Otto Von Bismark Günceli

ATG 149 - İLGİ ODAĞI

Eylül 05, 2016
Çeviren: Black Wall – Düzenleyen 1ghostdreamer – Yayıncı: Useless


ATG 149.BÖLÜM - İLGİ ODAĞI

Mavi rüzgâr kaynak sarayının dış sarayının ortasında ki plaza son derece büyüktü. Bu plaza Genellikle daha fazla öğrencilerin fikir tartışmasının çıktığı dış sarayda kaynak gücü yarışmalarının yapıldığı en önemli yerdi.

Ve bugün, plaza normal zamanlardakinden kat ve kat daha fazla canlıydı. İnsanların oluşturduğu çok sayıda kalabalık plazanın merkezinde yoğunlaştı. Elli bin ya da daha fazla dış saray öğrencisi çok sıkı bir şekilde neredeyse aradan insan geçmesini engelleyecek biçimde dikkatlerini sahne üzerine verdiler ve bugünün ana karakterinin gelmesini bekliyorlardı.

Bugün Yun Che ve Murong Yi arasında ayarlanmış savaş günüydü.

Ancak, dış saray öğrencilerinin kalbinde Yun Che değil daha ziyade Murong Yi oldu. Bugün mevcut olan öğrencilerin büyük çoğunluğu zarif bir kahramanlık görmek amacıyla gelmişti. Yun Che ise son üç ay içerisinde her zaman ağızlarında alay konusu olmak için vardı.

Aslında kendini tatmin etmek amacıyla dış saray öğrencisinin bir iç saray öğrencisini tahrik edebileceği bir şey değildi. Önemli olan şey neydi?. Bu düzenlenmiş savaş şahsen saray başkanı Qin wushang’ın rahatsız olduğu ve bu ayarlanmış savaş için şahsen şahit olmasıydı. Diğer türlü tüm kaynak sarayını uyandırmak bu savaş için temelde imkânsızdı.

Savaş için söz verilen saat git gide yaklaşıyordu. Bir saatin dörtte birinden daha az kalmıştı. Ancak Murong Yi ve Yun Che henüz ortaya çıkmamıştı. Şu anda, bir karışıklık meydanın doğu tarafında ortaya çıktı ve haykırışlar yankılandı.

‘’Bak! Şurada saray başı Qin var! Saray başı Qin geldi!’’

Kalabalık ayrıldı ve bir grup insan yavaş yavaş yürüdü. Önden gelen orta yaşlı adam mor bir elbise giyiyordu. Onun hayırsever ve huzurlu bir görünümü vardı ancak insanın kalbine korku veren bir aura taşıyordu. O tam olarak mavi rüzgâr kaynak saray yardımcısı saray müdürü Qin wushang oldu. Yanında hafif bir tebessüm taşıyan saray büyüklerinin yanında dış saray öğretmeni olan Qin wuyou vardı.

Qin wushang ve yanındakiler sahnenin alt tarafına değil sahneden uzak bir yere oturdu ve kayıtsızca boş sahneye baktı. Öğrencilerin hepsi bilinçaltında geri taşındı, oturdukları yere baktılar ve bakışları saygı ile doluydu.

‘’Saray başı Qin gerçekten geldi.’’

‘’Çöp! Saray başı Qin in kim olduğunu düşünüyorsun’ tabi ki sözünü tutacak’’

‘’ Ama saray başı Qin neden şahsen böyle bir savaşa şahit olmayı kabul etti? Yun Che ve kıdemli kardeş Murog Yi arasındaki bütün bir âlem, üç ay geçse bile arada ki farkın çok yakın olması imkânsız. Hatta bu aptal savaşın sonucunu hayal bile edebiliriz.’’

‘’ Saray başı Qin’in niyetleri doğal olarak bizim anlayabileceğimiz bir şey değildir. Saray başı Qin’in sadece bir hevesi olma olasılığı da var.’’

Qin wushang ın gelişinden bu yana bir süre geçmişti. Ama Murong Yi ve Yun Che hala kendilerini göstermemişlerdi. Savaşa sadece birkaç dakika kalmıştı ve plazada sesler giderek artmaya başlamıştı. Şu anda bir bağırma meydanın kuzey tarafından geldi.

‘’ Murong Yi! Murong Yi burada!’’

Kenarda ki sayısız öğrencinin bakışları arasında Murog Yi sonunda sahneye çıkmıştı. Tüm bir şekilde beyaz giymiş bir adamdı. Adamın yüz hatları güzel, ama kadınsıydı; gözleri soğuk, bakışları asi ve soğuktu.

‘’ Murong Yi nin yanında ki kişiye bak! Bu cennetsel kaynak sıralamasında otuz altıncı sırada ki Feng Baii!’’

‘’vay! Otuz altıncı sırada?’’ aniden başka bir dış saray öğrencisinin çığlığı duyuldu.

Murong Yi ve Feng Baiyu nun gelişi plazada ki dış saray öğrencilerinin karmaşa içerisine girmesine neden olmuştu. Dış saray öğrencilerinin büyük bir çoğunluğunun buraya gelme sebebi efsanevi bir iç saray öğrencisi görmekti. Öğrencilerin her birinin bakışları şevk ile doluydu.

‘’ Kuzen bu sefer kesinlikle Yun Che ye bir ders ver ve onu sakat bırakana kadar dövmen gerekir! Ben zaten kini mi üç ay boyunca tutmak zorunda kaldım!’’

Murong Ye kalabalığı zorlukla geçip öne geldikten sonra dişlerini sıkarak Murong Yi ye söyledi.

‘’ Yun Che yerin ve göğün arasında ki farkı bilmeyen küçük bir sıçan olduğundan emin olabilirsin. Onu yuvarlamak istiyorsan, o zaman onu yuvarlayacağım, onu düzleştirmek istiyorsan o zaman onu dümdüz edeceğim. Kişisel olarak intikam istiyorsan, hmmp, ‘’ Murong Yi alay ederek devam etti ‘’Benim onunla işim bittikten sonra baş başa zaman geçirmene izin vereceğim… Sonuçta, o daha önce bunu kendisi söyledi, eğer kaybedecek olursa, hayatı benim ellerimde olacak.’’

‘’hehe,’’ Murong Ye ellerini ovuşturdu. Umut eden bir yüz ifadesi ortaya çıkardı ‘’Kuzen onu ölü bir köpek gibi yendiğini bekliyor olacağım. Önümüzde ki üç gün boyunca kuzenimi eğlendirmek için istediğin yerlere gideceğiz’’

‘’Bu sadece intihar etmek isteyen bir çekirgeyi ezmek olacak, bunu ciddiye almaya gerek var mı?’’ Feng Baiyi sıkıntılı bir yüz ile esnedi.



Murong Yi arenaya baktı ve soğuk bir şekilde söyledi ‘’ Bu Yun Che henüz gelmedi mi?’’

‘’henüz değil.’’ Murong ye aceleyle cevap verdi. Daha sonra alay etti ‘’ belki de kendisini göstermek için sadece çok korkuyor.’’

Murong Ye bu sözleri söylerken kalabalıktan kabadayı bir yaygara yükseldi. Feng baiyi gözlerini kıstı ve aşırı bir alay ile gülmeye başladı. ‘’ vay be!, o gerçekten geldi!’’

Yun Che beyaz bir eğitim kıyafeti giyiyordu. Nerdeyse Murong Yi ile aynı zamanda gelmişti. Ancak kalabalığın çoğu onu tanımadığı için normal bir şekilde yürüdü onu gören insanlar çok az olduğundan kalabalığın onu tanıması uzun bir zaman aldı. Nihayet kalabalığın sıkıştırdığı yol açıldı ve aciliyet duygusu olmadan sahneye doğru yürüdü.

Yun Che arena üzerinde durdu. Onun görüş alanı içerisine baktı ve çok fazla uzakta olmayan bir yerde oturan Qin wushang ve Qin wuyou yu gördü, daha sonra gözleri kalabalığın arasında ki bir köşeye çevrildi. Lan Xueruo gözlerinde derin endişe ve sinirlilikle sessizce duruyordu. Gözleri buluştuğu gibi Lan Xueruo önce hafifçe daha sonra istemsizce başını düşürürken kızardı. Onun tarafından işgal edilmiş olmasına rağmen kötü hissetmesini gerektirecek herhangi bir duygudan ipucu hissetmiyordu, o neden böyle olduğunu anlamadı…

‘’hmm? Gerçek kaynak âlemi ikinci seviye’’ Murong Ye Yun Che ye bir bakış attı ve kaynak gücü ile onun şimdiki seviyesini gördü.

‘’ne…? Gerçek kaynak âlemi ikinci seviye? Bu imkânsız! Üç ay önce sadece başlangıç kaynak elimdeydi! Murong Ye gözleri açık bir şekilde söyledi.



Feng Baiyu sırıtarak söyledi. ‘’ tch! Biraz şişman bir çekirge ama hala bir çekirge, kardeş Murong Yi ölümü için onu ezmek istiyorsa, bir serçe bile ondan farksız olur. Tch! Ancak ben senin yerinde olsaydım, onu ölümüne ezmeden önce, kalbim doyana kadar onunla oynardım, bu dünyada kendi ölümünü teklif edecek kadar çok fazla aptal çekirge olmadığını bilmeni isterim’’

‘’Onu bugün hayatının geri kalanını hatırlamayacak bir hale getireceğim.’’ Murong Yi soğuk bir şekilde sırıttı. Aniden ayağıyla yeri tekmeleyerek bedeni büyük bir kuş gibi göğe yükseldi. Yüz metrenin üzerinde zıpladıktan sonra arenada doğrudan yun Che nin önüne indi.

‘’woahh’’

Murong Yi nin zıplayışı onu izleyenlerin tümünü şok etti. Dış saray öğrencilerinin yarısı ağızlarını yarısına kadar açtı, onlar hayranlık ve saygı dolu bir yüz ile bir gün onun seviyesine ulaşabileceklerine inandı.

‘’ Bir iç saray öğrencisi beklendiği gibi, yüz metrelik bir mesafeye kadar sıçradı! Ben yirmi yasından önce bu seviyeye ulaşmamın imkânsız olduğunu düşünüyorum.’’

‘’Beyazlar içinde ki Yun Che nedir’ tch! Hiç kaynak uygulayıcısı gibi değil çok narin ve kibar görünüyor. O tamamen bir çocuk gibi; hatta onun gibi bir çöp Murong Yi ye meydan okumaya cesaret edebiliyor? Onu yıkmak için tek bir saldırı yeterli olacaktır.’’

Sahnede Yun Che ve Murong Yi birbirlerine dönmüş bir biçimde duruyorlardı. Murong Yi nin sağlam bir duruşu vardı. Derisinde tabakalaşmış halde ki kasları parçalar halinde duruyordu, sadece tek bir bakışla patlayıcı bir güçle dolduğu söylenebilirdi. Öte yandan yun Che derisinde saldırganlık belirtisi olmayan, vücudu temiz, narin hassas ve saf idi. Mütevazi olmayan bir şekilde güzel bir çocuk hatta pratik olarak yarım bir kadın gibi görünüyordu.



‘’Murong Yi onu yenmek için kaç hamle kullanacak sence? Ben sadece üç hamlenin yeterli olacağını düşünüyorum.’’

‘’ Ne dedin? Üç hamle? İç saray öğrencilerine hakaret ediyorsun! Murong Yi onu biraz ciddiye alırsa… Sadece tek bir hamle yeterli olacaktır!’’

Sahneye çok uzak olmayan bir yerde, Qin Wushang ın gülümseyen bir yüzü vardı. Onun gerçekten yaklaşan mücadeleye karşı ilgisi varmış gibi görünüyordu. Yanında oturan Qin wuyou ya bir bakış attı ve ‘’ Üç ay içerisinde o fena değil, iki seviye yukarıya çıkması. Ancak Murong Yi gerçek kaynak âlemi dokuzuncu seviyede ve dahası kaynak gücü önemli ölçüde artmıştır ve onuncu seviyeye ulaşması uzak değil. ‘’wuyou sen Yun Che nin Murong Yi yi yenmesi için bir olasılık olduğunu düşünüyor musun?’’

‘’bu…’’ Qing Wu bir an tereddüt etti içini çekerek başını salladı ve devam etti. ‘’ dürüst olmak gerekirse ben hiç de mümkün olduğunu sanmıyorum. Sonuçta arada bütün bir yedi âlemlik boşluk var. O ciddi olarak başlangıç kaynak âleminin onuncu seviye gücüyle gerçek kaynak âleminde ki rakibini zorda olsa yenmeyi başardı. Ama gerçek kaynak âleminde ki her bir fark tamamen eşsizdir.’’

‘’ bu aşağılık çocuk, sadece kibirli, kendini beğenmiş ve yeteneklerini büyütüyor’’ arka sırada olan eğitmen Qi alaycı bir şekilde söyledi.

Ancak Qin Wushang hafifçe gülümsedi ve konuşmaya başladı ‘’ ancak ben Yun Che nin muhtemelen kazanabileceğini düşünüyorum’’

Qin Wuyou hemen yanına baktı ve şok bir biçimde söyledi ‘’abi kesin olan şeyleri asla konuşmayın, Yun Che konusunda neden bu kadar iyimsersin?’’ Yun Che nin doğuştan gelen yeteneği her ne kadar şaşırtıcı ve kendinden yüksek alemdekilerle mücadele yeteneği olsa da, gerçek kaynak alemi yedi seviye boşluk hala temelde aşılmaz ve daha önce kimsenin bunu başardığını duymadım.’’

Qin Wushang Yun Che ye dikkatlice baktı ve yavaşça cevap verdi. ‘’Murong Yi nin derin gücü son üç ay içerisinde önemli ölçüde artmıştı; ben açıkça son üç ay içerisinde olan gelişmeleri hissedebiliyorum. Ancak bu Yun Che nin bu üç ay içerisinde gelişen sadece kaynak gücü değil. Onun dış görünüşü dışında her şey tamamen farklı. Sanki o şuan tamamen bambaşka birisi. Hatta vücudunda ki gelişmeleri tamamen fark etmek için acizim… İdrak edemediğim bir aura yayıyor, bu maçın sonucunun ne olacağını anlayamadığım bir duygu yaratıyor.’’

‘’Qin Wuyou’’

‘’ Wuyou, vakit geldi… git ve bu savaşa başkanlık et. Ama sonuç ne olursa olsun, bu kadar insanın bakışları altında, kesinlikle adil olacağını umuyorum. Her hangi olacak diğer hususlar daha sonra ki zamanlarda tespit edilir.’’ Qin Wushang gizli bir derinlik ile söyledi.

Qin Wuyou başını salladı ve daha sonra sahnenin kenarına doğru uçtu. Onun görüntüsü tüm plazanın hemen susmasına neden olmuştu. Sahne etrafında bulunan bütün öğrenciler nefesini tutmuş yaklaşan savaş için bekliyorlardı.

‘’vakit geldi. Siz hemen başlayabilirsiniz.’’ Qin Wuyou kesin ve onurlu bir dille söyledi. ‘’ bunun ölümüne bir savaş olmadığını aklınızdan çıkarmayın. Rakibini öldürmeye çalışırsanız şiddetle cezalandırılacaksınız. Tamam, artık başlayın!’’

Qing Wuyou soluk bir sesle söyledikten sonra Murong Yi kayıtsız bir ifadeye büründü.’’ Gerçek kaynak alemi ikinci seviyede ki birisiyle savaşmak için, onu ciddiye almaya gerek olmadığını düşünmüştü. O Yun Che ye baktı ve onun saygınlığını zedelediğini hissederek söyledi. ‘’ seni nasıl öldürmek istediği mi düşünmeyi bitirdin mi’? ‘’

‘’ bu sana sorulması gereken bir şeydir’’ Yun Che aynı küçümseyen bir ifadeyle sırıttı ‘’silahını çıkar!’’

‘’silah?’’ Murong Yi yüksek sesle güldü. ‘’ benim sana karşı silah kullanmamı gerektirecek herhangi bir şey var mı?’’

‘’yani böyle?’’ Yun Che ağız köşelerini yukarı kaldırdı. O aciliyet duygusu olmadan bileğini sıktı, durum böyleyse ‘’ benimde silah kullanmamı gerektirecek bir durum yoktur. Ben senin daha sonra da gülebilmenin mümkün olabileceğini umuyorum.’’

Murong Yi ve Yun Che konuştuğu gibi aşağıda ki kalabalıktan da hoşnutsuzluk dolu fısıldamalar yükselmeye başladı.

‘’siktir! Bunu duymuş olamam! Bu Yun Che kim olduğunu sanıyor? Önünde duran kişinin kim olduğunu biliyor mu?‘’

oradakiler daha önce yun Che nin sorunlu olduğunu duymuşlardı ama inanmıyorlardı, ama artık tamamen inanmışlardı. Gerçek kaynak âlemi ikinci seviyede ki birisinin gerçek kaynak âlemi dokuzuncu seviyede ki birisine karşı silah kullanmak istememesi? Bu çöp aslında o kadar kibirli olmaya cesaret edebiliyor! Bu bütün mavi rüzgâr imparatorluğu var olduğu andan itibaren ki büyük bir şaka!’’

‘’ Bu Yun Che kendisini görmek için bir ayna kullanmalı! Gerçek kaynak âlemi ikinci seviyede ki gücü ile kıdemli kardeşin önünde çok kibirli hareket etmeye cesaret edebiliyor! Hah, kıdemli kardeş acele et ve yen onu!’’

(Dn:Çevirmenden hissettiğim o aura beni benden aldı :D onun isteği üzerine bazı yazım kurallarını görmezden geldim sıfatıma yakışmasa da sonuçta çevirmen o :D isimlerin sonuna konulan ekleri ayırmak için konulan tik işaretlerini ve konuşmalardaki çift tiklerdeki hatalara dokunmadım ayrıca konuşmalar olsa olmasa isimlerdeki büyük yazım kuralını da es geçtim :D ve yeni çevirmenimizin ellerine sağlık :D )

Yorum Yap "ATG 149 - İLGİ ODAĞI"