Otto Von Bismark Günceli

ATG 242 - KARI VE KOCA ARASINDAKİ SAVAŞ (4)

Eylül 14, 2016


BÖLÜM 242 - KARI VE KOCA ARASINDAKİ SAVAŞ (4)

  Yıldız Kavurucu İblis Nilüferi sadece Xia Qingyue'nin buz nilüferini kolayca yutmadı ayrıca Xia Qingyue'yi de sardı. Beklentilerinin çok üzerindeki kavurucu sıcaklık Xia Qingyue'nin ifadesinin biraz değişmesine neden oldu. Bir anda bedeninin etrafındaki buz ruhları karışarak son derece kuvvetli bir buz bariyeri oluşturdular. Geri çekilirken Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdeleyi hızlıca sallayarak yaklaşan Anka alevlerini süpürerek uzaklaştırdı.

Yıldız Kavurucu İblis Nilüferi söndüğünde Xia Qingyue çoktan yüz metreye yakın bir mesafe geri çekilmeye zorlanmıştı.

Ancak Yun Che eskisi gibi saldırmaya devam etmedi. Xia Qingyue'nin gözlerine baktı ve somurtarak konuştu. "Bunu tekrar diyeceğim. Tüm gücünü kullan. Benim yenmek istediğim şuan ki halin değil tüm gücünü kullanan halin!"

Yun Che'nin hızlı saldırıları, ağır kılıcının kudreti ve bedeninde patlayan alevler Xia Qingyue'in şaşırmasına ve gafil avlanmasına neden oldu. Demin yaptıkları birkaç çarpışmada hafif dezavantajda olan aslında oydu. Yun Che'nin şuan ki ifadesine baktığında aldığı şey onun kemiklerine damgalanmış bir tür kibirdi. Ve bu birinin sahip olması gereken doğal bir kibir değildi bu sadece onu hedefliyordu.

Yun Che'nin ifadesi ona eğer tüm gücünü kullanmazsa ona vereceği şeyin merhamet değil aşağılama olacağıydı!

Xia Qingyue'nin göğsü yükseldi. Gözlerini kapadı ve ardından dudaklarından bir ses süzülürken gözlerini yavaşça açtı. "Nasıl istersen..."

Dört bir yandan soğuk bir rüzgar geldi ve Xia Qingyue'nin etrafındaki buz ruhları onun bedenini havada yükseltirken kararsız bir şekilde dalgalandılar. Ayakları yeren ayrıldı ve sadece beyaz elbisesi hafifçe yere değene kadar sessizce havada süzüldü. Kolları nazikçe yayıldı. Ardından omuzunun üzerinden sarkan uzun saçı ve giydiği kar elbisesi hafifçe dalgalanmaya başladı.

Buz ruhlarının çırpınmaları hızlandı ve çevredeki sıcaklık şaşırtıcı bir hızla düştü. Tam o anda Xia Qingyue'nin bedeninden aniden mavi bir parlaklık yayıldı ve tüm Kılıç Söylev Arenası giderek soğuyan bir rüzgar ile doldu.

“Ah!!”

"Bu....bu....bu...."

Aniden parlayan mavi parlaklık Yun Che'nin gözünün içini delerek içgüdüsel olarak gözünü kapamasına neden oldu. Gözlerini hemen açtı ama gözleri Xia Qingyue'nin üzerine düştükleri an Yun Che aniden olduğu yerde ölü gibi durdu.

Soğuk rüzgar sessizce dağıldı ancak elbisesi rüzgar olmadığı halde dalgalanıyordu. Xia Qingyue'nin yüzündeki peçe kaynak enerjisi fırtınasından sonra bir yere uçmuş gibi çoktan kaybolmuştu. Gökyüzünü ve yeryüzünü gölgede bırakacak ve ayı ve güneşi bile utandıracak görüntüsü ortaya çıkmıştı. Ancak gözleri yeri göğü sarsan bir değişime uğramıştı...Onlar tamamen parlak ve soğuk ışık ile parlayan bir safir gibi buz mavisiydiler. Koyu siyah saçı kaybolmuş ve onun yerini rüzgar olmadan sallanan buz mavisi saçlar almıştı. Kaşları ve kirpikleri bile buz gibi mavi renkli kusursuz kristallere dönüşmüştü.

Çevresinde süzülen buz ruhları da büyük değişikliğe uğramıştı. Daha önce onlar elmas kadar küçüklerdi ama şimdi sanki parıldayan yıldızlara dönüşmüşlerdi. Ve bu sonsuz yıldız kümelerinin altındaki Xia Qingyue kardan ve buzdan doğmuş ve karın içindeki ölümlü dünya tarafından hiç lekelenmemiş bir peri gibi görünüyordu.

"D....Donmuş Bulutun Yedinci Alemi......Buzul Beden Yeşim İskelet..."

Şuan ki Mavi Rüzgarın 1 numaralı yöneticisi Cennetsel Kılıç Villasının Villa Efendisi Ling Yuefeng konuşurken biraz kekeledi. Xia Qingyue'nin bir kar perisine dönüştüğünü görünce kalbindeki şaşkınlık tarifsiz bir dereceye ulaştı. Önündeki 17 yaşındaki genç kızın kendini durdurmadan önce ona ne kadar daha şaşkınlık ve şok vereceğini bilmiyordu...

Donmuş Bulutun 7. Alemi......Sadece şuan ki Donmuş Bulut Asgard'ın Sahibesi ve kaynak gücü 3.seviye İmparator Kaynak Aleminde olan Gong Yuxian'ın ulaştığı son derece yüksek bir alemdi!!

Dahi, olağanüstü bir şey, canavar, anormal bir şey....Ling Yuefeng'in kalbi tüm bu şeyleri birleştirirken bile Xia Qingyue'yi açıklamak için yeterli olmuyordu.

Yanındaki Ling Yun titriyordu ve tamamen sessizleşecek kadar şaşırmıştı. Dün korkunç şekilde yenilse de bu yenilgisinin kaynak gücü kurallarını aşan Etki Alanı yüzünden olduğunu ve sadece eğer kaynak sanatlarının güçleri ve yetenekler kullanılsaydı Xia Qingyue'yi aşacağına inanıyordu. Sonuçta dünkü Kılıç Ruhu Görsel İkizi Xia Qingyue'yi tamamen bastırmıştı.

Ama şimdi şaşkınlığıyla beraber Xia Qingyue'nin dün kaynak sanatlarının hepsini kullanmadığını anlamıştı. Ve şuanda Xia Qingyue'nin kaynak aurasının gücü dünkünden katlarca daha yüksekti. Onun şuan ki kaynak gücü aurasına Kılıç Ruhu Görsel İkizini kullansa bile zor dayanabilirdi.

"Mn? Neler oluyor?" Chu Yueli kafası karışmış bir şekilde konuşurken zarif kaşları daraldı. "Qingyue neden kozunu kullandı? Yun Che'yi yenmek için Donmuş Bulutun 5. alemi bile tamamen yeterli olur."

"Küçük Kız kardeş Xia umursamaz birisi değil mutlaka kendi sebepleri olmalı. Ama madem 7. alemi kullandı bu maç oldukça hızlı bir şekilde bitecek." Shui Wushuang sessizce konuştu.

Dünyada sayısız kaynak sanatı vardı. Birisi daha yükseklere ulaştıkça son derece tuhaf ve bilgi kıran kaynak sanatlarına ulaşması mümkün oluyordu. Bu insanlar Ling Yun'un "Kılıç Ruhu Görsel İkizi"'ni ilk kez gördüklerinde bunun son derece inanılmaz olduğunu hissetmişlerdi. Ama Xia Qingyue'nin kullandığı Donmuş Bulutun 7. alemi onun bedeninin büyük bir değişikliğe uğramasına yol açıyordu.

Aurasındaki değişik bile kıyaslanamayacak kadar büyüktü. Şuan onun aurası eskisinden en az iki kat daha güçlüydü. Buz gibi bir basınç Yun Che'nin bedenini ve ruhunu sardı. Bu sanki 10.000 yıldır donmuş halde olan kemik delici bir buz dağı gibi ağırdı.

“Hu…aaaah!!”

Yun Che yüksek sesle kükredi. Bedenindeki Anka alevleri çılgınca yanmaya başladı ve birkaç metre yükselerek buz gibi basınçtan kurtulmasını sağladılar. Bedeninde olan 3 damla Anka kanı çılgınca yanıyordu ve Anka'nın kudretini içeren alevler meridyenlerinde ve her bir damla kanında yayıldı.

Sadece güç açısından Yun Che'nin kaynak alevleri Xia Qingyue'nin Donmuş Bulutu ile karşılaştırılamazdı ve aralarındaki fark sadece biraz değildi. Ancak Yun Che'nin alevleri normal alevler değildi onlar Anka'nın 3 damla kanından gelen Anka Alevleriydi! Seviye açısından onun Donmuş Bulutunu kuşkusuz aşıyordu. İlahi Anka Tarikatı Anka Kuşu'nun Dünya Şiiri'nin sadece ilk 4 aşamasına sahip olarak dünyaya hükmediyordu ve bir ülkenin imparatorluk ailesi olup 4 Büyük Kutsal Bölge hariç Gökyüzü Kaynak Kıtasındaki 1 numaralı güç merkezi haline gelmişlerdi. Doğal olarak bu Donmuş Bulut Asgard'ın Donmuş Bulut Sanatının rekabet edebileceği bir şey değildi.

Bu nedenle Yun Che'nin gücü Xia Qingyue'den çok uzakta olsa bile yine de ona zar zor direnmeye yetecek yeterliliklere sahipti!

Buz gibi rüzgar ve yakıcı rüzgar durmadan birbirleri ile çarpışıyorlar ve sürekli şiddetli feryatlar çıkarıyorlardı. Alevler içinde yıkanan Yun Che'nin saçı çılgınca uçuşuyor ve kıyafetleri dalgalanıyordu. Bakışları şimşek kadar keskindi ve iki eliyle özellikle korkunç gözüken koyu gri ağır kılıcı tutuyordu. Onun yavaşça ileri doğrulttu. Ayakta duruş pozisyonunu düzenlerken sanki tüm dünyanın gözünden kaçmış çok yüksek bir dağ gibi görünüyordu. Aurası artan Xia Qingyue'ye karşı karşıya olsa bile en ufak bir geri çekilme niyeti yoktu.

Sadece bu etkileyici tutumu ve cesareti bile herkesin kalbinde bilinçsizce zorla teslim olma duygusuna sahip olmasına neden olabilirdi.

Onların etkileyici tavırları dikkate alındığında insanlar Ling Yun'un içinde gelecekte bir çok insanın taptığı büyük bir usta, Xia Qingyue da gerçeküstü dünyadan inen bir peri ve Yun Che de....Dünyayı sallayan en üstün derebeyi görüyorlardı!!!

Ve o anda Yun Che'nin gözlerinde bir soğukluk parladı ve bacaklarının altındaki kaya aniden patlayarak ayrıldı...

“Omm!!”

Havadaki şiddetli hareketliliğin ardından Yun Che saldırdı. Ejderha Kusuru devasa gri bir hilal keserek hava dalgası katmanlarını itti ve inanılmaz derecede nefes kesici bir auraya sahip olan Xia Qingyue'ye doğru püskürttü.

Ancak Yun Che'nin bu seferki saldırısının karşısında Xia Qingyue geri çekilmeyi seçmedi. Nazikçe sağ elini uzattı ve avucu sanki parlak beyaz bir yeşime dönüşmüş gibi görünüyordu ve bu insanların bunun genç bir kızın avucu olduğuna inanamamalarını sağladı. Ve onun küçük bir hareketi ile Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdele yıldırım gibi hızlı bir şekilde fırladı. Ölümün Tanrısından gelen bir öpücük gibi doğrudan Ejderha Kusuruna vurdu.

Boom!!

Sanki bir yıldırımın sebep olduğu patlayıcı bir kükreme gibi Yun Che'nin ayakları altındaki kayalar toz haline geldi ve kaynak enerjisinin rüzgar seli tarafından gökyüzüne doğru uçuruldular. Çevresindeki buz kristalleri ve yanan ışığın içinde Yun Che anında geriye doğru uçuruldu Ejderha Kusurunu yere sokup durmadan önce düzinelerce metre sürüklendi. Xia Qingyue'nin bedeni sadece hafifçe sallandı ve çevresindeki buz ruhları düzensizleşme belirtisi bile göstermiyorlardı.

Bu Sıralama Turnuvasında Yun Che'nin ağır kılıcı ile yaptığı doğrudan bir çarpışmadan sonra dezavantajlı duruma girdiği ilk seferdi!

(Ç.N: Herşeyin bir ilki vardır :D )

Önceki maçlarda o Ejderha Kusurunu değil Derebeyinin Muazzam Kılıcı kullanıyordu. Ling Jie ile yaptığı maçta tüm gücünü kullanmamıştı ve ayrıca Yanan Kalbi ve Anka Alevlerini kullanmamıştı ama yine de Ling Jie onunla doğrudan çarpışmaya cüret edemiyordu. Tüm yeteneklerini sergileyen Xia Qingyue'nin karşısında yine benzer bir şekilde tüm yeteneklerini sergileyen Yun Che en avantajlı olduğu doğrudan çarpışmaya girmiş ve tamamen dezavantajlı bir konuma düşmüştü.

Onuncu seviye  Gerçek Kaynak Alemi ve 3.seviye Yeryüzü Kaynak Alemi.....onların arasında iki büyük alemin engellerinin farkı vardı!

(Ç.N: buradaki engeller = gerçekten ruhsala 1 engel ruhsaldan yeryüzüne 2. engel oluyor.)

"Benim darbemi almayı neden yeniden denemiyorsun...."

Güçlü savunmasıyla birlikte saldırı değiş tokuşunu kaybetse bile temelde bir şekilde yaralanmazdı. Yerden fırladı ve yüksek sesli bir kükreme ile birlikte havada yükseldi. Anka alevleri ile sarılı olan Ejderha Kusuru bir kez daha aşağı vurdu ve hava dalgalarının gücü deminkinden çok daha büyüktü.

"Derebeyinin Hiddeti!"

Bu etkileyici darbenin görkemi en uzaktaki izleyicilerin bile Xia Qingyue'nin üzerine kocaman bir dağ düşüyormuş gibi hissetmelerine neden oldu. Ancak Ejderha Kusuru Xia Qingyue'nin bedeni ile temasa geçecekken Yun Che'nin bedeni sarsıldı ve hareketleri aniden yavaşladı...Soğuk hava akışı yıkıcı ve her yeri kuşatan metal iğneler gibi Anka alevlerini başından sonuna delerek Yun Che'nin bedeninin yüzeyine ve meridyenlerine vurarak tüm bedeninin bir uyuşma anı hissetmesine neden oldu. Her ne kadar soğuk hava akışı hemen ardından Anka alevleri tarafından defedilse de sadece bir an ölümcül bir hasar vermek için yeterliydi.

Bang!!!

Ejderha Kusuru tamamen inmeden önce Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdele çoktan akıllı bir yılan gibi uçmuş ve Yun Che'nin beline doğru süpürülerek vurdu ve Yun Che'nin düşük sesli bir inilti çıkarmasına neden oldu. Hızla dönen fırtınanın içinde o gökyüzüne doğru onlarca metre yükseğe süpürüldü...

"Haah. Fark çok büyük. Bu düelloyu artık izlemeye devam etmeye gerek yok. 10 tane Yun Che olsa bile Xia Qingyue'ye karşı kazanması imkansız."

"Yun Che'nin performansı yeterince şok ediciydi. Yun Che güçsüz değil sadece Xia Qingyue çok korkutucu. Ben gerçekten Donmuş Bulut Asgard'ın böyle bir öğrenciyi nasıl yetiştirmeyi başardığını merak ediyorum."

Yun Che'nin ikici etkin saldırısının korkunç bir yenilgi ile sonuçlandığını ve Xia Qingyue'nin bir inç (2.54 cm) bile hareket etmediğini görünce çevredeki izleyenler iç çekti. Ve tam o anda Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdele tarafından gökyüzüne uçurulan ve dengesini tamamen kaybettiği farz edilen ve Xia Qingyue'ye doğru inen Yun Che sağduyuya meydan okuyan bir şey yaptı....

"Anka Kanadının Gök Kubbe Dansı!!"

 Gökyüzüne uçurulan bir insanın hiçbir yerden uygulayacağı bir kuvveti olmaz ve onun için herhangi bir güç kullanabilmesi neredeyse imkansız olur. Sadece dengesini korumak bile son derece zor bir şey iken Yun Che aslında dengesi tamamen kaybolmuşken.....Ve aşağı iniş hızı son derece hızlıyken bir saldırı başlattı. Bir anda Xia Qingyue'nin hemen önüne ilerledi ve tamamen hazırlıksız olan Xia Qingyue'nin bedenine ağır bir şekilde vurdu. Onun arkasında kuvvetlice yanan alevler tarafından oluşturulmuş bir çift Anka kanadı vardı.

BOOM!!

Büyük bir ateş topu aniden patladı. Bu beklenmedik saldırı Xia Qingyue'nin buz kristali savunmasını sonunda parçalamış ve Xia Qingyue’yi uzaklara püskürtmüştü. Yun Che geriye doğru takla attı ve boğazına hücum eden kanı zorla yuttu. Bedeninin kalkmasını beklemeden Ejderha Kusuru sallanırken birbiri ardında devasa alev gölgeleri salmıştı/serbest bırakmıştı/oluşturmuştu.

"Anka Kırığı!"

Ağır kılıcın zorbalığını taşıyan Anka şekilli alevler birbiri ardında sürekli Xia Qingyue'ye doğru uçtu. Anka Kanadının Gök Kubbe Dansı tarafından vurulduktan sonra henüz dengesini kazanamamış olan Xia Qingyue onlarca Anka Kırığının patlamalarının içinde yutuldu. Karmaşadan patlayarak yükselen yakıcı ışık Xia Qingyue'yi tamamen içinde boğdu...

Ancak bu yakıcı ışık ışınları uzun süre devam etmedi ve aniden içlerinde parlayan mavi ışık tarafından tamamen yok edildiler. Mavi ışığın ardından devasa bir buz kristali ankası saldırganca uçtu ve yaklaşmaktan olan iki Anka Kırığını parçaladı. Ardından azalmamış kudretiyle ağır bir şekilde Yun Che'nin göğsüne vurdu.

Pff…

Yun Che havada ağız dolusu kan tükürdü ve otuz metre geriye uçtu. Aynı anda bedenindeki Anka alevleri söndü ve göğsünü kaplayan kıyafetler tamamen parçalanarak yerlerini kalın bir buz tabakası aldı. Buz tabakasının altında ortaya çıkmaya zamanı olmayan buz mühürlü bir yara vardı.

“Erghh…”

Yun Che yuvarlandı ve ağır kılıcının desteği ile ifadesiz bir şekilde ayağa kalkarken dudaklarının köşelerinden yavaşça kan akıyordu.... Önünde bembeyaz yüzü, mavi kristaller gibi gözleri ve nazikçe dalgalanan kar kıyafeti olan Xia Qingyue vardı....Bırakın yaralanmayı tüm bedeninde tek bir toz lekesi dahi yoktu.

-------------ÇEVİRMEN NOTU---------------

OooOooOoo karısına eziliyor gibi :D Nasıl devam edecek bakalım :D


Yun Che şimdi neler yapacak? Milleti şaşırmakta sınır tanımayan Yun Che ne gibi şeyler yapacak? Savaşın gidişatı nasıl gelişecek? Savaş daha ne kadar sürecek? Merak mı ediyorsunuz? O zaman sonaki bölüme tıklayın :D

Yorum Yap "ATG 242 - KARI VE KOCA ARASINDAKİ SAVAŞ (4)"