Otto Von Bismark Günceli

ATG 237 - KILIÇ RUHU GÖRSEL İKİZİ

Eylül 14, 2016


BÖLÜM 237 - KILIÇ RUHU GÖRSEL İKİZİ

Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdelesi çok benzersiz bir silahtı. O bir kamçıya benziyordu ama yine de kamçıdan büyük ölçüde farklıydı. Onun kendine has niteliklerinden bazıları daha benzersizdi. Ling Yun her ne kadar daha önce bir çok savaş yapsa da bu "Kurdele" sınıfı bir silaha karşı olduğu ilk savaştı. Bu silahın ana saldırı yönteminin "dolaşmak" olduğunu bilse de onun dolaşma hızı çok hızlı ve eziciydi. Elinde aniden neredeyse direnemeyeceği muazzam bir kuvvet patlaması seyahat etti ve onu hazırlıksız yakalayarak Göksel Yuan Kılıcını elinin dışında kapana kıstırdı.

Ling Yun her ne kadar şok olsa da paniklemedi. Hemen yıldırım gibi geri çekilerek Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdelesinin saldırısından kaçındı ve kılıç niyetini kanalize ederken avucunu uzattı. Göksel Yuan Kılıcı kurdelenin içinde  yoğun bir mücadele vererek kısıldığı yerden çıktı ve doğrudan onun eline geri uçtu.

"Aşırı Yıldırımın Cennetsel Kılıcı!"

Göksel Yuan Kılıcı bir kere sallandı ve sağır edici bir gök gürültüsü patlaması oluştu ardından yüzden fazla kılıç ışığı hattı Xia Qingyue'ye doğru sanki yıldırım parlaklıkları gibi saldırıya geçti. Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdele saldırıdan savunmaya geçerek büyük bir hızla onun etrafını sardı ve ona doğru gelen kılıç ışınlarının yolunu kesti. Ancak Ling Yun'un bitirici saldırısı da onu o anda deldi ve kılıç ışınları sanki uzayın içindeki çatlaklarda saklanıyormuş gibi doğrudan Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdelenin dansında üretilen küçük açıklığa gittiler.

Tehlikeli kılıç saldırısının karşısında Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdelesi kıvrak bir yılan gibi çekinmeden atıldı ve doğrudan Göksel Yuan Kılıcı ile çarpıştı. Kulak delici bir "çınlama" sesi ile birlikte Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdelesi ve Göksel Yuan Kılıcı çıkmaza girdi....Normalde ipek kadar yumuşak olan uzun kurdele sanki şuan boyun eğmez bir saf çeliğe dönüşmüş gibi Lin Yun'un ağzına kadar kılıç niyeti dolu saldırısını tamamen engellemişti.

“Bang!!”

Bir buz nilüferi patlarken Xia Qingyue ve Ling Yun aynı anda geriye doğru uçtular. Xia Qingyue incelikle yere indi ama Ling Yun yere indiğinde iki eli de kalın bir buz tabakası ile kaplanmıştı. Biraz caba harcayarak buzdan kurtulmadan önce kaşları seğirdi. Ardından uzun ve kar beyazı kurdeleye son derece şaşkın bir şekilde baktı.

Bu açıkça uzun bir kurdele o nasıl bir kılıç gibi sertleşebilir!!!

"Kullanması en zor olan Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdeleyi bu kadar özgürce kontrol edebiliyor....Bu nasıl mümkün olabilir!" Ling Yuefeng şok içinde kontrolsüzce bağırdı. Eğer o Xia Qingyue'nin kurdeleye ilk temas edişinden sadece 1 yıl geçtiğini bilseydi şoktan bayılıp bayılmayacağı belirsizdi.

"Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdelenin içinde buz Anka'sının bir kısmı mühürlü ve onu kontrol etmek son derece zor. Asgard Sahibesi tam 30 yıl harcadı ve sonunda onun gücünün %100 ünü kontrol edebilecek seviyeye geldi. Ancak Qingyue sadece 1 yıl harcadı ve çoktan onun gücünün %70 ini kullanabiliyor. Böyle kapsamlı bir beceri bin yıl sonra bile bir daha Asgard'a gelmez." Chu Yueli izlerken övdü.

"Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdele ve Göksel Yuan Kılıcı Gökyüzü Kaynak Silahlarıydı. Ancak Gökyüzü Kaynak Silahlarında farklılıklar mevcuttu. Örneğin Limitsiz Kılıç bir yüksek seviyeli Gökyüzü Kaynak Silahı iken Göksel Yuan ve Yang Kılıçları orta seviyeli Gökyüzü Kaynak Silahları idi. Ancak Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdelesi gerçekte bir yüksek seviyeli Gökyüzü Kaynak Silahıydı. Ayrıca kullanım ustalığı açısından Xia Qingyue 3 yıldır Göksel Yuan Kılıcını kullanan Ling Yun'a kaybediyor gibi durmuyordu....Bu yüzden Xia Qignyue silah açısından büyük bir avantaja sahipti!

Birkaç saldırıdan sonra Ling Yun bu farkı hayal meyal anlamıştı. Ancak bu yüzden korkmamıştı. Onu şok eden şey Xia Qingyue'nin kaynak gücü temeli bakımından ondan aşağı olmayışıydı.

“HAAH!!”

Yüksek sesli bir kükreme ile beraber Ling Yun'un gözlerindeki beyaz geri çekildi. Büyümüş göz bebeklerinin içinde iki kılıç silueti gözüktü. Dizginlemeden tüm bedenindeki kılıç niyetini çağırdı ve o neredeyse katılaşacak kadar yoğundu. Bir bakış atıldığında sanki bedeninin etrafında yanan saydam alev kümesi varmış gibiydi.

RIIIP!!

Ling Yun'n kılıcı saldırısını yaptı ve beraberinde gökyüzünü gizleyen kılıç silueti fırtınasını getirdi. Ling Kun'un kılıç baskısındaki değişiklik Xia Qingyue'nin kaşlarını oynatmasına yol açtı ve kurdele havada dans ederek tüyler ürpertici bir soğuk aura dalgası üretti ve bu dalga Ling Yun'un gökyüzünü kaplayan kılıç siluetlerine doğru yöneldi.

BANG!!!!

İkisinin kaynak enerjileri çarpıştığında Ling Wugou'nun bizzat yaptığı kaynak bariyeri çatladı. O anda iki mükemmel Yeryüzü Kaynak Alemindeki uzmanın arasındaki düello sonunda ve gerçekten başlamıştı.

Kılıç ışık akışı ve yıldırım gibiydi ama kurdele bazen bir sis gibi bazen de kaynak buzu kadar sert bir şekilde, süpürülüyor, deliyor, dolanıyor ve hatta kesiyordu....Yinede bunların hepsine Xia Qingyue'nin hiç acemilik olamayan ellerinde dans ederek kolayca dönüşüyordu. Eğer sıradan bir insan böyle bir silahla ilk kez karşı karşıya gelseydi kesinlikle afallar ve buna ayak uyduramazdı. Ancak Ling Yun sonuçta Ling Yun idi. Her ne kadar kullandığı kılıç yetenekleri baskıcı saldırılar gibi gözükse de hepsi aslında aldatmacaydı. Saldırıyor gibi davranırken savunuyordu ve gözleri ile farkındalığını kullanarak kurdelenin dönüşümlerindeki farklılığı algılamaya çalışıyordu. Üç yüzden fazla kılıç darbesinden sonra buna adapte oldu ve savunmadan saldırıya geçerek her saldırısını kurdelenin açıklığına hedefledi.

RIIP!!

Kılıcın üzerinde bir ışık parlarken yerde bile ondan fazla derin iz oluştu.

BOOM!!

Kurdele nazikçe zemini okşadı ancak bu okşama eylemi yumuşak ve nazikçe gözükse de kulak yıkıcı bir ses oluşturdu. Bir çatlak şaşırtıcı derece soğuk aura ile aşırı bir hızla genişledi ve sadece Ling Wugou'nun ayaklarına yetişip onu panik içinde geriye doğru arka arkaya adımlar atmasını sağladığında durdu.

Ling Yun havaya atladı ve havada hareket etti. Attığı her adımda bir kılıç ağzı hortumu oluşturuyordu. Xia Qingyue'ye ulaştığında otuzdan fazla kılıç ağzı hortumunu ona doğru süpürdü ve tüm hortumların içinde gizlenmiş onlarca kılıç ışını vardı.

Önden Ling Yun çevreden de onlarca kılıç ağzı hortumu geliyordu bu birisinin ödünü koparacak ümitsiz bir durumdu ancak Xia Qingyue'nin ifadesi sakin ve tereddütsüzdü. Kurdele dans ederken Xia Qingyue'nin ayaklarının altında eşsiz bir görkemle devasa açık mavi renkli bir buz nilüferi açtı.

"Buz Nilüferi Hapishanesi!"

12 açık mavi renkli çiçek yaprağı açmak için yarıştılar ve yıldızlı gökyüzü gibi göz kamaştırıcı parlaklığa sahip bir görüntü oluşturdular. Ama bu sefer muazzam buz nilüferi saldırı yada savunma için kullanılmadı bunun yerine kendini imha etmek için kullanıldı...

*Paramparça olma sesi*!!!

Buz kristalleri yoğun bir şekilde uçuşarak havayı kapladı ve çılgınca kılıç ışınları ile çarpıştı. Buz kristalleri kılıç ışınlarını aşındırırken kılıç ışınları da buz kristallerini aşındırdı. Buz nilüferi ve kılıç ağzı fırtınasının içinde Göksel Yuan Kılıcı ve Kurdele de şiddetli bir yağmur fırtınası gibi çarpıştılar. İzleyenler yavaş yavaş Göksel Yuan Kılıcı ve Kurdeleyi görememeye başladılar ve sonunda Ling Yun ve Xia Qingyue bile sadece ikisinin aşırı derecede hızlı yön değiştiren ardıl görüntülerini görebiliyorlardı....Sadece yoğun çarpışma sesleri ve gökyüzünü kapayan kılıç ışınları ve buz kristalleri kalmıştı.

Kılıç Söylev Arenasının yarısından fazlası tam 330 metre tamamen kılıç ışınları ve buz kristalleri tarafından örtülmüştü. Ling Wugou bile 330 metre geriye gitmeye zorlanmıştı. Tüm izleyenler izlerken gördükleri görüntü yüzünden şaşırmışlardı ve hatta bazı kıdemliler bu kaynak enerjilerinin aniden çıldırması yada dağılması durumunda öğrencilere zarar gelmemesi için önlerine kaynak enerjisi bariyerleri oluşturmuşlardı. Kalplerindeki şaşkınlık kelimeler ile anlatılamıyordu....Bu gerçekten iki gencin arasındaki bir savaş mıydı?

Bu ölçüde ki bir savaş nasıl 2 genç arasında olabilirdi!!!

Mazi Rüzgar İmparatorluk Ailesinin koltuklarındaki Qin Wushang de genişlemiş gözleri ile izliyordu. Kendisinin 20 yaşındaki gücünü düşündükten sonra iç çekti ve mırıldandı. "Bunlar kesinlikle gelecekte Mavi Rüzgarın doruk noktasında olacaklar....Özellikle bu Xia Qingyue kesinlikle fazlasıyla eşsiz olacak!"

Ling Yuefeng'in ifadesi giderek ciddileşti. O aslında ikisi de 3.seviye Yeryüzü Kaynak Aleminde olsa da oğlunun avantajlı olacağını düşünüyordu çünkü onun için aynı seviyedeki kişilere hükmetmek elini kaldırmak kadar kolaydı. Ancak Ling Yun tam gücünü azar azar tüketse de en ufak bir avantaj elde edememişti. Bu Ling Yuefeng'in kalbinde bir endişenin doğmasına sebep olmuştu. Böyle bir durumda bir olasılığın olabileceğini düşünmemesi imkansızdı...

Bu olasılık Ling Yun'un yenilmesiydi.

Ama Ling Yun da yenilirse kardeşi gibi yarı finallerde elenmiş olacak ve böylece kardeşler sırasıyla 3. ve 4. olacaklar. Yani Cennetsel Kılıç Villasının sırası 3.lüğe düşecek!!!

Cennetsel Kılıç Villası Mavi Rüzgar İmparatorluğunda bir numaralı güçtü ve bu üstünlüğü hiç sarsılmamıştı ancak şuan Sıralama Turnuvasında 3. olma tehlikesi vardı. İkinci bile olamayabilirlerdi. Bu Cennetsel Kılıç Villası tarihinde asla olmamış bir şeydi ve bu olursa Cennetsel Kılıç Villasının prestiji ve ünü hayal edilemeyecek düzeyde ağır bir darbe yiyecekti.

Ayrıca turnuvanın 1.lik ödülü olan —— Ejderha Pulu Zırh Ling Kun'un Kudretli Cennetsel Kılıç Bölgesinden Cennetsel Kılıç Villasına vermek için getirdiği büyük bir hediyeydi. Onun birincilik ödülü olarak verilmesi sadece bir aldatmacaydı çünkü onlar da diğer herkes gibi 1. olacak kişinin Ling Yun olacağını biliyorlardı. Böylece sonunda hem Ejderha Pulu Zırh Cennetsel Kılıç Villasına gidecekti hem de onların "çok büyük" zenginliğini gösterecekti.

Ve eğer Ling Yun yenilirse zırh da normal olarak başkasının eline düşecekti.

Sonuç ne olursa olsun tüm sonuçlar Cennetsel Kılıç Villasının kesinlikle kabul edemeyeceği şeylerdi.

Ling Yuefeng'in tepkisini görünce Xuanyuan Yufeng onu teselli etti. "Yuefeng endişelenme. Ling'er hala Kılıç Ruhu Görsel İkizini kullanmadı. Onu kullandığında Xia Qİngyue'nin kazanma şansı kesinlikle kalmayacak."

"Cennetin Kudretli Mutlak Kılıcı —— Evren!!"

Göksel Yuan Kılıcının ucunda camgöbeği renkli bir ışık deli gibi yükseldi ve her yönden 60 metre uzaklara kadar gitti. Uzaktan bakıldığında Ling Yun sanki 60 metre uzunluğunda ve 1.5 metre genişliğinde muazzam büyüklükte bir kılıç tutuyor gibi gözüküyordu. Ling Yun'un elleri yukarıda durdu ve camgöbeği renkli kılıç ışığı Xia Qingyue'ye doğru sanki Cennetin Yargı Kılıcı gibi çarptı.

BOOM!!

Büyük gürültünün ortasında üç yüz metreden daha uzun ve 5 adım genişliğinde büyük ve dipsiz bir yarık oluştu ve Kılıç Söylev Arenasını ortadan ikiye böldü. Ama Xia Qingyue ne zaman oraya gittiği bilinmeden havada ortaya çıkmıştı. Kar pulları yavaşça yukarıdan düşerken etrafında  buz ruhları yavaşça süzüldü. İlk başta kar taneleri seyrekti ama hemen ardından sayıları hızla arttı. Buz gibi soğuk bir rüzgarda esmeye başlamıştı. Sonunda kar ve rüzgar birleşerek bir kar fırtınası oluşturdu ve aşağı yağdı.

"Bu....Donmuş Bulut Sanatının 6. aşaması Cennetsel Kar Zikrinin Alemi!!!" Ling Yuefeng'in şoktan beti benzi attı! Onun bildiğine göre İmparator Kaynak Alemine yarım adımı olan eski Chu Yuechan da sadece bu aleme ulaşabilmişti! Her ne kadar Xia Qingyue'nin doğuştan gelen yeteneği şaşırtıcı derecede yüksek olsa da hatta uygunluğu daha yüksek olsa bile 3. seviye Yeryüzü Kaynak Aleminde nasıl Donmuş Bulut Sanatının 6. aşamasına ulaşabilirdi....Bu uygunlukla alakalı değildi bu kaynak gücünün en temel kuralları ile alakalıydı!!!

(Ç.N : İnsanın içinde küçük bir dünya olması güzel tabi :D )

Böyle bir güç artık basit bir kaynak gücü değildi bu daha çok doğanın tanımlanamaz kuvveti gibiydi. Kar taneleri yumuşak ve nazik gözükse de her kar tanesi korkunç derecede soğuk enerji ve yok edici bir güç barındırıyordu. Ling Yun hızlıca geriye doğru çekildi ama hala ezici kar fırtınasının içinde hapsolmuştu. Kılıç ışıkları yıldırım gibi hareket ediyordu ve bu saldırıda temelde Yeryüzü Kaynak Aleminin sahip olmaması gereken bir seviyeye zorla ulaşarak son derece hızlı bir şekilde kar fırtınasını kesiyordu. Ve o anda bedeninin önüne bir beyaz ışık hattı geldi. Her ne kadar o bunu fark etse de Cennetsel Kar'a karşı savunma yaptığı için şuanda onu dikkate alması imkansızdı ve bu yüzden Buz Anka'sı Kar Çiçeği Kurdele hafifçe göğsüne dokundu.

Bang!!!

Ling Yun saf beyaz kar tanelerinin üzerine serpilen ağız dolusu kan püskürttü ve doğrudan aldığı darbenin etkisini kullanarak ezici kar fırtınasının saldırısından geriye doğru giderek kaçtı. Havada ondan fazla takla attıktan sonra Göksel Yuan Kılıcından destek alarak ağır bir şekilde bir dizinin üzerinde yere indi ve ağır bir şekilde nefes aldı.

Ling Yuefeng bir “whoosh” (hız sesi oluyormuş kendileri) ile havaya kalktı. Avcuyla Ling Jie'nin elindeki Göksel Yang Kılıcını kaptı ve onu Ling Yun'a doğru fırlattı. "Yun’er kılıcı yakala!"

Ling Yun kafasını kaldırdı ve gözlerinde acı dolu çabalama parladı. Ancak o yine de elini uzattı ve Göksel Yang Kılıcını yakaladı. Bakışları bunun kararlılığı ile birlikte düzeldi.

Ling Jie, Yun Che'nin karşısında iken Ling Yun ona kılıcı ile destek vermişti.

Ve aynı sahne şuan Ling Yun'a olmuştu.

Tüm arena sessizdi ve birisi bile yuhalama sesi çıkarmıyordu. Çünkü herkes bu maçın Cennetsel Kılıç Villasının kaybetmeyi göze alamayacağı bir şey olduğunu biliyordu. Eğer onurlu bir numaralı kuvvet ve Mavi Rüzgar içindeki üstünlüklerinin üçüncülüğe düşmesine izin verirlerse bu Cennetsel Kılıç Villası için kuşkusuz ki gelecek nesillerin bile düzeltemeyeceği bir utanç olacaktı.

Doğal olarak Ling Yun'un bunu anlamaması imkansızdı. Her ne kadar çift kılıç kullanmak onun gururuna ve haysiyetine zarar verecek olsa da bunu red edemezdi...Çünkü Cennetsel Kılıç Villasının prestiji ile kıyaslandığında kendi haysiyeti önemsizdi.

Bu maçı kazanmak zorundaydı.

Sol elindeki Göksel Yuan Kılıcı ve sağ elindeki Göksel Yang Kılıcı ile birlikte Ling Yun yavaşça kalktı. Göksel Yang Kılıcını kavradığı eli yavaşça açıldı ancak garip bir şekilde Göksel Yang Kılıcı düşmedi ve sadece olduğu yerde süzüldü.

Ling Yun'un gözlerinde kılıç ışınları gibi keskin eksantrik bir parlaklık oluşurken ellerini önünde kenetledi. Bedeninin etrafında da açık gri renkli kaynak enerjisi parlaklığı patlaması girdap gibi dönüyordu.

 "Kılıç.....Ruhu.....Görsel.....İkizi!!!"

------------ÇEVİRMEN NOTU--------------

Savaşın finali gelecek bölüm :D sonra final var ki final harbi çok iyi :D

Ling Yun'un şimdi kullandığı yetenek ne işe yarıyor? Bu yeteneğe Xia Qingyue nasıl karşılık verecek? Maçı kim kazanacak? Merak mı ediyorsunuz? O zaman hemen sonraki bölüme tıklayın :D  


Yorum Yap "ATG 237 - KILIÇ RUHU GÖRSEL İKİZİ"