Kilimanjaro Günceli

ATG 168 - KARAR

Eylül 06, 2016


ATG 168 - KARAR

"Daha önce hiç Hap Formasyonlarını duydun mu?" Yun Che gizemli bir ifade ile konuştu.

"Hap Formasyonları mı?"

"Hap Formasyonları biçimsiz bir formasyon türüdür ve hap arıtmak için kullanılır. Ustam bana bir keresinde fırınların ve alevlerin hap arıtmak için kullanılan en yaygın yöntem olduğunu söylemişti ama bu yöntem aynı zamanda hap arıtmak için kullanılabilen en basit yöntemdir çünkü bu yöntem kullanıldığında hapın etkinliğinin büyük bir bölümü kaybolur ve başarısızlık şansı da yüksektir. Ama Hap Formasyonu kullanarak farklı etkiler elde edebilirsin. Örneğin kullanılan malzemeler doğrudan ayıklanıp birleştiğinden hapın etkinliğinde çok büyük bir kayıp olmaz ve başarısızlık şansı da oldukça yüksektir. Bunlara ek olarak tüm bu süreç oldukça hızlı ilerler. Demin yaptığım şey tam olarak konuştuğum Hap Formasyonuydu."

Yun Che açıklamasını kalp atış hızında yada ifadesinde herhangi bir değişiklik olmadan bitirdi...Ama söyledikleri tamamen blöf değildi. Bu dünyada gerçekten Hap Formasyonu denilen bir şey vardı. Masmavi Bulut Kıtasındaki ustası bu formasyonun nasıl kullanıldığını biliyordu ve Kaynak Gökyüzü Kıtasında da bu Hap Formasyonunu bilen olağanüstü kişiler olabilirdi. Ancak birisi Hap Formasyonu üzerinde ne kadar deneyimli yada yetenekli olursa olsun o kişinin Cennetsel Kaynak Hazinesi olan Gökyüzü Zehir Sedefi ile kıyaslanması imkansızdı.

Küçük Peri'nin kaşları hafifçe kıvrıldı...O 'Hap Formasyonu' kavramına tamamen yabancı değildi, daha doğrusu onun bu konuda hafif bir izlenimi vardı. Ve bu izlenimi ona bu formasyonun oldukça nadir olduğunu ve bu formasyonu yapabilecek kadar yetenekli olanların çok daha nadir olduğunu ispatlıyordu. En azından Mavi Rüzgar İmparatorluğunun bir numaralı dahi doktoru Gu Qiuhong bunu bilmiyordu ve benzer bir şekilde onun tarikatının bir numaralı eczacısı da bunu bilmiyordu....ayrıca daha önce böyle bir şeyin varlığından bahsetmemişti.

Ama önündeki genç....sadece malzemeleri eliyle kapatarak onları İmparator Kaynak aurası yayan 3 hapa dönüştürebiliyordu. Onun konuştuğu bu 'Hap Formasyonu' her ne kadar onu şok etse de bu tam olarak akıl almaz bir şey değildi.

"Senin haplarına bakabilir miyim?"

Küçük Peri kar beyazı ellerini Yun Che'ye doğru uzattı. Yun Che'nin onayını beklemeden tüyler ürpertici bir rüzgar esti ve Ejderha Kanı Hapları onun eline uçtu.

Küçük Peri hapları parmakları ile tuttu ve onun içinde bulunan aurayı hissetti. Ardından Küçük Perinin kaşları bir kez daha kalktı. Hapların içinde bulunan aura hiç şüphesiz bir ejderha aurasıydı ve bu ejderha gerçekten İmparator Kaynak Ejderhasıydı.

Ejderhalar canavarların kralı olarak saygı gören varlıklardı. Sıradan bir ejderha yada bir alt tür olması fark etmeksizin hangi tür ejderha olursa olsun ejderhalar efsanelerdeki ilahi canavarların arasında yüksek saygı görürlerdi ve onların yerleri Ankadan, Gökyüzü Kurtlarından, Altın Kargadan ve diğer benzer şekildeki ilahi canavarlardan yüksekte olurdu. Ejderhaların bedenlerinin zalimane kuvveti dünyada yaşayan diğer hiçbir canlı ile kıyaslanamazdı. Hatta onların kanları, kemikleri, pulları, kalbi, eti...Bunların hiç biri dünyevi hazineler değildi. Ama onların aşırı zalimane gücü nedeniyle karmaşık arıtma süreçlerinden geçmeden onlar insan bedeni için kullanılabilir hale getirilemezdi. Eğer bu süreçten geçmeden kullanılırsa bu insan bedenine yarar sağlamamakla kalmayacak üstelik insan bedenine büyük bir zarar verecekti.

Ve İmparator Kaynak Ejderhasından gelen bir şey daha çok etki yapacaktı.

Ama bu hapın içindeki ejderha aurası aslında nazikti ve çeşitli malzemeler ile özümsenerek insan bedeni için uygun hale gelmişti. Her ne kadar içinde İmparator Kaynak Ejderhası’nın aurası olsa da bu hapı Ruhsal Kaynak Alemindeki bir uygulayıcının bile kullanabilmesi mümkündü.

Açıkça onun elindeki bu hap küçük bir mesele değildi.

Küçük Perinin parmaklarının tek hareketi ile birlikte hap yeniden Yun Che'nin eline uçtu. Ardından Küçük Peri Yun Che'ye baktı ve sakince konuştu. "Sana bir şey sormak istiyorum. Sen bir dahi doktor oluğunu iddia ediyorsun ve senin tıbbı yeteneklerin gerçekten de olağanüstü şekilde etkileyici. Ayrıca sen benim bedenimdeki Köken Zehrini sadece elini sallayarak arındırdın ve Mavi Rüzgar İmparatoru’nun bedenine Tıbbi Aziz Gu Qiuhong tarafından yerleştirilen paraziti kolayca bulabildin. Hatta sen 'Hap Formasyonunu' biliyorsun ve gelişigüzel bir şekilde böyle yüksek kaliteli haplar yapabiliyorsun....Bu yeteneklerin herhangi biri dünyayı şok edebilir. Bu yeteneklerinle Mavi Rüzgar İmparatorluğunda hangi tarikata girmek istersen iste onlar kesinlikle seni kabul eder ve sana sonsuz şöhretle birlikte olağanüstü yüksek bir mevki verirler. Yani neden kendini bu küçük Mavi Rüzgar Kaynak Sarayında tutup sıradan bir İç Saray öğrencisi olarak kalıyorsun?"

"Birisi bir tarikata girdiğinde hayatı boyunca oradan ayrılmasına izin verilmez ve giren kişi tüm hayatını girdiği tarikata adar, aksi halde o kişi bir dönek olarak kabul edilir. Benim için bu bir hapishane hücresine girmekten farksız. Benim çabaladığım şey mutlak özgürlük..."

Yun Che sözlerinin ikinci yarısında olan mutlak özgürlükten sonra konuşmadı. Onun sözlerinin ilk yarısı yada ikinci yarısı fark etmeksizin onun amacına ulaşması için gerekli olan tek şart müthiş bir güce sahip olmasıydı. Bunun nedeni diğerlerine yukarıdan bakmayı sevmesi değildi bunun nedeni onun daha önce çok şey kaybetmiş olması ve reenkarne olduğundan artık bir şey kaybetmek istememesiydi.

Küçük Perinin ifadesi değişmedi ve onun kibirli sözlerine hafif bir tepki bile vermedi. O yeniden sordu. "Madem özgürlüğün için çabalıyorsun o zaman neden benim, senin bu yeteneklerini öğrenmeme izin verdin? Benim bu haberi yayabileceğimden korkmuyor musun? Eğer senin inanılmaz tıbbi yeteneklerini ve arıtma becerini o tarikatlar öğrenirse o zaman senin kendini koruyacak yada misilleme yapacak gücün olmadığından ya onlara boyun eğeceksin yada boyun eğmek zorunda kalacaksın."

"Çünkü sana inanıyorum!" Yun Che gülümsedi. "Senin güç seviyen göz önüne alındığında senin basitçe benim gibi biri için fazladan bir bakış atmana bile gerek yok. Ama yine de benim gibi önemsiz biri için ben ağır yaralandığımda sen oradan ayrılmadın ve bunun yerine birkaç günden fazla süreyle beni izledin hatta beni iyileştirmek için kaynak enerjini kullandın ve sadece verdiğin bir söz için geri gelerek dün gece hayatım tehlikedeyken beni kurtardın. Bunlardan yola çıkarak senin her ne kadar yüzeyde buz gibi soğuk bir görüntün olsa da kalbinde oldukça nazik olduğunu anlayabiliyorum. Küçük Peri gibi güzel birisini, birisi gerçek bir peri olarak çağırsa bile buna kesinlikle inanırım. Nasıl bakarsam bakayım senin kötü bir insan olabileceğini hayal edemiyorum."

"...Hmph." Küçük perinin güzel gözleri yana kaydı. Her ne kadar o Yun Che'nin sözlerinden etkilenmemiş gözükse de bakışları farkında olmadan biraz yumuşamıştı.

"Küçük Peri sana bir şey sorabilir miyim?" Yun Che aniden sordu.

??

"Sen....Donmuş Bulut Asgard’dan birisi olmalısın değil mi?" Yun Che irdeledi.

Küçük Peri bir cevap vermedi. O ne bunu kabul etti ne de bunu inkar etti.

"Eğer bir şey söylemiyorsan bu sessizliğini evet olarak kabul edeceğim." Yun Che güldü ve biraz tereddüdün ardından sordu. "O zaman sen Xia Qingyue diye birisini tanıyor musun? O senin Donmuş Bulut Asgard'ında bir öğrenci olmalı."

Küçük Peri aniden Yun Che'ye baktı ve konuştu. "Sen Xia Qingyue'yi tanıyor musun?"

Yun Che onun 'Xia Qingyue' ismine verdiği tepkiye şaşırmıştı. O başıyla onayladı ve ardından konuştu. "Mn ben onu tanıyorum. Aslında ben onu küçüklükten beri tanırım. Bende onun gibi Yüzen Bulut Şehrinde doğmuş biriyim. Ancak ben onun birisiyle evlendiğini ve evliliğinden kısa süre sonra Donmuş Bulut Asgard'a gitmek için ayrıldığını duydum."

(ÇN: Az sonra evlendiği kişiyi kesin över :D )

"Bu doğru. Qingyue gerçekten bizim Asgard'ımızın bir öğencisi. Ama sen onunla ilgili konuları daha fazla soruşturmak zorunda değilsin." Küçük Peri bir süre duraksadı ardından konuşmaya devam etti. "Eğer Mavi Rüzgar Sıralama Turnuvasında Mavi Rüzgar İmparatorluk Ailesini temsil edersen onu görebilmen mümkün olabilir."

"O bu seneki sıralama turnuvasına mı katılacak?" Yun Che şaşkınlık içinde konuştu. "Ama o benim gibi bu sene 17 yaşında onun bu sene katılması çok zorlama bir şey değil mi?"

O Xia Qingyue ile ayrıldıklarında Xia Qingyue'nin kaynak gücü 10.seviye Temel Kaynak Alemindeydi ve eğer o gücünü saklıyor olsa bile kaynak gücü en fazla Başlangıç Kaynak Aleminde olacaktı. Başlangıç Kaynak Alemi başlangıç noktası olan birisinin sadece 1.5 yıl sonra sıralama turnuvasına katılması basitçe bir 'zorlamadan' fazlasıydı.

"Hmph. Başkaları için imkansız olabilir ama Qingyue için mümkün! Eski turnuvada Ling Yun birinciliği 17 yaşında almıştı ve bizim Xia Qingyue'miz de bunu yapabilecek biri! Onun doğuştan gelen yeteneği ve algılama becerisi eksi zamanlardan beri hiç görülmemiş bir seviyede ve hatta onun benzersiz olduğu söylenebilir. Ling Yun bile bu konuda kesinlikle onunla kıyaslanamaz! Qingyue'nin bu turnuvada sadece tek bir rakibi var ve o da Ling Yun! Eğer Qingyue önceki turnuvaya bu hali ile katılsaydı kesinlikle bizim Asgard'ımız birinciliği elde ederdi. Ve eğer o şuan ki Ling Yun ile karşılaşırsa bile Qingyue kesinlikle kaybetmeyecektir."

(ÇN: Ooo :O )

Xia Qingyue hakkında konuşurken Küçük Perinin tavrı öncekinden tamamen farklıydı. Onun ses tonu derin bir gurur ve beklenti ve aynı zamanda büyük bir güven taşıyordu.

Yun Che uzun süre sessiz kaldı...Lan Xueruo ona Ling Yun'un korkunç gücünden bahsetmişti. Ve şuanda Küçük Peri gerçekten 20 yaşına girmiş olan Ling Yun'u, Xia Qingyue'nin yenebileceğine inandığını söylüyordu. O Xia Qingyue'ye Cennetsel Tanrının Manevi Damarlarını vermişti ama yetenek sadece kaynak damarlarının getirdiği hediyeler ile ölçülmezdi. Aynı zamanda kaynak kanunlarını anlama, onları kontrol etme yeteneği, kavrayış ve benzeri şeyler de yeteneğin ölçülmesinde etkiliydi...

Ling Yun önceki turnuvada şampiyon olduğunda Xia Qingyue sadece 14 yaşındaydı ve en fazla Başlangıç Kaynak Alemine yeni girmiş biriydi ama o zaman Ling Yun 9.seviye Ruhsal Kaynak Alemindeydi. O zamandan sonra 3 sene geçmişti ve Ling Yun çoktan Ruhsal Kaynak Alemini geçerek Yeryüzü Kaynak Alemine girmiş olmalıydı. O Mavi Rüzgar İmparatorluğundaki genç nesil arasında 20 yaşının altında Yeryüzü Kaynak Alemine girebilen büyük ihtimalle tek kişiydi ayrıca Donmuş Bulut Asgard bu büyük güç farkını kesinlikle biliyor olmalıydı ama yine de Xia Qingyue'nin onunla rekabet edebileceğine bu kadar güveniyorlardı...

Yun Che'nin kalbi kasılmaya başladı...Eğer Küçük Perinin dediği şey doğruysa o zaman karısı Qingyue'nin sahip olduğu yetenek gerçekten biraz dehşet vericiydi!

"Buna inanmadığını biliyorum ve buna inanmak zorunda da değilsin. Sen zaten Ling Yun ile tanıştın ve hatta onu 'kusursuz' olarak derecelendirerek övdün. Ama ne yazık ki yaklaşan Mavi Rüzgar Sıralama Turnuvasında onun şöhreti düşecek."

Yun Che yavaşça başıyla onayladı ve konuştu. "Demek o bu kadar müthiş biri oldu... Kuh, Küçük Peri sen onun gibi müthiş bir kızla evlenen ve onun kocası olan son derece şanslı çocuğa ne olduğunu biliyor musun?"

"Onun evlenmesinin sebebi kalan dünyevi bağlarından kurtulmak ve ailesinin sözünden dönen kimseler olarak adlandırılmasını önlemekti. Saray Efendisi onun samimiyetini hissettiğinde biraz bile endişelenmedi...Buna ek olarak onun evlendiği kişi doğuştan kaynak damarları sakatlı olan ve hayatı boyunca sakatlı kalacak birisi. Qinyue de ona karşı bir şey hissetmeyeceğine yemin edince tüm bunlardan dolayı bir istisna yapıldı ve o bizim Donmuş Bulut Asgard'ımızın ilk evli öğrencisi oldu. O evlendikten sonra hemen Asgard'a geri döndü. Gelecekte o bir daha evlendiği kişi ile karşılaşmayacak."

Yun Che: “

"Tıpkı söylediğin gibi o gerçekten çok şanslı bir adam. Ondan on binlerce olsa bile o asla Qingyue'ye layık olmayacak ama o ve Qingyue çoktan resmen evli olduklarından bu sadece ona cennet tarafından bahşedilen büyük bir iyilik olarak kabul edilebilir." Küçük Peri, Yun Che'ye baktı ve devam etti. "Qingyue hakkında söyleyebileceğim şeyler bunlar. Sen benim önümde sırlarını ortaya çıkardığından bunları geri ödeme olarak kabul edebilirsin."

Tak, tak (Kapı çalma sesi)

Kapı hafifçe çaldı ve ardından Lan Xueruo'nun sesi geldi. "Küçük Kardeş Yun içeride misin?"

(ÇN: Neden bu ATG de bu kapılar en olmadık zamanda çalıyor!!)

Kapı çalması ile aynı anda Yun Che'nin gözleri önünde bir buz aurorası dalgalandı ve serpişen bir rüya gibi Küçük Peri odanın içenden kayboldu.

Yun Che kapıya doğru yürüyüp kapıyı açtı ve daha Lan Xueruo bir şey söylemeden kesin bir şekilde konuştu. "Kıdemli Kız Kardeş ben karar verdim. Ben yaklaşmakta olan Mavi Rüzgar Sıralama Turnuvasına katılmak istiyorum!"




-----ÇEVİRMEN NOTU-----

Ufuklarda Karı - Koca buluşması mı görünüyor yoksa?

Xia Qingyue gerçekte ne kadar güçlendi? Xia Qingyue ATG'nin ilk başında gerçekte ne kadar güçlüydü? Yun Che turnuvaya katılabilecek mi? Turnuvaya katılmak için gerekli gereksinimler neler? Yun Che'nin alacağı büyük karar ne? Merak mı ediyorsunuz? O zaman bugün akşam yada yarına kadar bekleyin ve öğrenin :D

Yorum Yap "ATG 168 - KARAR"