Tank Tarihi Günceli

ATG 244 - BÖLÜM İSMİ GİZLİ :D

Eylül 14, 2016


BÖLÜM 244 - BÖLÜM İSMİ GİZLİ :D
(Merak edenler en altta görebilir ama heyecan olsun bakmayın)

Her ne kadar dünya sarsıcı Gökyüzü Kurdu Kesişi Xia Qingyue'yi ağır yaralamasa da onun Donmuş Beden Yeşim İskeletini parçalamıştı.

O Donmuş Bulut Sanatının 7. aşamasını kısa süre içinde tekrar kullanamayacaktı. Yine de Yun Che yaptığı saldırı ile limitine henüz ulaşmamıştı. Xia Qingyue'nin aurası henüz sakinleşmemişken Yun Che yeniden ilerledi ve birkaç on metre uzaktan Anka Kesişi'ni yolladı.

Chu Yueli hemen ayağa kalktı ve önündeki Xia Qingyue'ye konuştu.
"Qingyue artık kendini tutma ve Etki Alanını açarak onu hemen yen! Bu herif herhangi bir zamanda beklenmedik bir şey yapabilir!"

Bu savaşta başlangıçta Chu Yueli hiç endişeli değildi.Çünkü ikisinin arasında çok güç farkı vardı ve Xia Qingyue hep baskın taraf olmuştu. Ama maç ilerledikçe Xia Qingyue'nin aurası giderek zayıfladı. Ancak sürekli darbe yiyen Yun Che hiç ağır yaralanma almadı üstelik aurasında en ufak bir zayıflama bile olmadı. Şimdi de Xia Qingyue'nin bu maçı bitirmek için yaptığı saldırıdan mucizevi bir şekilde kurtulmuş ve bunun üzerine birde Xia Qingyue'yi yaralamıştı. Bu Chu Yueli'nin elinde olmadan korkmasına neden olmuştu.

Bu maçı kazanmak yada kaybetmek Xia Qingyue'nin kişisel düzeyi için önemli değildi. Ama Donuş Bulut Asgard için kıyaslanamayacak şekilde önem arz ediyordu. Çünkü eğer bu maçı Xia Qingyue kazanırsa onlar tarihi kıracaklardı ve ilk kez Mavi Rüzgar İmparatorluğunun zirvesinde duracaklardı. Xia Qingyue zaten Ling Yun'u yenerek bu adıma ulaşmıştı bu yüzden şimdi kaybedemezdi.

Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdele sallanarak Yun Che'nin tüm Anka Kırıklarını engelledi. Savunma sürecinde Xia Qingyue de Yun Che'nin büyük ölçüde zayıfladığını hissetti....Gökyüzü Kurdu Kesişi gerçekten Yun Che'yi büyük ölçüde yormuştu. Buna ek olarak sürekli Yanan Kalp durumunu sürdürmesi onun bedenine ve kaynak damarlarına inanılmaz ağır bir yük bindiriyordu. O bu durumu sürekli dişlerini sıkarak sürdürüyordu ama kritik noktaya olan uzaklık her saniye yaklaşıyordu.

Yun Che hızlı adımlarla Xia Qingyue'ye doğru hızla koştu. Ama ona yaklaşamadan gözlerinin önünde aniden mavi bir ışık parladı ve etrafındaki dünya anında hayali bir maviliğe dönüştü.

İnanılmaz derecede soğuk bir dalga her yönden ona saldırdı ve bu Yun Che'nin adımlarını duraksattı.

"Etki Alanı! Bu dünkü Etki Alanı!"

"Yine Etki Alanı....bu resmen hile yapmak gibi! Bırak genç nesli tüm Mavi Rüzgar İmparatorluğunda Etki Alanı kullanabilen kişi sayısı iki el ile sayılabilir!"

"Ben gerçekten Yun Che'nin bu kadar korutucu bir gücü olacağını beklemiyordum. Dünkü Ling Yun'dan hiç güçsüz gibi durmuyor. En azından Xia Qinyue'ye zarar verebildi....Ama ne kadar yazık 10 kat daha güçlü olsa bile Etki Alanına karşı koyacak yeteneği olması temelde imkansız!"

"*İç çekme*
Biz gerçekten yaşlandık. Ben aslında Ling Yun'un genç neslin ulaşabileceği sınır olduğunu düşünüyordum ama sadece Gerçek kaynak Aleminde olan bu genç bana Ling Yun'undan düşük olmayan bir şaşkınlık verdi ayrıca onun aurasının patlayıcı gücü de Ling Yun'dan düşük değil. O Ling Yun'un yaşına geldiğinde kesinlikle onu fazlası ile aşacak. Ama bu Xia Qingyue isimli kız.....O tamamen sağduyuyu yok ediyor!"

"Yun Che bu noktaya ulaşarak zaten adıyla tüm dünyayı sallayacak ve herkesi hayrete düşürecek. Ama onun dışında bu dünyada Xia Qingyue da var. Onun doğal kuralları aşarak yaptığı Etki Alanına Gökyüzü Kaynak Aleminin aşağısındaki birinin karşı koyması imkansız!"

Her yönden soğuk bir rüzgar esti. Gökyüzünde ezici miktarda kar taneleri süzülürken yer hızlıca biz buz tabakası ile kaplandı. *Çatırdama* sesi ile birlikte çok kalın bir buz tabakası Yun Che'nin bedeninde yoğunlaştı ve hızlı bir şekilde bedeninin yarısından fazlasını kapladı.

Bu Donmuş Bulut Etki Alanı dününkine göre biraz daha küçüktü. Sonuçta Xia Qingyue Donmuş Bulutun 7. aşamasını yapmıştı ve Yun Che'nin Gökyüzü Kurdu Kesişi darbesini yemişti. Bu onun çok fazla kaynak enerjisini tüketmişti. Donmuş Bulut Etki Alanı açıldığında Yun Che sanki bedenine sayısız çelik iğne saplanmış gibi hissetti. Bedeni ve tabi ki uzuvları aşırı derece soğuğun altında uyuşmuştu. Bırakın hızlı koşmayı adım atması bile son derece zor bir hal almıştı.

O anda Ling Yun'un neden Etki Alanının içinde hiç direnç gösteremediğini ve mücadele etmeden maçtan çekildiğini anlamıştı. Etki Alanı adındaki bu güç Gökyüzü Kaynak Aleminin üzerine olan kişilerin savaşlarında sık sık kullanılsa da bu temelde Xia Qİngyue'nin seviyesinde ortaya çıkmaması gereken bir şeydi ve böyle bir baskıyı tarif etmesi imkansızdı.

Soğuk enerji çılgınca bedenine giriyordu ve bedeni bilincinin yavaşça gitmesine neden olacak kadar uyuşmuştu. Yun Che şiddetle nefes alıp anka alevlerini ateşlemeye çalışıyordu ama daha alevler ateşlenmek için zaman bulamadan aşırı soğuk enerji tarafından kaynakları söndürülüyordu.

Yun Che'nin aksine Etki Alanının içindeki bölge Xia Qingyue'nin en avantajlı olduğu yerdi. Orada saldırıları tam güçte oluyordu. Hatta birisinin Etki Alanını bozamadığı sürece Xia Qingyue'nin Etki Alanı içinde tamamen hükmedici olduğunu ve maçın sonucunu belirleyebileceğini söylemek abartı olmazdı. Eğer isterse Yun Che'nin yaşam ve ölümünü kolayca etkileyebilirdi.

Donmuş Bulut Etki Alanı açıldığında Xia Qingyue'nin bedeni de hafifçe sallandı. Bir süre olduğu yerde kalarak sonunda nefesini sakinleştirmişti. Uzun süre olduğu yerde dişlerini sıkarak duran ama bir adım bile atmayan Yun Che'yi gördüğünde Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdeleyi aldı ve yavaş adımlar ile Yun Che'nin önüne yürüdü. Ağzından son derece sessiz bir ses geldi. "Üzgünüm..."

Sesi kesildiğinde Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdele hafifçe dans etti ve Yun Che'nin omzuna doğru hafifçe dokundu.

Tam Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdele ona dokunacakken her zaman Yun Che'nin alnında gizlenen Anka Damgası aniden ortaya çıktı ve göz kamaştırıcı yoğunlukta altın bir parlaklık yaydı.

Bu ani değişiklik Xia Qingyue'nin hareketlerini durdurmasına ve Kurdeleyi geri çekmesine yol açtı Ve hemen ardından altın Anka Damgasının olduğu yerden 3 damla altın parlaklığında alev döküldü....

Onlar Yun Che'nin bedeninden dışarı çıkan 3 damla Anka kanıydı.

Yun Che o 3 damla altın renkli kana baktı ve dişlerini sıkıca sıkarken boğazından kıyaslanamayacak kadar boğuk bir ses geldi. "Anka Kanı....Benim için....Dilediğince Yan!!!"

(Ç.N: Buradan sonraki yerler 1ghostdreamer'a gelsin :D )

Normalde yaktığı anka alevleri kaynak olarak anka kanını kullanıyordu.

Ama bu sefer o zorla Anka Kanlarını çıkarmış ve doğrudan Anka Kanlarını yakmıştı!

O bu eyleminin sonuçlarını açıkça biliyordu. Anka'nın İlahi gücünü kullanmak için kanını yaktıktan sonra onları geri kazanmasının ne kadar süreceği bilinmiyordu. Ayrıca ilahi anka gücünü geri kazanmadan önce sadece normal kaynak alevleri ateşleyebilecekti ve Anka Alevlerini kullanamayacaktı. Ancak Donmuş Bulut Etki Alanından kurtulmak için aklına gelen tek yöntem buydu!

3 damla Anka Kanı dışarı çıktığında kıyaslanamayacak kadar muazzam ve heybetli bir hava tüm Kılıç Söylev Arenasını sardı ve Gökyüzü Kaynak Aleminde ve hatta İmparator Kaynak Aleminde olan kişiler bile ağır bir baskı hissettiler....Her ne kadar bu sadece 3 damla kan olsa da onlar gerçek ilahi güç içeriyorlardı ve bu heybetli hava, İlahi bir canavar olan Anka Kuşundan geliyordu. En büyük baskıyı en yakında olan Xia Qingyue hissetmişti. O ayrıca aşırı derecede ölümcül bir tehlike de hissetmişti. Bu tür bir tehlike hissi onun hiç düşünmeye zaman harcamadan en hızlı biçimde geri çekilmesine neden olmuştu.

*Gümbürtü!!!*

Yun Che'nin düşük kükremesinin ortasında 3 damla kan aynı anda yanmaya başladı. İlk başta 3 küçük ışıltı noktası olan halleri bir anda genişleyerek birkaç on metre yüksekliğinde korkunç bir ateşe dönüştü. Donmuş Bulut Etki Alanının soğuk aurası kemik deliciydi ama nasıl bir ilahi canavarın yoğun bir şekilde yanan kanına karşı savunabilirdi?

Nasıl alevler olurlarsa olsunlar tüm alevler yanmak için bir araca ihtiyaç duyarlardı. Yun Che'nin kullandığı anka alevleri yanmak için kaynak enerjisini araç olarak kullanıyorlardı ama Anka Kanının ilahi gücünün yanma aracı.....tam olarak bu Donmuş Bulut Etki Alanıydı!

Donmuş Bulut Etki Alanının özniteliği buzdu ve bu dünyadaki yanması en olanaksız şey olduğu söylenebilirdi. Yine de Anka Kanının İlahi gücünün altında yandı ve gaz yağının en saf hali gibi inanılmaz derecede şaşırtıcı bir hızla dağıldı. Daha herkes alevlerin ortaya çıktığı an yaşadıkları şoktan kendilerini kurtarıp tepki veremeden tamamen kırmızı alevler Donmuş Bulut Etki Alanının her köşesini çoktan doldurmuştu. Gök mavisi renkli Etki Alanı yanarak Araf'ın alevleri gibi kızıl renge dönüşüyordu.

Her ne kadar bu alevler izleyicilere dokunmasa da aşırı olan sıcaklığı hissedebiliyorlardı. Bu onların aniden boğulmalarına ve yoğun sıcaklık yüzünden tutuşacak gibi hissetmelerine yol açtı. Hemen ardından saçları ile birlikte bedenlerindeki elbiseler ateşlendi. Ve bu onları hızlıca kaçarken panik çığlıkları atacak bir kaos durumuna itti. Sadece bir düzine Cennetsel Kılıç Villası uzmanı atlayıp onların önünü engellediğinde durum sonunda hafiflemişti.,

"B....b....bu....burada neler oluyor?" Chu Yueli aniden ayağa kalktı ve büyüleyici gözlerinde derin bir şok vardı.

"Sakın bana....Sakın bana Etki Alanının Yun Che'nin ateşleri tarafından gerçekten bozulduğunu söyleme...."

"Donmuş Bulut Etki Alanını yakıp kül etmek için....ateşi mi kullanıyor? Bu nasıl mümkün olabilir?"

Ateşler yayılırken Donmuş Bulut Etki Alanı kayboldu....Alevler son mavi ışık ve soğukluk izini de tamamen tüketmişlerdi. Donmuş Bulut Etki Alanını yakan Anka Alevleri yanmak için aracını kaybettiğinden onunla beraber söndü....Ancak Yun Che'nin önüne süzülen 3 damla kan çoktan orijinal renklerini kaybetmişlerdi. Onlar sanki sıradan bir kaynak canavarının sıvısıymış gibi loş ve düzensizlerdi.

Plop.. (Ç.:N: Bu bir ses tam olarak nasıl anlatacağımı bilmesem de suya düşen bir şeyin çıkardığı cuk gibi bir ses var ya o :D )

Yun Che biz dizinin üzerinde yere düştü ve bedeninden terler akarken kabaca nefes almaya başladı. Yanan 3 damla Anka Kanını kontrol ederken neredeyse kalan gücünün her bir parçasını tüketmişti. 3 damla kan kendileri Yun Che'nin Anka Damgasına uçup kanına karıştılar ve aynı anda uykularına girdiler.

En azından önümüzdeki 3 ay içinde Yun Che'nin Anka Alevlerini tekrar kullanması imkansızdı.

Aynı zamanda aşırı büyük bir olasılık ile anka kanı diğerleri tarafından öğrenilecekti. Diğerleri belki fark etmeyebilirlerdi ancak orada olanların içinde Ling Kun da vardı! Kutsal bölgelerden gelen biri olarak Mavi Rüzgar İmparatorluğundakiler ile kıyaslanmayacak kadar korkutucu bir bilgi düzeyi olmalıydı!

Bunun nasıl bir bedeli olacağını çok iyi biliyordu ama yine de hiç pişman değildi.

Donuş Bulut Etki Alanı yok olmuştu. Bütünüyle tamamen ortadan kaybolmuştu....

Tüm arena sanki hayalet eviymiş gibi ölüm sessizliğine girmişti ve sadece nefes sesi ve boğazlarından gelen yutkunma sesi duyulabiliyordu. Herkes çoktan ayağa kalkmış ve şaşırmış bir şekilde arenadaki iki kişiye bakıyordu. Bozulmuş yüz hatlarından açıkça yaşadıkları aşırı şok anlaşılabiliyordu.

"Anka Kanı mı?" Ling Kun'un kaşları battı. Yüzünde şaşırmış bir ifade parlarken boğazından bir mırıldanma geldi. "Anka Kanının çok uzun zaman önce soyu tükenmemiş miydi? Şuan Anka soyuna sahip olanlar onu atalarından miras alıyor....Onun Anka Kanı aslında soyundan ayrılabiliyor buda onun kanının benzersiz bir şekilde saf olduğunun kanıtı."

"Kullandığı Anka yetenekleri de İlahi Anka Tarikatınınkilerden tamamen farklı."

"Hmph! Gerçekten ne kadar da ilginç. Merak ediyorum da İlahi Anka Tarikatı bunun haberini aldıktan sonra nasıl bir tepki verecek."

Ling Kun'un kayıtsız bakışları tüm arenayı süpürdü ve biraz soğuk bir gülümseme yaptı. "Burada bu kadar kişi olduğundan kesinlikle İlahi Anka Tarikatına bilgi sızacak...Bu gencin yetenekleri olağan üstü ve Kudretli Cennetsel Kılıç bölgesine gelse bile orada varilin dibinde olacak niteliklere sahip. O ayrıca daha önce rastlantısal karşılaşmalar yapmış gibi duruyor. Ama ne yazık ki....kaderinde kısa ömürlü olması varmış ve korkarım ki Kudretli Cennetsel Kılıç Bölgemize katılacak günü göremeyecek."

BÖLÜM 244 – YAN! ANKA KANI!

-----------ÇEVİRMEN NOTU--------------

Son bölüm diğer bölüm bitiyor savaş :D Kim kazanacak sizce :D  


Yun Che şimdi ne yapacak? Maçı kim kazanacak? Nasıl devam edecek son savaş bölümü? Yun Che karısına bir şeyler söyleyecek mi? Yun Che'nin turnuvaya katılmasının 2. nedeni ne? Merak mı ediyorsunuz? O zaman sonraki bölüme tıklayın :D

Yorum Yap "ATG 244 - BÖLÜM İSMİ GİZLİ :D"