Tankların Tarihi Günceli

ATG 239 - KARI VE KOCA ARASINDAKİ SAVAŞ (1)

Eylül 14, 2016


BÖLÜM 239 - KARI VE KOCA ARASINDAKİ SAVAŞ (1)

Yarı finallerdeki sonuçları kimse ön görememişti. Yun Che ve Ling Jie arasındaki savaş tam bir görsel şölendi ve Xia Qinyue ile Ling Yun arasındaki savaşta tüm algılarını yok etmişti. Savaşlardan sonra savaşların tamamını izleyenler uzun süre sakinleşememişlerdi.

Bu turnuvada 20 yaş altı genç neslin yarıştığı bir yerde beklenmedik bir şekilde Etki Alanı ortaya çıkmıştı!

(Ç.N: Şimdi ki paragrafta Yangtze diye bir şey var. Bunun ne olduğu hakkında ne benim ne İngilizceye çeviren güzel insanın bir fikri yok :D Bir atasözünde geçiyor insan olabilir başka bir şey olabilir ama fikrim yok :D Ama içinde geçtiği atasözünün anlamı bir nesil kendilerinden öncekini geçer demek genelde genç nesli överken kullanılıyor falan :D )

"*iç çekme* Bu gerçekten Yangtze'nin dalgaları, dalgaları ileri itiyor. Biz yaşlandık ve genç neslin parlama zamanı gelmiş! Ling Yun bizi suskunlaştırıyordu ama bu Xia Qİngyue....Bu genç kızın karşısında başımı bile kaldırabileceğimi hissetmiyorum!" Büyük tarikatlardan birinin büyüklerinden biri iç çekerken konuştu.

"Buda güzel bir şey. Bu bize Mavi Rüzgar İmparatorluğunun kaynak alemlerinin gelecekte daha yüksek seviyelere ulaşacağını kanıtlıyor."

"Merak ediyorum da Donmuş Bulut Asgard böyle bir öğrenciyi nereden buldu. Bu turnuvadan sonra 'Xia Qingyue' adı kesinlikle tüm imparatorlukta yayılacak. Genç neslin en güçlüsü de değişmiş olacak."

"Hiç şüphesiz bu kız Cennetsel Kılıç Villasının yan karakter olmasına sebep olan ilk kişi. Cennetsel Kılıç Villası için bu kabul etmesi çok zor bir şey olmalı."

Tüm tartışmalar Xia Qingyue hakkındaydı ve kimse yarınki maçın diğer katılımcısı Yun Che hakkında konuşmuyordu. Ama bu şaşırtıcı bir şey değildi. Her ne kadar Yun Che ver Ling Jie'nin maçı heyecan verici olsa da Xia Qingyue ile Ling Yun arasındaki maça göre birkaç seviye daha düşüktü. Ayrıca Yun Che kendi maçını kolayca kazanamamıştı ve kılıcı da kırılmıştı. Rakibi de Ling Yun'u yenen ve Etki Alanı bile kullanabilen Xia Qingyue olduğu için tüm bunlar normaldi.

Xia Qingyue Etki Alanını etkinleştirdiğinde belki de tüm Yeryüzü Kaynak Aleminde ona denk kimse yoktu. Böyle bir yetenek alemleri ve ayrıca kaynak gücü kurallarını alan cennetin bir hediyesiydi.

Cennetsel Kılıç Villasındaki insanlar gerçekten çok mutsuz hissediyorlardı.

Etki Alanı yüzünden bedeni ve meridyenleri donmuş, Xia Qingyue'nin saldırısından yaralanmış ve Kılıç Ruhu Görsel İkizinin yan etkilerinden dolayı yıpranmış Ling Yun 6 saat geçmesine rağmen uyanmamıştı. Baygın yüzü son derece solgundu ve bilinçsizken acı çekme belirtileri gösteriyordu....Bunun nedeninin bedenindeki acılar mı yoksa genç nesil arasında eşsiz olarak adlandırılmasına rağmen yenilerek Cennetsel Kılıç Villasını utandırdığı için mi olduğunu söylemek zordu.

"Yun'er hala uyanmadı mı?" Ling Yuefeng oraya yürüdü ve yüzünde ne mutluluk ne üzüntü vardı.

"Henüz değil. Kılıç Ruhu Görsel İkizi kendi isteğiyle bozulmadı o yok edildi. Abimin ruhu oldukça hasar almış olmalı. Ama birkaç saat içinde uyanır" Ling Jie endişeli bir şekilde konuştu.

Ling Yuefeng iç çekti ve gözlerini kapadı. "Sen ve abin savaşlarınızda tüm yeteneklerinizi gösterdiniz ama yine de kaybetmemiz hakkında söylenecek bir şey yok. Görünüşe göre ben bunca zaman çok gururlu ve kibirliymişim.... Cennetsel Kılıç Villamızın saltanatı bu günden itibaren sona erdi."

…………………………

Gece olmuştu ve ay ışıkları aşağı doğru parlıyordu. Xia Qingyue nilüfer göletinin yanında yanaklarını elleriyle desteklerken oturuyor ve tamamlanmamış aya bakıyordu. Gözleri dalgasız bir göl gibiydi. Kendi gizli düşüncelerinin derince içine girmişti.

Soğuk bir esinti çıktı ve bir görüntü hiç ses çıkarmadan yanında belirdi. Xia Qingyue bakışlarını indirdi ve ayağa kalkıp başıyla selamladı. "Kıdemli Usta."

Chu Yuechan bir hapı tuttuğu yeşim gibi elini uzattı. Topak saf beyazdı ve ay gibi bir ışık yayıyordu. "Sen bugün Etki Alanını kullanarak canlılığına zarar verdin. Bu hızla giderse yarınki sadece maçta enerjinin yüzde atmışını kullanabilirsin. Ama bu hapı kullanırsan tamamen iyileşirsin."

"Donmuş Ruh Cenneti Geri Dönüş Hapı....." Xia Qingyue hayretler içine kaldı ve onu almadı. "Donmuş Ruh Cenneti Geri Dönüş Hapı paha biçilemez bir hazinedir ve Qingyue için israf edilmemelidir."

"Sen Donmuş Bulut Asgard’ın gelecekteki en önemli kişisi ve umudusun. Gelecekteki Asgard Sahibesi konumu da sana ait. Senin kullandığın hiçbir şey israf değil. Al bunu."

Chu Yuechan'in pozisyonu Donmuş Bulut Asgard da Asgard Sahibesinden sonra geliyordu. Xia Qingyue daha fazla reddetmedi ve hapı alarak ağzına attı.

"Teşekkür ederim Kıdemli Usta."

Hap bedenine girdiğinde gece esintisi aşırı soğuklaştı ve yeryüzü ile gökyüzünün enerjisi Xia Qingyue'nin bedenine girerek onun canlılığındaki azalmayı ve kaynak enerjisini hızla onarmaya başladı.

Chu Yuechan fısıldamadan önce karmaşık bir bakışla onu bir süre izledi. "Qingyue yarınki rakibini küçümseme ve zaferi kazandığını varsayma. Onun yetenekleri açısından hala başka sırlar sakladığını düşünürsek o tüm her şeyini kullansa bile senden hala uzakta olacak. Etki Alanının içinde Gökyüzü Kaynak Aleminin altındaki kimsenin sana denk olmadığı doğru ama o senin soğuk bir şekilde yeteneksiz kaldığın 2 şeye sahip."

Xia Qingyue ay gibi güzel gözlerindeki şaşkınlıkla baktı. "Lütfen bana öğüt verin Kıdemli Usta."

"Birincisi onun savaş tecrübesi ve son derece güçlü 5 duyusu. Onun karar verme yeteneği ve tehlike altındaki sürdürdüğü kararlılığı savaş tecrübesi ile birleştiğinde bırak seni ben bile ondan daha aşağıyım....İkincisi de azmi ve iradesi. O sınırlarına kadar baskıya uğrasa ve karşı saldırı için hiçbir yeteneği olmasa bile sakın onun yenildiğini düşünme çünkü bunun tam tersi şekilde sıkıştığı zaman o çok daha korkutucu oluyor. Aşırı baskı altındaki bir kişi son gücünü bedeninden getirir ama o bu gücü ruhundan getiriyor. Yarınki maçta rahatlama çünkü çok zor bir maç olacak. Bunlar boş sözler değil bunlar benim sana Kıdemli Ustan olarak tavsiyelerim."

(Ç.N: Tanıyan bilir tabi :D )

"Sen kaybetsen bile ben çok şaşırmam."

Chu Yuechan'ın sözlerini duyunca Xia Qİngyue'nin güzel gözleri şaşkınlıkla doldu.

Chu Yuechan'ın kalbi bir kaynak buzu gibiydi ve onun soğuk kişiliği ile birlikte çok nadir konuşurdu. Bu Xia Qingyue'nin saygı duyduğu Kıdemli Ustasının ilk kez bu kadar çok konuştuğunu duyduğu zamandı. Ve söylediği her söz genç bir çocuğu övüyordu....Ve yaptığı değerlendirmeler inanılmaz derecede yüksekti....

Eğer doğrudan Chu Yuechan'dan duymasaydı böyle bir şeyin olduğuna kesinlikle inanmazdı.

"Ben Kıdemli Ustamın öğütlerini hatırlayacağım." Xia Qingyue usulca konuştu. Bir süre tereddütten sonra konuşmaya devam etti. "Qingyue'nin Kıdemli Ustama sormak istediği küstahça bir sorusu var...."

"Sen benim onu nasıl bu kadar iyi yorumlayabildiğimi bilmek istiyorsun değil mi?" Chu Yuechan yavaşça gözlerini kapadı.

"Evet..."

Chu Yuechan arkasını döndü ve Xia Qingyue tam onun gideceğini düşünürken o hafifçe konuştu. "Ben senin Buz Kalbi Yeşim Sıvısını arıtman için 3 Gökyüzü Kaynak Çekirdeği bulmak için daha önce Asgard'dan çıkmıştım. 3. çekirdeği bulduğumda kazara zehirlendim ve daha sonra onunla tanıştım. O benim zehirden kurtulmam için bana yardım etti ve böylece ben ona bir iyilik borçlandım."

Xia Qingyue'nin bakışları titrerken dudakları ayrıldı.

"Asgard'a geldikten 2 ay sonra yeniden ayrıldım ve 5 ay gözükmedim. Bu 5 ay boyunca onunla birlikteydim. Çünkü onu koruyarak iyiliği ödemeyi düşündüm ama sonunda bunun yerine o benim hayatımı kurtardı. Ayrıca İmparator Kaynak Alemine girmem de onun sayesinde oldu."

“…” Xia Qingyue duyduğu şeye inanamadığı için uzun süre ses çıkaramadı.

Chu Yuechan'ın kendisi bile hayatı boyunca Xia Qingyue için kendisine saklamayı düşündüğü bu sırları neden ona anlattığını bilmiyordu. Belki de bu ona karşı kalbinin derinliklerinde tarifsiz bir aşağılık duygusu hissettiği içindi...Sonuçta Xia Qingyue onun yasal ver gerçek karısıydı ama o Xia Qingyue'nin Kıdemli Ustası olarak....."

"Bu sözleri ustan dahil kimseye anlatamazsın."

"Peki." Xia Qingyue düşünceleri afallamışken başıyla onayladı.

"Karşılığında sende benim bir sorumu cevaplar mısın?"

Bugün Chu Yuechan onunla bu kadar konuştuğundan dolayı Xia Qingyue'nin gerçek dışı bir hissi vardı. O başıyla onayladı. "Lütfen sorun Kıdemli Ustam."

Chu Yuechan ona baktı ve sesi biraz nezaket taşıyordu. "Ben sana Donmuş Bulut Sanatını öğretirken senin farkındalığını kontrol ettim. Ve bunun sonucunda çalışmayı sevmediğini ama çok fazla güç elde etmek için aşırı güçlü bir isteğin olduğunu fark ettim. Bunun nedenini söyler misin?"

(Ç.N: Kocama uygun olmak :P)

Xia Qingyue ürktü ve gözlerinde geçici bir süre derin bir üzüntü ortaya çıktı. Gözleri buğulandı ve hatta etrafındaki buz ruhları bile sessizleşip sakinleşti.

"Nedeni......annem." Chu Yuechan'ın açık yürekli sözlerinden sonra saklamayı seçmedi ve sözleri sis gibi aktı. "Benim babam ve annemin tanışması çok büyülü bir şekilde olmuş....Babam annemi şehrin dışında bulduğunda o komadaymış ve tüm bedeni kanla kaplıymış. Uyandıktan sonra hiçbir hatırası yokmuş (hafızasını kaybetmiş.) ve bedenide son derece zayıfmış....Daha sonra annem ile babam evlenmiş ve annemin bedeni çok zayıf olduğundan beni doğurmakta çok zorluk çekmiş ve bende ölümden kıl payı kaçmışım...."

"Ben 4 yaşında iken annemin hatırları aniden geri geldi. O gitti. Bir peri gibi uçtu ve gitti....O gitmeden önce bana ve kardeşime acıklı bir şekilde ağlayarak sarıldı ve eğer gitmezse bunun tüm aileye felaket getireceğini söyledi. Bana gittiği yerin adının Tanrıların Bölgesi olarak adlandırıldığını söyledi. Orası bizim asla gidemeyeceğimiz bir yermiş....Ondan sonra babam ne kadar güçlü kalsa da bazen onun yalnızken sessizce ağladığını görüyordum. Geçen on yıldan fazla zamandır o bir daha evlenmedi...Kardeşim çok genç ve cahildi ama büyüdüğünde en çok imrendiği şey başka kişilerin annelerinin olmasıydı."

"Tanrıların Bölgesi mi?" Chu Yuechan'ın kaşları daraldı çünkü o deneyimli olmasına rağmen bu ismi hiç duymamıştı. "Oranın ne tür bir yer olduğunu biliyor musun?"

Xia Qingyue dalgın bir şekilde kafasını salladı. "Bilmiyorum. Bir çok antik kitabı araştırdım ama bu isme hiç rastlamadım."

(Ç.N: Yun Che'ye sor o Jasmine'ye sorsun o kesin biliyordur :D )

"Güç istemenin nedeni bu ismi öğrenebilecek kadar yüksek seviyeye çıkmak doğru mu?"

“Mn…” Xia Qingyue kar beyazı yüzünü kaldırarak gökyüzünden aya bakmadan önce hafifçe başıyla onayladı. "Ben sadece ailemi yeniden birleştirmek istiyorum. Her ne kadar bu hedef çok uzakta olsa da ben daha yükseklere tırmandıkça bir gün annemi bir kez daha görebileceğime inanıyorum."

O anda avlunun dışından kasti olarak yapılmış yumuşak adım sesleri geldi. Çok geçmeden avlunun ana kapısından net bir ses geldi. "Bu kişi Xiao Tarikatından Xiao Kuangyu'dur. Ben Donmuş Ayın Perisi 'Xia Qingyue' ile görüşmek isterim. Başka bir niyetim yoktur. Ben sadece Donmuş Ayın Perisine uygun olan donmuş yeşim saç tokasına sahibim. Sadece Donmuş Ayın Perisi taktığında bu israf olmamış olur ve ayrıca...."

Xiao Kuangyu konuşmayı bitirmeden Chu Yuechan elini genişletti ve itti. Sertleşmiş soğuk enerji akışı aniden ilerledi ve avlunun girişini 3 metre yüksekliğinde ki kalın buz duvarı ile mühürledi. Ona doğru gelen soğuk hava akışı Xiao Kuangyu'nun korkudan beti benzi atmasına ve hızlıca geri çekilmesine neden oldu. Her ne kadar yüzü öfkeden seğirse de bir şey demeye cüret etmedi. Zorla dişlerini sıkıp ayrılmaktan başka seçeneği yoktu.

Mavi Rüzgar İmparatorluğunda belki de sadece Donmuş Bulut Asgard Xiao Tarikatının ikinci genç ustasına engel olup onu utandırabilirdi.

------------ÇEVİRMEN NOTU--------------

Diğer bölümde başlayacak savaş ve gittikçe güzelleşecek :D Biraz da uzun olacak :D  


Maç nasıl başlayacak? Xia Qingyue'nin annesi kim? Tanrıların Bölgesi neresi? Tanrıların Alemi ve Tanrıların Bölgesi aynı yer mi? Yoksa farklı yerler mi? Jasmine Tanrıların Bölgesini biliyor mu? Merak mı ediyorsunuz? O zaman sonraki bölüme tıklayın :D

Yorum Yap "ATG 239 - KARI VE KOCA ARASINDAKİ SAVAŞ (1)"