Tankların Tarihi Günceli

ATG 175 - ###BÖLÜM ADI GİZLİ :D###

Eylül 06, 2016



ATG 175 - ###BÖLÜM ADI GİZLİ :D###

Yun Che'nin bedeni sallandı ve bakışları etrafını süpürdü. Kolyesi metalden yapılmıştı ve en azından biraz ışığı yansıtacaktı. Onun rengi de zeminden açıkça farklıydı. Eğer o kuru yeşil zemine düştüyse kolayca görülmeliydi. Yine de uzun süre arasa da Yun Che onun en ufak izine bile rastlamadı.

Ve Yun Che aniden oturup yaraları ile ilgilenirken hasarlı yakasını çektiğinde elinin kolyeye hafifçe dokunduğunu hatırladı. Kolye hala oradaydı o zaman.

Yoksa...

Yun Che aniden kafasını yukarı kaldırdı ve gökyüzüne doğru baktı... O demin Şiddetli Fırtına Şahinini başından savarken açıkça göğsünden bir şey eksildiğini hissetmişti. Ardından bunun eylemlerinin çok büyük olduğundan olduğunu düşünmüştü ve bunu ciddiye almamıştı. Şimdi düşününce....

Bunun nedeninin kolyesinin boynundan araklanması olduğu açıktı!

Onun sadece şahin pençeleri kıyaslanamayacak şekilde keskin değildi ayrıca onlar bir kanca şeklinde kıvrılmışlardı. Eğer onlar kolyenin ipi ile temas ettiyse sıkıca kolyeye takılmaları ve ardından onu çekmeleri oldukça olasıydı!!

Şiddetli Fırtına Şahinini hızı oldukça hızlıydı. O zaman o çoktan gökyüzünde yükselmişti ve bulanık siyah bir leke gözüküyordu. Yun Che öfkeyle onu kovalamak için elinden gelen her şeyi yaparken son derece endişeliydi. Ama birkaç adım koştuktan sonra o durdu ve yukarıya bağırdı. "Küçük Peri!! Bana bu Şiddetli Fırtına Şahinin yakalamamda yardım et!! O benim kolyemi çaldı!!"

"…..." Uzun aranın ardından Küçük Peri'nin sakin sesi yukarıdan geldi. "Ben sadece seni üç aylığına korumaya söz verdim senin isteklerini yapmak için bir söz vermedim. Ayrıca benim bir erkeğin emirlerine itaat etme zorunluluğum yok."

"O kolye benim için son derece önemli! O benim hayatımla ilgili ve o benim biyolojik ailem ile yeniden bir araya gelebilmem için tek kanıtım! Ben onu kesinlikle kaybedemem...."

"Bu beni neden ilgilendirsin?"

Yun Che'nin bakışları tereddütsüz bir şekilde gökyüzünde yüksekteki bulanık siyah noktanın üzerinde kaldı. Derin bir nefes alarak endişeyle kükredi. "Eğer sen Şiddetli Fırtına Şahinini takip eder ve beni seninle beraber götürürsen ben senin üç....Hayır! Beş....Beş kapalı Kaynak Girişini açacağım! Ben dediğim şeyi yaparım ve kesinlikle yapamayacağım şeyler için söz vermem! Eğer bunu yapamazsam bir tek bir tokatla beni istediğin gibi öldürebilirsin!"

Yun Che'nin sözleri sadece herhangi bir uygulayıcının kulaklarında bir gök gürültüsü gibi yankılanmayacaktı ayrıca herhangi bir uygulayıcının karşı koyamayacağı olağanüstü bir cezbediciliğe sahipti...Küçük Peri de buna karşı koyamıyordu. İki nefes zamanı sonra onun  buz auraları levhalarının içindeki figürü Yun Che'nin önünde ortaya çıktı. "Pekala o zaman ben sana yardım edeceğim!"

Onun net ve soğuk sesi soldu ve Yun Che ona doğru karşı konulamayacak kadar büyük bir güç dalgasının ona doğru hızla ilerlediğini hissetti. Onun bedeni kalktı ve yatından ayrılmış bir ok gibi gökyüzünde çok uzakta ki Şiddetli Fırtına Şahinine doğru düz bir şekilde fırlatılarak gönderildi.

Dalgalı hava akımı yüzünü süpürdü ve bu Yun Che'nin uzun süre gözlerini açamamasına neden oldu. Rüzgar kulaklarında uğuldadı ve bu rüzgar onun Dev kar Kartalının üzerinde oturduğu zamankine benzerdi. Dalgalı hava akımına alıştıktan sonra o gözlerini açtı. Küçük Peri hemen yanındaydı. Onun uçuş duruşu sanki Xuan Nu bulutların üzerinde süzülüp dans ediyormuş gibi çok güzeldi. Onun uzun kar beyazı eteği dalgalandı ve onun peçesi de hışırdarken mükemmel güzellikte kar beyazı yüzü ayırt edilemeyecek şekilde ortaya çıkarak hafifçe görüldü.

(Ç.N: Burayı çeviren ismi yanlış yazmış Xuan Nu değil benim bildiğim kadarı ile Xuan Nü onun ismi. Kim olduğuna gelince kısaca özetlersek tam adı Jiutian Xuannü olan kişi Sarı İmparatoru Chiyou'yu (Boş verin kim olduğunu :D) boyunduruk altına alması için askeri taktikleri öğreterek destekleyen, Dokuz Göğün Mistik Leydisi olarak da bilinen bir İlahi Peri.)

Onun görüş alanının içindeki siyah benek giderek büyüdü.

"Biraz daha hızlı biz mutlaka ona yetişmeliyiz!!" Yun Che aceleyle ısrar etti. Şu an o kolyesinin şahinin pençelerine daha sıkı asılması için dua etmeden edemiyordu. O kesinlikle düşmemeliydi aksi halde uçsuz bucaksız Ölümün Vadisinde onu aramak samanlıkta iğne aramaya benzeyecekti.

Küçük Peri ona kayıtsızca baktı. "Gökyüzü Kaynak Alemine ulaşan uygulayıcılar havada yolculuk edebilir ama Şiddetli Fırtına Şahini yinede gökyüzünün kralıdır. Ben elimden geleni yapsam bile en fazla onu takip edebilirim. Şu an ben zaten limitimdeyim."

Konuşurken siyah benek giderek yaklaştı ve aralarındaki mesafe yaklaşık 1.5 kilometre kadardı. Tam o sırada önlerindeki Şiddetli Fırtına Şahini onu takip ettiklerini fark etmiş gibi göründü ve uzaktan yüksek, net ve kızgın bir viyaklama sesi geldi. Bunun ardından o hızlandı ve görüş alanlarından giderek uzaklaştı.

(Ç.N: Şahin de tam çakal arkadaş :D )

"Lanet olsun! Bizi fark etti mi? Küçük Peri biraz daha hızlı git biz mutlaka onu yakalamalıyız! Kesinlikle!!" Yun Che dişlerini sıkarken konuştu.

Küçük Peri yeniden Yun Che'ye baktı ve ardından hafifçe iç çekti. Onun tüm bedeninin önünde açık mavi bir ışığın parıltısı ortaya çıktı ve bu çevredeki sıcaklığın aniden düşmesine neden oldu.

Aniden etrafını saran soğuk hava Yun Che'yi bilinçsizce titretti. Sadece kaynak enerjisini hızlı bir şekilde çalıştırarak bu neredeyse kemik dondurucu soğukluğa karşı dayanabildi. Aynı zamanda o kendisini hareket ettiren kuvvetin bir anda katlanarak attığını ve daha büyük bir hızla onu gökyüzünde ileri ittiğini hissetti...

Sonunda görüş alanının içinde ki Şiddetli Fırtına Şahini artık giderek uzaklaşmıyordu. Ama uzun süre geçtikten sonra bile onlar şahine yaklaşamadı. Arkasından gelen tehdit edici aura Şiddetli Fırtına Şahininin tam gaz ilerlemesine neden oldu. Her ne kadar o sadece bir Ruhsal Kaynak Canavarı olsa da o gerçek bir uçuş ustasıydı ve her ne kadar onu takip eden Gökyüzü Kaynak Aleminin zirvesinde olan Küçük Peri olsa da Küçük Peri ona yetişemiyordu. Şahinin ondan kurtulması mümkün değildi ama Küçük Peri de ona yaklaşamıyordu.

"Küçük Peri biraz daha yaklaşamaz mısın?" Onların şu anki hızları zaten yıldırım kadar hızlıydı ve kulağında ki rüzgarın çığlığı zaten onu sağır olmanın eşiğine kadar itmişti ama o yine de huysuz gibi daha hızlı gitmek istiyordu. Çünkü onun çin o kolye çok önemliydi. Masmavi Bulut Kıtasındaki hayatında doğumundan ölümüne kadar o kolyeyi takıyordu ve ondan hiç ayrılmamıştı. Kaynak Gökyüzü Kıtasında benzer bir şekilde doğumundan beri onu boynunda taşıyordu....O hayatının bir etiketi gibiydi.

İki hayatında da ailesi yoktu ve kimse onun ailesinin kim olduğunu bilmiyordu. Bu hayatında o sonunda biyolojik ailesi hakkında biraz bilgi elde etmişti ve boynundaki kolye kimliğini ve biyolojik ailesini bulmak için tek umuduydu....Eğer o kaybolursa o hayatında aradığı şeyleri bulmak için tüm umudundan vazgeçmek zorunda kalacaktı.

"Bu sefer ben gerçekten çoktan limitimdeyim." Küçük Peri cevapladı. Yun Che'nin iç kaygılarını hissedince o yatıştırıcı bir şekilde konuştu. "Sen çok fazla merak etmemelisin biz onu yakalayacağız."

"Bundan emin misin?"

"Sonuçta o sadece bir Ruhsal Kaynak Canavarı bu yüzden iş dayanıklılığa geldiğinde o benimle rekabet etmeyi umut bile etmemeli. Eğer biz bu şekilde kovalamaya devam edersek o kesinlikle benden önce yorulacak. Biz bu süreç sırasında onu kaybetmediğimiz sürece o kesinlikle kaçamayacak."

Küçük Peri'nin sözleri Yun Che'nin biraz daha az endişelendirdi. En son gökyüzünde uçtuğu zamanı düşündüğünde o biraz gülmeden edemedi. Daha önce o ve Lan Xueruo, Dev Kar Kartalı artık devam edemeyecek hale gelene kadar vahşice Şiddetli Fırtına Şahini tarafından takip edilmişlerdi.....Ama bu sefer durum tamamen test dönmüştü. Küçük Peri ve o birlikte Şiddetli Fırtına Şahininin peşindeydi ve onların bekledikleri şey onun dayanıklılığının tükenmesiydi.

Küçük Peri ve Yun Che takiplerinden vaz geçmedi ve altlarında geniş araziler görüş alanlarında akıp gitmeye devam etti. Dört saat sonra onlar çoktan birkaç yüz kilometre gitmişlerdi. Onlar Ruhsal Kaynak Canavarlarının bölgesini çoktan geçmişlerdi ve şu an Gökyüzü Kaynak Canavarların bölgesinin üzerindeydiler.....Eğer Yun Che burada inecek olursa o hangi kaynak canavarı ile karşılaşırsa karşılaşsın ölümcül bir tehlikede olacaktı.

Ve bu bölge gökyüzünde yüksekte olsa da Şiddetli Fırına Şahininin girmeye asla cüret edemediği bir yerdi. Ama Yun Che ve Küçük Peri'nin sıcak takibi yüzünden onun tüm gücüyle uçmaktan ve kuzeye doğru devam etmekten başka şansı yoktu.

Başka bir 2 saat geçti ve gökyüzü yavaş yavaş kararmaya başladı. Onlar fark etmeden çoktan yüzlerce kilometrelik mesafe gitmişlerdi ve şu an uçtukları yer Ölümün Çölünün merkezine yakındı.....Orası Yun Che'nin kendi kapasitesi ile ulaşma ihtimali olmadığı bir yerdi.

Tüm gücüyle uzun süre uçtuktan sonra Şiddetli Fırtına Şahini sonunda yorulma belirtileri göstermeye başladı. Onun uçuş hızı düşmeye başladı ve ileriden gelen viyaklama sesleri artık enerji ile doldu değil giderek artan bir yorgunluk ve zayıflık ile doluydu.

İmparator Kaynak Alemine yarım adım atmış bir kaynak gücü insanların tüm gücüyle altı saat uçmalarını sağlayabilecek kadar kalın olduğundan Küçük Peri hiç yorgun gibi görünmüyordu. Siyah beneğin giderek yaklaştığını ve yavaş yavaş Şiddetli Fırtına Şahininin bulanık siluetinin netleştiğini görünce Küçük Peri sakince konuştu. "O çoktan limitine yaklaştı onu yakalamaya hazır ol."

Onlar konuşurken uçuş hızları da biraz arttı ve Şiddetli Fırtına Şahini ile aralarındaki mesafe azaldı. 7.5 dakika sonra onlar çoktan ona bir kilometre yakındalardı. Ama tam o sırada Şiddetli Fırtına Şahini aniden zayıf bir çığlık atarken rüzgarı aniden kanatları sarsıldı ve bedeni herhangi bir güç olmadan aşağıdaki alçak bir dağa düştü.

(Ç.N: Sonunda yakaladılar :D )

Küçük Peri inerken Yun Che'yi de getirdi ve zeminle aralarındaki mesafe giderek azaldı.

Tam o sırada Yun Che'nin zihninde Jasmine'nin çığlığı geldi. "Çabuk çekil!! Tehlikeli!!"

(Ç.N: Yakaladılar MI acaba :D )

Yun Che'nin kalbi aniden korku içinde sallandı ve Jasmine'nin sesinin solduğu an aşağıdaki alçak tepenin altından devasa bir gümüş gölge ortaya çıktı. Bu gümüş gölge yıldırım gibi onlara doğru ilerledi ve o bir ev boyutundaydı. Canavarın korkunç dişleri olan vahşi ağızı genişledi ve onlara doğru hücum etti.

Küçük Peri ve Yun Che aynı anda korkudan soldular. Küçük Peri tek eliyle Yun Che'nin kolundan tuttu ve bu aşırı tehlikeyi atlatması için onu tüm gücüyle geriye doğru itti. Ama bu kriz sadece bu şekilde önlenmedi. Onların arkasında aynı tehlikeli aura dalgası onlara doğru ilerledi....Ve diğeri ile neredeyse aynı gözüken başka bir vahşi ağız açılarak onları kapmak için arkalarından geldi.

"Defol!"

Küçük Peri'nin zarif kaşları örülürken sağ elini ileri doğru uzattı ve yaklaşık 33 metre genişliğinde bir buz bariyeri oluşturdu. Onların genişlemiş vahşi ağızları buz bariyerine çarptı. Koruyucu bariyerin üzerinde çatlaklar oluştu.

Buz bariyerinin üzerinde ki çatlakları görünce Küçük Peri'nin kirpikleri sıkıca buruştu.

Yun Che'nin gözleri de çoktan şaşkınlık ile dolmuştu.

Çünkü o ejderhalar görüyordu...

Gümüş renkli ejderhalar...

İki Tane gümüş renkli ejderha!!!

İki devasa gümüş ejderha gökyüzünde yüz metreden daha fazla yükseldi. Birisi ileride diğeri geri de ikisi iki yönden Küçük Peri ve onun etrafında döndü. Ejderha pulları sanki sayısız miktarda gümüş renkli yılan hareket ediyormuş gibi soğuk gümüşi bir ışık yansıtıyordu.

"Onlar gerçek ejderhalar değil. Onlar Sel Ejderhası haline gelmiş iki varyasyon! Onların bedenlerinden atmosfere kalın bir toksik aura nüfuz ediyor....Nitelik olarak konuşursak onlar yüksek seviyeli Gökyüzü Kaynak Canavarları! Onların güçleri Gökyüzü Kaynak Aleminin zirvesinde Gökyüzü Kaynak Aleminin 10.seviyesindeki uzmanlara karşı 10 yıl daha savaşarak İmparator Kaynak Alemine yarım adım atabilirler. Eğer onlar sadece bir tane olsaydı o zaman yanındaki kadın gücüyle ona karşı baş edebilirdi. Ama iki tane olduklarından....O sadece onlarla birlikte yok olmayı hayal edebilir!"

Jasmine'nin sesi son derece tedbirliydi. "Bugün sen seçimini yapsan iyi edersin.Ya onun iki Sel Ejderhası ile ilgilenmesine izin vereceksin ve bu şansı hemen kaçmak için kullanacaksın yada ikinizce öleceksiniz! Çünkü birlikte kaçmanız tamamen imkansız....Bir ejderhanın uçma yeteneği şahininkini fazlasıyla aşar!"

O anda önde ki Sel Ejderhası ağzını açtı ve insan kelimeleri söyledi. "Ejderha Tanrısı'nın hazinesini kirletmeye çalışan başka bir aptal insan daha.....Geber!!!"

Bu ses ciddi ve kulak yarıcıydı ve o solduğunda iki Sel Ejderhası aynı anda gökyüzüne akın etti ve iki çıldırmış aura dalgası bir biri ardına Yun Che ve Küçük Peri'ye doğru hücum etti.

ATG 175 - KADIN VE ERKEK SEL EJDERHALARI

-----ÇEVİRMEN NOTU------

Olaylar baya değişmeye başladı :D Bakalım neler olacak :D :D :D


İki Ejderha ile karşı karşıya olan Yun Che'nin kararı ne olacak? Küçük Peri iki ejderhanın karşısında kazanabilecek mi? Ejderha Tanrısı'nın hazinesi ne? Bu gün 2 bölüm mü var? Merak mı ediyorsunuz? O zaman sonraki bölüme tıklayın eğer varsa görürsünüz yoksa bekleyip öğrenirsiniz :D

Yorum Yap "ATG 175 - ###BÖLÜM ADI GİZLİ :D###"