Tankların Tarihi Günceli

ATG 265 - KARŞILIKLI DÜŞMANLIK

Eylül 14, 2016


ATG 265 - KARŞILIKLI DÜŞMANLIK

“Ling’er.” onun hassas küçük yüzünü gördüğünce Yun Che neşeyle ve sıcaklıkla doldu. Bu neşeli duygu onun ruhunun derinliklerini vuran hiçbir şeyin yerini dolduramayacağı bir şeydi. Sadece Ling'er'e bakarak hayatının zaten mükemmel olduğunu hissediyordu.

O Su Ling’er'in onu gördüğünde tam olarak aynı duygusal değişime sahip olduğunu bilmiyordu. Yun Che'nin böyle olmasının nedeni Su Ling’er'in ve kendisinin geçmiş hayatında bağlı olmalarıydı. Su Ling’er ile ilgili olduğu sürece en basit bir şey bile onu mutlu ediyordu. Su Ling’er konuştu. "Heh, Büyük Kardeş Yun Che babam sana akşam üstü klana bir sürü insanın geleceğini ve bazı kötü şeylerin olacağını bu yüzden sıkıca odanın kapısını kapatman gerektiğini ve herhangi bir sebepten dolayı ayrılmamanı söylememi istedi."

“Oh?“ Yun Che'nin kaşları biraz hareket etti. Ardından başıyla onayladı ve hafif bir gülümseme ile cevap verdi. "Tamam anladım."

"Mm! O zaman....Büyük Kardeş Yun Che ben şimdi gidiyorum. Sen ve güzel ablanın iyice dinlenmesi gerek." Su Ling’er sevinçten ışık saçarken konuştu. Ardından geriye hafif bir adım attı ama hemen ayrılmadı. Bir çift sıvı elmas göz Yun Che'nin üzerine yapıştı ve ayrılmaya dayanamayan bir ifadesi vardı.

"Ah? Neden bu kadar erken gitmen gerekiyor? Ben hala Su Ling’er ile biraz konuşmak istiyordum."

Su Ling’er surat astı ve konuştu. "Babam sizin uzun bir yoldan gelmiş geldiğinizi ve mutlaka yorulmuş olduğunuzu söyledi. Buna ek olarak güzel abla da hasta ve iyice dinlenmesi gerek bu yüzden o bana bu bilgiyi sana verir vermez gitmemi söyledi böylece sizi rahatsız etmeyeceğim....Büyük Kardeş Yun Che güzel abla uyandığında benimle oynayabilir misin? Oh birde....Büyük Kardeş Yun Che çok uzak bir yerden geldiği için ben Büyük Kardeş Yun Che'den o çok uzak yer hakkında hikayeler dinlemek istiyorum."

Su Ling’er hala saf ve kaygısız bir şekilde gülüyordu. Bu, Yun Che sanki bir rüyadaymış gibi hissetti ve bu abartılı sevinç başının dönmesini sağladı. Nazikçe gülümseyip yavaş ve dikkatli bir şekilde başıyla onayladı. "Tamam! Zamanı geldiğinde ben kesinlikle senle oynayacağım ve Su Ling’er'e bir sürü hikaye anlatacağım... Anlaştık!"

“Mn! Hehe…” Su Ling’er başını eğdi ve serbest kalan bir sarı asma kuşu gibi mutluca kaçtı.

Yun Che kapıyı kapadıktan sonra ifadesi hızlıca sertleşti.

Akşam bir grup insan mı gelecek? Ne tür kötü şeyler olacak? Yoksa....

Yatağın üstünde Xia Qingyue'nin gözleri hafifçe kapalıydı ve meditasyon durumundaydı. Sakin bir şekilde İmparator Uyandırıcı Kalp Hapının gücünü emiyor ve ona rehberlik ediyordu. Sadece 5 duyusu gerçekten tamamen mühürlü değildi. Yun Che ve Su Ling arasındaki tüm konuşmayı duymuştu.

Onların buradaki zaman sınırı sadece 24 saatti. O doğal olarak her saniyesini Ling’er ile geçiremezdi ama şuanda Xia Qİngyue'nin onun yanında onu koruyacak birine kesinlikle ihtiyacı vardı ve Büyük Uyanış Klanıda sakin ve istikrarlı bir yer sayılmazdı. Buna ek olarak kötü niyet barındıran Su Haoran da olduğundan kesinlikle Xia Qingyue'nin yanından ayrılamazdı.

"Yun Che daha önce buraya geldin mi?" Jasmine aniden sordu.

"Hayır gelmedim."

"O zaman bu küçük kıza neden bu kadar özel davranıyorsun? Onunla sadece bugün tanıştın ama onu daha önce gördüğünde duyguların tamamen kontrolden çıktı ve duygusal reaksiyonların tamamen sıra dışıydı! Burada neler oluyor?" Jasmine ciddi bir ses tonuyla konuştu. Her ne kadar 'küçük kız' lafı başka bir küçük kızın ağzından çıkması biraz garip olsa da.....

“…” Yun Che kafasını kaldırdı ve hafifçe söyledi. "Bu, gerçekten ağza alınmayacak bir sır."

Jasmine "…"

Tüm öğleden sonra boyunca Yun Che hareketsizce duran Xia Qingyue'yi korudu. Onun bedenindeki ay beyazı parıltı hiç azalmadı ve büyüleyici bir şekilde bu ışık tabakası onun kaynak gücünün aurasını izole ederek Yun Che'nin onun kaynak gücünün durumuna bakmasını engelledi. Ama buda iyiydi. Eğer İmparator Uyandırıcı Kalp hapı onların efsanelerdeki gibi şaşırtıcı bir etkiye sahipse ve Xia Qingyue gerçekten Gökyüzü Kaynak Alemine geçerse kaynak gücü aurasındaki artış Büyük Uyanış Klanını korkutabilir ve gereksiz yere dikkat çekebilirdi.

Gökyüzü yavaş yavaş karardı ve akşam vakti oldu. O anda dışarıda aceleci adım sesleri yankılandı sanki bir çok kişi belirli bir yere gitmek için akın ediyordu. Adım sesleri düzensiz ve anormal bir gürültü başlayıncaya kadar uzun süre devam etti. Yun Che duyma yeteneği ile o zayıfça duygusuz kahkaha seslerini ve ara sıra kızgın azarlamaları duyulabiliyordu.

Yun Che, Xia Qingyue’nin durumuna bir göz attı ve ardından pencereye yürüdü. Dikkatlice pencereyi biraz açtı ve sesin geldiği yere doğru baktı.

Büyük Uyanış Klanının Konferans Salonunun önüne çoktan bir çok kişi gelerek ağzına kadar doldurmuştu. Bir tarafta Su Hengshan'ın önderliğinde kızgın gözleri olan Büyük Uyanış Klanının büyükleri ve bir grup öğrenci varken onların karşısında 300 tane siyah giysili kişi vardı. Siyah giyimli adamların refakatları altında ondan (10) fazla orta yaşlı farklı tarzda giyinmiş adam vardı. Ayrıca kasıla kasıla yürüyen ve bir anda ortaya çıkan hin kamışı sandalyeye oturan bir büyük vardı. Gözleri yarı kapalıydı ve o kimseyi gözüne koymayan eski bir tanrı gibi zapt edilmemişti.

"Su Hengyue! Ben sana her zaman ikinci kardeşim olarak saygı duydum. Her ne kadar sen geçmişte biz Klan Ustası olmak için mücadele ederken bana karşı çıkmış olsan da ben yine de bu konuyu bir kenara koydum ve bundan hiç bahsetmedim! Bu yıllar boyunca klan kaynakları için sana öncelik verildi! Ben senin atalarımızın hazinesini de istediğini anlayabiliyorum ama sen gerçekte tereddütsüz bir şekilde Siyah Ağaç Kalesi ile iş birliği ve böyle hırslı hareketler yaptın! Sen nasıl merhum babamızın yüzüne bakacaksın nasıl atalarımızın yüzüne bakacaksın!"

Su Hengshan'ın yüzü kızgınlıkla doldu ve bakışları başka birisine kaydı. "Ve sen! Li Yunji o zamanlar kötü bir sonla karşılaştığında ve hayatın risk altında olduğunda kim seni kurtardı? Kim sana on yıldan fazla huzur verdi? Bu babamın ve Büyük Uyanış Klanının iyiliğini geri ödeme yolun mu?"

Su Hengshan'ın konuşmasını yönelttiği Li Yunji hafifçe geriye bir adım attı ve yüzünde bir an için doğal olmayan bir ifade göründü. Ama hemen soğukça burnundan soluyarak konuştu. "Ben eski Klan Liderinin iyiliğini her zaman kalbimde tutacağım! Zaten eski Klan Liderinin büyük iyiliği için Büyük Uyanış Klanının senin ellerinde yok olmasını görmek istemiyorum! Klan Lideri pozisyonundan istifa et ve hazine anahtarını teslim et! Eğer senin inatçı eylemlerin olmasaydı çok uzun zaman önce Büyük Uyanış Klanı şok edici derecede güçlü bir uzmana sahip olurdu! Zirve tarikatlardan biri haline gelecekti ve şimdi ki gibi verimsiz olmayacaktı!"

“Hehe,Yunji'nin söylediği her şey doğru.” Su Hengyue gülerken konuştu. "Rahmetli babamın Klan Lideri pozisyonunu sana teslim etmesi gerçekten onun hayatındaki en büyük hataydı! Eğer sen hazine anahtarını daha erken teslim etseydin ve Siyah Ağaç Kalesi ile iş birliği yapsaydın nehrin doğusundaki her şey çok uzun zaman önce bizim olacaktı! Senin inadın tüm Büyük Uyanış Klanına zarar veriyor! Orada oturan büyüğe baktı ve acımasızca gülümsedi. "Klan Lideri olman hakkında seni hiç sorgulamamış büyükler bile daha fazla kayıtsız kalıp izleyemiyor! Sadece Klan Lideri pozisyonunu itaatkar bir şekilde teslim et. Bir öğretim büyüğü ol çünkü Klan Lideri olmak sana hiç uymuyor!!"

"Bir avuç saçmalık!" Su Hengshan kızgın bir şekilde güldü. "Siyah Ağaç Kalesinin davranışları her zaman aşağılık oldu! Onların dışarıdaki ünü de son derece kötü ve eğer onlarla iş birliği yaparsak bu bir kaplanla birlikte çalışmak olacak ve klanımızın yüzlerce yıllık itibarını yok edecek! Klanımızın hazinesine gelince rahmetli atalarımızı bize onu sadece dünyayı sallayabilecek kadar son derece sersemletici bir yeteneği olan birisi klanımızda çıktığında çıkarabileceğimizi aksi halde onu boş yere israf edeceğimizi ve amaçsızca klanımızın en büyük fırsatını harcayacağımızı açıkça açıkladı! Eğer onu şimdi çıkarırsan bu rahmetli atalarımıza karşı gerçek bir ayıp olur!"

"Klan Lideri Su'nun sözleri dinlemek için çok sert." Siyah giyimli bir orta yaşlı adma yavaşça ilerledi. "Bizim Siyah Ağaç Kalemiz gerçekten ve samimi bir şekilde sizin Büyük Uyanış Klanınızla işbirliği yapmak istiyor. Sen bize ilaç ve değerli taşlar vereceksin ve bende sana ilahi silahlar vereceğim. Bu iki taraf içinde karşı bir iş birliği. Karşılaştırsak Kardeş Hengyue'nin bilgisi ve sezgi yeteneği senden çok daha güçlü. Son yıllarda Büyük Uyanış Klanının durgunlaşıp cansız hale gelmesine şaşamamalı."

“Heimu Qingya!” Su Hengshan'ın kızgınlığı demin konuşan siyah giyimli adama yöneldi. "Seni aşağılık küçük adam! Ben hala bu sabahki kızımı kaçırma eylemini geri ödemedim ama yine de senin hala buraya bizzat gelecek cesaretin var! Siyah Ağaç Kalesinin kudretli Kale Lideri olarak sen öğrencilerinin 10 yaşındaki küçük bir kıza karşı harekete geçmelerine izin verdin! Sen gerçekten Siyah Ağaç Kalesinin Kale Lideri unvanına layık misin?!"

“Heheh!” Heimu Qingya, Su Hengshan tarafından kızgınlıkla laf yediğine biraz bile alınmadı. "Klan Lideri Su yanlış anlamış. Bu Kale Lideri sadece kızınızı çok önemli bir konuk olarak davet etmek istedi. 'kaçırma' kelimesi çok uygun değil."

"Gerçekten mi?" Su Hengshan yumruklarını sıktı. O kolayca sinirlenen birisi değildi ama Siyah Ağaç Kalesinin insanları Su Ling’er'i kaçırmaya çalışarak onun mutlak alt sınırına dokunmuştu. Soğukça konuştu. "Heimu Qingya! Senin nasıl biri olduğunu biliyorum. Eğer klanımızın bugünkü meselesini hallettikten sonra bana bir açıklama vermezsen buradan canlı ayrılmayı düşünme bile!"

Heimu Qingya sırıttı ve gülümsedi. Geriye 2 adım atarken bir şey söylemedi. Elleri sıradan bir duruşta göğsünün üzerindeydi....Bu doğru, o buraya pasif olarak klanın içindeki büyük savaşı izlemeye gelmişti. Sonuç ne olursa olsun hepsi olumluydu.

Sürekli olarak dik bir şekilde oturan bir büyük gözlerini açtı ve pervasız bir şekilde konuştu. "Hengshan kimin Klan Lideri pozisyonunda olacağını umursamıyorum. Eğer Siyah Ağaç Kalesi ile iş birliği yapmak istemezsen bunun için sana sorun da çıkarmam ama klanımızın en büyük hazinesinin anahtarı bugün kesinlikle çıkacak!"

Büyük Uyanış Klanının en kıdemli büyüğünden gelen konuşma kesinlikle olağanüstü bir etki taşıyordu. Su Hengshan'ın ifadesi değişti ve tereddütsüz bir biçimde konuştu. "Kesinlikle imkansız!"

Olay yerindeki ortam giderek daha gerginleşti. Öğrencilerin hepsi oraya akın etmişti ve olay yeri daha çok dolmuştu. Eğer sadece Siyah Ağaç Kalesine karşı karşıya olsaydı ittifakla onlara karşı koyabilirdi ama Siyah Ağaç Kalesi sadece izleyici tutumuna sahipti. İki tarafta karşılıklı düşmanlığa sahip olanların hepsi Büyük Uyanış Klanı insanlarıydı....Sadece bir taraftaki kısa süre önce ayrılmış ve Siyah Ağaç Kalesine katılmıştı.

İki taraf arasındaki yoğun konuşmadan Yun Che sonunda her şeyi anlamıştı.

Supwake nehrinini doğusundaki en güçlü iki tarikat Siyah Ağaç Kalesi ve Büyük Uyanış Klanıydı. Büyük Uyanış Klanının arkasında Büyük Uyanış Dağı ve ilaçlar hem de sayısız değerli mineral ve kaynak vardı. Siyah Ağaç Kalesi de Siyah Ağaç Sıradağlarında yer alıyorlardı ve büyük miktarda madene ve garip taşlara sahipti. Bu iki tarikatın doğal kaynakları gerçekten birbirini tamamlıyordu ve Siyah Ağaç Kalesi bir çok defa kaynaklarını paylaşmak için Büyük Uyanış Klanı ile iş birliği yapmak istemişti ama Siyah Ağaç Kalesinin eylemleri çok aşağılıktı ve ayrıca korkunç bir üne sahiplerdi. Her ne kadar Büyük Uyanış Klanının büyükleri çoğunlukla onlarla iş birliği yapmak istese de birbiri ardında gelen Klan Liderleri bu fikre katılmıyordu.

Su Hengshan'ın nesline kadar orijinalde yarım seviye düşük olan Siyah Ağaç Kalesi aniden patlayıcı bir şekilde gelişmiş ve Büyük Uyanış Klanı ile şartlarda bile mücadele edebilecek yüksekliğe ulaşmıştı. Bu da büyüklerin Siyah Ağaç Kalesini desteklemesini sağlamıştı. Günümüzde nehrin doğusunu zorla yönetmek isteyen kişi sayısı çok artmıştı ve bu konuda her gün Su Hengshan'a baskı yapıyorlardı.

Ama bu bugünkü yüzleşmenin asıl nedeni değildi. Asıl nedeni Büyük Uyanış Klanının rahmetli ataları tarafından bırakılan —— klanın mistik hazinesi idi!

Büyük Uyanış Klanının eski büyüklerinden biri 'Güney Sınırının Kutsal Toprakları' isimli bir yerden değerli bir hazine elde etmişti ve onun 'kutsal nesne seviyesi'nde bir eşya olduğu söyleniyordu!

-----------ÇEVİRMEN NOTU-----------

Kısa bölümden sonra uzun geldi çevirmesi :D Kaç bölüm oldu oku oku bitmiyor dimi :D


Hazine açılacak mı? Su Hengshan Klan Lideri pozisyonunu bırakacak mı? Yun Che bir şey yapacak mı? Xia Qingyue kaçınsı seviye oldu? Merak mı ediyorsunuz? O zaman sonraki bölüme tıklayın ve okuyun :D

Yorum Yap "ATG 265 - KARŞILIKLI DÜŞMANLIK"