Otto Von Bismark Günceli

ATG 208 - İLK SAVAŞ

Eylül 12, 2016


BÖLÜM 208 - İLK SAVAŞ

"Bu insanlar basitçe çok kaba. Onlar sadece alay edip dalga geçiyorlar. Hmph turnuva başladığında Küçük Kardeş Yun kesinlikle onların çenelerini itaatkar bir biçimde kapattıracak."
Cang Yue bir prensesin sahip olmadığı bir havayla öfkelendi. Tüm alayların hedefi Yun Che ve İmparatorluk Ailesi idi. Bu onu alay edilen kendi olmasından daha fazla incinmiş hissettirdi.

"Alınmana gerek yok bu son derece normal bir durum." Qin Wushang sakince söylerken ifadesi hiç değişmedi. Asıl alay etmemeleri anormal bir şey olurdu. Eğer aynı durumda başka bir tarikat olsaydı o sesli gülmese bile kesinlikle onları küçümserdi.

(Ç.N: Doğal bir şey katılıyorum buna.)

"Enişte hangi numarayı seçtin?" Yun Che geldiğinde Xia Yuanba hemen onun yanına gitti ve sabırsızca sordu.

Yun Che aldığı tableti gösterdi. Üzerinde 1505 yazıyordu.

Numaraya baktıktan sonra Qin Wushang açıkladı. "O numara hangi grupta ve hangi sırayla yarışacağını gösteriyor. 1505 numarasına göre sen 15. grupta ve Kılıç Söylem Arenasının 15 numaralı bölgesinde yarışacaksın. Senin ilk maçın 5. sırada gösterilecek ve ilk takibin 1545 numara olacak."

"Grup savaşlarının ilk turu 3 gün sürecek ve toplamda 30 küçük grup olacak. Her grupta 50 civarı yarışmacı olacak. Her gruptaki 50 katılımcı 12 maça çıkacak ve her grupta sıralamada ilk 10 da olan kişiler yani toplamda 300 öğrenci 2. tura katılacak. 2. tura giremeyen 1200 öğrenci başka bir bölgede sıralamalarını belirlemek için savaşacak. Ama orada yarışan tarikatlar hariç kimse o sıralara dikkat etmez."

Burada Qin Wushang boğukça iç çekti. Çünkü İmparatorluk Ailesi her zaman ilk turun ardından oraya gitmişti. En azından o doğduğundan beri geçen birkaç on yıl boyunca kimse 2. tura geçememişti. İlk 100'e ulaşma rüyası sonsuza kadar ulaşılamayacak bir uzaklıkta gibi gözüküyordu.

(Ç.N: Yun Che'ye inan sonsuz yaşam kazan! :D - Başka bir seride çok sevilen ve meşhur bir cümledir :D İsim değişik sadece - )

"Toplamda 300 kişinin olduğu 2. turda yine 3 gün sürecek. O turda tüm katılımcılar 15 maça çıkacak! Her kişinin kazandığı maç sayısına bağlı olarak sıralaması açıklanacak. Ve ardından en güçlü 32 ile beraber ilk 100 listelenecek. Ardından ilk 100'e giremeyen kişiler benzer şekilde başka bir bölgeye gönderilecek. 33. Ve 100. Arasındaki sıralamalarda böylece tamamlanacak. Eğer sıralamasından memnun olmayan biri varsa diğer bölgede kendisinden daha yüksek bir sıradaki kişiye meydan okuyabilecek. Meydan okunan mutlaka meydan okumayı kabul etmek zorunda ve eğer kaybederse kazanan onun sıralamasını elde edecek....Ana arenada ilk 32'ye girmiş kişilerin eleme maçları da ardından başlayacak."

"Bu sıralamalar katılan öğrencilerim tüm sıralamaları. Tarikatların güçleri öğrencilerinin son sırasına göre belirleniyor."

(Ç.N: Örneğin senin adamın 1. oldu ise sen en iyi tarikatsın vs.)

Xia Yuanba parmak uçlarına dokundu ve ardından gözleri genişlerken sordu. "Yani bu da demek oluyor ki eğer 2. tura çıkarsan 6 günde toplam 27 maça çıkman gerek değil mi? Bu çok fazla!"

Cang Yue tamamen ciddi bir suratla cevapladı. "Bu doğru. Sıralama turnuvasının atmosferi hep gergin oluyor. Ama ilk turdaki maçlarda rakipler arasındaki güç farkının çok fazla olduğunu görmek çok kolay ve maçlar çok hızlı bitiyor yani ilk turun temposu oldukça hızlı. Her küçük grubun birkaç düzine maç yapması hatta günde 100 maç yapması son derece normal. Küçük Kardeş Yun önceden oluşturduğumuz hedefi unutma.....Hedefimiz ilk 100."

"Mn, tabi ki unutmadım." Yun Che başıyla onaylarken hafifçe güldü ve bakışlarını etraftaki tüm katılımcıların yüzlerine yoğunlaştırdı. Eğer o ilk 100'e girebilirse herkesi şok edecek ve aynı zamanda ona alay edenleri sersemletecekti. Aynı zamanda adı her yerde ünlenecek ve İmparatorluk Ailesinin gururla göğsünü kabartmasını sağlayarak Cang Yue ve Qin Wushang'i sınırsız bir şekilde mutlu edecekti.

Ancak onun hedefi sadece bu önemsiz ilk 100'e girmek değildi!

Katılımcıların kaynak gücü değerlendirmeleri sonunda bitti. Ardından Ling Wugou turnuvanın genel esaslarını ve prosedürünü uzunca açıkladı ve turnuva sonunda resmen başladı.

"....Savaşırken birisi yere düşmüş bir şekilde 10 nefes zamanından fazla kalır yada maçtan çekilirse o kişi kaybeder! Nedeni ne olursa olsun sahneye çıkmak için 30 nefes zamanından daha fazla zaman harcayan kişi hükmen mağlup olur...Şimdi bu yaşlı adam turnuvanın resmen başladığını ilan ediyor!"

Ling Wugou'nun sesi kesildiğinde her taraftan büyük bir kaynak enerjisi dalgalanması geldi. Aynı anda 30 küçük arenanın üzerinde şeffaf bir koruyucu kaynak bariyeri ortaya çıktı. Bu bariyer iki kişi savaşırken kaynak enerjilerinin dışarıyı etkilemesini engelliyordu. Aynı zamanda belirli bir ölçüde her iki kişinin savaştığı alana bir kısıtlamalar ayarlıyordu.

30 hazırlanmış orta yaşlı adam da uçarak arenaların yanlarına indi. Onlar ilk tur maçlarının hakemleriydi. Ve bu 30 hakem uçabildikleri için Gökyüzü Kaynak Alemindelerdi bu da etraftakileri oldukça şaşırtmıştı. 

30 küçük arena ana arenadan eşit uzaklıktalardı ve herhangi bir tarikattaki izleyiciler küçük arenalarda ki durumları merak ederlerse bakışlarını biraz kaydırarak tüm arenaları görebilirlerdi.

30 hakem ve kaynak bariyerlerinden sonra 60 öğrenci aynı anda parladı. Çok hızlı bir şekilde 60 öğrenci kendi sahnelerine çıktılar ve ilk maçlar resmen başladı.

"Kontrol ettirdim. Yun Che 15. Arenada yarışıyor ve numarası 1505. Sıradaki rakiplerine talimatlar verildi. Eğer onu öldüremeyecekleri bir durum olursa ellerinden geldiğince onu sakatlayıp canının yarısını kaybetmeden önce 2. tura kadar dayanamayacağına garanti verdiler....Hayır o ilk aşamadan sonra birkaç uzvunu kaybedecek bile olabilir." Fen Juebi yerine geri geldi ve Fen Juecheng'in kulağına sessizce söyledi.

Fen Juecheng 15. Arenaya baktı ve kafasıyla onayladı.

Yun Che tesadüfen 15. Arenanın yakınında oturuyordu. Onun savaşma sırası 5 olduğu için hemen arenaya gitmedi ve oturduğu yerden sessizce etrafındaki savaşları izledi.

500 den fazla tarikat gücü vardı ve bazıları özellikle kılıç kullanırken diğerleri bıçak, mızrak hatta kırbaç kullanıyorlardı....Her türlü silah görünüyordu hatta kullanılan Kaynak Sanatları çok karmaşık bir görüntü oluşturuyordu. Gösterilen tüm ağır, hafif hatta gösterişli kaynak sanatları bir insanı bunaltmaya yeterdi.

En azından Xia Yuanba sadece iki gözünün yeterli olmadığını derinden hissediyordu.

Şuanda sadece küçük grupların maçları yapılıyordu bu ayrıca turnuvanın en basit olan ilk turuydu. Ama dış dünyada bu karşılaşmalar son derece kahramanca müsabakalar olarak kabul ediliyordu. Çünkü savaşanlar 20 yaşının altında Ruhsal Kaynak Aleminde olan kesinlikle dâhilerin doruklarında olan kişilerdi. Bu sadece son derece yetenekli dâhilerin olduğu bir turnuvanın maçlarıydı.

"Çabuk bak! Bu ablam!"

 Xia Yuanba hızlıca 9. arenayı gösterip seslendi.

15 dakika geçmişti ve 9. arenada 3 maç bitmişti. 4. maçta tamamen örtülü Xia Qingyue'nin çıkması tüm arenalardaki ilginin oraya yönelmesine neden oldu... Ne zaman 4 büyük tarikatın öğrencilerinden biri sahneye çıksa hemen odak noktası oluyordu.

Xia Qingyue'nin rakibi 20 yaşında bir gençti. O bu kuradan kalbinde oldukça şikayetçiydi. Her ne kadar 4.seviye Ruhsal Kaynak Aleminde olarak 9. grupta üst-orta kademe de olsa da ilk maçındaki rakibinin Donmuş Bulut Asgard'dan biri olmasını beklemiyordu.

Ancak rakibi sadece 17 yaşında genç bir kızdı. Bu yüzden yenilgiyi kabul ederek küçük düşemezdi bu yüzden kendini hazırladı ve kılıcını çekti. "Hayali Kılıç Klanından Han Yunzhi bu periden ona rehberlik vermesini istiyor."

(Ç.N: Bu adamlar böyle konuşmamalı bence çok saçma geliyor bize .D ama onlara oldukça normal geliyor tuhaf dimi :D )

Sesi kesildiğinde ileri doğru bir adım attı ve kılıcını dışarı doğru savurdu. Başlangıç olarak zaten en güçlü hamlesi olan "Üç Hayatın Kılıcını" kullanmıştı. Kabaran kılıç aurası üç kılıç açan çiçek pıhtılaştırdı ve üçü de Xia Qingyue'ye doğru saldırdı.

(Ç.N: Kılıç açan çiçek ne demeyin bilmiyorum böyle şeyleri nasıl buluyorlar :D )

Xia Qingyue'nin bakışları sakin ve durgundu. Rakibinin saldırısı karşısında ayaklrı hareket etmedi ve sadece sağ elini nazikçe hareket ettirdi...

Whoosh!

Soğuk bir rüzgar geçerek Han Yunzhi'nin yüzünü çok sayıda bıçağın ucu gibi kesmişti. Kılıç aurası sadece birkaç saniye içinde yok edildi ve sanki tüm bedeni donmuş bir hapishaneye atılmış gibiydi. 4 uzvu inanılmayacak derece katılaşmıştı ve ileri doğru gidip kılıç savurduğu bir pozisyonda olduğu yerde duruyordu. Bırakın kılıcını hareket ettirmeyi tek parmağını bile oynatamıyordu.

Göz açıp kapayıncaya kadar kılıcının ucundaki muhteşem kırağı tabakası tüm bedenini kapladı.

Tüm tarikatlardaki Donmuş Bulut Asgard'ın "Donmuş Bulut Sanatını" ilk kez gören öğrenciler sersemledi.

"Ben.....Yenilgimi.....kabul.....ediyorum." Han Yunzhi titreyen ağzından zorlayarak 4 kelime çıkardı. O ilk başta aralarında 4 seviye farkı olsa bile en azından 4-5 hareket dayanabileceğini düşünüyordu....Hiç onunla kafa kafaya karşılaşacak kriterlere bile sahip olmadığını düşünmemişti.

"Hayali Kılıç Klanından Han Yunzhi yenildiğini kabul etti. Kazanan Donmuş Bulut Asgard'dan Xia Qingyue."

Hakemin kararından sonra Han Yunzhi'nin bedenindeki buzlar yok oldu. Aniden dizlerinin üzerine çöktü ve arenadan ayrılmadan önce üstesinden gelinemez bir saygıyla Xia Qingyue'ye baktı.

Yanan Cennet Klanı, Cennetsel Kılıç Villası, Xiao Tarikatı ve Donmuş Bulut Asgard 4 büyük tarikatı oluşturuyordu. Kimse 5. büyüğü düşünmemişti çünkü onların standartlarında başka bir tarikat yoktu. Onlar ile diğerlerinin farkı hemen hemen gökyüzü ve yeryüzünün arasındaki fark gibiydi. Miraslar, kaynaklar, yetenek güçleri....tüm bunlar onların güçlerini oluşturmuş ve diğerleri ile aralarındaki farkın önemli bir nedeni olmuştu. Birkaç yüzyıldır turnuvada bireysel sıralamada ilk 10 sıra hep 4 büyük tarikatın öğrencileri tarafından elde edilmişti....Ve hiçbir istisna olmamıştı.

"Çok güçlü.....Ablam aslında çok güçlü!" Xia Yuanba geniş gözlerle bakarken konuştu ve ablası arenadan inene kadar gözlerini kırpmadı. Kısa süre sonra şaşkın gözlerle sordu. "Enişte ablamın gerçekte ne kadar güçlü olduğunu gördün mü? S....sen onu yenebilir misin?"

"Hehe tabi ki bu imkansız." Qin Wushang güldü ve cevapladı. "Tahminim yanlış değilse senin ablan son birkaç yıldır Donmuş Bulut Asgard tarafından çok iyi bakılmış biri ve onların ana öğrencisi. Cennet tarafından şımartılmış birinin bizim ile karşılaştırılması mümkün değil."

(Ç.N: Yun Che karakteri gereği karısına ölse yine yenilmez :D diğerlerine yenilebilir ama karısına asla....)

Yun Che cevap vermeden sakince maçları izliyordu.

O anda 15. Arenanın hakemi yüksek sesle bağırdı.

"Grup 15'in 5. maçı Mavi Rüzgar İmparatorluk Ailesinde "Yun Che"  —— vs. —— Güneyli Yeşim Bulut Partisinden ‘Fu Yanjie’ "

-------------------ÇEVİRMEN NOTU---------------

GELDİK İLK MAÇA BEYLER BURADA BİTİRSEM Mİ ACABA :D :D


Yun Che ilk maçında ne yapacak? Tepkiler ne olacak? Kaç bölüm daha gelecek? Acaba daha fazla bölüm gelecek mi? Merak mı ediyorsunuz? O zaman sonraki bölüme tıklayın varsa bölüm öğrenin yoksa bekleyin...

Yorum Yap "ATG 208 - İLK SAVAŞ"