Otto Von Bismark Günceli

ATG 177 - ##ŞANSA BAKIN YİNE GİZLİ :D ##

Eylül 06, 2016


ATG 177 - ##ŞANSA BAKIN YİNE GİZLİ :D ##

  Yun Che Jasmine'nin saldırısının sonuçlarının ne olacağı konusunda netti. O ayrıca açıkça Jasmine'nin ruhunun Alev Ejderhasına saldırdığında neredeyse parçalandığını hatırlıyordu. Ama bu iki Sel Ejderhası kesinlikle Alev Ejderhası ile kıyaslanamazdı ve Gökyüzü Zehir Sedefinin uzun süreli arıtmasıyla birlikte Jasmine'nin şu anki durumu öncekine göre çok daha iyiydi  bu yüzden iki Sel Ejderhasını öldürmesi belki onun bu arıtma zamanını boşa harcayabilirdi ama en azından ruhunun parçalanmasına neden olmayacaktı.

Ve eğer o saldırmazsa Küçük Peri'nin hayatı tehlikede olacaktı. Donmuş Bulut Etki Alanı solduğunda o çoktan kendini açıkça dezavantajlı bir pozisyonda bulmuştu.

Yun Che tam Jasmine'ye ısrar etmeye devam etmek üzereyken aniden gökyüzünden erkek Sel Ejderhasının sesi geldi. "İnsan senin gücün zayıfladı. Görünüşe göre demin limitine ulaştın. İmparator Kaynak Alemine yarım adım atmış biri sadece bu kadardır."

(Ç.N: 2v1 atıyorsunuz birde ejderhasınız utanın :( )

Dişi Sel Ejderhasının sesi de mağrurca geldi. "Önemsiz insan sen bizim ejderha ırkımız ile rekabet etmeye uygun değilsin. Senin Ejderha Tanrı'sının hazinesini paylaşmak için olan nafile uğraşın sonunda senin yok oluşunla son bulacak! GEBER!"

Her ne kadar Küçük Peri'nin kaynak gücü bu iki Sel Ejderhasından yarım alem yüksek olsa da dayanma gücü açısından o Sel Ejderhaları ile karşılaştırılamazdı! Daha önce o maksimum hızıyla durmadan altı saat uçmuştu ve şimdi de uzun süreli şiddetli bir savaşın içine girdiğinden gücünde çoktan yorgunluk belirtileri gözükmeye başlamıştı. Öte yandan her ne kadar erkek Sel Ejderhasının birkaç yüz pulu kırılmış ve parçalanmış olsa da ve bazı pullarının altından durmaksızın kan sızıyor olsa da onun kuvveti hiç azalmamıştı. Bunların hepsi onun için hafif yaralanmalardı ve bunun üstüne birde dişi Sel Ejderhası vardı. Onların devasa bedenlerinde bulunan kuvvet neredeyse sınırsız gibi görünüyordu.

Çift Sel Ejderhasının çılgın gücünün altında Küçük Peri'nin karşı saldırıları giderek zayıfladı. En sonunda o kesinlikle karşı saldırıya enerjisi olmadığından tüm gücünü savunma yapmaya adadı. Onun hassas bedeni Sel Ejderhaları tarafından oluşturulan fırtınanın içinde su mercimeği gibi sallandı. 

Böyle bir duruma gelince Küçük Peri'nin güzel gözlerinde derinleşen bir kızgınlık duygusu toplanmaya başladı.

"Bizim aramızda hiç sorun yoktu yine de siz sadece bana sebepsiz yere saldırmakla kalmadınız ayrıca beni son çırpınışlarımı yapmam için zorlamak istiyorsunuz...."

Küçük Peri'nin sesi yavaş ve sakindi ve bu sakinliğin içinde derin bir kızgınlık duygusu vardı. "Madem ben bu yerde öleceğim o zaman sizin de bunu.....pahalıya ödemeniz gerek!"

Küçük Peri'nin sesinden Yun Che derin bir kızgınlık ve kemik dondurucu bir soğukluk duyabiliyordu....Onun son sözü bittiğinde derin mavi bir parlaklık aniden Küçük Peri'nin bedeninden yayıldı ve gökyüzüne doğru hücum ederek doğrudan gök kubbeye vurdu....Ve aynı anda çevredeki sıcaklık kıyaslanamayacak kadar korkunç bir hızla düştü. Sıcaklık temel olarak anında sıfırın altına düştü ardından keskince düşmeyi sürdürdü ve kalınlaşan buz tabakası onun altındaki şeylerin hepsini kaplamaya başladı.

Beş kilometre uzakta olan Yun Che kemik dondurucu soğukluğa sahip bir hava akımının kendisine doğru geldiğini hissetti ve bu tüm bedeninin titremesine yol açtı. O mavi ışık çizgisinin gökyüzüne doğru hücum ettiğini izlerken alçak sesle konuştu. "Bu....da........ne?"

Jasmine: “…”

"İnsan bu senin son çırpışın mı? Senin şu anki gücünle biz Sel Ejderhalarının bedenine hasar veremeyecek olman ne yazık! Seni sadece tamamen yok olmak bekliyor!"

Mavi ışığın altında Küçük Peri'nin yüzü tamamen sakindi. O elindeki buz kılıcını yavaşça kaldırdı ama yine de onu çoktan yara almış olan erkek ejderhaya doğrultmak yerine demin konuşan dişi Sel Ejderhasına doğrulttu. Onun karlı dudakları biraz hareket etti ve onun her bir sözü buz gibiydi. "Ben ölmeden önce.....seni.....öldüreceğim!!"

(Ç.N: Küçük Peri :( )

"Donmuş Bulut Yasak Tekniği —— Sıfırıncı Aurora!!!"

Ding...

Küçük Peri havada parladı ve bir mavi yıldırım çizgisi gibi dişi Sel Ejderhasına doğru atıldı. Onun o anda gösterdiği hız onun limitini iki kat aşmıştı ve mavi ışıkla kaplayan buz kılıcı düz bir şekilde Sel Ejderhasını deldi ardından....kulak delici yarılma sesinin ortasında onun pullarına nüfuz edip bedenine derinden saplandı.

Eğer bu kılıç bu şekilde bir insanın bedenine tamamen saplansaydı bu o kişinin hayatını almak için yeterli olurdu. Ama bu beş ayak uzunluğundaki buz kılıcı Sel Ejderhasının devasa bedeninin karşısında basitçe çok ufaktı. Sel Ejderhasının karşısında bu kılıç bir insanın bedeni delen tek bir iğne gibi onun bedenini deldi.

Bu sahne aslında erkek ejderhanın herhangi bir panik hissetmesine yol açmadı bunun yerine o küçümseyerek güldü ve konuştu. "Ne muazzam bir güç aurası, bu benim bir anlığına hareket etmemi gerçekten engelledi. Ama sen gerçekten biz Sel Ejderhalarının bedenlerini bu şekilde yaralayabileceğine inanıyor musun? Bizim için böyle yaralanmalar bahsetmeye bile değmez..."

Erkek Ejderhanın sesi daha dağılmamışken aniden dişi ejderhanın sefil bir uluma attığını ve bedeninin şiddetle mücadele etmeye başladığını gördü....Ama bedeninde mücadele eden kısımlar sadece Küçük Peri'nin kılıcı tarafından delinen ve donmuş gibi gözüküp tamamen hareket edemeyen kafa ve kuyruk bölgeleriydi.

Çatırtı, Çatırtı, Çatırtı, Çatırtı, Çatırtı, Çatırtı, Çatırtı, Çatırtı, Çatırtı...

Sağır edici bir sesle birlikte bir buz kristalleri zinciri yoğunlaştı ve Küçük Peri'nin buz kılıcının etrafında merkezlendi. Kalın kristaller dişi Sel Ejderhasının üzerinde delice bir hızla yoğunlaştı ve Sel Ejderhasının bedeninin merkezinden kuyruğuna ve başına yayıldı.

Dişi Sel Ejderhasının sefil ulumaları giderek daha acı verici oldu ve en sonunda boğuk umutsuzluk çığlıkları haline gelene kadar sürdü ama onun mücadelesi giderek zayıfladı çünkü buz kristalleri bedeninin daha büyük bölümünü kaplamaya başlamıştı...Sonunda mücadele ve çığlıklar tamamen durdu çünkü onun kafa ve kuyruk bölgesi bile tamamen buz kristallerine dönüşmüştü.

Tüm bu süreç taş çatlasa 5 nefes zamanı sürmüştü....Sadece beş nefes zamanı içinde onlarca metre uzunluğundaki Sel Ejderhası kuyruğundan kafasına kadar buzdan bir heykele dönüşmüştü. Her şey erkek Sel Ejderhasının tepki vermeye zamanı olmayacağı kadar hızlı olmuştu.

Devasa ejderha şekilli buz heykeli havada bir an için durgunlaştı ve ardından Küçük Peri'nin buz kılıcının ağırlığı nedeniyle düşmeye başladı. O fırtınanın etkisiyle fırlatılarak buz gibi zemine ağır bir şekilde çarptı ve böyle sert bir düşüş buz heykelinin üstünde sayısız çatlağın ortaya çıkmasına neden oldu.

Küçük Peri'nin bedenindeki mavi ışık soldu ve gücü ile aurası bile neredeyse tamamen dağıldı. Onun yüzü kar gibi solarken kıyaslanamayacak bir huzur ile gözlerini kapadı.

"N....Ne yaptın sen!!"

Erkek Sel Ejderhasının sesi kıyaslanamayacak şekilde kızgın ve çıldırmış oldu ve gücünün aurası da kaotikleşti. Bunun nedeni dişi Sel Ejderhasının bedendeki buzun sadece basit bir buz formasyonu olmamasıydı. Onun sadece dış yüzeyi değil ayrıca bedeni, kanı, organları, gücü, ruhu, hayatı da.....buz tarafından tamamen mühürlenmişti! Hatta onun bedeninden yaşam aurası bile tespit edilemiyordu...

(Ç.N: Biri gitti biri kaldı. Küçük Peri ölmesin ya :( bir kolye ve şahin yüzünden olanlara bak.)

O ölmüştü! Bu kıyaslanamayacak kadar korkutucu buz formasyonunun altında dişi Sel Ejderhası tamamen ölmüştü. Onun tüm bedeninde canlılığı kalan tek bir hücre dahi kalmamıştı.

“AWOOOO!!!!!!!!”

Erkek Sel Ejderhasının kızgın kükremeleri gökyüzünde ve yeryüzünde çınladı ve Ölümün Çölünün çoğu bölgesinde yankılanarak sayısız Kaynak Canavarını sarstı. Kısa süre içinde Ölümün Çölünün merkez bölgesindeki binlerce canavar panik içinde her yere kaçıştı ve bir kaos alanı oluşturdu.

"Sen aslında benim karımı öldürdün, sen aslında benim karımı öldürdün!!!"

Rüzgar şiddetle sallandı hatta bu kızgın kükremeler nedeniyle gökyüzündeki bulutlar bile dağıldı. Küçük Peri yavaşça kafasını kaldırdı ve soluk yüzünde soğuk bir gülümseme ortaya çıktı. "Ben sadece buradan geçiyordum yine de sen beni köşeye sıkıştırdın....Ölüm senin günahlarını silemez!"

"ROAR!!! Kötü insan senin ölmeni istiyorum! Ben senin toksik zehir bedenini yiyip bitirirken acıdan ölmeni istiyorum!!"

Beş kilometre uzakta Yun Che sersemlik içinde dondu. "O Sel Ejderhası öldü mü?"

"Evet o öldü." Jasmine çok sakin bir şekilde söyledi. "O kadına gelince o da ölmek üzere."

"Ne dedin sen?" Yun Che'nin kalbi hızlandı.

"Hmph! Son enerjisini harcadı ve kullandığı şey açıkça bir yasak teknikti. Ve bu yasak teknik sadece kişinin kendi kaynak damarlarını yok ederek kullanabileceği bir şey. Şu an onun kaynak damarları tahrip edildi ve meridyenleri ters döndü o çoktan sakatlandı! Onu kesin bir ölüm bekliyor! Onun kendisi de iki Sel Ejderhasının taarruzundan kaçmasının imkansız olacağını biliyordu bu yüzden o düşünülebilir en değerli kararı vererek....en azından onlardan birini kendi ile birlikte aşağı sürükledi."

(Ç.N: Üzdün Küçük Peri :( )

"N....Ne!?"

Yun Che'nin bedeni aniden ayağa kalktı ve tüm kaynak enerjisini serbest bırakırken çıldırmış gibi Küçük Peri'ye doğru koştu.

""Ne yapmaya çalışıyorsun? Sen aklını mı kaçırdın!!" Onun eylemi Jasmine'nin korku ile solmasına neden oldu.

"Ben aklımı kaçırmadım!" Yun Che dişlerini sıktı ve kükredi. "Ben onun ölmesine izin vermeyeceğim! O bu felaket ile beni koruyama çalışırken karşılaştı! Ben kesinlikle....Kesinlikle onun ölmesine izin vermeyeceğim! Jasmine çabuk o erkek Sel Ejderhasını öldür....Bunu sana yalvarıyorum gibi düşün. Çabuk o erkek Sel Ejderhasını öldür! Eğer Küçük Peri gerçekten o erkek Sel Ejderhasının elinden ölürse ben hayatımın geri kalanında huzur bulamayacağım!! JASMİNE!!!"

Jasmine: “…”

"Eğer sen hala saldırmayacaksan Küçük Peri ölse bile ben koşmayı kesmeyeceğim ben durmaktansa Erkek Sel Ejderhasının pençesi tarafından onunla birlikte ölmeyi yeğlerim....Ben kesinlikle sana söz verdiğim şeyi gerçekleştireceğim! Sana yalvarıyorum sadece bu seferlik bana yardım et!"

Yun Che konuşurken hızını arttırdı.....ve daha önce ulaştığı maksimum hızı tamamen aştı.

Tüm gücünü kaybetmiş olan Küçük Peri gökyüzünden düşmeye başladı. O gözlerini kapadı ve ifadesinde eşsiz bir huzur vardı çünkü o her şeyin nasıl sona ereceği konusunda oldukça netti...Onun kaynak damarları parçalanmıştı, meridyenleri test dönmüştü, o çoktan sakatlanmıştı ve artık yaşamaya devam etmek için herhangi bir isteği kalmamıştı.

Sadece gözünün kenarından parlayan bir göz yaşı çıktı ve sessizce yüzünden aşağı ilerledi.

"GEBER....GEBERRRRRRR!!!"

Erkek Sel Ejderhası ağzını genişçe açtı ve yüksek derecede toksik fırtınayı Küçük Peri'ye doğru gönderdi.

"JASMİNE!!" Erkek Sel Ejderhasının eylemi Yun Che'nin korku ile solmasına neden oldu.

Sel Ejderhasının fırtınası son derece korkunçtu ve bu sefer Küçük Peri'nin bedeninde kendini koruyacak bir kaynak enerjisi yoktu. Eğer bu fırtına ona değerse o anında parçalara ayrılacaktı.

Korkutucu fırtına tam Küçük Peri'den 3 ayak uzaktayken fırtınanın önünde aniden minyon, koyu kırmızı bir siluet ortaya çıktı. O küçük elini hareket ettirdi.....Sadece bir boğulma sesi duyulabildi. Ardından fırtına doğrudan geri gönderildi ve daha hızlı bir şekilde Sel Ejderhasına gitti.

Şiddetli fırtınanın ardından anide yükselen erkek Sel Ejderhası aniden arkasına döndü. Aniden önünde ortaya çıkan küçük kırmızı siluete bakarken gözlerinde korku dolu bir ifade parladı. "Ki.....Kimsin sen!"

Sadece elini gelişi güzel sallayarak herhangi bir enerji dalgası olmadan onun toksik fırtınasını püskürtmüştü.  Sadece bu bile karşısındaki minyon insan kızının onu en azından 3 alem geçtiğini kanıtlamak için yeterliydi! Ve gerçekten korkutucu olan şey onun gösterdiği biçimsiz baskıydı. Tüm hayatı boyunca o asla bu kadar korkutucu bir baskı hissetmemişti ve bu baskının karşısında sanki geniş bir denizin önündeki bir toz tanesi gibi önemsiz hissediyordu.

Jasmine cevap vermedi ve onun kristal gibi bakışları öldürme niyeti ve kızgınlık ile doldu. O bir beyaz, narin parmağını uzattı Sel Ejderhasına doğrulttu. Onun parmağının ucunda biraz loş kırmızı bir parlaklık yandı. "Bu cidden sinir bozucu.....Bu önemsiz düşük seviyeli bir Sel Ejderhası salında bu prensesi bir yıllık çabasını boşa harcamasına zorladı. Eğer ben bu toksik zehir tarafından zarar görmeyecek olsaydım seni kesinlikle binlerce parçaya bölerdim....GEBER!!"

Onun sesi solarken Jasmine parmağını genişletti ve havada hafifçe bir yay çizdi.

RİP...(Yırtılma-Sökülme sesi)

Aynı anda Sel Ejderhasının bedeninin tepesinde ince koyu kırmızı ışık çizgisi ortaya çıktı ve Sel Ejderhasının bedeni bu iplik gibi kırmızı ışık çizgisiyle birlikte şık bir şekilde ayrıldı. Ejderhanın gözleri genişledi ve bir daha hareket etmedi...

(Ç.N: Jasmine yine tek attı :D )

Herhangi bir ses, herhangi bir kısır savaş, hatta herhangi bir ölüm çığlığı olmadan erkek Sel Ejderhası tamamen yok edilmişti.

ATG 177 - ÇİFT EJDERHA YOK ETME

----ÇEVİRMEN NOTU------

Yarında bölüm gelecek ATGden gibi gözüküyor :D


Jasmine'nin tek atamadığı biri olacak mı? Küçük Peri'ye ne olacak? Jasmine'ye ne olacak? Yun Che ne yapacak? Merak mı ediyorsunuz? O zaman bekleyin okuyun ve öğrenin :D

Yorum Yap "ATG 177 - ##ŞANSA BAKIN YİNE GİZLİ :D ##"