Otto Von Bismark Günceli

ATG 243 - KARI VE KOCA ARASINDAKİ SAVAŞ (5)

Eylül 14, 2016


BÖLÜM 243 - KARI VE KOCA ARASINDAKİ SAVAŞ (5)

 "O gerçekten Buz Anka'sından bir darbe aldıktan sonra ayağa kalkabildi. Onun savunma gücü gerçekten şok edici." Chu Yueli kendi kendine söylendi ama hemen sonra yüzünde bir şaşkınlık ortaya çıktıı.

"G… ahh!"

Yun Che'nin bedenindeki sönmüş Anka alevleri tekrar ateşlendi. Ve Yun Che'nin aurası yada alevlerin yoğunluğu öncesine göre zayıf değildi. Ejderha Kusurunu tuttu ve yüksek sesli bir feryat ile birlikte devasa gri renkli bir kılıç ışını oluşturarak onu Xia Qingyue'ye doğru gönderdi.

".....O sadece ayağa kalkmadı ayrıca hiç zayıflamamış. Bu nasıl mümkün olabilir?" Shui Wushuang ve Wu Xuexin şok içinde çığlık attılar.

Öfkeli Ejderha Kusuru kendi ejderha kükremesinin ortasında havada kıvrılan bir ateş ejderhası gibi dans etti. Donmuş Bulut kaynak enerjisi ile dolu olan Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdele de ona doğru gelen dans eden ateş ejderine doğru kıyaslanamaz derecede korkutucu Donmuş Bulut gücü serbest bırakırken ilerledi.....

Gökyüzü Kaynak Silahlarını kontrol etmesi son derece zordu. Ejderha Kusuru'nun içinde genç bir ejderhanın ruhu dinlenirken Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdele'nin içinde buz ankasının ruhu dinleniyordu. Onlar kalite ve kuvvet bakımından eşit düzeydelerdi.

Yun Che kontrolsüz bir şekilde çılgın gibi bir biri ardına kaynak yetenekleri kullanıyordu. Anka Kanadının Gök Kubbe Dansı, Derebeyinin Hiddeti, Anka Kırığı, Düşen Ayın Batan Yıldızı....Bu yeteneklerin hepsi gökleri sallayacak kapasitelerdi ama Donmuş Bulut Sanatının 7.aşamasında olan Xia Qingyue'nin karşısında hepsi kolayca yok ediliyorlardı. Xia Qingyue'nin misillemesi de çok daha dehşet vericiydi. Eğer Yun Che Yıldız Tanrısının Kırık Gölgesine sahip olmasaydı Xia Qingyue ile kısacık bir an için bile çıkmaza girebilecek niteliklere sahip olamazdı.

(Ç.N: Buradaki çıkmazdan kasıt ikisi de birbirine karşı bir şey yapamıyorlar. İkisi de karşısındakini yenemiyor o anlamda.)

Boom!

Yun Che'nin sol omuzunda bir buz nilüferi patladı ve bu onun yere yuvarlanmasına neden oldu. Omuzu kanlıydı ve zarar görmüştü ama o sanki hiç zarar görmemiş gibi davrandı ve yerden aniden sıçrayarak anka alevlerini yeniden canlandırıp saldırdı. Ağır kılıcı gücünü hiç kaybetmemiş şekilde genişçe savruldu.

Bang!

Ejderha Kusuru zorla kenara itildi ve Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdele Yun Che'ye doğru fırlayıp son derece hızlı bir şekilde onun bedenini sıkıca sardı ve onu havaya kaldırdı. Göz açıp kapayıncaya kadar bedenindeki tüm anka alevleri söndü ve yerlerini tüm bedenini sınırlandıran kalın bir buz tabakası aldı. Ardından Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdele Yun Che'yi acımasızca yere çarptı....

Bang!

Kalın buz patlayarak açıldı ve zeminde büyük bir çukur oluştu. Yun Che yerin yüzeyinden kaybolmuştu ve kim bilir ne kadar derine çakılmıştı. Bu ağır darbe çevredeki genç neslin şok çığlıkları atmalarına izin verdi ama Xia Qingyue'nin açık mavi gözleri karşılaştırıldığında sarsılmadı....
Böyle bir darbe Ruhsal Kaynak Aleminin zirvesinde olan birini kendisinden geçirebilir, ağır iç yaralanmalar almasına neden olabilir ve kaynak enerjisini dağıtabilirdi. Ancak Xia Qingyue Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdelesinden aniden zalim bir karşı kuvvet hissetti. Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdelesinin bağlaması aslında kabaca bozulmuştu!

Yun Che, yarığın içinde dışarı atladı ve şiddetle Derebeyinin Hiddetini Xia Qingyue'ye doğru gönderdi....Kıyafetleri tamamen parçalanmıştı, gözlerindeki ateş cayır cayır yanıyordu ama yine de sakindi. Bedeninden yayılan kaynak enerjisi öncekiyle kıyaslandığında hiç zayıflamamıştı.

Herkes aynı anda kalplerinde açıklanamaz bir dehşet hissetti.

Xia Qingyue, kaynak gücü açısından Yun Che'yi tamamen eziyordu. Yun Che ve onun değiş tokuşlarında Yun Che tamamen dezavantajlı bir durumda oluyordu ve bunlar çoğunlukla morluklar ile bitiyordu. O Buda'nın Büyük Yolunu çalışmıştı ve bedeni Ejderha Tanrısının Kanı ile kuvvetlenmişti bu yüzden bedeninin sertliği ve yoğunluğu hiçbir şekilde gerçek bir ejderhadan zayıf değildi. Her ne kadar Xia Qingyue'nin sahip olduğu ezici kuvvet Yun Che'nin gittikçe daha fazla yara almasına yol açsa da onun için gerçek bir zarara hiç yol açamıyordu.

Yun Che Donmuş Bulut tekniklerinden her darbe alışından sonra sürekli ayağa kalkıyordu. Bedeni yaralar ile kaplansa bile aurası ve ivmesi hiç azalmıyordu. Tüm seyirciler sadece şok içinde bakıyordu.

Xia Qingyue her ne kadar 3.seviye Yeryüzü Kaynak Aleminde olsa da Donmuş Bulutun 7.aşamasını bu kaynak gücüyle sürdürmesi kuşkusuz son derece zordu. Xia Qingyue'nin Donmuş Bulutun 7.aşamasını kullandığında bedenine binen yük hiçbir şekilde Yun Che'nin Yanan Kalbinden az değildi. Yun Che, tekrar ve tekrar yere düşse de aurasının gücü maç boyunca zayıflamamıştı. Ancak Xia Qingyue'nin aurası yavaş yavaş ve düzenli şekilde azalıyordu.

"Zaferin senin elinde olduğunu düşünme. Onun en korkunç olduğu zaman onu sınırlarına kadar baskı yaptığın zaman. O ruhundan gücünü getiriyor..."

Yeniden kalkan ve anka alevleri ile dolan Yun Che'ye baktığında Chu Yuechan'nin söylediği sözler Xia Qingyue'nin kulaklarında çınladı. Ve o anda bedeninin etrafındaki buz ruhları hafifçe güçsüzleşmeye başlamıştı. Nefes alışı da ağırlaşmıştı.

 Yun Che aslında onun için bir tehdit oluşturmamalıydı ama yine de şuan Yun Che'den biraz baskı hissediyordu. Kalbinin derinliklerindeki bir ses ona bu düelloyu hızlıca bitirmesi gerektiğini söylüyordu. Aksi halde nasıl bir beklenmedik olayın oluşabileceği bilinmiyordu.

"Buna bir son verelim."

(Ç.N: Ben bitti demeden bitmez uleyn :D )

Xia Qingyue'nin dudakları hafifçe hareket etti ve kar beyazı ellerini bedeninin önünde kenetledi. Bir anda birkaç kilo yarıçapındaki (Ç.N: inanın kilo yarıçap ne bilmiyorum öyle yazmışlar) çevrenin içindeki tüm soğuk enerji toplandı ve yoğunlaşarak önünde aşırı büyük bir donmuş girdap oluşturdu.

Tam ona ilerlemek üzere olan Yun Che aniden adımlarını durdurdu....Xia Qingyue'nin bedenindeki aura baskısı keskince arttı ve donmuş bulut girdabı giderek büyüdü. Ardından o aniden dönüştü ve devasa bir buz kristali ankasının içine yoğunlaştı. Aynı anda tüyler ürpertici soğuk bir basınç tüm arenayı sardı ve herkesin kalbini ürpertti.

Buz kristali ankası gökyüzüne karşı durdu ve haykırdı. O devasa kanatlarını yükseltti ve 50 kilometre çevredeki her şeyi dondurabilecek bir soğuk enerji ile birlikte Yun Che'ye doğru ilerledi. Geçtiği yerlerdeki havanın bir santim yoğunlaşmasına neden oluyordu.

"WAAAAAHH…her şey bitti! Her şey bitti! Dikkatli ol enişte!!!" 
 
Xia Yuanba panik içinde bağırırken yumruklarını sıktı. Xia Qingyue her ne kadar tüm gücünü kullansa da o çoğunlukla savunma ve karşı saldırı yapıyordu. O hiç saldırı girişiminde bulunmamıştı. O Yun Che'nin zihniyetini çok iyi biliyordu ve onu çok hızlı yenerse bunun gururunu çok fazla yaralayacağını anlayabiliyordu. O anda saldırmaya karar verdiğinde tüm arenayı sallamaya kapasitesi olacak kadar donmuş bulut gücü ile dolu korkutucu derecede büyük buz kristali ankası oluşturmuştu. İzleyen Xia Yuanba bile bu buz kristali ankasının ne kadar korkutucu olduğunu hissetmişti. Cennetsel Kılıç Villasının koltuklarındaki Ling Yun de eşit derecede şok olmuştu....Çünkü bu buz kristali ankası içindeki soğuk enerjinin ezici gücünü Kılıç Ruhu Görsel İkizi kullanıp 2 Ling Yun oluşturarak bile engellemesi çok zordu.

Önünden korkutucu düzeyde bir basınç gelirken Yun Che yıldırım kadar hızlı adımlarla son derece hızlı şekilde geri çekildi. Bedenindeki anka alevleri yükseldi ve buz kristali ankası yaklaşırken gözlerinin içinde bir delilik ışığı gözüktü. Tüm kaynak enerjisini ve anka alevini Ejderha Kusurunun içine doldurdu ve devasa bir ateş ankası suratı oluşturdu. Kükredikten sonra ellerini salladı ve Ejderha Kusuru içinde muazzam Ateş Ankasının suratını taşırken Buz Ankasına doğru uçtu.

(Ç.N: Ankaların savaşı parmaktan sonra :D )

Buz Ankası ve Ateş Ankası havada çarpıştı ve anka alevi ile donmuş bulut kaynak enerjisi aynı anda patladı. İki ankanın haykırışları onlar çarpışırken tüm gökyüzünde yankılandı.

Gökyüzünü tamamen gök mavisi ve kızıl ışıklar sararken kaynak enerji bariyeri bir kez daha parçalandı. Onun yarısı donarak diğer yarısı da yanarak bozuldu. Kaynak bariyerinin engeli olmadığından doğu tarafındaki tüm izleyenler sanki buz gibi bir deliğe düşmüşler gibi hissettiler ve tüm bedenleri kasıldı. Batı tarafındakilere gelince onlarda ateş tarafından kavrulup yanmak üzerelerdi. Sadece hemen kaynak enerjilerini serbest bıraktıklarında kendilerini zar zor korumayı başarabilmişlerdi. Ardından kalplerindeki şok birkaç kat arttı....Onların güçlerinin kalıntıları bu kadar korkutucu olduğundan dolayı Xia Qingyue'nin Donmuş Bulutunun ve Yun Che'nin alevinin ne kadar dehşet verici olduğu hayal edilebilirdi.

Her ne kadar Xia Qingyue'nin Donmuş Bulut Asgardın 7. aşamasında bu kadar gücü açığa çıkarması şaşırtıcı olsa da bu beklenmedik bir şey değildi. Halbuki Yun Che....böyle bir donmuş buluta karşı sadece 10.seviye Gerçek kaynak Aleminin gücünün desteği ile oluşturduğu alevler ile gerçekten karşı koyabiliyordu.

Ancak bu denge durumu uzun süre devam etmedi.

Ateş ve buz birbirlerine karşı doğal karşıtlardı. Ateş buzu eritirken buzda ateşi engelleyebilirdi. İki tarafında doğal avantajları yoktu. Alem bakımından Yun Che'nin gücü Xia Qingyue'ninkinden tamamen üstündü ama yoğunluk bakımından Xia Qingyue kuşkusuz Yun Che'yi bastırıyordu.

Ateş Ankası ve Ateş Ankası yoğun bir şekilde çarpıştı ve havada kudurdular. Buz mavisi ve kızılımsı kırmızı parlaklıklar birbirlerine karıştı ve tüm arenayı kapladı. Kaotik parlamalar birkaç nefes zamanı devam ettikten sonra Buz Anka'sının parlaklığı Ateş Anka'sınınkini biraz aştı. Ama bu hafif avantajlar kırık bir baraj gibi tersine çevrilemez hale gelmişti. Göz açıp kapayıncaya kadar Ateş Ankası küçüldü. Sonunda Buz Ankası tarafından tamamen yok edildi ve havada sadece donmuş Ejderha Kusuru kaldı. Normal boyutunun üçte birine küçülmüş olan Anka şiddetle ilerledi ve soğuk ve uzun haykırışının ortasında Yun Che'ye daldı.

(Ç.N: Buradaki daldı hani yukardasın uçuyorsun sonra aşağı doğru iniyorsun dalmış oluyorsun ya o dalma buradaki :D )

Buz Ankasının soluk mavi suratı Yun Che'nin gözlerinin içinde hızlıca büyürken Yun Che Buz Ankasının yüzüne doğrudan bakarak ağırca dayılandı. Geri çekilmedi ve havada sadece düşük sesli bir mırıldanma duyuldu....

"Kötülük Tanrısının İkinci Stili......Mühürlenen Bulutun Kilitlenen Güneşi!"

BOOM!!!

Buz Ankası patladı ve onun soluk mavi parlaklığı Yun Che'yi tamamen yuttu. Buz parçaları keskin jiletler gibi dağıldı ve zemine derinlemesine nufüz ettiler.

"Sonunda sona erdi. Kim bu kadar uzayacağını bekleyebilirdi ki?" Shui Wushuang konuştu.

"Her ne kadar Küçük Kız Kardeş Xia Donmuş Bulutun 7.aşamasını kullansa da hiç gerçek gücü ile saldırmadı buna Yun Che'nin beklenmedik azmini de eklenince....Mmn… AAAHHH!” Wu Xuexin daha konuşmayı bitirmeden aniden bir şaşkınlık çığlığı attı.

Buz Ankası tarafından geride bırakılan mavi parlaklığın içinden Yun Che yıldırım gibi fırladı. Bedeni neredeyse çıplak gözle görmenin zor olduğu yarı saydam bir bariyer ile çevriliydi. O buz ankasının parlaklığından çıktığında bariyerde tamamen yok oldu. Bir kavrama ile Ejderha Kusurunu yakaladı ve içindeki tüm kaynak enerjisi sanki yanan bir barut gibi patladı. Arkasında gökyüzüne karşı uluyan mavi bir kurt serabı ortaya çıktı.

"Gökyüzü.....Kurdu.....Kesişi!"

Ağır kılıç aşağı doğru inerken devasa hayali kurtta yer parçalanırken havayı deldi....

Xia Qingyue Donmuş Beden Yeşim İskeleti sürdürmek için oldukça kaynak enerjisi harcamıştı. Ayrıca demin Yun Che'yi hızlı yenmek adına buz ankasını oluşturmak içinde çok fazla kaynak enerjisi kullanmıştı. Şuan o geçici olarak güç açığı durumundaydı ve henüz toparlanamamıştı ayrıca bu darbenin maçı doğrudan bitireceğine inandığı için hiç tetikte olmamıştı....Ne olursa olsun o Buz Anka'sının dalış saldırısından sonra Yun Che'nin zarar görmemiş bir şekilde ortaya çıkacağını beklemiyordu...

Onun için beklemesi daha imkansız olan şey ise bunun Yun Che'nin başından beri sabırla beklediği şans oluşuydu!

Kötülük Tanrısının İlk Stili olan "Düşen Ayın Batan Yıldızı" 10 kat kaynak enerjisi ile güçlendirilmiş bir saldırıyken İkinci Stil olan "Mühürlenen Bulutun Kilitlenen Güneşi" 10 kat kaynak enerjisi ile güçlendirilmiş bir savunmaydı!

Sadece Mühürlenen Bulutun Kilitlenen Güneşi çok fazla enerji harcıyordu ve aktif olduğu süre arttıkça tüketim hızı da artıyordu. Bunun için Xia Qingyue'den darbeler yese de Yun Che Mühürlenen Bulutun Kilitlenen Güneşini kullanmayı seçmemişti. Sadece artık Xia Qingyue artık onu gerçekten yenecek durumda olmadığında kaynak enerjisini kullanarak Mühürlenen Bulutun Kilitlenen Güneşini oluşturmuş ve Buz Ankasının korkunç saldırısını sert savunması ile engellemişti. Ardından bu fırsatı hazırlıksız yakalanan Xia Qingyue'ye en güçlü saldırısı ile saldırmak için kullanmıştı.

Gökyüzü Kurdunun ulumaları sağır ediciydi. Onlar deminki Buz Ankası ve Ateş Ankasının kulak delici haykırışlarından çok daha dehşet vericiydi. Devasa kurt gölgesi Xia Qingyue'ye doğru eşsiz bir kudret ile ilerlerken Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdelenin savunmasını kolayca ezdi....

O anda hep kar gibi sakin olan Xia Qingyue ilk kez yüzündeki renkleri kaybetmişti. O Yun Che'nin Buz Ankasının saldırısından kurtulacağını ve hatta.....Önceki saldırısının onun limiti olmadığını beklemiyordu. Bu saldırı o kadar güçlüydü ki onu kalbinin ve ruhunun bilinçsizce ürperdiği bir duruma koymuştu....

Sadece kısa bir zaman içinde kalın bir buz tabakası bedeninin üzerinde ortaya çıktı ve çok hızlı bir şekilde tüm bedenini sardı.

Bang!

Gökyüzü Kurdunun gölgesi Xia Qingyue'yi yuttu ve içinde onun buz bedenini taşırken buz mavisi bir meteor gibi ilerledi! Xia Qİngyue Kılıç Söylev Arenasının kenarına kadar uçtu ve korkunç bir etki zeminin büyük bölümünü çökertti. Ve Xia Qingyue'nin atıldığı yer bir felaket ile karşılaşmak üzere olan Donmuş Bulut Asgardın koltuklarının olduğu yöndü. Her ne kadar Chu Yueli ve diğerlerinin oturduğu yer tamamen korunmalı olsa da önlerindeki her şey tamamen harap olmuştu.

Tüm arena bir ölüm sessizliğine düştü. Herkes dili tutulmuş bir şekilde arananın merkezinden kenarına kadar uzayan devasa yarığa bakıyordu.

Toz tabakası durgunlaşırken Xia Qingyue ayağa kalktı. Sadece o artık Donmuş beden Yeşim İskeleti devam ettiremiyordu ve etkisi çoktan kaybolmuştu. Gözleri ve saçı artık mavi değildi ve orijinal siyah rengine geri dönmüşlerdi. Yüzü hafif bir solukluk tabakası ile kaplıydı ve aurasının kuvveti son derece zayıflamıştı. Sağ eliyle sol omuzunu kapamıştı ve bembeyaz elbisesinin omuz bölgesinde yavaşça bir kırmızılık yayılıyordu.

Chu Yuechan'ın buz gibi gözleri sakindi. O böyle bir sonucun hiç beklenmedik olduğunu hissetmiyordu. O dün gece Xia Qingyue'ye hiçbir koşulda Yun Che'yi yendiğini varsayma diye uyarmıştı. Her ne kadar bu onun canını sıksa da biraz önce Buz Ankasının Yun Che tarafından engelleneceğini ve bunun büyük bir kayıp olacağını tam olarak bekliyordu....

------------ÇEVİRMEN NOTU------------

Devam ediyor hala savaş :D Artık anlamıştır hafife almaması gerektiğini :D


Xia Qingyue şimdi ne yapacak? Arenada ne tepkiler oluşacak? Yun Che şimdi ne yapacak? Maç nasıl devam edecek? Merak mı ediyorsunuz? O zaman sonraki bölüme tıklayın :D

Yorum Yap "ATG 243 - KARI VE KOCA ARASINDAKİ SAVAŞ (5)"