Tankların Tarihi Günceli

ATG 213 - AYIN ALTINDA Kİ QİNGYUE

Eylül 13, 2016


BÖLÜM 213 - AYIN ALTINDA Kİ QİNGYUE

Gece zifiri karanlıkta rüzgar yüksek sesle esiyordu. Ay ışığı mattı ve yıldızlarda seyrekti. Bu etrafta gizlice gezinmek için....ah hayır bir gizli gece gezintisi için mükemmel bir zamandı.

Yarın 2. turun son günüydü ve 10 maçın hepsini kazanan Yun Che çoktan ilk 100 deki yerini garantilemişti. Yun Che bunu çok büyütmüyordu ama Qin Wushang öğleden akşama kadar kapanmayan ağzıyla sürekli gülüyordu ve inanılmaz sevinçliydi. Ve tabi ki Cang Yue da sevinçliydi. Ve bir güzel sevinçli olduğu zaman harekete geçmesi daha kolay olurdu.

(Ç.N: Yun Che abinizden dersler :D )

Belki de bu gece o Yun Che'ye istediğini verecekti.

Buraya kadar düşündüğünde Yun Che iffetsiz bir şekilde gülmeye başladı. Tam yataktan atlayıp Cang Yue'nin odasına gitmeye hazırlanırken odasının kapısı çaldı ve dışarıdan Xia Yuanba'nın sesi geldi. "Enişte uyanık mısın?"

Saat çok geç değildi ama yine de dışarısı çok sessizdi. Onu rahatsız etmemek için acil bir şey olmadığı sürece Qin Wushang ve Xia Yuanba gece onu hiç ziyaret etmemişlerdi.

Yun Che kapıyı açmak için oraya yürüdü. "Yuanba ne oldu?"

"Oh, demin ablam geldi ve bunu sana vermemi istedi." Xia Yuanba küçük bir uzaysal yüzük çıkardı ve onu Yun Che'ye verdi.

"Ablan mı? Qingyue buraya mı geldi?" Yun Che yüzüğü aldı ve şaşırmış bir ses tonuyla konuştu.

“Mhm.” Xia Yuanba başıyla onayladı. "Ablam bunların aslında artık bir işine yaramadığını söyledi ama onunda etraf da taşımasına gerek yokmuş bu yüzden herhangi bir şekilde bunları sana vermemi istedi."

Karıcığım Qingyue'nin bana verebileceği bir şey? Ne olabilir ki?

Yun Che yüzüğü kaldırdı ve iç görüşünü açtı.....Büyük yüzük alanının içinde sadece 3 şey vardı.

Bir kaynak çekirdeği. Aurası kalın ve zengindi belli ki bir Yeryüzü Kaynak Canavarından elde edilmişti! Mor renkli buz kristallerine benzeyen bir yumruk büyüklüğünde kristaller....Onlar şok edici bir şekilde Mor Damarlı Cennetsel Kristaldi! Ve yeşim bir şişeye ekilmiş bükümlü köklü, 7 tane uzun ve keskin yapraklı ve ayrıca tüm bedeninde 7 renkli bir parlaklık akan eksantrik bir ottu...

(Ç.N: Hatırlayan oldu kesin :( )

7 Kaynak Mücevheri Otu!!!

Yun Che'nin kalbinin içi şiddetle sallandı.

Yeryüzü Kaynak Çekirdeği, Mor Damarlı Cennetsel Kristal ve 7 Kaynak Mücevheri Otu.... Bunlar eskiden kaynak damarlarını düzeltmek için kullanabileceği ve Xia Qingyue'ye bahsettiği malzemelerdi.

Yun Che kafasını kaldırdı ve aceleyle sordu. "Qingyue gideli ne kadar oldu?"

“Ehm, o biraz önce gitti. Enişte sen....."

Daha Xia Yuanba konuşmayı bitirmeden Yun Che bir rüzgar gibi harekete geçti ve onun gözlerinin önünden anında kayboldu.

Xia Yuanba kapının önünde durdu ve masum bir yüzle kafasını kaşırken alçak sesle mırıldandı. "Enişteme ablam geldiğinde haber vermeli miydim..."

Yun Che avludan çıktıktan sonra bir an için durdu ve kalan buz gibi soğuk auraları kıyaslanamayacak kadar keskin bir hisle algıladı. Auraların yöneldiği yöne doğru tüm gücüyle yöneldi. Çok geçmeden zifiri karanlığın içinde kar renkli kıyafeti olan bir figür görüşüne girdi. O adımlarını yavaşlattı ve hızlı bir şekilde bağırdı. "Qingyue!"

Arkasından gelen ses Xia Qingyue'nin adımlarını durdurdu. Sessizce arkasına döndü ve gözleri onu takip eden Yun Che'ye yöneldi. O Yun Che'nin takibine çok şaşırmamıştı. Gözlerinde bir dalgalanma yoktu ve sakin ayrıca yumuşak bir sesle konuştu. "Bay Yun'un bu Qingyue'den istediği şey nedir?"

"Bay Yun" diye hitap edinilmesi Yun Che'nin ağzının kenarlarının biraz kasılmasına neden oldu. Ağzını açtı ve sordu.

"Qingyue karıcığım sana bir soru sormak istiyorum....O gün sana verdiğim evlilik sertifikası.....hala sende mi?"

(Ç.N: Korktuğu soruyu sordu .D )

Xia Qingyue kar beyazı elini kaldırdı ve hafifçe yüzüğünü okşadı. Renksiz bir kristalin içinde korunan hasarsız evlilik sertifikasını çıkardı. Elini biraz hareket ettirdikten sonra sertifika uçtu ve Yun Che'nin ellerine indi... Ve Yun Che'nin elindeki sertifika Qingyue ile evlendiğinde aldığı hasarsız ve eksiksiz evlilik sertifikasıydı!

Yun Che'nin kalbinde kelimeler ile anlatamayacağı bir tür duygu doğdu. Bu sertifikanın varlığı Xia Qingyue'nin ona karşı bir tür hisler beslediğini doğrulamıyordu ama o gün tüm gücünü kullanarak Yun Che'nin son kalan haysiyetin koruduğunun ispatıydı.

En azından kocası tehlikeli bir durumda iken o karısı olarak bu durumdan faydalanıp onu terk etmemişti bunun yerine bir eşin görevinin en kutsal parçası ile böyle bir zamanı geçirmişti.

Bu evlilik sertifikasının varlığı şuan olduğu gibi her zaman karı ve koca olduklarını ilan ediyordu.

"O zaman bunu koruyacak gücün olmadığından bana verdin. Şuan onu koruyacak gücün olduğundan bunu sana vermeliyim." Xia Qingyue hafif bir sesle konuştu.

"O zaman bu sertifikayı sana verdiğimde dediğim şeyi hatırlıyor musun?" Yun Che dikkatlice evlilik sertifikasını yerine koyarken sessizce sordu.

Xia Qingyue: “…”

"O zaman dedim ki: 'Eğer hala benim karım olmak istersen onu koru. Eğer tamamen özgür olmak istersen onu yok et'...."
Yun Che buraya kadar konuştuğunda kendisiyle alay ederek güldü.

"Aslında ben o gün gittiğimde hep senin onu yok etmeyi seçeceğini düşünmüştüm. Çünkü babanın sözü yada Xiao Ying amcaya olan şükran borcun için evlenmen gereken kişi Xiao Ying'in oğluydu. Ama sen zaten benim Xiao Ying'in oğlu olmadığımı ve benim onların ağızlarında 'bir yerlerden alınan bir piç' olduğumu biliyordun.
Sen bu sertifikayı yok ederek uygun bir şekilde karı ve koca olarak geçen adımızı bitirebilir ve temiz bir şekilde Donmuş Bulut Asgard’a gidebilirdin. Ama neden bunun yerine onu korudun?"

Xia Qingyue'nin büyüleyici gözleri doğrudan Yun Che'ye bakıyordu ve onları en ufak bir kaçırma niyeti yoktu. Bakışlarındaki ifade tamamen sakindi. 1.5 sene Donmuş Bulut Asgard’da kaldıktan sonra Xia Qingyue'nin huyunun sanki yeryüzü ve gökyüzü ters dönmüşçesine fazla değiştiğini açıkça hissetmişti. Evlendikten sonra yaşadıkları birkaç günde onun bakışları soğuktu, ilgisizdi ve birazda azamet ve hamlık içeriyordu. Ama şuan gözlerindeki soğukluk tamamen ilgisizlikle yer değiştirmişti ve sanki durgun bir su gibi hiç endişesiz bir şekilde duygusuzdu. Onun enerjisinin aurası tüyler ürpertici bir şekilde soğuklaşmıştı.

Donmuş Bulut Sanatı dışında Donmuş Bulut Asgardın ana kaynak sanatları Donmuş Kalp Sanatını da içeriyordu. Bu kişinin kalbinin sakin zihninin boş olmasını sağlıyordu. Onda aşırı ilerlediğinde kişi gerçekten hiç arzuya sahip olmama durumuna erişiyordu ve ölüm ve yaşama, yenilgi ve zafere, hırsa ve ayrıca dünyadaki herhangi bir iyi ve kötü şeylere ilgisizce bakıyordu.

Ancak arzusu yada bir şey peşinde koşma isteği olmayan insanlar yine de
"İnsan" olarak adlandırılır mıydı?

"Qingyue bu soruya cevap veremez."

"Neden veremezsin?"

Xia Qingyue sessizce cevapladı. "Çünkü Qingyue o zaman düşündüğü şeyi çoktan unuttu. Belki de bizim karı ve koca olarak kaderimiz henüz bitmemiştir."

Normalde "karı ve koca olarak kaderimiz" lafı bir duygu barındırması gerekirdi ama o bunu ilgisiz ve herhangi bir sürüklenen duyguya sahip olmadan söyledi. Ve bu ilgisizlik Yun Che'ye rahatsız edici bir duyguda boğulma hissi verdi. Xia Qingyue eski günlerde karlı bir dağın yükseklerinde yer alan bir buz nilüferi gibiydi. Her ne kadar Yun Che o zaman sakat ve önemsiz olsa da hala onunla sürekli olarak takılma ve onu inceleme niyeti vardı ve onu fethetme arzusu vardı. Eğer o beklenmedik olay olmasaydı ve yeterli zamanı olsaydı aynı çatı altında gece ve gündüz kaldıkları sürece bunu başaracağına sıkı bir şekilde inanıyordu.

Ama şuan ki Xia Qingyue ona her zaman kusursuz bir şekilde mavi gökyüzünde asılı duran ama ondan her zaman neredeyse ulaşması imkansız olacak kadar uzakta olan parlak aya benzer bir duygu veriyordu.

Ahhh!! Bu Donmuş Bulut Asgard yeri gerçekten zararlı!!!

O 5 ay boyunca birlikte yaşadığı ve seviştikten sonra kararlılıkla ayrılan Chu Yuechan'ı ve bununla birlikte Xia Qingyue'de ki değişiklikleri düşündüğünde.....

Yun Che'nin kalbi anında Donmuş Bulut Asgard’ı yok etme dürtüsü ile kaynadı.

Eşsiz güzellikleri alıp onları bu dünyanın arzularına sahip olmayan şeylere dönüştürüyorlardı.....
Bu hemen hemen tüm erkeklerin insan yada tanrı olup olmalarının önemi olmadan kalplerinde kızacağı bir yerdi!

(Ç.N: Güzele kalkan eller kırılsın :D )

Yun Che'nin göğsü yükselip alçaldı. Ruh halini sakinleştirdikten sonra huzurlu bir ses tonuyla konuştu.
"Bana Yeryüzü Kaynak Çekirdeği, Mor Damarlı Cennetsel Kristal ve 7 Kaynak Mücevheri Otu bulduğun için teşekkür ederim. Bunları sadece 1.5 senede Donmuş Bulut Asgard için bile bulmasının kolay olmadığını biliyorum. Ayrıca sen yeni katılan bir öğrencisin."

"Teşekküre gerek yok." Xia Qingyue'nin sesi hafif ama zarifti. "Senin bana tüm kaynak girişlerimi açarak yaptığın iyilik ile karşılaştırıldığında bu fazla bir şey değil."

"Ben senin kaynak girişlerini açarak sadece birkaç damla ter harcadım. Ama senin benim için bunları bulman sadece birkaç damla ter harcamak kadar basit değil. Ancak ben sana teşekkür etmemeliyim sonuçta biz karı ve kocayız." Yun Che hafifçe gülümsedi.

Xia Qingyue: “….”

"Sana 3 soru sorabilir miyim?"

"Lütfen sor." Xia Qingyue reddetmedi.

Gece derinleşmişti. Her ne kadar gökyüzünde birkaç tane seyrek yıldız olsa da parlak ay ışıklarını cömertçe aşağı döküyordu. Ama Xia Qingyue'nin bedeni üzerinde parladığında bu kusursuz ve mükemmel ay ışığı sadece fark edilemeyecek bir arka plana dönüşüyordu.

Ay ışığının altındaki Xia Qingyue sanki cennetten inmiş bir tanrıca gibi gözüküyordu. Onun neredeyse hayali derecede güzel figürünü gören Yun Che'nin kalp atışlarının hızlanmadığını söylemek imkansızdı. O yavaşça bir nefes aldı ve sordu.
"Donmuş Bulut Asgard’da iyi yaşadın mı?"

"Çok iyi. Asgardın Sahibesi, Ustam, Kıdemli Ustalar, Kıdemce Düşük Ustalar ve ayrıca küçük ve büyük kız kardeşlerim bana çok iyi davrandılar." Xia Qingyue kısa ve öz bir şekilde cevapladı.

"Mm, o zaman bu çok iyi." Yun Che başıyla onayladı." İkinci sorum. Ben bu sorunun cevabını çok önceden bilmek isterdim. Ancak o zaman bana söylemedin... Ben evlendiğimizde kaynak gücünün hangi alemde olduğunu bilmek istiyorum."

Yun Che o zaman Xia Qingyue'nin gücünün 10.seviye Temel Kaynak Aleminde olmadığına kesinlikle emindi. Ancak onun gücünün o seviyede olduğu tüm şehir tarafından biliniyordu ve kimse bunu sorgulamamıştı. Temel alemi geçen kıdemliler bile onun sadece temel alemde olduğunu düşünüyorlardı. Sanki gerçek gücü özel bir yöntemle gizlenmiş gibiydi.
Gizlenme nedenini de Yun Che çok iyi anlıyordu. 16 yaşında Temel Kaynak Aleminin zirvesinde olan biri bile Yüzen Bulut Şehrindeki kitleler tarafından 1 numaralı dahi olarak görülürken eğer onun gerçek gücü Başlangıç Kaynak Aleminde yada başlangıç Kaynak Aleminin zirvesindeyse bu büyük bir kargaşaya neden olurdu.

Bu sefer Xia Qingyue saklamadı ve doğrudan cevapladı.

"12 yaşımda iken ustam ile tanıştım. 13 yaşında iken Temel Kaynak Alemini geçerek Başlangıç Kaynak Alemine geçtim. 14 yaşımda Başlangıç Kaynak Alemini geçerek Gerçek Kaynak Alemine girdim. 16 yaşımda seninle evlendiğimde şuan senin olduğun gibi Gerçek Kaynak Aleminin zirvesindeydim."

(Ç.N: Çüş :D )

Yun Che: “…!!!”

----------------ÇEVİRMEN NOTU-------------------

Maşallah ne diyelim :D Bir bölüm daha bitti bu arada diğer bir bildirime kadar bölümleri ben çevirdim yada çeviriyorum :D


Üçüncü soru ne olacak? Yun Che bu cevap karşısında ne diyecek? Şuan gerçekten 7.seviye Ruhsal Alemde mi? Değilse kaçta? Bölümler devam edecek mi? Merak mı ediyorsunuz? O zaman sonraki bölüme tıklayın bakın var mı yok mu :D

Yorum Yap "ATG 213 - AYIN ALTINDA Kİ QİNGYUE"