Tankların Tarihi Günceli

ATG 230 - DEREBEYİNİN HİDDETİ

Eylül 13, 2016


BÖLÜM 230 - DEREBEYİNİN HİDDETİ

   Cennetsel Kılıç Villası için kılıçlar sadece birer silah değil birer yaşam tarzı idi. Mavi Rüzgar İmparatorluğunda ünlü olan 3 tane Gökyüzü Kaynak Kılıçları  —— Limitsiz Kılıç, Göksel Yang Kılıcı ve Göksel Yuan Kılıcı, Cennetsel Kılıç Villası tarafından sanki onlar kutsal hazinelere eşdeğermiş gibi görülürdü. Göksel Yuan Kılıcı ve Göksel Yang Kılıcı Limitsiz Kılıçtan daha güçsüz olsa da onlar başından beri aynı usta için yapılmışlardı.
İkisinin gücü bir birini tamamlıyorlardı ve ikisi beraber kullanıldığında Limitsiz Kılıca rakip olacak bir güç ortaya çıkarabiliyorlardı. Ancak son birkaç yüz yıl içinde kimse Göksel Yuan Kılıcını ve Göksel Yang Kılıcını aynı anda kontrol edememişti.

Limitsiz Kılıç Ling Yuefeng tarafından kullanılıyordu. Göksel Yuan Kılıcı 3 yıl önce Ling Yun tarafından dizginlenmişti ve Göksel Yang Kılıcı da Ling Jie tarafından dizginlenmişti. Ama şuan Ling Yun'un kullandığı Göksel Yuan Kılıcı geçici olarak Ling Jie'nin kontrolü altına girdiğinden dolayı o Göksel Yuan Kılıcını ve Göksel Yang Kılıcını kullanarak Yuan Yang Kombinasyonunu yapmıştı.

Sol elindeki Göksel Yuan Kılıcı ve sağ elindeki Göksel Yang Kılıcı Ling Jie'nin bedeninin önünde çapraz bir şekilde duruyorlardı. Çevresindeki alan kılıç baskısı dalgaları ile dalgalanmıştı. Ling Jie'nin gözleri soğuk bir bakışla doldu ve alçak sesle konuştu.
"Patron sen benim düşündüğümden çok daha güçlüsün. Şuan ben senin önceki düşmanların normal kılıç darbelerinden sonra neden sefil bir hale girdiklerini tamamen anlıyorum. Çoğu insanın çöp dediği ağır kılıç aslında bu kadar korkutucuymuş.....Şuan ben 2 tane Gökyüzü Kaynak Kılıcına sahibim. Silah açısından büyük bir avantajım var. Ben seni yensem bile bunda hiç görkem olmayacak. Ama ben abimin Göksel Yuan Kılıcının gücünü ödünç almazsam seni yenmemin bir yolu yok."

Daha önce Yun Che'yi kılıç darbesi ile deldiğinde izleyen üçüncül kişiler Yun Che'nin ağır kılıcının darbesinden kaçınmak için geri çekilmek zorunda olduğunu ve bu yüzden sadece kaşındırmayan ve acı vermeyen küçük bir yaraya sebep olduğunu düşünürlerdi. Sadece Ling Jie gerçeği biliyordu. O Yun Che'nin bedeninin bu derece güçlü nasıl olduğunu hayal bile edemiyordu.

Ağır kılıcının gücü kıyaslanamayacak şekilde şok ediciydi. Ama savunma yeteneğinin de saldırı yeteneğinden aşağı kalır yanı yoktu.

"Silahlar da senin genel gücünün parçasıdır. Güçlü bir silahı dizginlemek de başlı başına bir tür güçtür. Sen fırsatı kullanıp bana karşı gelmiyorsun. Çift kılıç kullanmak tek kılıç kullanmaktan çok daha zordur.
Eğer düzgünce yapmazsan çift kılıç kullanmak tek kılıçtan çok daha zayıf olur. Eğer sen iki kılıcıda tüm güçleriyle kullanabilirsen.....o zaman bu da senin yeteneğin olur...Hadi gerçek gücünü tam anlamıyla görmeme izin ver!"

Yun Che rahat bir tutumda konuşmuştu ama gözlerindeki ışık ciddileşmişti çünkü şuanda Ling Jie'den yayılan güç eskisinden birkaç kat daha güçlüydü. 2 Gökyüzü Kaynak Kılıcının birbirini tamamlayan güçleri birleştiğinde yaydıkları kılıç baskısı eskisinden katlarca kez daha güçlüydü.

Ling Jie bileklerini hafifçe salladı. Bu küçük hareketin ürettiği 2 keskin kılıç baskısı çevredeki havanın hafifçe titremesine neden oldu. Kaynak gücünün ve kılıç niyetinin tam manası ile ortaya çıkaran Ling Jie sanki göklere ulaşan bir dağın tepesindeymiş gibi duruyordu ve kılıç baskısının ucu dünyayı süpürmeye yetecek kadar olağanüstü idi.

RIIIP!!

Ling Jie'nin elindeki Göksel Yang Kılıcı uçtu ve sıvı ışık gibi Yun Che'ye doğru aktı. Aynı zamanda Ling Jie'nin bedeni bir serap haline geldi. Ellerindeki kılıç ışıkları ince bir çizgi haline geldiler ve ardından sanki çevredeki hava boşluklarına saklanmış gibi ortadan kayboldular. 

İki kılıç biri solunda biri sağında biri önünde biri arkasında Yun Che'ye doğru ilerledi.
(Ç:N: Sol sağ ileri geri ne alaka bilmesem de öyle yazıyor :D 2 kılıç var ama 4 yönden geliyor garip birazdan anlaşılacak mı acaba :D).

Onlar 30 metre uzakta iken Yun Che çoktan onların ucunu boğazında hissetmişti ve görüş aralığının içinde Gökyüzü Kaynak Kılıçlarının gölgesini bile görememişti. O sadece kıyaslanamayacak kadar korkutucu 2 biçimsiz soğuk kılıç ucunu hissediyordu. Bu sefer püskürtmek için ağır kılıcın gücünü kullanmadı çünkü onlar çok keskindi bu yüzdende büyük olasılıkla ağır kılıç tarafından üretilen kılıç dalgasını kolayca keserlerdi.

Yuan Yang Kombinasyonu hafife alınacak bir şey değildi. Güç açısından sadece Göksel Yang Kılıcından çok daha güçlüydü.
Yıldız Tanrısının Kırık Gölgesi aktifleştirildi. Yun Che 3 klon göndererek Göksel Yuan Kılıcının ve Göksel Yang Kılıcının aynı anda boş havayı delmesine neden oldu. Ling Jie kısa bir kükreyişle bedenini hızlıca döndürdü.
Göksel Yang Kılıcı hemen 30 kılıç ışığı fırlattı. Kayan bir yıldız gibi Göksel Yang Kılıçları Yun Che'nin sırtına doğr düştü. Biri eli tarafından kullanılan diğeri ruhsal kılıç niyeti tarafından kullanılan 2 Gökyüzü Kaynak Kılıcı birlikte pürüzsüzce hareket ediyordu.

(Ç.N: Bence bu kılıçlar klon falan oluşturuyor :D Başka aklıma gelen açıklama yok valla gökten çok yang kılıcı düşüyor falan garip şeyler oluyor :D )

“Chi-chi-chi!”

Elindeki sadece Göksel Yang Kılıcı ile Ling Jie'nin yaptığı saldırı ağır kılıç tarafından tamamen geri püskürtülüyordu. Yun Che'nin bedenine bile dokunamamıştı. Ancak o sıralarda Yun Che ağır kılıcının sanki ince bir iplikmiş gibi parçalanması tarafından oluşan fırtınayı açıkça duyabiliyordu. Derebeyinin ağır kılıcı hızlıca geri çekildi ve savunma yapmak için yön değiştirdi. 2 kılıçtan gelen onlarca kılıç ışını ağır kılıcının baskı alanına nüfuz etti ve Derebeyinin Muazzam Kılıcını şiddetli bir fırtına gibi doğradı.

DingDingDingDingDingDing…(çınlama tınlama karışımı bir ses olur kendileri)

“Haa!!”

Yun Che'nin ağır kılıcı dilimlendi ve bir kez daha ağır kılıçtan gelen güç patlaması kılıç ışınlarının yön değiştirmesine neden oldu.aynı anda o hızlıca geri çekildi. Bakışlarını aşağı doğru çevirdi ve Derebeyinin Muazzam Kılıcına baktı....

Kapkara bedeninde birkaç on tane farklı boyutlarda kesik ve delik oluşmuştu. Küçük olanları bir bezelye tanesi kadarken büyük olanlar 2 santim boyutundaydı.

2 tane Gökyüzü Kaynak Kılıcının kombinasyon gücü basitçe Yeryüzü Kaynak Kılıcının karşı koyamayacağı bir şeydi.

2 kılıcın kombinasyonu ile birlikte Ling Jie önceki birkaç saldırıda büyük bir avantaj elde etmişti. O Yun Che'ye nefes almak için zaman bile vermiyordu. 2 kılıcı göğsünün önünde çaprazladı. Kılıçları kaplayan ışıklar oldukça güçlendi ve göz kamaştırıyordu.

"Cennetin Kudretli Mutlak Kılıcı....Ay Kırığı! Haa!!!"

Ling Jie'nin yüksek sesli kükremesiyle beraber iki kılıcın kombinasyonundan oluşan kılıç ışınları aniden kesişerek oluşturduğu çapraz kılıç uçlarına dönüştü ve ileriye doğru fırladı...

(Ç.N: Bu yeteneği anlatmak bölümdeki en zor şeydi :D BÖYLE bir şey ama teki turuncu diğeri camgöbeği olacak :D )

Kılıç kullanan tarikatların kılıç hakkındaki ana prensip kılıcın ne kadar keskin olduğu değil ne kadar hızlı olduğuydu. Bu Cennetsel Kılıç Villası için de aynıydı. Hızlı beden hızlı kılıç ışınıyla birleştiğinde durumu kolayca kontrol edebiliyor ve rakibi kolayca öldürebiliyordu.

Cennetin Kudretli Mutlak Kılıcı 7 formdan oluşuyordu. Yarım yıl önce Ling Jie zaten "Güneş Delişi" formunda zaten ustalaşmıştı. Cennetin Kudretli Mutlak Kılıcı —— "Güneş Delişi" Cennetsel Kılıç Villasının en güçlü kılıç saldırısı iken "Ay Kırığı" en hızlısı idi.

Ve bu "Ay Kırığı" Yuan Yang Kombinasyonu tarafından gerçekleştirilmişti!

Ling Jie zaten Yun Che'ye çok yakındı. Yun Che sadece turuncu-camgöbeği renkli ışın uçlarının parlaklığını gördü ve ardından kendisinin iki adım önünde 2 Gökyüzü Kaynak Kılıç Baskısı vardı...

Bang!!!!

"Ay Kırığı" Yun Che'nin hızlıca önüne koyduğu Derebeyinin Muazzam Kılıcına vurdu. Yüksek sesle beraber kılıç baskısı fırtınası şiddetle patladı. Turuncu ve camgöbeği kılıç uçlarının eş zamanlı patlamalarının ardından bir anda sayısız kılıç ışını Yun Che'ye doğru fırtına gibi uçtu....

Derebeyinin Muazzam Kılıcı şiddetle sallandı ve Yun Che en hızlı hızıyla geri çekildi. Kaynak baskısını yükselterek Ay Kırığından sonunda kaçmadan önce Yıldız Tanrısının Kırık Gölgesini etkinleştirerek bir anda birkaç on metre havaya çıktı. Ancak kıyafetinde çok sayıda delik vardı ve bedeninde de birçok küçük yara oluşmuştu. Alnında yatay bir kesik vardı ve kesikten biraz kan damlasa da hemen kan akışı kesildi.

Cennetsel Kılıç Villasından.... beklenildiği gibi....

Yun Che'nin kalbinde bir panik haykırışı vardı. Yavaşça yere düştü ve ayakları zemine değdiğinde eli hareket etti....Derebeyinin Muazzam Kılıcının yarısı kırılmıştı. Büyük bir patlama sesi ile beraber kılıcın yarısı yere düştü ve büyük bir çukur oluşturdu.

Arenada mutlak bir sessizlik oluştu. Herkes genişlemiş gözleri ile olanları izliyordu ve hiçbir ses çıkarmıyorlardı. Özellikle genç nesildekilerin omurgalarında, kol ve bacaklarında ve dişlerinin aralarında soğuk rüzgar tıslamaları hissediyorlardı.

Gözleri önündeki savaş Mavi Rüzgarın 1 numaralı tarikatı Cennetsel Kılıç Villasının gerçekte ne demek olduğunu tamamen anlamaya başlamalarına izin vermişti.

Biçimsiz kılıç ışınları 300 metre uzaklıktaki izleyicileri bile soğuk ve nefes nefese bırakmıştı. Ruhsal Kaynak Aleminden yüksek bir uzmanın sahip olması gereken sınırsız kılıç niyeti ve akıl almaz korkunçluktaki kılıç teknikleri herhangi bir beklenen gücü aşmıştı. Bunlar onların eski kılıç anlayışlarını tamamen yok etmişti. Diğer tüm kılıçları bir kenara süpürmüştü. Bu karşılarında gördükleri şeyler diğer tüm kılıçları sanki parlak ay ışığı ile karşılaştırılan loş ateş böcekleri gibi gösteriyordu.

"Bu......Cennetsel Kılıç Villası." Yaşlı bir kişi derinden iç çekti.

"Elindeki kılıç niyeti sadece 6.seviye Ruhsal Aleminde olmasına rağmen korkunç bir seviyeye ulaşmış. Eğer kendi gözlerimle görmeseydim kesinlikle inanmaya cüret bile edemezdim."

"Çok korkutucu.....Bu Yun Che de korkutucu şekilde güçlü. Ling Jie'nin uzun kılıç saldırılarına bu kadar dayanabildi. Onun yerinde ben olsaydım 2 saldırı bile dayanamazdım."

"Ancak kılıcı zaten kırıldı. Kazanan ve kaybedene çoktan karar verildi."

"Mm, fena değil. Ay Kırığını bu derece gerçekleştirmesi benim için hoş bir sürpriz oldu." Ling Yuefeng yüzü birkaç derece rahatlarken başıyla onayladı.

"Dürüst olmak gerekirse eğer Yuan Yang Kombinasyonunu kullanmasaydı Küçük Jie onun dengi değildi." Ling Yun konuştu.

Ling Yuefeng sessizleşti. Bunu inkar etmesinin hiçbir yolu yoktu.

"Küçük Kardeş Yun...." Derebeyinin Muazzam Kılıcının kırılması ile birlikte Cang Yue'nin endişe ile askıda kalan kalbi tek seferde battı. Derebeyinin Muazzam Kılıcını ebedi gibi gözüken neredeyse Yun Che'nin kendi kolu gibi olan silahı idi. Şimdi o kırıldığı için Yun Che'nin Ling Jie'ye karşı gelme olasılığı yoktu. O ellerini göğsüne koydu ve yavaşça konuştu.

"Sorun değil Küçük Kardeş Yun. Sen zaten çok çok iyiydin. Ben sana şan ve şeref vereceğim. Mavi Rüzgar İmparatorluk Ailesi de sana şan ve şeref verecek."

"İlk 4 e girerek beklentilerimi katlarca aştı. Mavi Rüzgar Kaynak Sarayının böyle bir öğrenciye sahip olması 1000 yılda bir kere gelen bir talihtir. Prenses Cang Yue sizin Yeni Ay Şehrinden getirdiğiniz bu kişi kesinlikle dünyayı sallayacak bir taht olacak." Qin Wushang çok sakin bir şekilde gülüyordu. Yun Che'nin bu sıraya kadar gelmesi bile onu çok fazla memnun etmişti.

"Evet Eniştem zaten çok iyiydi. Rakibi Cennetsel Kılıç Villasından’dı. Yenilgi yenilgidir yapacak bir şey yok. Ancak yine de o ilk 4'e girebildi bu uzun süre gurur duymak için yeterlidir." Xia Yuanba yumruklarını sıktı ve sesindeki üzüntü ile birlikte konuştu. O Yun Che'nin kaybetmesini istemiyordu....O Yun Che'nin daha fazla ileriye giderek onunla dalga geçip alay edenlerin ona saygı gösterip hürmet etmelerini istiyordu.

Derebeyinin Muazzam Kılıcı kırıldığında Ling Jie da sersemlemişti. Hemen saldırı yapmadı ve pişman bir şekilde konuştu.
"Ben....ben özür dilerim bu bilerek olmadı. Şey ....şey.....buna ne dersin ben maçlar bitince sana bir kılıç veriyim. Kılıç Yönetim Terasında da çok iyi ağır kılıçlar var."

Derebeyinin Muazzam Kılıcının kırık parçasına baktığında Yun Che bir an için moralsizleşti. Ling Jie'nin sözünü duyduğunda kafasını salladı ve konuştu. "Gerek yok. Benden özür dilemene de gerek yok. Onu koruyamamak benim bir anlık dikkatsizliğim yüzünden oldu."

Yun Che ilerledi ve kırık parçayı alıp yavaşça konuştu. "Eski arkadaşım sen bana gelişmemde ve birçok sert savaşta eşlik ettin. Sen kesinlikle dinlenmeyi hak ediyorsun. Rahat ol kırık parçanın boşa gitmesine izin vermeyeceğim. Senin görebilmen için bu savaşı pürüzsüzce kazanacağım."

Konuştuktan sonra kırık Kılıç Gökyüzü Zehir Sedefine girdi. Tam diğer yarısını da koymaya hazırlanırken aniden elinden güçlü bir reaksiyon geldi. Kırık kılıçtan zayıf ve ince bir berrak siyah ışık tabakası parladı.

Yun Che anlık olarak sersemledi....

Gökyüzü Kaynak Kılıçlarının çoğu ruhsal bilince sahipken Yeryüzü Kaynak Kılıçlarında ruhsal bilinç olmazdı. Ancak şuan kırık kılıç açıkça bir ruhsal bilinç tepkisi gösteriyordu!

Her ne kadar Derebeyinin Muazzam Kılıcı bir Yeryüzü Kaynak Kılıcı olsa da diğer Yeryüzü Kaynak Kılıçlarından farklıydı çünkü o bir Derebeyi tarafından kullanılmıştı.
Geçmiş yıllarda Derebeyi onu kullanmış ve 5.000 kilometreden daha çok mesafede savaşmış ayrıca onu kullanarak sayısız askeri süpürmüştü. Kim bilir kaç düşman öldürüp ne kadar kanla sarhoş olmuştu.
Sayısız defa öldürme niyeti, kötü niyet, hükmedici aura, kahramanlık ve savaşın içindeki kan kokusu ile lekelendikten sonra yavaş yavaş ruhsal bilinç kazanmıştı.

O savaşta on binlerce askeri süpüren bir kralın Derebeyinin kılıcıydı. Nasıl yenilgiyi ve yok olmayı kabul edebilirdi!

Kılıçtan gelen titremeyi hissettikten sonra Yun Che telaşlı halinden tamamen kurtulup sakinleşti ve sırıtmaya başladı.

"Güzel! Şimdi anlıyorum. Sen bir koruma kılıcısın ama bundan daha fazla olarak sen Derebeyinin kılıcısın. Ölüm olsa da asla kaçmak olmaz! Kılıç Kırılsa bile asla geri çekilmez..."

Yun Che Derebeyinin Muazzam Kılıcının yarısını yükseltti ve kırık kılıcı Ling Jie'ye doğrulttu.
"Bu savaşı seninle beraber bitireceğim! Kırık parçanın intikamını kendin alacaksın!"

--------------ÇEVİRMEN NOTU---------------

Bu bölümde bitti. Kılıcın intikamını görün bakalım :D


Kırık kılıç neler yapacak? Nasıl tepkiler alacaklar? Savaş nasıl devam edecek? Yun Che ciddileşecek mi? Merak mı ediyorsunuz? O zaman sonraki bölüme tıklayın :D

Yorum Yap "ATG 230 - DEREBEYİNİN HİDDETİ"