Tankların Tarihi Günceli

ATG 241 - KARI VE KOCA ARASINDAKİ SAVAŞ (3)

Eylül 14, 2016


BÖLÜM 241 - KARI VE KOCA ARASINDAKİ SAVAŞ (3)

"Ejderha Kusuru mu?" Ling Jie bu ismin bir yerden tanıdık geldiğini hissetti. Şaşkınlıkla konuşmadan önce bir süre düşündü. "Ejderha Kusuru tarikatımızın tarihinde kayıtlı olan ağır kılıç değil mi? Sakın bana...."

"Ejderha Kusuru'nu anlatan kayıtlar 1000 yıl önceye dayanıyor. O zaman villamız yeni kurulmuştu ve ağır kılıç departmanımız bile vardı. Ancak bu departman sadece 2 nesil devam edebildi çünkü 3. nesilde ağır kılıç kullanan kişi sayısı sürekli azalarak ondan daha az kişiye kadar düşmüştü. Bu yüzden ağır kılıç kullanan büyüklerden biri gelişim yapmak ve ağır kılıcı yeniden canlandırmak için Ejderha Kusuru’nu da alarak Ölümün Çölüne gitti....Kayıtlara göre Ejder Kusuru atalarımız tarafından 10000 yıllık parlak gri taş kullanılarak yapılmış. Kılıcın içinde mühürlü genç bir Gökyüzü Kaynak Ejderhası var bu yüzden kılıcın ismi Ejderha Kusuru. Ancak Ejderha Kusuru bu dünyaya geldiğinden beri gerçek kudretini hiç gösteremedi. Onu alan büyükte Ölümün Çölünden geri gelmeyince kılıç hiçbir iz bırakmadan kayboldu."

"Aldığımız bilgilere göre Yun Che’ Ölümün Çölünün derinliklerine gitmiş ve elindeki kılıç bizim tarihimizdeki ile tıpa tıp aynı. Hiç kuşkusuz o kesinlikle Ejderha Kusuru." Ling Yuefeng kaşlarını kaldırarak konuştu. O "Ölümün Çölünde derinliklere gitme" kavramının nasıl bir şey olduğunu derinden biliyordu.

"Ah....Baba yoksa sen turnuvadan sonra.....Ejderha Kusurunu geri mi isteyeceksin?" Ling Jie babasının tepkisini değerlendirdikten sonra sordu.

"Hayır." Ling Yuefeng kafasını salladı. "Villamız o kılıcı uzun yıllar arasa da hiç bulamadı. En sonunda aramaktan vazgeçtiler. Onun bu kılıcı bulması onun yeteneği ve şansı sayesinde. Bizim onu talep etme hakkımız yok....Ama bu ayrıca Yun Che ile bizim villamız arasındaki bir kader olarak görülebilir. Sonuçta o ağır kılıç atalarımızı bizzat kendilerinin yaptığı bir şey."

"Bu son savaş ve kazanan kişi Mavi Rüzgar İmparatorluğunun genç nesil arasındaki 1 numara olacak ve ayrıca turnuvanın muazzam ödülünü alacak."

Turnuvanın ödülünü düşündüğünde Ling Yuefeng'in yüzünde acı dolu bir ifade parladı. Ödül bir Gökyüzü Kaynak Koruyucu zırhıydı ve bu Gökyüzü Kaynak Silahlarından çok daha nadirdi. Üstelik Ejderha Pulu Zırhı en yüksek kalitenin en yükseğiydi. Normalde Cennetsel Kılıç Villasına ait olması gereken bu ödül şimdi itaatkar biçimde başkasına verilecekti. Kalbi kırık hissetmeleri hiç tuhaf değildi.

"Mavi Rüzgar İmparatorluk Ailesinden Yun Che vs Donmuş Bulut Asgard'dan Xia Qİngyue....Maç başlasın!!"

Bang!!

Yun Che'nin ayakları altından çıkarılan Ejderha Kusuru beraberinde küçük kırık kaya parçaları getirerek onları havaya uçururken kontrolsüzce güçlü ama Onurlu ve etkileyici bir aura serbest bıraktı. İki eliyle Ejderha Kusurunu sıkıca tuttu ve göz açıp kapayıncaya kadar aurası Ejderha Kusuru'nun aurası ile tamamen bir oldu. Xia Qingyue'yi izlerken yavaşça konuştu. "O gece sana söylediğim şeyi hala hatırlıyor musun? Eğer rakip olursak umarım kendini hiç tutmadan bütün gücünü kullanırsın."

"Yanan Kalp.....Açıl!"

Yun Che yüksek sesle kükredi ve tereddütsüz bir şekilde Kötülük Tanrısının 2. kapısı —— Yanan Kalbi açtı. Bir anda bedenindeki kaynak enerji aurası kıyaslanamayacak bir oranda patlayarak arttı. Aurasının seviyesi hala 10.seviye Gerçek Kaynak Alemindeydi ancak şuan ki aurasının kalınlığı Gerçek Kaynak Aleminin limitlerini kim bilir kaç kat artmıştı. O aslında o kadar güçlüydü ki hızlı bir şekilde Xia Qingyue'nin aurasının yoğunluğuna yaklaştı.

“AHHHHHHH!!” Ling Jie ağzı açık bir şekilde öne eğilirken korkmuş bir çığlık attı. O aslında dün yenilse de bunun Yun Che için kolay bir galibiyet olmadığını düşünüyordu. Bugün Ejderha Kusuru ortaya çıktığında kendine güveni biraz darbe almıştı. Şuan Yun Che'nin aurasının yoğunluğu patlayarak artmıştı ve açıkça dünkü aurası ile aynı olmadığı anlaşılıyordu. Bu Ling Jie'nin kalbini acımasızca dövmüştü.

Görünüşe göre dünkü maçta Yun Che sadece silah olarak değil kaynak enerjisi olarak da her şeyini ona karşı kullanmamıştı.

Eğer şuan ki kaynak gücü ve kılıcı kullansaydı dün onu yenmesi çok kolay olurdu.

Ancak durum Ling Jie'nin düşündüğü kadar basit değildi. Yun Che'nin kaynak gücü gerçekten çok düşüktü ve Buda'nın Büyük Yolu'nun 2.aşamasının desteği ile bile ikinci kapıyı zar zor sürdürebiliyordu. Eğer bu savaş çok uzun sürerse onun için kesinlikle bir geri tepme oluşturacaktı.

Ve "Yanan Kalp" durumunu sürdürebileceği süre yaklaşık olarak 5 dakikaydı.

Ve bu 5 dakika Xia Qingyue'ye karşı dayanması için güvenebileceği tek şeydi. Diğer bir değişle bu süre içinde Xia Qingyue'yi yenmeliydi aksi halde "Yanan Kalp" devam etmeyecek ve bir umudu kalmayacaktı.

Yun Che'nin kaynak enerjisindeki dramatik yükseliş Ling Yuefeng ve Qin Wushang de dahil herkesi korkuttu. Turnuvanın başından beri Yun Che bir çok gülünç ve inanılmaz duruma neden olmuştu ama tüm gücünü kullanmamıştı. Turnuvada ilerlerken rakiplerinin gücü artıyordu ama o sadece gerçek gücünün sadece birazını kullanıyordu....Ve şuanda tüm sahip olduğu gücü hiç tereddüt etmeden açığa çıkarmıştı.

Ejderha Kusurunu önünde yatay olarak kavradı ve yüksek sesli bir bağırış ile aniden Xia Qingyue'ye saldırdı. Eski hayatındaki düşmanlar arasında güç olarak kendisinden yüksek bir sürü düşmanı olmuştu ve kaçamayacağı bir durumda o düşmanlara karşı ne yapması gerektiğini açıkça biliyordu. Bu durum için en aptalca yol çarpışıp diğer tarafı kontrol etmekti. En iyi yol ise tüm gücünü her şeyini yoğunlaştırdığı bir saldırı için toplamaktı!

Bu yüzden Yun Che onayladığı an tüm gücünü hiç kısıtlamadan kullanacaktı! 4000 kilodan daha ağır olan Ejderha Kusurunun üzerinde bir şeytanın çıldırmış kuvvetinin aurası yükseldi.

Boom!!

Bu darbenin gaddarlığı Xia Qingyue'nin onu engellememeyi tercih etmesini sağladı ve süzülerek uzaklaştı. Bir patlama sesiyle birlikte zavallı Kılıç Söylev Arenası yeniden büyük bir miktar yıkıma uğradı. Boş havaya vuran Yun Che durmadı ve Xia Qingyue'nin göğsüne bir darbe atmak için aniden atladı. Ağır kılıç kötü bir ruhunkine benzeyen bir uluma sesi çıkartıyordu.

Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdele de Xia Qingyue'nin tüm bedenini çevrelemişti. Yun Che'nin baskıcı saldırısının karşısında hiç geri çekilmiyordu ve Yun Che saldırısını yeniden ıskaladığında aniden Ejderha Kusuruna yaklaşarak onu sıkıca sardı...

Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdele Ling Yun'un Göksel Yuan Kılıcını uçarak göndermişti ama Yun Che ve Ejderha Kusuru mükemmel senkronize olmuşlardı ve sanki Ejderha Kusuru onun bir kolu gibiydi. Bu Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdelesi olsa bile onu uçurması kesinlikle imkansızdı.

Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdele yırtma kuvvetini serbest bıraktığında Ejderha Kusuru da aniden ruh sarsıcı bir ejderha kükremesi açığı çıkardı. Zalim bir baskı aniden patladı ve Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdeleyi sallayarak açtı. Ejderha Kusuru aşağı doğru çarparken Yun Che'nin bakışları kılıç gibi keskindi. Ejderha Kusuru aşağı inerken aynı anda aniden Yıldız Tanrısının Kırık Gölgesini etkinleştirdi ve aynı görüntüye sahip 3 figür oluşturdu. Üçüncü gölge Xia Qingyue'nin üst çaprazında ortaya çıktı ve aşağı doğru vurdu...

"Derebeyinin Hiddeti!"

Yıldız Tanrısının Kırık Gölgesi sessiz ve biçimsizdi. Sahte gölgeler ve gerçek gölge tamamen aynıydı ve bunun en korkutucu tarafı ise başlatırken kaynak enerjisinde hiç dalgalanma olmamasıydı. Birisi sadece gerçek gölge kendi konumunu belirlemek için yer değiştirdikten sonra kaynak enerji aurasına güvenerek bunu hissedebilirdi ama bu olduğunda çoğu zaman çok geç oluyordu.

Xia Qingyue'nin Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdelesi Yun Che'nin ezici saldırısı ile karşılaşma amacıyla açılarak ilerledi. Ama garip bir şekilde tehlikeli bir aura aniden arkasından geldi. Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdelesini kullanarak arkasını savunmak için zamanı olmadığını fark ettiğinde yüzünde bir şok ortaya çıktı. Hızlı bir şekilde Donmuş Bulut Sanatını kullanarak kalın bir buz kristali bariyeri yapmaktan başka şansı yoktu.

BOOM!


PING!!

Üç katmanlı buz kristali bariyeri anında arka arkaya parçalandı. Sanki bir fırtına gibi basınçlı ve patlayıcı bir kuvvet Xia Qingyue'yi uçurdu. Xia Qingyue'nin dengesini yeniden kazanmasını beklemeden Yun Che kükredi. Kendi gölgesini takip eden Ejderha Kusuru ile birlikte hemen Xia Qingyue'ye doğru ilerledi...

"Ne!?" Chu Yueli buruşmuş kaşları ile ayağa kalktı. O savaş başladığında girişken olanın Yun Che olacağını beklemiyordu. Onun en son saldırısındaki kaynak enerjisi dalgalanmasının yoğunluk seviyesi Xia Qingyue'nin iç yaralanma alması için yeterliydi.

Ancak bu Yun Che'nin tüm gücünün Xia Qingyue'den yüksek olduğu anlamına gelmiyordu. Çıldırmış bir canavarın ani saldırısı gibi olan çıldırmış saldırısı Xia Qingyue'yi pasif duruma sokmuştu.

Derebeyinin Hiddeti ağır bir çekiç gibi onun omzuna düştü ve doğruda tüm sol kolunu uyuşturdu. Bu kaynak enerjisi saldırısından iç organları da hafif yaralanmalar aldı ama o paniklemedi. Bunun yerine o sakinleşti. Chu Yuechan'ın dün geceki tavsiyeleri hala kulağının yanındaydı. Biraz konsantre oldu ve anında saf ve soğuk olan kar ve buz gibi oldu. Hafifçe dönerek dengesini sağlamlaştırdı. Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdelesi sanki beyaz bir şimşek gibi Yun Che'ye taarruz etti.

BOOM! BOOM! BOOM! BOOM! BOOM!!

Yun Che'nin her saldırısı kulak yarıcı bir patlama getiriyordu. Önden gelen bir saldırı ile ağır kılıca karşı doğrudan çatışmak en aptalca karardı ama Xia Qingyue'nin karşısındayken Yun Che'nin ağır kılıcı dengiyle karşılaşmış gibiydi....

Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdelesi su gibi esnek ve yumuşak ayrıca bir yılan gibi çevikti. Ejderha Kusuru ile saldırı alış verişi yaptığında aslında onun otoriter Donmuş Bulut gücü ağır kılıçla çarpışmıyordu. Bunun yerine Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdelesi kendi doğasını büyük bir çekme kuvveti oluşturmak için kullanıyordu ve her seferinde ağır kılıcın saldırılarını boş havaya doğru çekiyordu. Aynı anda giderek artan soğuk enerji sessizce Yun Che'yi sarıyordu. Ardından bir "çatlama" sesi ile birlikte Yun Che'nin omuzlarında kalın bir buz tabakası katılaştı.

Tüyler ürpertici bir soğukluk ile birlikte buz gibi soğuk enerji kalbini bunaltıyordu ve sanki sayısız sayıda bıçak bedenine giriyor gibiydi. Yun Che'nin bakışları soğuklaştı. Alçak sesli bir hırıltıdan sonra kızıl renkli alev kümesi aniden bedeninin üzerinde yandı ve göz açıp kapayıncaya kadar on ayak yüksekliğine yükseldiler. Kızıl ateşin altında buz gibi soğuk enerji hızla dağıldı ve kalın buz tabakası da hızlıca eridi.

Bu arada Ejderha Kusuru tamamen alevler tarafından sarıldı ve çok büyük bir alev kılıcı haline geldi. Bir kez daha ileriye doğru saldırıya geçerken beraberinde dans eden kıvılcımlar getiriyordu.

"O aslında böyle yoğun bir alev ateşleyebiliyor! Görünüşe göre onun ateş özellikli kaynak sanatı kesinlikle daha önce gösterdiği kadar basit değil!"

"Bu sadece en düşük seviyeli kızıl alev...." Bunu söyleyen öğrencinin o anda aniden gözleri genişledi ve şok içinde konuşmaya devam etti." Bu...bu....bu nasıl mümkün olabilir!"

Sayısız buz kristali her yönden Xia Qingyue'nin önüne geldi ve birlikte yoğunlaşarak olağanüstü bir açık mavi nilüfer oluşturdular. Bu buz nilüferi yavaşça döndü ve ardından aniden dağıldı. Her yaprağı 7 buz kristaline dönüşerek Yun Che'ye uçtu. Her buz kristali ağustos böceğinin kanatları kadar ince ve saf değerli taşlar kadar berraktı ama aynı zamanda kemik delici bir şekilde soğuktu!

"Yıldız Kavurucu İblis Nilüferi!"

Alev gibi yükselen sıcak hava dalgalarından Yun Che'nin merkezinde olduğu ve Xia Qingyue'nin nilüferinden en az 10 kat daha büyük bir alev nilüferi açtı ve devasa bir alev canavarı gibi ağzını açarak ona doğru uçan buz kristallerini tamamen yuttu. Buz kristallerinin hiç biri Yun Che'ye yaklaşamadı çünkü tüm kristaller yok olmuştu.

Tüm izleyenler sersemlemişti....Ling Yun'un kılıç ışınları bile Xia Qingyue'nin buz nilüferini parçalayamamışken nasıl önemsiz kızıl alevler onları bu kadar kolay eritebilmişti?

"Bu...."

"Anka Alevi!" Fen Moli şokla söyledi.

Ling Yuefeng'in bakışları anında Mavi Rüzgar İmparatorluk Ailesinin koltuklarına kaydı....Yun Che'nin eğitildiği yer aslında İlahi Anka Tarikatı mı?

--------------ÇEVİRMEN NOTU--------------

Haha nasılsınız ben iyiyim havalar soğumaya başlıyor gerçi bunu siz okurken kesin hepimiz donuyoruzdur :D Devam bakalım daha ne kadar şaşıracaklar :D


Yun Che Anka gücünü daha fazla kullanacak mı? Anka gücü Ling Kun tarafından ne tepkiler alacak? Savaş nasıl devam edecek? Merak mı ediyorsunuz? O zaman Sonraki Bölüme tıklayın :D

Yorum Yap "ATG 241 - KARI VE KOCA ARASINDAKİ SAVAŞ (3)"