferini verseydi hangi tarikat olursa olsun ona ataları gibi davranırdı. Bu iyilik gerçekten çok büyüktü. O sadece Donmuş Bulut Asgard'ın kuruluşundan beri gelen en seçkin öğrencisini kurtarmamıştı ayrıca Donmuş Bulut Asgard'ın seviyesini de büyük ölçüde arttırmıştı.

Yun Che orijinalde DOnmuş Bulut Asgard'ın iyiliği ile ilgilenmiyordu ama Chu Yueli bu sözleri söylediğinde kalbi hareketlendi ve konuştu. "Peri Chu çok nazik. Benim ve Qingyue arasındaki dostluk ile bu çok fazla bir şey değil...Ama erm, herhangi bir şey isteyebilir miyim?"

Bu sözleri söylediğinde bakışları Chu Yuechan'a kaydı. Onun bakışlarını hissettiğinde Chu Yuechan tamamen soğukluk dolu yüzünü yana çevirdi.

Chu Yueli'nin kirpikleri usulca dalgalandı ve bir zarafet ile birlikte basitçe cevap verdi. "Senin bizim Donmuş Bulut Asgard'ımıza yaptığın bu büyük iyiliği geri ödememiz çok zor. Eğer herhangi bir isteğin varsa gerçekleştirebileceğimiz ve Donmuş Bulut Asgard ilkelerini ihlal etmediği sürece biz kesinlikle reddetmeyeceğiz."

"Tamam." Yun Che başıyla onayladı. Hal böyleyken onun artık Donmuş Bulut Asgard'a karşı mütevazi olmasına gerek kalmamıştı. "Asil Asgard'ın bu sözlerini hatırlayacağını umarım. Eğer bu küçüğün gelecekte herhangi bir isteği olursa istemek için kendini tutmayacak."

"Bizim Donmuş Bulut Asgard'ımız bu sözünden asla caymayacak. Bu senin Qingyue'ye bahşettiğin büyük iyilik için yapacağımız doğru bir şey." Chu Yueli konuştuktan sonra bakışlarını yandaki son derece çirkin bir bakışı olan Fen Moli'ye kaydırdı. O anda gözleri buz kristalleri gibi soğuktu. "Fen Moli!! Senin Yanan Cennet Klanın ile bizim Donmuş Bulut Asgard'ımız arasında ne bir sorun ne de bir kin vardı yine de sen klanının Ulu Büyüğü statüsü ile bizim öğrencimize ölümcül bir saldırı ile saldırmaya cüret etme küstahlığını gösterdin! Eğer Qingyue böyle ilahi bir şansa sahip olmasaydı o zaman senin elinde ölecekti! Sen senin Yanan Cennet Klanının bizim Donmuş Bulut Asgard'ımızın can düşmanı olmasını mı istiyorsun!?"

Fen Moli patlayıcı öfkesinin içinde olduğu saldırısında gücünün yaklaşık %70ini kullanmıştı. Xia Qingyue'ye gelince o karşı saldırıda gücünün en az %90ını kullanmıştı. Bu saldırı değiş tokuşunda Fen Moli'de oluşan iç yaralar son derece ağırdı. Eğer tereddütsüz kaynak gücü bunu bastırmıyor olsaydı çoktan bayılacaktı. Tüm yüzünde öfke varken ağız dolusu hava aldı ve Yun Che'yi göstererek konuştu. "Bu....bu yabani!! O klanımızın.... İkinci Genç Efendisini öldürdü!!"

Havada çırpışan son 2 ışığın ardından Cennet Havzası Gizli Bölgesi kapandı. Ama iki kişi dışarı çıkmadı onlar Fen Juebi ve Mu Tianbei idi.

"Ben sizin klanınızın İkinci Genç Efendisini öldürdüm?" Yun Che'nin ağzının köşesi eğildi. Sanki eğlenceli bir şaka duymuş gibi küçümseyen bir ifadeyle baktı. "Büyük Fen hangi gözle benim sizin klanınızın İkinci Genç Efendisini öldürdüğümü gördünüz? Hmph, gerçekte Cennet Havzası Gizli Bölgesinde benim kaynak gücümün tam olarak geri gelmemesinden faydalanmak için komplo kuranlar sizin klanınızdan Fen Juecheng ve Fen Juebi idi. Sadece buda değil onlar bu olaya Cennetsel Mızrak Gök Gürültüsü Ateşi Kalesinden Mu Tianbei'yi dahil etmeye tereddüt etmediler! Eğer Peri Xia'nın kurtarması olmasaydı ben Cennet Havzası Gizli Bölgesinde sizin klanınızın iki aşağılık üyesinin elinde çoktan ölmüş olacaktım."

"Ne?" Qin Wushang'in ifadesi değişerek öfkelendi.

"Saçmalık!!" Fen Moli kızgınlıkla cevap verdi. "Bizim büyük Yanan Cennet Klanımız neden senin gibi bir isimsiz küçüğü hedef alsın! Kötü niyete sahip olanın ve bizim İkinci Genç Efendimize komplo kuranın sen olduğu açık!!"

(Ç.N: İnsan az utanır be kardeş :D )

Onun söylediği "isimsiz küçük" sözü herkesi gizlice kendilerine güldürttü. Sıralama Turnuvasından önce Yun Che gerçekten isimsiz bir küçüktü. Ama şuan onun genel gücü ve ünü Yanan Cennet Klanının genç nesili arasındaki her bir üyeyi aşmıştı. Eğer Yun Che'ye isimsiz küçük denilirse o zaman bunun anlamı Yanan Cennet Klanının öğrencileri isimsiz küçük olarak çağırılmaya bile layık değil demek olmayacak mıydı?"

"Hahahaha!” Yun Che çılgınca güldü. "Sizin Yanan Cennet Klanınızın aşağılıkları, utanmazlığı, gerçekleri çarpıtması ve suçluyken kurbanı suçlama becerisi gerçekten gözlerimi açtı. Fen Juebi gerçekten öldü ama o açıkça Mu Tianbei'nin elleri tarafından öldürüldü! O zaman Xia Qingyue ve sizin Genç Klan Efendinizde oradaydı. Ayrıca ben sizin Genç Klan Efendinizden senin Fen Juebi'nin bedenine bir tür özel ruh damgası yerleştirdiğini de duydum. Eğer o öldürüldüyse o zaman sen onu kimin öldürdüğünü hemen bileceksin. Yanan Cennet Klanının bin yıllık onuru üzerine Fen Juebi'yi öldürenin gerçekten ben olduğuma yemin eder misin?"

"Sen...." Fen Moli'nin yüzü morarırken ne diyeceğini bilemedi. Onun tepkisi herkesin gerçeği açıkça anlamasına izin vermişti. Onlar bu gibi damgalara yabancı değillerdi. Fen Moli'nin tepkisinden Fen Juebi'yi öldürenin gerçekten Yun Che olmadığı anlaşılıyordu. Bundan dolayı Yanan Cennet Klanının bu suçu Yun Che'nin kafasına yönlendirdiği açıktı. Yun Che'nin söylediği diğer şeylere gelince onlarda doğru olmalıydı.

Chu Yueli'nin hilal kaşları hafifçe sorarken gerginleşti. "Qingyue sen gerçekten orada mıydın? Tam olarak ne oldu?"

Xia Qİngyue sakince cevapladı. "Ustama bildiriyorum. O zaman öğrenciniz gerçekten yakınlardaydı ve Yanan Cennet Klanının Genç Efendisinin Prenses Cang Yue nedeniyle Bay Yun'a içerlendiğini duydu. O Cennet Havzası Gizli Bölgesine girdikten sonra Fen Juebi ile birlikte sürekli olarak Bay Yun'un peşine takıldılar. Ayrıca onlar beraberlerinde Bay Yun'uun ölmesini isteyen Cennetsel Mızrak Gök Gürültüsü Kalesinin Kale Efendisi Mu'yu da getirmişlerdi. Ama onlar harekete geçtiklerinde Kale Efendisi Mu kazara Fen Juebi'yi öldürdü. Karlı ve buzlu havanın gizlemesinin yardımı ile bu öğrenci Bay Yun'u aldı ve bu hayati risk içeren durumdan kaçmasına yardım etti. Büyük Fen'in Fen Juebi'nin Bay Yun'un elinden öldüğü sözü....tamamen yanlıştır."

Xia Qİngyue tamamen doğruyu söyledi ama onun anlatımı son derece ustaca yapılmıştı. Mu Tianbei gerçekten kazara Fen Juebi'yi öldürmüştü ama bu "kaza"yı hazırlayan Yun Che idi.

Xia Qingyue karın içindeki bir peri gibiydi. Onun kıyaslanamayacak kadar güzel cildi ve sıra dışı mizacı ile birisinin onun sözlerinden şüphe etmesi imkansızdı. O konuştuktan sonra hemen çevrede bir ıslıkla protesto etme sesi yankılandı.  Her türlü aşağılayıcı bakış Yanan Cennet Klanının 6 üyesine bakıyor ve onlara baskı yapıyordu. Onlar son zamanlarda sıralama turnuvasında ezici bir yenilgi almıştı ardından Donmuş Bulut Asgard'ı kızdırmışlardı ve şimdide herkes tarafından aşağılanmışlardı. Eğer bu dışarı yayılırsa kesinlikle Yanan Cennet Klanının prestijini çok olumsuz yönde etkileyecekti.

Fen Juecheng'in ifadesi sürekli değişti. Sonunda dişlerini sıktı ve tamamen rahatsızlık ile konuştu. "Yun Che! Sen benim ikinci kardeşimin nasıl öldüğünün farkındasın! Bu kini bizim Yanan Cennet Klanımız sana kanınla ödettirecek!"

(Ç.N: Kapımız açık kardeş :D )

Yun Che soğukça güldü. Tam karşı saldırı yapacakken aniden bir alçak ses geldi. "Yeter!!"

Ling Kun soğukluk dolu bakışları ile kalabalığı süpürdü. Onun bakışları kıyaslanamayacak kadar ağır bir baskı içeriyordu. Süpürülen kişiler anında nefes almayı kesti. O kayıtsızlık ile konuştu. "Birbirinizle aranızdaki sorunları yada kinleri çözmek için Cennetsel Kılıç Villasından ayrılana kadar bekleyin. Nasıl çözeceğiniz kimseyi ilgilendirmiyor. Cennetsel Kılıç Villası bunları halledebileceğiniz bir şey değil. Ben kimin kimi öldürdüğüyle yada kimin kimi öldürmek istediğiyle ilgilenmiyorum. Demin olan şeyler için hiç olmamış gibi davranacağım. Villaya döndüğümüzde birisi harekete geçerse yada eski sorunları dile getirmeyi sürdürürse kaba olduğum için beni suçlamayın!"

Ling Kun'un sözlerinin getirdiği eşsiz kudret herkesin ağzını kapattı. Yanan Cennet Klanı tarafına gelince onlarda bir rahatlama nefesi aldı. Ling Kun, Ling Yuefeng'e konuştu. "Yuefeng ben burada yeterince uzun süre kaldım. Yarın ayrılmak zorundayım bu yüzden İblis Mühürleme Ritüeli şimdi başla başlamalı."

(Ç.N: Nerdeyse 70 Bölüm önce söylenen şeye geldik :D )

Ling Yuefeng başıyla onayladı. "Her şey Büyük Ling'in planladığı gibi olacak." Konuştuktan sonra kalabalığa döndü. "Herkes Büyük Ling'in dediğini duydu. Siz kısa süre önce Cennet Havzası Gizli Bölgesinden çıktınız ve kaynak enerjinizin çoğunu harcadınız üstelik aranızda yaralılar da var. Ama bu İblis Mühürleme Ritüelinin halka açık yapılacağı ilk sefer. Bu 'İblis' aynı zamanda muazzam bir sır için kullanılır. Bu 'İblisi' ve Mühürleme Ritüelini bizzat görmek son derece nadir ve değerli bir deneyimdir. Ben herkesin beni ve Büyük Ling'i Kılıç Yönetim Terasına kadar takip etmesini istiyorum. Eğer gelmek istemezseniz dinlenmek için kendi avlularınıza gidebilirsiniz. Her şey size kalmış."

Cennetsel Kılıç Villasının Kılıç Yönetim Terasının altında mühürlü gizemli bir 'İblis' vardı. Çeşitli tarikatların hepsi bu 'İblis' hakkındaki konuyu duymuştu ve onu başından beri merak ediyorlardı. Onların bu tür bir fırsatı kaçırmak istememeleri sadece doğaldı. Sonuç olarak herkes Ling Kun ve Ling Yuefeng'i takip etti ve Kılıç Yönetim Terasına gitti.

Ama herkes ilgilenmiyordu.

“Qingyue.” Chu Yuechan, Xia Qingyue'yi durdurdu. "Bu sözde İblis ile ilgileniyor musun?"

Buzlu ay gibi Chu Yuechan'ı görünce Xia Qingyue onun neden kendisini durdurduğunu hemen anlamıştı. Biraz kafasını salladı ve konuştu. "Bu öğrencinin gerçekten o kadar ilgisi yok."

"Bu durumda beni takip et. Senin kaynak gücünün artış mesafesi çok büyük. Bu kolayca senin kaynak gücünün kararsız hale gelmesine ve kaynak damarlarının zarar görmesine neden olabilir. Mümkün olan en kısa sürede onun stabilize edilmesi gerek." Konuştuktan sonra Chu Yuechan havaya yükseldi ve avlularının yönüne doğru uçtu.

"Peki Kıdemli Usta." Xia Qingyue, Chu Yueli'yi haberdar etti ardından Chu Yuechan'ı takip etti.

10 büyük tarikatın üyeleri hızlıca Cennetsel Kılıç Villasına döndü ve Kılıç Yönetim Terasına doğru yöneldiler. Mavi Rüzgar İmparatorluk Ailesindeki 4 kişinin toplantısı hiç şüphesiz dikkat çekiciydi. Önde Qin Wushang ilerliyordu hemen arkasında da Yun Che, Xia Yuanba ve Cang Yue onu takip ediyordu. Yun Che and Cang Yue yolda sürekli fısıldaştılar ve Xia Yuanba ellerini bir beklenti içinde birbirlerine sürterken gözleri sürekli parladı. Onun bu 'İblisi' görmeyi dört gözle beklediği açıktı.

"Fen Juecheng ve onlar gerçekten seni öldürmek istedi mi?" Cang Yue kaşlarını gerginleştirdi ve öfkesini zaptederken sordu.

"Mn. Ama merak etme sadece Fen Juecheng bana artık herhangi bir tehdit oluşturmuyor." Yun Che gizlice iç çekti. "Kıdemli Kız Kardeş ben muhtemelen artık seninle birlikte Mavi Rüzgar Kaynak Sarayına dönemeyebilirim. Yanan Cennet Klanı Villadan çıktığımızda kesinlikle hamlesini yapacak. Benim onların dikkatlerinden çıkmam ve tek başıma ayrılmam gerek. Onlar kesinlikle sana, Yuanba'ya ve Saray Şefi Qin'e bir şey yapmayacaklar. Onlar kesinlikle benim peşime düşecek ve ben uzun bir süre Mavi Bulut Kaynak Sarayına dönemeyeceğim ama merak etme Kıdemli Kız Kardeş insanların benim peşime düşmesi gibi şeylerden ben asla korkmam. Eğer birisi beni takip ederse bu beni daha güçlü olmaya zorlayacak."

Yun Che'nin sözleri onun kalbini sıkıştırdı....Ama Yanan Cennet Klanı Fen Juebi'nin ölümünün Yun Che yüzünden olduğuna sıkıca inanıyordu. İkinci Genç Efendilerinin ölümü kaçınılmaz olarak tüm Yanan Cennet Klanının gök yüzünü kaplayan öfkesini çağıracaktı. Sonuç tam olarak bitmek tükenmek bilmeyen bir kan avı olacaktı...

Bu Mavi Rüzgar İmparatorluk Ailesinin her zaman derinden korktuğu 4 Büyük Tarikattan birinin suikastıydı!!

Her ne kadar o bu sözleri en rahat ses tonuyla söylese de Cang Yue'nin nefes alışının bir an için durduğunu hissetmişti. Onun cildi biraz solmuştu ve iki küçük eli sıkıca Yun Che'yi kavramıştı. Yun Che hemen onu teselli etti. "Kıdemli Kız Kardeş gerçekten endişelenmene gerek yok. Unutma ben aynı zamanda Donmuş Bulut Asgard'ın korumasına sahibim. İşler kötüleşirse gizlenmek için Donmuş Bulut Asgard'a gideceğim."

--------ÇEVİRMEN NOTU-------

Beklediğim yer geldi sonunda :D İblis olayı çok şekil olmuş adam iyi yapmış olayı bence :D İblis falan şekil mühürleme olayı şekil. Tabi böyle olmayada bilir bunların hepsi sizi meraklandırmak içinde olabilir :D Devam bakalım...


Yun Che ne yapacak? İblis nasıl bir şey? Mühürleme Ritüeli nasıl yapılıyor? İblis gerçekten iblis mi? Jasmine iblis'in ne olduğunu biliyor mu? Merak mı ediyorsunuz? O zaman sonraki bölüme tıklayın ve öğrenin :D

Yorum Yap "ATG 276 - "İBLİS" (1)"