Otto Von Bismark Günceli

ATG 273 - ANİ GERÇEK

Eylül 14, 2016


ATG 273 - ANİ GERÇEK

"Hayali Bölge....değil mi?" Her ne kadar bunlar Jasmine'nin sözleri olsa da Yun Che yine de kafasını salladı. "Bu imkansız! Ben oranın gerçek dünya olamayacağına eminim. O sadece bir hayali bölge."

Jasmine hafifçe konuştu. "Her ne kadar ben senin neden o dünyanın bir hayali gölge olduğuna emin olduğunu bilmesem de ben onun gerçek olduğuna daha çok eminim. Bir dünyanın gerçek olup olmadığına kadar vermekte ben senden çok daha fazla nitelikliyim! Senin şuan ki gücünle de sen onun bir hayali bölge olup olmadığını belirlemek için kesinlikle nitelikli değilsin."

Yun Che: “…”

O kesinlikle hayali bölgeleri belirlemekten acizdi...Anka Kuşunun ve Ejderha Tanrısının test alanlarında bile onların aşırı derecede tehlikeli olmasının dışında gerçek dünyadan farklı olmadıklarını hissetmişti. Eğer oraya test sırasında girmek yerine başka koşulların altında girseydi kesinlikle oranın bir hayali bölge olduğuna inanmazdı."

Ama Jasmine aynı değildi. O Yun Che'nin kavramasının kesinlikle hiçbir yolu olmadığı bir alemdeydi. Onun elemental yasalardaki anlayışı ve uzaysal yasalardaki anlayışıyla kavraması Yun Che'nin ulaşması mümkün olmayacağı bir yükseklikteydi. O Cennet Havzası Gizli Bölgesine girdiğinde Jasmine hemen Gizli Bölgeye girdiklerini ve buranın aslında bu düzlemin insanları tarafından yapılmadığını söylemişti....Sonunda Kötülük Tanrısının ruhunun onayı ile oranın gerçekten bu düzlenin insanları tarafından yapılmadığını ve gerçekte Kötülük Tanrısı'nın gücü tarafından yapıldığını öğrenmişti.

"Demin Masmavi Gökyüzü Kıtası olduğuna inandığın yer elemental yasalara, doğa kanunlarına ve düzen yasalarına tamamen ve eksiksiz olarak sahipti. Bu yasalar bir Hayali bölgede anında oluşturulması kesinlikle imkansız olan temel yasalardır! Ayrıca yasaların bütünlüğünden orası birkaç milyar yıldır var olan bir yer!! Onun bir hayali bölge olması kesinlikle imkansız...Gerçek Tanrılar hala var olsalardı bile birkaç milyar yıldır var olan bir kıtadan daha istikrarlı ve tam yasalara sahip olan bir hayali bölge yaratmaları yine de imkansız olurdu!!"

Yun Che: “!!!!”

"Bırak Kötülük Tanrısının ruhunun parçasını.....Kötülük Tanrısının kendisinin bile bunu yapması kesinlikle imkansız! Senin konuştuğun ruh parçası zaten son derece zayıftı. Son gücünü bir gidiş-geliş ışınlanması tamamlamak için kullanabilmesi zaten onun mutlak sınırıydı! Bir hayali bölge yapması kesinlikle imkansız! En basit ruhsal bir bölge yapması bile mümkün değil!"

Jasmine'nin sözleri birbiri ardında Yun Che'nin beyninde birer şok edici yıldırım darbeleri gibi patladı. Beyini tamamen kaos haline girdi ve sanki cennetten büyük bir dalgaya çarpmış gibiydi....

Hayali bölge....değil miydi?

O gerçek....dünya mıydı? Gerçekten var olan bir dünya? Onun aşina olduğu Masmavi Bulut Kıtası?

O zaman Su Ling'er ve .....

Hayır! İmkansız! Ling’er çoktan öldü. O benim kollarımda öldü ve ben onu bizzat gömdüm. O nasıl gerçek Ling’er olabilir....ayrıca onlar gerçekten Masmavi Bulut Kıtasında olsalardı o zaman hiç olmamalıydı....

(Ç.N: O zaman dediği Ling'er'in öldüğü vakit büyük ihtimal.)

"Dahası da var...." Jasmine'nin sözleri devam etti. "Masmavi Bulut Kıtası sadece gerçekten var olan bir yer değil üstelik orasıyla Gökyüzü Kaynak Kıtası arasındaki mesafe de çok fazla olmamalı çünkü oradaki elemental yasalar, doğa kanunları ve düzen yasaları Gökyüzü Kaynak Kıtasındakiler ile çok fazla benzerliğe sahip. O ve Gökyüzü Kaynak Kıtası aslında aynı düzlemde olabilir. Sadece...."

(Ç.N: Neler oluyor lan diyen oldu biliyorum :D Okuyun ani gerçek ne bakalım :D )

Jasmine bir süre durdu. Sesinde biraz şüphe vardı. "Masmavi Gökyüzü Kıtasının temel yasaları Gökyüzü Kaynak Kıtası ile aynı ama en fazla benzerlik göstermesi gereken zamansal kanunları biraz farklı....Hmph! Her ne kadar bu düşük seviyeli düzlemler için zaman kanunlarına müdahale etmek temelde imkansız olsa da benim algımın yanlış olması mümkün değil! Belki de Masmavi Bulut Kıtasının zamansal kanunları ile oynanmıştır yada Gökyüzü Kaynak Kıtasının zamansal kanunları ile oynanmıştır veya ikisi ile de oynanmıştır!"

Jasmine'nin sözleri tekrar ve tekrar Yun Che'nin orijinalde düzensiz ve sabırsız olan kafasının içinde süzülerek onu daha kaotik hale getirmişti...O anda aniden kafasını sanki beynine bir yıldırım çarpmış gibi kaldırdı...

O aniden Anka Kuşunun test alanında Anka'nın Ruhunun ona söylediği çok garip bir şeyi hatırladı.

"Görünüşe göre Ling’er dediğin kız senin için çok önemli olmalı. Ve ayrıca onun yüzünden içsel benliğin büyük bir pişmanlığa sahip. Ancak bu pişmanlığı ruhunun derinliklerine bastırman gerekmez. Sen bir Cennetsel Kaynak Hazinesi nedeniyle reenkarnasyon döngüsünü geçtin ve bu olay bu dünyanın karmasında değişiklik yaptı. Kelebek etkisinin altında zaman, boyut ve düzlemlerde değişecek. Senin pişmanlığın ve borcun, onları telafi etmek için şansını kaybetmemiş olabilirsin."

“…”

“…”

Cennetsel Kaynak Hazinesi…

Reenkarnasyon döngüsünü geçmek…

Kelebek etkisi…

Karmada değişiklik…

Zamana müdahale…

Bu sözlerle Yun Che'nin beynindeki taşkınlık sonunda yavaşladı. Onun akıl almaz yeniden doğuşu ile, Jasmine'nin sözleri ile, "hayali bölge" içindeki Masmavi Bulut Kıtasındaki Su Ling’er ile....Herşey yavaşça anlam kazanmaya başladı.

Reenkarnasyon döngüsünü geçip....Masmavi Bulut Kıtasında öldükten sonra Gökyüzü Kaynak Kıtasında bir ölü bedenin içinde uyandı...

Bu tam olarak reenkarnasyon döngüsünü geçmek değildi....Bir kişinin ölümünden sonra anıları ve hayatı yepyeni bir hayatta reenkarne olmadan önce sürüklenmiş olmalıydı. Ama o önceki reenkarnasyonlarının anılarını muhafaza ediyordu...

Eğer olduğu Masmavi Bulut Kıtası bir hayali bölge değilse o zaman Su Ling'er de bir yanılsama değildi.....O zaman karma ve zaman....tam olarak değişmemiş miydi....

Onun "reenkarnasyon döngüsünü geçmesi" bir gerçekti çünkü bu onun en hakiki ve garip deneyimiydi o zaman....o zaman....Masmavi Bulut Kıtasının zamanına müdahale olduğunda Su Ling'er'in varlığı da....gerçek miydi?

Ama Jasmine bile zamana müdahale etmenin temelde imkansız olduğunu söylemişti....Ayrıca bedeninde "reenkarnasyon döngüsünü geçme" olayını sağlayabilecek bir Cennetsel Kaynak Hazinesi de yoktu. Bedenindeki tek Cennetsel Kaynak Hazinesi Gökyüzü Zehir Sedefiydi ve onun güçleri de zehir, ilaç, arıtma, saklama ve bir şeyleri bulmaya yoğunlaşmıştı ve onların "reenkarnasyon" ile hiç ilgileri yoktu. Gökyüzü Zehir Sedefinden başka Cennetsel Kaynak Hazinesine sahip değildi. Eğer bilmediği halde sahip olsaydı bile nasıl Jasmine bunu hissedemezdi?

“Jasmine…” Yun Che derin bir nefes aldı ve hızlıca sordu. "Cennetsel Kaynak Hazinelerinin içinde....reenkarnasyon döngüsünden geçmeni ve karma ile oynamanı sağlayabilecek bir şey var mı?"

"...Ben demin zamansal kanunlar ile oynamanın temelde imkansız olduğunu söyledim kesinlikle imkansız olduğunu söylemedim çünkü Cennetsel Kaynak Hazinelerinin arasında zaman akışını ters çevirebilen cennete karşı koyabilen bir eşya var. O tam olarak 7 Cennetsel Kaynak Hazinesinin 7.si olan '"Samsara'nın Aynası'". Samsara'nın Aynasının gücü tam olarak '"sebep-sonuç ve transmigrasyon ile oynamak'"!! Gerçek Tanrıların eksiksiz imhasından sonra zamanı ve boyutları kurcalayacak başka bir güç kalmadı. Zamanla oynayabilen Samsara'nın Aynasından başka Cennetsel Kaynak Hazinelerinden 6. sırada olan boyut ile oynayabilen '"Dünya İğnesi"' var."

(Ç.N: Bendede Cennetsel Kaynak Hazinelerin 8.si Useless'ın parmağı var. ATG atıyor  :D )

"Masmavi Bulut Kıtasındaki zamansal kanunların anormallikleri beni tam olarak birisinin Samsara'nın Aynasını kullanma olasılığını düşündürttü...Bu son derece ilginç bir keşif olur sonuçta bu en azından Samsara'nın Aynasının bir kez Masmavi Bulut Kıtasında ortaya çıktığını gösterir! Eğer 'O insanlar' bu gerçeği bilseydi belki de korkunç bir katliam dalgası bu düzlemi süpürürdü."

Samsara'nın Aynası....Ayna mı?

Yun Che'nin kalbi aniden küt küt attı ve bilinçsizce her zaman giydiği kolyeyi tuttu.

Olabilir mi...

"Jasmine..." Yun Che sakince konuştu. "Eğer Samsara'nın Aynası gerçekte ortaya çıkarsa sen gücünle onun varlığını muhtemelen hissedebilirsin değil mi?"

"Hayır." Jasmine inkar etti. "Cennetsel Kaynak Hazineleri arasında en fazla cennete karşı koyabilecek yeteneklere sahip olan Samsara'nın Aynasıdır ama onun son sırada olmasının nedeni her aktive edildiğinde 20 yıllık bir süre uykuya dalması gerektiği. Bu 20 yıl içinde gücünün tek bir parçasına bile sahip olmuyor ve en sıradan aynalar ile tamamen aynı oluyor."

“…”

Yun Che'nin kalp atış hızı hızlandı. Sıkıca kolyesini tuttu...Mavi Rüzgar İmparatorluğundaki anılarında o küçüklüğünden beri bir kolye takıyordu ve asla çıkarmamıştı. Benzer bir şekilde Masmavi Bulut Kıtasında o her zaman bir kolye takıyordu. İki farklı kıtada ve iki farklı hayatta o her zaman onunla birlikte bir kolye takıyordu...

Kolyeyi açtıktan sonra içinde küçük bir ayna vardı....O daha sıradan gözükemeyecek küçük bir aynaydı.

Ama Xiao Lie'ye göre onun ailesi "Cennetsel Kaynak Hazinesi" denilen bir eşya yüzünden kovalanıp öldürülmüştü!

Bu aslında.....Cennetsel Kaynak Hazinelerinden biri olan....Samsara'nın Aynası olabilir miydi?

Eğer bu gerçekten Samsara'nın Aynası ise o zaman bu tam olarak Gökyüzü Kaynak Kıtasından Masmavi Bulut Kıtasına gittiğini ve Masmavi Bulut Kıtasından anılarının ve hayatının transferinin hiçbir sınırlanma olmadan Gökyüzü Kaynak Kıtasına geri döndüğü dönemi açıklıyordu! Tüm sorulara karşılık bir açıklama olabiliyordu...

Eğer bu gerçekten Samsara'nın Aynasından bir müdahale ise o zaman....o zaman.....Onun gittiği Masmavi Bulut Kıtasındaki....bizzat kucakladığı Su Ling’er.....

O da gerçekti!!!!

Masmavi Bulut Kıtasındaki hayatında reenkarnasyonda ki bozulma, zamanda ve boyuttaki bozulma....her şey gerçekti!!

Su Ling’er....hala bu dünyada!! Hala aşina olduğu ve büyüdüğü Masmavi Bulut Kıtasında!!

O zaman ustası....zamanın akışının ters dönmesiyle hala hayatta olabilir! Sonuçta Su Ling’er 10 yaşındayken o 12 yaşındaydı. O zaman o hala ustasıyla dünyayı geziyordu!!

"O Ling’er idi....O Ling’er idi...O gerçekte Ling’er idi....O ölmedi....o gerçekten Ling’er..."

Bu ani gerçekler Yun Che'nin beyninde patladı. Vücudundaki tüm kan pratik olarak kaynamaya başladı. Ellerine baktı ve şiddetle her yeri titredi...O her zaman açıkça gördüğü ve yakından sarıldığı Ling’er'in Kötülük Tanrısının yarattığı bir illüzyondan başka bir şey olmadığını düşünmüştü. Jasmine'nin sözleri Anka'nın ruhunun sözleri ile birleştiğinde bu onun sabah zillerini duymasını sağlamıştı. Onun Ling’er'i onun yanında onun gözlerinin önündeydi. O ona bir illüzyon gibi davranmıştı ve ardından bu şekilde ayrılmıştı...

Yun Che boğazının dibinden homurdandı ardından uzandı ve şiddetle kafasını dövdü. O zaman zaman sevinçten deliriyordu ve zaman zamanda sinir krizi geçiriyordu...Deli gibi aşık olduğu Ling’er hala hayattaydı. Öfkesi ve üzüntüsünün içinde ona bir illüzyon gibi davrandı ve geri getirmedi...

Yun Che'nin garip davranışları sonunda Jasmine'nin anlamaya başlamasını sağlamıştı. Onun elinde tuttuğu kolyeyi görünce aniden konuştu. "Yani bu şekilde oldu. O kıtaya gittiğine ve o küçük kızı gördüğünde duygularının kontrolden çıkmasına şaşmamalı...Ayrıca Gökyüzü Zehir Sedefinin senin bedeninle kaynaşması da şaşmamalı...."

"Samsara'nın Aynasının gücünü aktive edenin.....sen olduğunu söyleme!?"

---------ÇEVİRMEN NOTU--------

Amma terim vardı la bu bölümde yordu beni :( Samsara'nın Aynası çok şekil 20 yılda beklemese daha şekil olurdu :D Ama en şekili 1 numara :D Devam bakalım :D :D :D


Jasmine neler diyecek? Yun Che şimdi ne yapacak? Ne zaman Cennet Havzasından çıkacaklar? Çıkınca neler olacak? Merak mı ediyorsunuz? O zaman sonraki bölüme tıklayın ve öğrenin :D

Yorum Yap "ATG 273 - ANİ GERÇEK"